# Erdoğan: Bizi yıllarca doğum kontrolüyle aldattılar

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/erdogan-bizi-yillarca-dogum-kontroluyle-aldattilar-35745h/
- Yayımlanma: 2018-05-07T06:19:24+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın şarkıcı Alişan ile Buse Varol’un düğününde dile getirdiği
bu sözler sosyal medyanın da gündemindeydi.

Ancak Cumhurbaşkanı, doğum kontrolüne karşı tepkisini ilk defa dile getirmiyor.

Siyasi hayatı boyunca Erdoğan, kadınların nüfus planlaması ve çocuk sahibi olma 
kararlarıyla ilgili özellikle kadın derneklerinin etkinliklerinde sıklıkla görüşlerini
paylaştı.

Görüşleri destekçileri tarafından takdir toplarken kadın hakları savunucularının
ise tepkisini çekti.

**‘Kürtaj cinayettir, en az 3 çocuk olmalı’**

Recep Tayyip Erdoğan, 2012’de Başbakan olduğu dönemde de kürtajı ‘cinayete’ benzetmiş
ve kadınlara ‘en az 3 çocuk doğurmaları’ çağrısında bulunmuştu.

Erdoğan, 25 Mayıs 2012’de İstanbul’da düzenlenen Uluslararası Nüfus ve Kalkınma 
Konferansı’nda şunları söylemişti:

“Sezaryenle doğumlara karşı olan bir başbakanım. Kürtajı cinayet olarak görüyorum.
Buna kimsenin müsaade etme hakkı olmamalı. Ha anne karnında bir çocuğu öldürürsünüz
ha doğduktan sonra öldürürsünüz. Hiçbir farkı yok. Buna karşı el birliği içinde 
olmalıyız.”

“Türkiye olarak, çocuklar konusunda da büyük bir hassasiyet içindeyiz. Çocukları
çok seviyorum. Ben ülkemde en az 3 çocuk istiyorum. Çünkü genç dinamik bir nüfusa
ihtiyacımız olduğunu biliyorum ve bu çalışmayı yürütüyoruz.”

Erdoğan’ın bu sözlerine karşı kadın hakları savunucuları ‘Benim Bedenim Benim Kararım’
kampanyasını başlattı ve kampanyaya destek veren kadınlar bedenlerine ve kâğıtlara
bu sloganı yazıp çektikleri fotoğrafları internet ortamında paylaşarak kampanyanın
daha çok kadına ulaşmasını sağladı.

Erdoğan’ın kampanyaya tepkisini ise 2 Haziran 2012’de Diyarbakır’da gösterdi ve 
şu yanıtı verdi: “Benim bedenim, benim kararım diyenler feminist. Feminist kesim
bunun propagandasını yapıyor. Bunun yanında yaşam hakkı var. Biz yaşam hakkından
hareket ediyoruz. Bir vücutta cenin öldürüldüğünde ha yaşam halinde öldürülen ha
orada. Bizim için aynıdır. Bunu öldürme hakkında kimse sahip değil.”

Aynı konuşmasında da ‘sezaryenin ülke nüfusunu dondurmaya yönelik bir adım olduğunu’
söylemişti.

**‘Kadın-erkek eşitliği fıtrata ters’**

Kadın – erkek eşitliğine ilişkin de görüşlerini sık sık dile getirdi Cumhurbaşkanı
Erdoğan.

24 Kasım 2014’te Kadın ve Demokrasi Derneği’nin (KADEM) düzenlediği I. Uluslararası
Kadın ve Adalet Zirvesi’nde ‘kadın erkek eşitliği fıtrata ters’ dedi.

‘Kadınla erkeğin tabiatlarının, bünyelerinin farklı olduğunu’ ifade eden Erdoğan,
kadınların ‘hak mücadelesinin eşitlik kavramına takılıp adalet duygusunu ıskaladıklarını’
dile getirdi.

Erdoğan aynı konuşmasında, ‘feministlerin anneliği kabul etmediklerini’ söyledi:

“Bizim dinimiz kadına bir makam vermiş, annelik makamı. Anneye bir makam daha vermiş.
Cenneti ayakları altına sermiş. Babanın değil annenin ayakları altına koymuş. Annenin
ayağının altı öpülür. Ben anacığımın ayağının altını öperdim. Anam nazlanırdı, anacığım
çekme ayağını derdim, çünkü burada cennetin kokusu var.

“Bazen ağlardı. Anne başka bir şey. Ve makamların o ulaşılamazdır. Ama bunu anlayanlar
olur anlamayanlar olur. Bunu feministlere anlatamazsın mesela, onlar anneliği kabul
etmiyor. Ama anlayanlar yeter bize diyoruz, onlarla yola devam ederiz.”

Erdoğan bu sözlerinden dört yıl önce 2010 yılında da, Dolmabahçe’de “Ben kadın erkek
eşitliğine inanmıyorum, kadın ve erkek farklıdır, birbirinin tamamlayıcısıdır” diye
konuşmuştu.

**‘Müslüman aile doğum kontrolü yapmaz’**

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 30 Mayıs 2016’da TÜRGEV’in 20. Yıldönümü için düzenlenen 
törende yaptığı konuşmada da “Müslüman aile doğum kontrolü yapmaz” dedi.

Nüfus artışının devam ettirilmesi gerektiğini vurgulayan Erdoğan’ın konuşması şöyleydi:

“Zürriyetimizi artıracağız. Neslimizi çoğaltacağız. Nüfus planlamasıymış, doğum 
kontrolüymüş, hiçbir Müslüman aile böyle bir anlayış içinde olamaz ve burada birinci
görev annelerdedir.”

**‘Annelikten imtina eden kadınlığını inkâr ediyor demektir’**

Bu konuşmasından bir hafta sonra 6 Haziran 2016’da Kadın ve Demokrasi Derneği’nin(
KADEM) Üsküdar’daki yeni hizmet binasının açılışında da çalışan kadınlar ve annelerle
ilgili ‘samimi görüşlerini’ dile getirdi ve ‘çalışan kadınların annelikten imtina
ettiğini ve kadınlığını inkâr ettiğini’ söyledi:

“İş hayatının, anneliğin alternatifi haline getirilmesini kabul edemiyorum. ‘Çalışıyorum’
diyen annelikten imtina eden bir kadın aslında kadınlığını inkar ediyor demektir.
Bu benim samimi düşüncemdir. Anneliği reddeden, evini çekip çevirmekten vazgeçen
bir kadın, iş dünyasında istediği kadar başarılı olsun özgünlüğünü kaybetme tehlikesiyle
karşı karşıyadır. Eksiktir, yarımdır.

“Anneliği reddetmek insanın yarısından vazgeçmektir. Daha geniş tutuyorum. İnsanlıktan
vazgeçmektir. Bunun için her fırsatta en az 3 çocuk tavsiyesi yapıyorum.”

**‘Müslümanların çoğalması şart, terör örgütü bu konuda hassas’**

Erdoğan, 10 Kasım 2017’de de Beştepe’de İslam İşbirliği Teşkilatı’nın düzenlediği
Genç Kadınlar Liderlik ve Girişimcilik Programı törenindeki konuşmasında Müslüman
kadınlara çocuk yapmaları tavsiyesinde bulundu ve “Rabbim, Peygamberimiz ne diyorlar?
Emir çok açık net. Nikâhlanın, evlenin, çoğalın. Müslümanların çoğalması şart. Bu
konudaki Müslüman kadınların hassasiyetlerine güveniyorum. Terör örgütü bu konuda
çok hassas. En az 10, 15 çocukları var” dedi.

Bu yıl da 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Programı kapsamında Beştepe’de konuşan Erdoğan,
yıllar boyu kadınlarla ve nüfus planlamasıyla ilgili dile getirdiği görüşlerine 
gelen eleştirilere de tepki gösterip “En az 3 çocuk dediğimde rahatsız olanlar bu
millete düşman oldukları için rahatsız oluyor” yanıtını verdi.
