# Erdoğan: CHP Haşhaşilerin esiri

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/erdogan-chp-hashasilerin-esiri-1369h/
- Yayımlanma: 2014-02-19T15:01:00+02:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, CHP’nin kendisinin ofisine konulan böceğin ABD’nin
üzerine atılma pazarlıklarını dinlemesini isteyerek “Buyursun CHP, bunları dinlesin.
Buyursun MHP, bunları dinlesin. Elindeki medyasıyla Hükümete, milli iradeye alçakça
saldıran medya patronunun, kirli işlerinin üzerine gitsinler. Benim ofisimi dinlemek
için konulmuş böceği ABD’nin üzerine atma pazarlıklarını dinlesinler. Azerbaycan
üzerine yapılan kirli hesapları dinlesinler. CHP içinde yapılan operasyonları, pazarlıkları,
kurulan kumpasları dinlesinler. Ama bunları dinleyemezler, dinletemezler. CHP’nin
ipleri, hiç kimse kusura bakmasın, işte bu Haşhaşiler örgütünün eline geçmiştir”
dedi. 

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Ankara Arena’da düzenlenen “Seçim Kampanyası Bilgilendirme
Toplantısı”na katıldı. “AK Parti Seçim Beyannamesi”ni açıklayan Başbakan Erdoğan,
yeni Türkiye için sürdürülen yolculuğa yeni bir güçle devam ettiklerini belirtti.
Seçim beyannamesini açıklayarak seçim kampanyayı başlattıklarını belirten Erdoğan,
30 Mart seçimlerinin hayırlara vesile olmasını dileyerek, “Rabbim bizi utandırmasın,
her türlü tehlikeden tehditten esirgesin dilerek dua ediyorum” dedi. 20 yıl önce
İstanbul’a belediye başkanlığına seçildiği döneme ilişkin değerlendirmelerde bulunan
Erdoğan, o dönemde kendisinin başarılı olamayacağının dile getirildiğini anımsattı.

Devlet gücü kullanılarak başarısız olmaları için çalışmalar yürütüldüğünü savunan
Erdoğan, İstanbul Belediye Başkanı olduğu dönemde yaptığı icraatları anlattı. CHP’nin
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mustafa Sarıgül’ün kendilerinin temizlediği
Haliç’te balık avladığını söyleyen Erdoğan, İstanbul’a yapılan yatırımlara dikkat
çekti. İstanbul’un sorunlarının çözülmesinden rahatsız olunduğunu savunan Erdoğan,
eleştirilerini CHP’ye yönelterek, “CHP’nin Genel Müdürü bilmiyorsan sor, İSKİ yolsuzluğunun
önüne biz geçtik” dedi.

Erdoğan, “Zannetmeyin ki bir şiir okuduğumuz için bizi mahkum ettiler, milletle 
kol kola yürüdüğümüz için bizi mahkum ettiler. Bugün karşımızda olanlar o gün gazetelerinde‘
muhtar bile olamaz’ diye manşetler attılar. Ne dediler biliyor musunuz? ‘İşi bitti’,‘
Bir daha siyaset yapamaz’ dediler, ama işte bu gün biz buradayız. Milletimizle, 
partimizle, teşkilatımızla dimdik ayaktayız. 1994’te İstanbul’da başlayan hizmet
yolculuğumuz şimdi Türkiye’yi kucaklayarak devam ediyor. İstanbul’da ilklere imza
attık. Şimdi de Türkiye’de ilklere imza atıyoruz. Onurumuzla, gururumuzla hizmetlerin
bahtiyarlığıyla buradayız” dedi.

**Bir darbe girişimi varsa CHP oradadır**

1994 de İstanbul’da başlayan hizmet yolculuğuna Türkiye’yi kucaklayarak devam ettiklerini,
İstanbul’da yaptıkları ilkleri şimdi de Türkiye genelinde gerçekleştirdiklerini 
belirten Erdoğan, CHP’ye yönelik sert eleştirilerde bulunarak, sözlerine şöyle devam
etti:

“İşte kardeşlerim bütün bu adımlar atılırken, eğitimde, sağlıkta, ulaşımda, bu devrimler
yapılırken işte bakın şimdi şu CHP’ye. Ne diyor? ‘Ben 90 yaşında bir partiyim’ diyor.
90 yaşında olmakla avunuyor. Soruyorum 1938’te Gazi Mustafa Kemal’in vefatından 
sonra bu ülke için ne yaptınız? Hangi eseriniz var? Hangi hizmetiniz var? Ben söyleyeyim,
Gazi Mustafa Kemal’in resimlerini Türk Lirası’nın üzerinden çıkartmaktan başka hiçbir
maharetleri yok. Gazi Mustafa Kemal’in resmini çıkardılar oraya İnönü’nün resmini
koydular. Devlet dairelerinden Gazi Mustafa Kemal’in portrelerini indirdiler, İnönü’nünkini
koydular. Eserleri bunlar. Nerede dikili bir ağacınız, nerede üst üste koyduğunuz
taşınız tuğlanız var? CHP’nin arkasında Dersim katliamı var. CHP’nin tarihinde 27
Mayıs var. CHP’nin tarihinde darağacına gönderdiği merhum Menderes ve arkadaşları
var. CHP’nin tarihinde zulüm var, yasaklar var, çöp dağları, hava kirliliği, susuzluk,
yolsuzluk var. En son 17 Aralık darbe girişimini de CHP ıskalamadı. Orada da CHP
hemen kendisine rol kaptı. Darbe girişimini kimin yaptığının hiç önemi yok, darbecilerin
zihniyetinin ideolojilerinin hiç önemi yok. Bir darbe girişimi varsa CHP oradadır.
Sorgusuz sualsiz destek verir. Dün söyledim, eğer cesaretiniz varsa CHP grubunda
ortalığa dökülen diğer ses kayıtlarını da yayınlayın. Onları da dinleyin dedim. 
Dün bazı ses kayıtları ortalığa döküldü. Buyursun CHP bunları da dinlesin. Buyursun
MHP bunları da dinlesin. Elindeki medyasıyla, hükümete milli iradeye alçakça saldıran
medya patronunun kirli işlerinin üzerine gitsinler.”

**CHP’nin ipleri Haşhaşiler örgütünün eline geçmiştir**

Ses kaydındaki kendisinin ofisine konulan böceğin ABD’nin üzerine atılma pazarlıkların
dinlenilmesini isteyen Erdoğan, “Azerbaycan üzerine yapılan kirli hesapları dinlesinler.
CHP içinde operasyonları, pazarlıkları, kurulan kumpasları dinlesinler. Ama bunları
dinleyemezler, dinletemezler. CHP’nin ipleri hiç kimse kusura bakmasın, işte bu 
Haşhaşiler örgütünün eline geçmiştir. Gazi Mustafa Kemal’in kurduğu parti beceriksiz
ellerde artık kendisini inkar eden noktaya gelmiştir. CHP, paralel örgütün şantajlarıyla
kasetleriyle tamamen esaret altına alınmıştır. Bakın çok yakındır. CHP’nin genel
müdürü çıkıp da nerede bu paralel devlet, nerede bu örgüt gidip de üye olacağım 
derse hiç kimse şaşırmasın” dedi. CHP’nin son 17 Aralık’tan yolsuzluk ve rüşvet 
operasyonundan sonra Ergenekon veya Silivri’den, Silivri hakimlerinden söz etmediğine
dikkat çeken Erdoğan, CHP’nin sağ eğilimli isimleri 30 Mart’ta yapılacak yerel seçimler
için aday göstermesini de eleştirdi.

**Gezi vandallarını korumak sana mı kaldı?**

CHP’nin kasetlerin bedelini ödediğini savunan Erdoğan, “Kasetle gelirsen işte böyle
kasetlerin esiri olursun, son kullanma tarihinde geçince yine kasetle gidersin” 
diye konuştu. Kabataş’taki saldırıya uğradığı iddia edilen kadının görüntülerinin
yayınlanmasının ardından MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin kendisinden özür dilemesini
istediğini anımsatan Erdoğan, “Ey Bahçeli; Gezicileri savunmak sana mı kaldı? Başörtüsüyle
yanında 6 aylık çocuğu ile linç girişimini uğrayan başörtülü kızımızın karşısında
Gezi vandallarını savunmak sana mı kaldı? Duvarlara zulüm 1453’te başladı sloganını
yazan Türkiye düşmanlarını, ecdat düşmanlarını savunmak artık ey Bahçeli sana mı
kaldı? Marjinal sol örgütlerini, terör örgütlerini, cam çerçeve kıran, sokakları
ateşe veren, Dolmabahçe’de Mihribah Sultan Camini işgal edenleri savunmak sana mı
kaldı? Bira şişeleriyle ‘TC’ yazan Ankara’da Türk Bayrağını yakan militanları savunmak
sana mı kaldı? Açık açık soruyorum sizi CHP ile yanı çizgiye getiren ne? Sizi ulusalcılarla,
Gezicilerle, paralel örgütle, marjinal yapılanmalarla bir araya getiren ne? Size
yapılan tehditleri çıkın açık açık söyleyin” diye konuştu.

**Bedelini ödeyecekler**

Mersin’de bütün siyasi partilerin il başkanlıklarının dinlendiğini ifade ettiklerini
ancak CHP ve MHP’nin kendilerini kimlerin dinlediğine yönelik sorular sormadığını
belirten Erdoğan, dinleme konusuna yönelik ilgisizliğin nedenlerini sorarak “HSYK
yasasına hem de şiddet kullanarak neden karşı çıktınız? İnternet yasasına neden 
karşı çıkıyorsunuz? Yargıdaki bu sorunları dile getirdiğimizde, dinleme skandallarını
dile getirdiğimizde bunu neden yargıya müdahale olarak görüyorsunuz?” dedi.

Kimsenin tedirgin olmamasını, kendileri ile ilgili her gün gündelik konuşmaların
yer aldığı ses kayıtlarının çıktığını ifade eden Erdoğan, kendilerinin bu durumdan
korkmadığını belirterek, “Ses kayıtları ile gelmedik biz. AK Parti’nin, siyasetin,
Türkiye’nin dizayn edilmesi karşısında asla boynumuzu eğmedik boynumuzu eğmiyoruz”
dedi. Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

“Hodri meydan, elinizde ne varsa ortaya dökün. O namus timsali geçinen gazetelere,
gazetecilere de sesleniyorum; basın özgürlüğünde, gazeteciliğin namusundan, şerefinden,
dem vuran köşe yazarlarına yorumculara da sesleniyorum; istediğiniz ses kaydını 
yayınlayın, istediğiniz ses kaydının üzerinde tepinin. Sel gider kumu kalır. Devran
döner, keser döner, sap döner,gün gelir hesap döner, bunu böyle bilesiniz. 28 Şubat’ta
bunlar yaptıklarının altında kaldılar. İnanın bugün yaptıklarının da altında kalacaklar.
Kabataş’ta linç edilen başörtülü kızımızı tekrar manşetlerle linç etmenin bedelini
ödeyecekler. Yayınladıkları tamamen hukuksuz ses kayıtlarının da bedelini ödeyecekler.
Bürokrasidekiler de bunun hukuk içinde bedelini ödeyecek 
