# Erdoğan: Cübbenin içinde siyaset yapılmaz

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/erdogan-cubbenin-icinde-siyaset-yapilmaz-1973h/
- Yayımlanma: 2014-04-12T18:55:00+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Ben her zaman söylüyorum, siyaset yapmak isteyen
koltuğundan kalkar, cübbesini çıkarır, gelir siyasi partilerin çatısı altında siyasetini
yapar. Ama bazı koltuklarda bazı cübbelerin içinde siyaset yapılmaz” dedi.

Erdoğan, Ambarlı İleri Biyolojik Arıtma Tesisi’nin açılış töreninde yaptığı konuşmada,“
yurt dışında bazı odakların, bazı çevreler eliyle özellikle de uluslararası medya
aracılığıyla Türkiye’ye yönelik çirkin ithamlarda bulunduklarını ve çirkin saldırılarını
devam ettirdiğini” söyledi.

Başbakan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bu paralel yapı, 17 Aralık’ta, 25
Aralık’ta darbe yapamadı. 30 Mart’ta Hükümet’i yıpratamadı. İçeride başarısız olunca
dışarıdan Türkiye’ye yönelik saldırılarını yoğunlaştırdı. Belirli uluslararası çevrelerde,
belli kişilerin, belli kalemlerin Türkiye aleyhine akıl almaz, insaf dışı mantık
dışı iddiaları arka arkaya sıraladıklarını görüyoruz. Türkiye’yi teröre destek veren
ülke gibi göstermeye çalışıyorlar. Türkiye’yi Suriye’deki insanlık dışı saldırıların
sorumlusu gibi göstermeye çalışıyorlar. Ey paralel yapı! Senin 160 bin Suriyeli 
kardeşimizin ölümüyle ilgili gözyaşı döktüğün var mı? Senin Mısır’daki kardeşlerimizle
ilgili gözyaşı döktüğün vaki mi? Marmara Gemisi’ndeki 9 şehitimiz ve o saldırıyla
ilgili bir olumlu tümcen mümkün mü? Seni biz iyi biliriz. Senin hangi odaklarla 
çalıştığını da çok iyi biliyoruz. Tüm dünyada, mazlumların, mağdurların yanında 
olmak gibi bir dertleri yok bunların.”

“Paralel yapı”nın Türkiye’de AK Parti iktidarını çirkin yollarla yıpratmanın gayreti
içine girdiğini kaydeden Erdoğan, ancak bunun “bumerang gibi” döneceğini ve kendilerini
bulacağını anlatarak, şöyle devam etti: “Bu yazıların ne amaçla yazıldığını çok 
iyi biliyoruz. Bu operasyonların arkasında hangi hainlerin bulunduğunu çok çok iyi
biliyoruz. Türkiye’yi hiç kimse terör örgütleriyle yan yana gösteremez. Bunu yapan
kendi cahilliğini, kendi acziyetini ve kötü niyetini ortaya koyar. Suriye’deki insanlık
dışı saldırılarla Türkiye’nin bağlantısını kurmaya çalışanlar sadece kiralık kalem
olduklarını ispat etmekle kalırlar. Bu iddiaların Türkiye içinde alıcıları olduğunu
da biliyoruz. Türkiye’den sosyal medya üzerinden, manşetler üzerinden bir algı operasyonu
yapılmak istenirken bazılarının, bazı medya kuruluşlarının da bu saldırılarda maşa
olarak kullanıldıklarını çok iyi görüyoruz. Milletim buna itibar etmedi, etmeyecek.
Bu çevreler de kirli operasyonlarında asla başarı sağlayamayacaklar.”

**“Twitter vergi kaçakçısıdır”**

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Twitter, Youtube ve Facebook gibi sosyal medyayı “
bu operasyonlara alet oldukları için” eleştirdiklerini belirterek, şunları söyledi“
Kişilik haklarına saygı göstermedikleri için, kutsal değerlerimize, ortak milli 
değerlerimize saygı göstermedikleri için, yargı kararlarına riayet etmedikleri için,
ulusal güvenliğimize yapılan saldırılarda alet oldukları için eleştirdik. Bugün 
de eleştiriyorum, yarın da eleştireceğim. Bunların özgürlükle alakası yok, bunun
özerklikle alakası yok. Bunlar Twitter, Youtube, Facebook en başka birer uluslararası
şirkettir. Bunlar kar amacıyla kurulmuş, para kazanan şirketlerdir. Aynı zamanda
Twitter vergi kaçakçısıdır, bunların da üzerine gideceğiz. Her uluslararası şirket
gibi bu şirketler de gelecek benim ülkemin Anayasasına, yasalarına, vergi kurallarına
uyacak. Ama bunlarla ilgili verilmiş olan karara, yine söylüyorum bugün uyduk ama
saygı duymuyorum. Başka ülkelerde nasıl belli kurallar içinde çalışıyorlarsa burada
da belli kurallar içinde çalışacaklar.”

**“Herkes konumunu, sınırını bilecek”**

Başbakan Erdoğan, “özgürlük maskesi” adı altında hiç kimsenin Türkiye’de operasyon
yapamayacağını ifade ederek, şöyle konuştu: “Ulusal güvenliğimizi, kişilik haklarını
mahremiyetleri değil, uluslararası şirketlerin çıkarını düşünenler de kusura bakmasınlar
milletin gönül gözünden kaçamazlar. Bu ülkenin milli bir kurumu, anayasal bir kurumu
çıkıyor, kendi ülkesinin, milletinin, bireyin haklarını savunacağı yerde uluslararası
şirketlerin ne yazık ki ticari hukukunu savunuyor. Herkes konumunu, sınırlarını 
bilecek. Yüzlerce dosya görüşülmeyi beklerken, binlerce insan adalet beklerken, 
uluslararası şirketlerin hukukunu alelacele karara bağlamak hatta ‘bir iç tüzük 
hazırladık’ diyerek yasaların üzerine çıkmak suretiyle kendilerini birincil mahkeme
yerine koymak inanıyorum ki, bu aziz millete yapılmış çok büyük bir haksızlıktır.
Bu aynı zamanda siyasete, idareye bir müdahaledir. Bu müdahalenin başka alanlarda
da yapıldığını büyük bir hayretle görüyoruz HSYK yasası ile ilgili böyle bir müdahale
yapılmıştır, YSK kararları tartışmaya açılmak istenmektedir.

Hukukun içine bir ur gibi sirayet etmiş paralel yapı görmezden gelinirken, siyasetin
alanına müdahale iştihanın kabardığını görüyoruz. Herkes yetkisini, konumunu ve 
sınırını bilmeli, ne yaptığına, ne söylediğine dikkat etmelidir. Ben her zaman söylüyorum,
siyaset yapmak isteyen koltuğundan kalkar, cübbesini çıkarır, gelir siyasi partilerin
çatısı altında siyasetini yapar. Ama bazı koltuklarda bazı cübbelerin içinde siyaset
yapılmaz. Şunu herkesin bilmesini istiyorum, bugün o koltuk, o cübbe sizleri güçlü
gösterebilir ama bilesiniz ki bu ülkeye zarar verir, millete zarar verir. Ülkemizde
bu tür gerilimlerin yaşanmasına ve yaşatılmasına izin vermeyeceğiz. Türkiye’nin 
artık gerilime tahammülü yok, Türkiye’nin artık siyaset dışı müdahaleye tahammülü
yok. Birileri sizleri alkışlayabilir, birileri köşelerinden size methiyeler düzebilir.
Bilesiniz ki yarın o birileri sizin yanınızda olmayacaktır. Siz milletin içinde 
olacaksınız. Milletin size yarın hangi gözle bakacağı çok önemli. Bütün sorunlarımızı
siyaset dairesinde, hukuk ve demokrasi çerçevesinde konuşacak, o sınırlar içinde
çözüme kavuşturacağız.”
 
