# Erdoğan: İsteseler de istemeseler de

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/erdogan-isteseler-de-istemeseler-de-4524h/
- Yayımlanma: 2014-12-08T12:46:00+02:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 5. Din Şurası’nda yaptığı konuşmada “İlimde çok
büyük güçlere sahip olan bir milletin bu ilmi kaybetmesi felakettir. Bunun öğrenilmesini
istemeyenler var. İsteseler de istemeseler de bu ülkede Osmanlıca da öğrenilecek
ve öğretilecek. Bu dinin bir sahibi var. Sahibi bu dini dünya var oldukça muhafaza
edecektir” dedi.

Erdoğan’ın konuşmasından satır başları şöyle:

40 yıldır siyasetle iştigal eden bir kardeşiniz olarak bugün de cumhurbaşkanı sıfatıyla
benim ilgi alanım meselenin pratik boyutu. Cumhurbaşkanı olarak bu ülkede dine ait
tüm meselelerin artık özgürce ve özgüvenle ele alınabilmesi için ilgili kesimleri
cesaretlendirmekle mükellef olduğum inancı içindeyim.

**‘İslam dünyası defansta kalmaktan ofansif herekete giremedi’**

200 yıldır bu ülkede bazı meseleler özgürce ve cesaretle ele alınamamıştır. Dindarlık
ile cehalet hep eş tutulmuştur. Din ve dindarlık yobazlığın, gericiliğin, baskının
nedeni olarak lanse edilmiştir. İslamofobiklere göre İslam dünyasının geri kalmasının
nedeni dindir. Bilimde ve teknolojide geride kalmanın nedeni işte bu İslamofobiklere
göre dindir. İslam dünyası ve İslam dünyasının münevverleri defansta kalmaktan ofansif
bir hareketin içine girememişlerdir. Biz öyle bir dinin mensubuyuz ki ilk emir ilim.
Oku diye emreden bir dinin mensubuyken adeta sanki ilmi reddeden bir din varmış 
gibi sunulmaya gayret edilmiştir. Böyle bir dinin mensubuyken aklın ve bilimin tek
çıkış yolu gibi gösterilmesi manidardır.

Bu ülkede kimi zaman Kuran’ın okunması, öğretilmesi, ezanın aslıyla okunması dahi
yasaklanmıştır. Başörtüsü yasaklanmış, kimi camiler ahır olarak kullanılmış. Namaz
kılanlar horlanmış ve bazı imkanlardan da mahrum bırakılmıştır. Din ve dindarlar
söz konusu olduğunda her türlü tasarruf yapılmıştır. Dinin yaşanmasını bırakın, 
dinin konuşulmasına, dine ve dindarlara yönelik saldırılara karşı cevap verilmesine
dahi imkan verilmemiştir. Sahte hocaların toplumu zehirlemek için yaptıkları mücadele
desteklenmiştir, hatta teşvik edilmiştir. Sözüm ona alimlerin sırtları sıvazlanmıştır.

Din adamı maskesi takan şarlatanlar uluslararası kamuoyuna mazhar olmuşlardır. Dini
sinsice çarpıtmaya çalışanlar ekran yoluyla imkanına imkan kattı. Eğer hedef yapılıyorsak
boşuna yapılmıyoruz. 200 yıldır sorulamayan soruları sorduğumuz için hedef oluyoruz.

Yakın bir geçmişte dindar bir nesil dediğim için, zorunlu din dersi dedil, eğitimde
4+4+4 modelini getirdiğimiz için çok ağır eleştirilere, hakaretlere hatta saldırılara
maruz kaldık. “Amerika kıtasına Müslümanlar daha önce oraya ulaşmıştı” dediğimiz
için saldırıya maruz kaldık. Ardı ardına buna yönelik kitaplar ortaya çıkmaya başladı.

**‘İlim siyasetin emrinde olmaz’**

Kadın için asıl kavramın eşdeğer olması gerektiğini söylediğim için saldırıya maruz
kaldık. Darbe ile işbaşına gelmiş bir zat bir şahıs çıkıyor İnterpol’e talimat veriyor.
Talimatla Müslüman Alimler Birliği Başkanı kırmızı bültenle aranmak üzere adım atılıyor.
Bu nasıl bir iştir. İlim siyasetin emrinde olmaz. Siyaset ilmin hizmetkarı olur.
İşler tersine dönmüş vaziyette. Bu gelişmeler dünyanın kötüye gittiğinin alametidir.
İslam dünyasında bir söylem birliği yok, beklenen, aranan o dayanışma yok. Türkiye
burada öncü bir rol oynayabilir.

İslam ülkelerine hitaben dünyada şu anda sondan 50 ülke içinde 27’sinin İSEDAK toplantısında
İslam ülkesi olduğunu söylediğimiz için rahatsız olanlar oldu. İçerdeki taşeronlar
bu saldırılara neden oluyorlar. Uluslararası medyadan bizim bu sözlerimizi eleştiri
konusu yapanlar neyi sorguladığımızı biliyorlar. 200 yıldır sorulmayanları artık
soruyoruz. Bize dayatılan ezberleri bozuyoruz. Onlar susmamızı istiyor biz ısrarla
Filistin diyoruz, Suriye’den adalet istiyoru. Dünya 5’ten büyüktür diyoruz. Bu işlerine
gelir mi? Gelmez. Kaptıkları bu saltanatı asla bırakmazlar. Ellerindeki her türlü
araçla üzerimize gelmeye devam edecekler. 1.5 milyarlık islam coğrafyasını orada
temsil eden bir tane ülke yok. Nerede adalet? Bunu kendileriyle konuştuğumuzda da
inanın cevap veremiyorlar.

**‘İhanet şebekeleriyle üzerimize gelecekler’**

Yazarlarla sanatçılarla ellerindeki tüm araçlarla üzerimize gelecekler. Besleyip
büyüttükleri sahte din adamlarıyla ihanet şebekeleriyle üzerimize gelecekler. Siyasette
firavunlarla oyunlar kuracaklar. Yaptığımız bir yanlışın yerine başka bir yanlışı
ikamet etmek değildir. Biz normalleşme istiyoruz.

İslam dinine ve onun kamusal alandaki görünümüne karşı husumet besleyenler yarın
yazacaklar biliyorum ama söylemek durumundayız aslında kendi elleriyle kendi dinlerini
icat ettiklerinin farkında değiller. Yurttaşlık benzeri din icat ederek İslam karşısına
kendi yapay dinlerini koymanın çabası içinde olduklarını bilmiyorlar ya da bilmek
istiyorlar. Bu ülkede çıktılar ‘’sipariş şairleri’’ çıktı bunların. Kabe Arap’ın
olsun bize Çankaya yeter dediler. Bu zihniyet helvadan put yapma zihniyeti değil
de nedir? Kendileri yaptılar kendileri taptılar. Bunu hala ikamet etmek isteyenler
var. İşte bunun için normalleşme, özgüven, cesaret diyoruz. 100 bini aşkın din adamımız
var bunun için ülkemizde. Demokrasi, özgürlük diyoruz.

200 yıldır yaşanan baskılara rağmen köklerimizle kesilmeye çalışılan irtibata rağmen
Türkiye’nin alimleri ayaktadır. Osmanlıcayı bu ülkenin evlatlarının öğrenmesinden
rahatsız olanlar var. Bu eskimez Türkçedir. Yabancı değil bu. Bununla gerçekleri
öğreneceğiz. Mezar taşlarının okunmasını mı öğreneceğiz diyor. O mezar taşlarında
bir tarih yatıyor. Bunu bilmemekten büyük acz olabilir mi? Bu bizim şah damarlarımızın
koparılmasıydı.

**‘Osmanlıca öğrenilecek’**

İlimde çok büyük güçlere sahip olan bir milletin bu ilmi kaybetmesi felakettir. 
Bunun öğrenilmesini istemeyenler var. İsteseler de istemeseler de bu ülkede Osmanlıca
da öğrenilecek ve öğretilecek. Bu dinin bir sahibi var. Sahibi bu dini dünya var
oldukça muhafaza edecektir. Bize düşen emanetin hakkını vermektir. Emanetin hakkını
verebilirsek mezhepler arası çatışma sona erecektir. Bize biçilen rolleri atıp kendimiz
olabilirsek adaletin yeryüzüne egemen olması mümkün hale gelecektir. Hiç tereddüt
etmeden, korkmadan gerekli soruları sorun. Defanstan çıkın, ileriye koşun. Her zaman
arkanızda olacağız. Bu millet her zaman sizin yanınızdadır 
