# Erdoğan: Kitabımda geri adım atmak yok

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/erdogan-kitabimda-geri-adim-atmak-yok-73573h/
- Yayımlanma: 2021-10-27T12:11:54+03:00
- Yazar: Selim Soydan

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan’daki temaslarının ardından dönüş 
uçağında gazetecilere önemli açıklamalarda bulundu.

10 büyükelçi kriziyle ilgili “Atmış olduğumuz adım birilerine gövde gösterisi değil,
sadece Türkiye’de görev yapan büyükelçilerin Türkiye’nin iç işlerine müdahil olmaması
anlamındadır” diyen Erdoğan, “Bu ülkede görev yapan büyükelçinin, neyin nereye varacağını
çok iyi bilmesi lazım. Bilmiyorsa, Viyana Sözleşmesi’nin 41’inci maddesini hatırlatmış
olduk” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, ABD basınında yer alan ‘Erdoğan geri adım attı’ manşetlerine ilişkin soruya“
Ben nasıl geri adım attım? Ben taarruzdayım. Benim kitabımda geri adım atmak yok”
diye cevap verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Joe Biden ile Glasgow’da gerçekleştirecekleri
görüşmede, F-35 meselesini ele alacaklarını söyledi.

Erdoğan ayrıca, yüzde 7 seçim barajı teklifini MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin kabul
ettiğini belirtti.

Erdoğan’ın açıklamaları şu şekilde:

“Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev’in davetine icabetle, Azerbaycan’a gerçekleştirdiğimiz
günübirlik çalışma ziyaretini, verimli bir şekilde tamamladık. Kardeş Azerbaycan’ı
son olarak haziran ayında ziyaret etmiştim. İlham Kardeşimle, Şuşa’nın ardından 
bu defa da işgalden kurtarılan Füzuli ve Zengilan’da bir araya geldik.

Ziyaretimizde, Azerbaycan’ın, işgalden kurtarılan topraklarında hayata geçirdiği
yeniden imar ve kalkınma çalışmalarını yakından gördük. Bölgedeki ekonomik kapasitenin
canlandırılmasına, ulaştırma hatlarının ihyasına ve yenilerinin inşasına dair faaliyetleri
birlikte incelemiş olduk. Azerbaycan’ın başarılarıyla, en az Azerbaycanlı kardeşlerimiz
kadar biz de mutlu oluyoruz. Türkiye olarak, bu projelerin parçası olduğumuz için
gurur duyuyoruz.

Ziyaretimiz kapsamında, 8 ay gibi rekor bir sürede tamamlanan Füzuli Uluslararası
Havalimanı’nın açılışını, kardeşim Cumhurbaşkanı Aliyev’le birlikte gerçekleştirdik.
Böylelikle kilit önemdeki bir hava ulaştırma güzergahı, hayata geçirilmiş oldu. 
Bu havalimanı, sadece Azerbaycan için değil, Kafkasların geneli için de ulaştırma
konusunda katma değer sunabilecek potansiyele sahiptir. Azerbaycan’ın, bölgenin 
kalkınma önceliği yönündeki iradesinin tezahürü olan ve çok kısa sürede tamamlanan
bu önemli ulaştırma merkezinin faaliyete geçirilmesinde emeği bulunan herkesi tebrik
ediyorum.

## ‘Azat edilen Azerbaycan topraklarının, yakın zamanda bölgede örnek refah merkezi olacağına inanıyorum’

Ziyaretim vesilesiyle, yine bölgedeki ulaştırma için önemli bir yere sahip olan 
karayolları inşasıyla ilgili çalışmaları da yerinde inceledik; bunların temel atma
törenine iştirak ettik. Şirketlerimiz tarafından bölgede sürdürülen karayolu inşaatı
çalışmaları hakkında yetkililerimiz ve çalışanlarımızdan bilgi aldık. Türkiye olarak,
bölgesel barış ve istikrarın tesisinde ulaştırma hatlarının önemini her zaman vurguladık.

Ziyaretim sırasında, bölgenin yeniden kalkındırılması amacıyla başlatılan akıllı
tarım projeleri kapsamında, Zengilan’ı da ziyaret ettik ve buradaki Akıllı Tarım
Kampüsünün temelini, kardeşim Sayın Aliyev’le birlikte attık. İşgalden kurtarılan
bölgelerde, tarım üretiminin modern ve sürdürülebilir yöntemlerle yeniden başlamasını,
30 yıla yakın süren işgalin çevreye verdiği tahribatın yaralarının sarılması bakımından
önemsiyoruz.

Azat edilen Azerbaycan topraklarının, yakın zamanda bölgede örnek birer üretim ve
refah merkezi olacağına gönülden inanıyorum. Tüm bu alanlarda ilgili kurumlarımız,
kuruluşlarımız ve firmalarımız Azerbaycanlı kardeşleriyle omuz omuza çalışıyor.

**-Siz de ifade ettiniz, bölgede büyük bir değişim var. Türkiye’nin de desteğiyle
büyük bir kalkınma hamlesi yapılıyor, Füzuli Havalimanı açıldı. Zengezur Koridorunun
da hayata geçirilmesi planlanıyor. Bütün gelişmeler bölgeyi, Türkiye’yi, diğer ülkelerle
ilişkilerimizi nasıl etkileyecek?**

Şu an itibarıyla altyapı ve üst yapıda Türk firmalarının Azerbaycan’da çok ciddi
bir potansiyele sahip olduğunu görüyoruz. Şu an itibarıyla altyapı inşaatlarında
Türk firmaları çok ciddi işler almış durumdalar. İndiğimiz Füzuli Havalimanında 
12 Türk firması Azerbaycanlı kardeşleriyle birlikte çalıştılar ve 8 ay gibi kısa
bir zamanda burayı yetiştirdiler. Şimdi iki tane daha havalimanının inşası devam
ediyor. Onların da süratle, 1 yıl içinde bitirileceği planlanmış vaziyette. Akıllı
tarım dediğimiz olayda da şu anda yoğun bir şekilde Türkiye-Azerbaycan birlikteliğiyle
akıllı tarım yapılıyor ve bununla ilgili çalışmalar da yine kararlı bir şekilde 
devam ediyor. Bunun yanında hayvancılıkta da şu anda başarılı bir çalışmanın olduğunu
bizzat gördük. Bu başarılı çalışmayla birlikte bir taraftan mayın temizliği de sürüyor.
Mayından arındırılmış olan arazilerde şu an itibarıyla gerek Azerbaycan’a gerekse
Türkiye’ye yönelik kazan-kazan esasına göre, tarım ve hayvancılık başlamış vaziyette.
En az 5-10 bin kadar angus türü hayvan buraya getirilmek suretiyle burada besi hayvancılığı
cinsinden bir çalışmanın yapılacağını, bununla da özellikle Azerbaycan’ın et ithalatını
minimize edeceklerini bizlere söylediler. Bu da gösteriyor ki şu anda tarımda ve
hayvancılıkta bu noktada çok ciddi sıçrama olacak. Aynı şekilde altyapı ve üstyapıda
yine Türkiye-Azerbaycan iş birliğiyle çok ciddi kararlı bir adım atılmış vaziyette.

## ‘İran, aklıselimle hareket etmeli’

**– Gerek şahsınız gerek Sayın Aliyev Ermenistan’a kalıcı barış için masaya gelmesi
çağrısında bulunmuştunuz, hatta 6’lı bir komisyon önermiştiniz; İran ve Gürcistan’ın
da içinde olacağı. Bugün Ermenistan’a yönelik bu çağrıyı da tekrarladınız. Ama İran
son dönemde “İsrail’i buraya getirdiniz” bahanesiyle Azerbaycan’ı ciddi şekilde 
tehdit ediyor; diğer taraftan da Ermenistan’la yeni iş birliği arayışlarına girerek
sanki sizin ve Sayın Aliyev’in çabalarını baltalamaya çalışıyor gibi bir görüntü
var. Siz bunu nasıl yorumluyorsunuz?**

İlham Bey’le bu konunun da müzakeresini yaptık. İlham Bey kararlı bir duruş içerisinde
ve o kararlı duruşundan da herhangi bir taviz vermiyor. Dedi ki “Bizim İsrail’e 
yönelik verilmiş bir tavizimiz yok. Biz İsrail’le her türlü mal mübadelesi içerisinde
adım atabiliriz. Farklı ülkelerle nasıl adım atıyorsak, burada da aynı şekilde İsrail’le
bu tür ilişkilerimiz vardır ve bundan sonra da olacaktır.” Bu konularda da ülkeler
birbirlerinin karar mekanizmalarını etkilememeli, etkileyemez. Temennimiz odur ki
İran da burada aklıselim ile hareket ederse İran ve Azerbaycan arasında herhangi
bir sıkıntı yaşanmamış olsun.

## ‘Viyana Sözleşmesinin 41’inci maddesini onlara hatırlatmış olduk’

**-10 büyükelçiden gerilimi düşüren bir açıklama geldi. Aslında sizin yaptığınız
bu çıkış Davos’taki “one minute” çıkışına benzeyen bir çıkış olarak nitelendirildi.
Ne yaşandı bu süreçte? Biden ile görüşme öncesinde Amerika Birleşik Devletleri’nden
geri adım mantığındaki adım, süreci nasıl etkileyecek bundan sonrası için, nasıl
olmalı süreç?**

Bizim atmış olduğumuz adım birilerine gövde gösterisi değil, sadece Türkiye’de görev
yapmakta olan büyükelçilerin Türkiye’nin iç işlerine müdahil olmaması anlamındadır.
Herhangi bir büyükelçi görev yaptığı ülkenin iç işlerine müdahale yetkisine sahip
değildir. Viyana Sözleşmesinin 41’inci maddesini bunların benden daha iyi bilmeleri
lazım. Çünkü büyükelçilerin kendileriyle ilgili bu tür sözleşmeleri adım adım uygulaması
lazım, adım adım takip etmesi lazım. Kaldı ki sen Türkiye’de görev yapıyorsun; Türkiye’de
görev yapan bir büyükelçi, Türkiye’nin bir kabile devleti olmadığını bilmesi lazım.
Türkiye gibi böyle kadim bir tarihe sahip olan bu ülkede görev yapan büyükelçi neyin
nereye varacağını çok iyi bilmesi lazım. Eğer bunu bilmiyorsa Viyana Sözleşmesinin
41’inci maddesini onlara hatırlatmış olduk. Olay bu kadar basit.

Tabi Amerika’nın büyükelçisi de bu işe karıştığı için herhalde Biden nezaket gösterisinde
bulundu ve ilk açıklama oradan geldi. Zaten Amerika’dan açıklama gelince diğer 9
tanesi de ona tabi olmak suretiyle bu iş böylece kapanmış oldu.

**– ABD ve büyükelçiler krizini konuşurken, bir yandan Amerika gazetelerinde bazı
manşetler gördük bugün. Sizinle ilgiliydi o manşetler; “Erdoğan krizden kaçtı, geri
adım attı” gibi… Bunları nasıl değerlendiriyorsunuz?**

Ben nasıl geri adım attım? Ben taarruzdayım. Benim kitabımda geri adım atmak yok.

## ‘Biz bildiğimizi okuruz’

**-10 büyükelçiyle ilgili kriz bitti ama bir taraftan da Avrupa Konseyi’ndeki süreç
devam ediyor. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi kasımın sonunda Türkiye’nin sözleşmeyi
ihlal edip etmediğine ilişkin olarak bir süreç başlatabilir. Bununla ilgili olarak
değerlendirmeniz nedir? Çünkü eğer bu tarihe kadar Osman Kavala serbest bırakılmazsa,
AİHM’in vereceği bir görüş bu anlamda belirleyici olacak herhalde. Ne söylersiniz
acaba? Beklentiniz nedir?**

Benim herhangi bir beklentim yok. Benim sadece tek beklentim var; biz bildiğimizi
okuruz. Konsey bildiğini mi okur; okusun. Onlar ne okuyor; dinleriz, görürüz. AİHM’inkini
de Konsey’inkini de dinleriz; dinledikten sonra da biz üzerimize düşeni yaparız.
Gereği neyse bunu yapacağız. Ben Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı olarak bu
makamda bulunduğum sürece üzerime düşen görevi dört dörtlük yaparım. Acaba şu ne
der, bu ne der; bunlara hiç bakmam. Benim aldığım terbiye bu, yetişme tarzım bu.
Ölene kadar da aynen bu istikamette devam ederim, devam edeceğim.

**-10 büyükelçi hadisesi yaşanırken sizin duruşunuz, tepkiniz, tavrınız ortadaydı
ancak örneğin CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu başta olmak üzere bazı çevrelerden de“
Nazikçe uyarıyorlar, bunlara neden tepki gösteriyorsunuz?” gibi buna benzer açıklamalar
geldi. Bazıları da “Non grata ilan etmek bizi yalnızlaştırır” dedikten sonra, onlar
geri adım attıktan sonra da bunun bir diplomatik başarı olduğunu söylemeye başladılar.
Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?**

Bunlardan biri de geçmişte Bakü’de büyükelçi olarak görev yapmıştı, şimdi CHP’de
güya siyaset yapıyor. İlham Bey’le konuşurken o bile “Ben bu adamı bir daha bu kapıdan
içeri sokmam” dedi. Çünkü Azerbaycan’a da ihanet etti. Sen önce bir defa büyükelçilik
yaptığın ülkenin siyasetine saygılı olmayı öğren. Bunu öğrenmedi ki bu adam. Şu 
anda da rastgele işte nasıl olduysa siyaset yapıyor. Biz bu tür siyasetçileri cepten
çıkarıyoruz. Bunların siyaseti öğrenmeleri için daha çok fırın ekmek yemeleri lazım.
Bunlar büyükelçilik yapmış, siyasetçilik değil. Siyasetçilik başka bir şey, büyükelçilik
başka bir şey.

## ‘Biden’la Glasgow’da görüşeceğiz’

**– Roma ve Glasgow’da dünya liderleriyle görüşeceksiniz, hem G20 hem BM İklim Zirvesi
kapsamında. Özellikle ABD Başkanı Joe Biden ile görüşmenizde hangi başlıklar masada
olacak? Daha önce ABD F-16 ile ilgili talebini iletmişti. Bu konuda teknik görüşmeler
sürüyor. Bu görüşmeler ne aşamada? Biden’dan ne gibi taleplerimiz olacak?**

Roma’nın gündemi ile Glasgow’un gündemi şu anda değişmiş gibi gözüküyor. Büyük ihtimalle
Roma’da değil ama Glasgow’da görüşmemiz olacak. Bu görüşmede de tabi ki en önemli
maddemiz; malum bizim F-35 konumuz var. F-35’le ilgili olarak bizim 1 milyar 400
milyon dolarlık yapmış olduğumuz bir ödeme var. Bu ödemeyle ilgili olarak da tabi
ki bunun bize geri ödeme planının nasıl olacağını kendileriyle görüşmemiz gerekecek.
Bu konuda mükaleme ne getirecek ne götürecek; onu kendileriyle görüşerek öğreneceğiz.
Alt düzeyde aldığımız bazı bilgiler var. Bize F-16 verme konusunda gelen bazı bilgiler…
Bize gelen bilgi, bunlarla bu işi ödeme gibi bir plan olduğu yönünde. Bu doğru mudur,
değil midir; bunları kendilerinden öğreneceğiz. En üst düzeyde de bunu tabi benim
Sayın Biden ile konuşmam isabetli olacaktır. Eğer böyleyse ona göre bir anlaşma 
yoluna gitmiş olacağız.

## ‘Bahçeli, yüzde 7’yi kabul etti’

**– MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli ile önceki bir görüşme gerçekleştirdiniz. Bu
görüşmede Siyasi Partiler Kanunu ve yeni Anayasa çalışması gündeme geldi mi? Cumhur
İttifakı olarak bu ortak teklifinizi ne zaman kamuoyuyla paylaşacaksınız? Tarih,
takvim belli mi?**

Tarih, takvimden öte bizim şu anda Cumhur İttifakı ile müşterek attığımız adımı 
Sayın Genel Başkan ile görüşme imkanımız oldu. MHP’den Anayasa çalışmasıyla ilgili
hazırlıklar bize gelmişti. Bu bizim çalışmalarımıza da aynı şekilde bir destek oldu.
Onu da zaten planlıyoruz, değerlendiriyoruz. Seçim Yasası ve Siyasi Partiler Kanunu’yla
ilgili de Feti Bey’in bizim arkadaşlara vermiş olduğu çalışma metni de arkadaşlarımızın
elinde. Burada özellikle yüzde 5, yüzde 7 meselesi gündemdeydi. Bu konuda Devlet
Bey, benim yüzde 7 teklifimi kendileri de aynen kabul ettiler. “Bu noktada siz nasıl
uygun görüyorsanız bizim için o kabuldür” dediler. Dolayısıyla bu yüzde 7 meselesinin
Kanunda bu şekilde olmasını bizler de arkadaşlarımıza söyleyeceğiz. Onun üzerinden
hareket edeceğiz. Öbür tarafta tabi Anayasa ile ilgili çalışmalarımız da aynen devam
edecek. Arkadaşlarımız bu çalışmayı tamamen bitirdikten sonra o da Meclis gündemine
gelecektir. Ama biz de tabi Meclis’te bir altyapının olmasının gereğine inanıyoruz.
Bu konuda gönül arzu ediyor ki Meclis’teki diğer siyasi partiler de buna hazır olsunlar,
onlar da bu konuda “Tamam biz de yaparız” desinler ama şu anda onlardan aldığımız
ses seda tam aksine, böyle bir şey yok.

## ‘Allah bunların eline bu milleti düşürmesin’

**– Son zamanlarda özellikle milli olan bütün kurumlar saldırı altında. Bunlar içerisinde
TÜGVA da var; TÜRGEV de ENSAR da var. Çok ciddi iftiralar atıldı, çok ciddi saldırılar
yapıldı. Bu vakıflar neden saldırı altında?**

Bay Kemal ve yandaşları bir defa hukuk tanımaz bir güruh. Diyelim ki **TÜGVA **10
yıllık bir anlaşmayla adadaki bu yeri kiralamış. Anlaşma 10 yıllık bir süre tanıdığı
halde daha üçüncü yıldayken kalkıp bunların kiraladıkları yeri zabıtalarla basıp
oradan bütün demirbaş eşyalarına varıncaya kadar hepsini dışarı atma gayretleri 
bir defa bunların tıynetini göstermektedir, bunların cibilliyetini göstermektedir.
Bu konuyla ilgili de açıklamaları ilgili bütün arkadaşlarım yaptılar, yapıyorlar.
Aynı şey TÜRGEV için geçerli, aynı şey ENSAR için geçerli. Her türlü iftirayı attılar,
her türlü yalan dolanı söylediler. Bu bir şeyi gösteriyor, bunların ne denli hukuk
tanımaz olduğunu ortaya koyuyor. Eğer bunlarda hukuka saygı olsa, zaten böyle bir
adımı da atmazlar, atamazlar. Bu bir şeyi daha ifade ediyor, Allah bunların eline
bu milleti düşürmesin. Bunların eline bu ülke kalacak olursa, bu ülkede nelerin 
olacağını, olabileceğini artık düşünün. Bunların yapmayacakları iş yok. İnsanların
sırtındaki ceketi bile alır bunlar. Başka bir şey söylememe gerek var mı?

## ‘Maaş ödeyemezler’

**– Geçtiğimiz günlerde CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun, “Biz belediyeler
olarak hükümetten eşit kaynak alamıyoruz, Belediyeler Birliğinden alamıyoruz” gibi
CHP’li belediyelerin ayrımcılığa tabi tutulduğu yönünde bir basın toplantısı yaptı.
Hizmet üretemeyişlerinin bir bahanesi mi oluyor bu? Nasıl değerlendiriyorsunuz?**

Hepsi yalan. Bir defa yasal olarak belediyelerin hakları neyse bu haklarını İller
Bankasına yönelik olanı oradan, Hazine Maliye’den almaları gerekeni oradan hiç istisnasız
kesinlikle alıyorlar. Bunlar bu parayı almamış olsalar ayakta duracak mecalleri 
kalmaz, maaş ödeyemezler, yatırım yapamazlar, o derece ciddi manada sıkıntıya girerler.
Bütün bunları aldıkları içindir ki bu kadar rahat sağa sola parayı dağıtıyorlar.
Bu dediğiniz isim demek ki ne maliyeyi biliyor ne vergi denilen olayı biliyor ne
de belediyelerin hangi kaynaklardan nasıl gelir elde ettiğini biliyor. Bunların 
hiçbirini bilmiyor. Önce bunu öğrensin. CHP’li belediyelerde hizmetlerin ne kadar
aksadığını, ne kadar eksik olduğunu herkes görüyor.

## ‘CHP ve HDP’nin verecekleri oy zaten belliydi’

**– TBMM’de TSK’nın terörle mücadele için sınır ötesine operasyon yapmasına izin
veren tezkere geçti. Ama CHP grup kararı olarak “hayır” oyu verdi tezkereye. Daha
öncesinde de HDP eş başkanlarının tezkereyle ilgili “hayır” oyu verilmesi çağrısı
vardı CHP’ye. Bir anlamda HDP’nin çağrısına olumlu yanıt vermiş oldular. “CHP yerli,
milli değil” diyoruz ama bu çok sembolik oldu açıkçası. Hakikaten CHP’li seçmeni
bile şaşırtacak denli bir durum. Çünkü halihazırda Türkiye sınırın ötesinden terör
tehdidiyle muhatap. Sizin değerlendirmenizi merak ediyoruz.**

Bunlardan farklı bir şey beklenir mi ki… CHP ve HDP’nin verecekleri oy zaten belliydi.
Bunlar cibilliyetlerinin gereğini yaptılar. Orada sadece İP farklı bir karar ortaya
koymuş oldu ama HDP ile CHP orada zillet ittifakı olarak cibilliyetlerinin gereğini
yaptılar. Biz terörle mücadeleyi onların desteğini alarak değil, onların desteğinin
tamamen dışında zaten sürdürüyoruz. Bundan sonra da yine aynı kararlılıkla terörle
mücadelemizi sürdüreceğiz. Hiç endişeniz olmasın, terörle mücadelede millet bizimle
beraber. Ordumuz, jandarmamız, bu noktada bizlerle beraber. Biz terörle mücadelemizi
kararlı bir şekilde de Gabar’da, Cudi’de, Tendürek’te, Bestler-Dereler’de, sınır
ötesinde, sınır berisinde her yerde sürdürüyoruz.
