# Erdoğan konuştu, dolar rekor tazeledi

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/erdogan-konustu-dolar-rekor-tazeledi-75383h/
- Yayımlanma: 2021-11-22T19:56:58+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, kabine toplantısının ardından
yaptığı konuşmada Merkez Bankası’nın faiz indirimi kararının ardından Türk Lirası’nın
tarihi değer kaybı yaşamasına ilişkin, “Ülkemizi denklemin dışına itmek isteyenlerin
kur, faiz ve fiyat artışları üzerinden oynadıkları oyunları görüyoruz. Ülkemizin
bunca tuzaktan, badireden nasıl çıkardıysak Allah’ın yardımı ve milletimizin desteğiyle
bu ekonomik kurtuluş savaşından da zaferle çıkartacağız” dedi.

Erdoğan’ın sözlerinin ardından dolar/TL kuru günlük yüzde 1 yükselişle 11,47’nin
üzerine çıkarak yeni bir rekor kırdı.

“Faiz sebeptir, enflasyon neticedir.” sözlerini tekrar eden Cumhurbaşkanı ve AKP
Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kabine toplantısının ardından yaptığı açıklamanın
kurdaki dalgalanmayla ilgili kısmı şöyle:

Erdoğan, ekonomideki gelişmelere ilişkin açıklama yaptı. Erdoğan, “Fiyatlardaki 
düzenli artışı ifade eden enflasyonun olduğu yerde yatırım olmayacağı, üretim azalacağı,
istihdam düşeceği için dengeler bozulur. Sadece kurdaki yükselişe bağlı olarak ortaya
çıkan fiyat artışıyla yatırımı, üretimi, istihdamı doğrudan etkilemez” derken, Türkiye’nin
enflasyon problemini cari açık vermeyerek çözeceğini söyledi.

Erdoğan, geçmişte yüksek faiz, düşük kur yönteminin denendiğini ancak sonuç alınamadığını
öne sürerken, “Üretim, yatırım, istihdam, büyüme odaklı ekonomi politikasında ülkemiz
ve milletimiz için en doğrusunu yapmakta kararlıyız. Kurun piyasadaki hareketlerini
bunun için takipte özellikle kararlıyız. Yatırımı, üretimi, ihracatı bu yüzden teşvik
ediyoruz. Felaket tellallarının gürültülerini bunun için dikkate almıyoruz. Mandacı
iktisatçıların reçetelerine bunun için itibar etmiyoruz. Fahiş fiyat artışları yapan
fırsatçılara da göz açtırmayacağız, hepsinin tepesine tepesine bineceğiz” dedi.

### “Ekonomik kurtuluş savaşından da zaferle çıkartacağız”

“Ülkemizin bunca tuzaktan, badireden nasıl çıkardıysak Allah’ın yardımı ve milletimizin
desteğiyle bu ekonomik kurtuluş savaşından da zaferle çıkartacağız. Biz geçmişte
uzunca bir süre denenmiş ama bir türlü sonuç alınamamış yüksek faiz, düşük kur kısır
döngüsü yerine üretim, yatırım, istihdam, büyüme odaklı ekonomi politikasında ülkemiz
ve milletimiz için en doğrusunu yapmakta kararlıyız. Kurun piyasadaki hareketlerini
b

### “Ne yaptığımızı, sonunda ne elde edeceğimizi gayet iyi biliyoruz”

Küresel ekonominin ciddi bir bocalama içinde olduğunu öne süren Erdoğan, “Karşımızdaki
bu tablo bizi bir tercihe zorlamıştır. Ya ülkemizden eskiden beri hakim olan anlayışı
sürdürecektik, ya da kendi önceliklerimize göre yolumuza devam ederek tarihi bir
mücadeleyi göze alacaktık. Biz mücadeleyi tercih ettik” ifadesini kullandı.

Erdoğan, uygulanan ekonomi politikasına karşı çıkan iktisatçılara ‘mandacı’ derken,“
Bu politikayla biz ne yaptığımızı, niçin yaptığımızı, hangi risklerle karşı karşıya
bulunduğumuzu, sonunda ne elde edeceğimizi gayet iyi biliyoruz” dedi.

### “Önümüzdeki aydan itibaren olumlu etkilerini göreceğiz”

‘Üretim, yatırım, istihdam ve büyüme odaklı’ istihdam politikasının sürdürüleceğini
belirten Erdoğan, “Faiz sebeptir, enflasyon neticedir. Bu tespitimiz ülkemizin bugüne
kadar yaşadıklarından çıkardığımız derslere dayanmaktadır. Faizin sebebini belirleyecek
olan ülkenin ihtiyaçlarıdır. Ülkemizi mandacı iktisatçıların arzuladığı şekilde 
küçültecek, insanlarımızı açlığa yoksulluğa mahkum edecek politikaları reddediyoruz”
açıklamasını yaptı. Erdoğan, “İnşallah önümüzdeki aylardan itibaren bu politikanın
insanlarımızın günlük hayattaki etkilerini görmeye devam edeceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı, asgari ücret zammına ilişkin de “Çalışanlarımızı fiyat artışlarına
karşı koruma politikamızı asgari ücrette de sürdüreceğiz” ifadesini kullandı.

Kabine toplantısının ardından açıklama yapan Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları
şöyle:

“İzmirli depremzede vatandaşlarımızı 2+1 konutları 160 bin lira ile 180 bin lira,
3+1 lira konutları 220 bin lira ile 260 bin lira arasında maliyetinin çok altında
fiyatlarla ev sahibi yapıyoruz. İzmir’de de bir sözümüzü daha yerine getirmenin 
mutluluğunu yaşıyoruz. Yeni, güvenli, konforlu yuvalarının İzmirli vatandaşlarımıza
hayırlı olmasını diliyorum.

Türkiye geçtiğimiz 19 yılda demokraside ve kalkınmada çok büyük bir değişim yaşamıştır.
Bu değişimin etkilerini insanlarımızın günlük haklarından, ülkemizin uluslararası
konumuna kadar her yerde görmek mümkündür. Atılan her adımın gerisinde verilen büyük
mücadele ve yapılan fedakârlıklar vardır. Çok partili siyasi hayatına geçtikten 
sonra tek parti faşizminden beklenen, vesayeti güçlendirmek isteyenler hep olmuştur.

Kimi zaman ekonomi, siyasi kriz kimi zaman darbelerle milletimizin üstüne ağır yük
bindiren bu sistemin ekonomik boyutları vardır. Yıllarca borçlanmak zorunda olan
bir ülke olduk. Parlamenter sistemde hiçbir hükümetin bu şantaja karşı durabilecek
gücü olamadığımız için ülkemiz siyasi istikrarsızlık batağına mahkum edilmiştir.
Bilhassa Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi sayesinde bu mücadeleyi verebilecek azme
ve imkana kavuştuk.

“Türkiye geçtiğimiz 19 yılda demokraside ve kalkınmada çok büyük bir değişim yaşamıştır.
Bu değişimin etkilerini insanlarımızın günlük hayatlarından, ülkemizin uluslararası
alandaki konumuna kadar her yerde görmek mümkün. Atılan her adımın gerisinde verilen
büyük bir mücadele ve yapılan fedakarlıklar vardır. Çok partili siyasi hayata geçişimizden
sonra tek parti faşizminden beslenen vesayeti güçlendirmek isteyenler hep olmuştur.

“Kimi zaman ekonomi, siyasi kriz kimi zaman darbelerle milletimizin üstüne ağır 
yük bindiren bu sistemin ekonomik boyutları vardır. Yıllarca borçlanmak zorunda 
olan bir ülke olduk. Parlamenter sistemde hiçbir hükümetin bu şantaja karşı durabilecek
gücü olamadığımız için ülkemiz siyasi istikrarsızlık batağına mahkum edilmiştir.
Bilhassa Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi sayesinde bu mücadeleyi verebilecek dirayet
ve azme kavuştuk.

“Kurdaki hareketlerin etkisiyle yükselen enflasyonla yükselen ekonomik sıkıntılar
elbette vardır. Fiyatlardaki düzenli artışı ifade eden enflasyonun olduğu yerde 
yatırım olmayacağı, üretim azalacağı, istihdam düşeceği için dengeler bozulur. Sadece
kurdaki yükselişe bağlı olarak ortaya çıkan fiyat artışıyla yatırımı, üretimi, istihdamı
doğrudan etkilemez. Ülkemizdeki durum tam da budur.

“Velev ki bunun adı enflasyon olsa bile, dünyaya baktığımızda ülkelerin enflasyonu
yenmek için farklı politikalar izlediğini görüyoruz.Kimi faizi arttırmış, kimi döviz
çıtası kullanmış. Geçmişte enflasyon sorunu bulunmayan ülkelerin ortak özelliği 
cari açık vermemeleridir. Cari açık olup da enflasyon yaşamayan ABD gibi ülkelerin
avantajı paraların rezerv para olmasıdır. Salgın sürecinde hızlanan gelişmeler ekonomide
yeni bir seyre evrildiğine işaret etmektedir. Geçmişte enflasyon sorunu bulunmayan
ülkelerin ortak özelliği cari açık vermemeleridir.

“Dünyada bir süredir yaşanan ve salgın süreciyle hızlanan gelişmeler ekonomik işleyişin
klasik iktisat teorileriyle açıklanamayacak yeni bir seviyeye evrilttiğini işaret
etmektedir.

Küresel ekonomi yeni sınamalar karşısında ciddi bir bocalama içindedir. Salgın sürecinde
izlenen politikalarla birlikte Fed’in 2008 öncesi 750 milyar dolar olan bilanço 
büyüklüğü bugün 8,5 trilyona ulaştı. Küresel ekonomideki handikaplar aşılabilmiş
değildir. Araştırmalar, Amerika’daki şirketlerin yüzde 17’sinin aldıkları kredinin
bırakın ana parasını, faizini bile ödeyemeyecek durumda olduklarını gösteriyor. 
Aynı şekilde, dünya borsalarındaki şişkinlik, basılan fazla paranın kendisine gidecek
yer bulamamasından kaynaklanıyor. Gelişmiş ülke ekonomiler ciddi enflasyon rakamları
ile karşı karşıya kalmıştır. Alınan tedbirlerle üretici enflasyonu rakamlarının 
tüketici enflasyonu rakamlarına kısmen yansımış olması küresel ekonominin önündeki
hayati sorunları ortadan kaldırmıyor.

“Üretici fiyatları enflasyonu Amerika’da yüzde 9’u Almanya’da yüzde 18,4’ü, Çin’de
yüzde 13,5’i gördü. Alınan tedbirlerle bu üretici enflasyonu rakamlarının tüketici
enflasyonuna kısmen daha düşük yansımız olması küresel ekonominin önündeki hayati
sorunları ortadan kaldırmıyor. Faiz artırımına gitmeleri veya parasal daralmaya 
yönelmeleri zor gözüküyor. AB tarafında da parasal genişlemeye devam etme ve faiz
artırımından uzak durma yaklaşımı hakimdir. Çin’in de ciddi bir finansal genişleme
politikasıyla parasının değerini düşürmeyeceği anlaşılıyor.

“Karşımızdaki bu tablo bizi bir tercihe zorlamıştır. Ya ülkemizden eskiden beri 
hakim olan anlayışı sürdürecektik, ya da kendi önceliklerimize göre yolumuza devam
ederek tarihi bir mücadeleyi göze alacaktık. Biz mücadeleyi tercih ettik. Geçmişten
beri her alanda olduğu gibi finansal kriz yönetimlerinde de çok büyük birikim ve
tecrübe sahibi bir ülke olarak dünyanın içinden geçtiği dönemde fırsatları değerlendirmekte
kararlıyız. Ülkemizi denklemin dışına itmek isteyenlerin kur, faiz ve fiyat artışları
üzerinden oynadıkları oyunları görüyoruz. Biz aynı oyunu vesayetle mücadelemizde
gördük. Biz aynı oyunu terör örgütleriyle mücadelemizde gördük. Biz aynı oyunu darbe
girişimlerinde gördük. Biz aynı oyunu uluslararası nice hadisede, nice platformda
gördük. Ülkemizin bunca tuzaktan, badireden nasıl çıkardıysak Allah’ın yardımı ve
milletimizin desteğiyle bu ekonomik kurtuluş savaşından da zaferle çıkartacağız.
İstihdamı arttırmanın yolunu yatırım, üretim, ihracat, büyümeden geçtiği konusunda
hiç kimsenin şüphesi olmasın. Türkiye’nin her kalkınma hamlesinin önünün darbe, 
vesayet, krizle kesilerek IMF, Dünya Bankası, mandacı iktisatçılarımız tarafından
yönlendirmeye çalışıldığı gerçek işte budur.

“Biz geçmişte uzunca bir süre denenmiş ama bir türlü sonuç alınamamış yüksek faiz,
düşük kur kısır döngüsü yerine üretim, yatırım, istihdam, büyüme odaklı ekonomi 
politikasında ülkemiz ve milletimiz için en doğrusunu yapmakta kararlıyız. Kurun
piyasadaki hareketlerini bunun için takipte özellikle kararlıyız. Yatırımı, üretimi,
ihracatı bu yüzden teşvik ediyoruz. Felaket tellallarının gürültülerini bunun için
dikkate almıyoruz. Mandacı iktisatçıların reçetelerine bunun için itibar etmiyoruz.
Kurdaki yükselişi izah ederek fahiş fiyat artışları yapan fırsatçılara da göz açtırmayacağız,
hepsinin tepesine tepesine bineceğiz.

“Bu politikayla biz ne yaptığımızı, niçin yaptığımızı, hangi risklerle karşı karşıya
bulunduğumuzu, sonunda ne elde edeceğimizi gayet iyi biliyoruz. Çin’le Avrupa arasındaki
en büyük ve kabiliyetli imalat sanayiini kurduk. Pekin’den Londra’ya kadar, bütün
bu bölgede en güçlü lojistik altyapısı ülkemize aittir. Swap işlemlerini yakından
izlemek suretiyle küresel para cambazlarıyla işbirliği yaparak, kendi ülkelerini
soymayı alışkanlık haline getirenlerin önünü kestik. Bireysel yatırımcıların ve 
geliri döviz olmayanların dolarla borçlanmasına imkan tanımayarak kur üzerinden 
kumar oynanmasını engelledik. Bugün ülkemizde geçmişten farklı olarak bireylerin
döviz borcu değil, bankalarda ve yastık altında ciddi bir döviz varlığı vardır. 
İhracat ve ithalat işi olanlar dışında kayda değer düzeyde döviz borcu olan şirketimiz
yoktur. Bankalarımızın açık pozisyonları bulunmuyor. Bütçe performansımız oldukça
yüksek bir seviyededir. Büyük altyapı projelerini önemli ölçüde bitirdiğimiz için
acil finansman ihtiyacımız da kalmadı. YİP modeli sayesinde devam eden projelerimizde
kamu finansmanına yük getirmiyoruz. turizm gelirlerimiz hızla artıyor. Savunma sanayimiz
ülkemizin en önemli gelir kalemlerinden birine dönüşüyor. İstikrarsızlık bölgelerindeki
başarılı kriz yönetimimiz insani ve siyasi hareket alanımızı genişletiyor. Karadeniz’de
bulduğumuz doğalgaz enerji konusundaki umutlarımızı güçlendirdi. Fazla vermeye başlayan
cari denge, attığımız adımların amacına uygun sonuçlar doğurduğuna işaret ediyor.

“Faiz sebeptir, enflasyon neticedir. Bu tespitimiz ülkemizin bugüne kadar yaşadıklarından
çıkardığımız derslere dayanmaktadır. Faizin sebebini belirleyecek olan ülkenin ihtiyaçlarıdır.
Ülkemizi mandacı iktisatçıların arzuladığı şekilde küçültecek, insanlarımızı açlığa
yoksulluğa mahkum edecek politikaları reddediyoruz. Bunun yerine sorunlarımızı kendi
çözümlerimizle aşacak adımları atıyoruz. Yeni küresel sistem arayışları ve ülkemizin
sahip olduğu güçlü altyapı böyle bir mücadele için bize geçmişte olmadığı kadar 
uygun bir zemin sunmaktadır. Küresel finans çevrelerinin ülkemizi bunca zamandır
ekonomik boyunduruk altında tutanların şimşeklerini üzerimize çektiğimizin de elbette
farkındayız. Ülkemizin ve milletimizin ekonomik kurtuluşu için böyle davranmamız
gerekiyor. Biz de işte bunu yapıyoruz, yapmaya da devam edeceğiz. İnşallah önümüzdeki
aylardan itibaren bu politikanın insanlarımızın günlük hayattaki etkilerini görmeye
devam edeceğiz.

“Türkiye olarak hamd olsun sağlık hizmetlerinden aşıya kadar her konuda salgınla
mücadelede iyi bir yerdeyiz. Okullarımızda eğitim öğretim sürüyor, işyerlerimiz 
çalışıyor. İnsanlarımız günlük hayatlarını sürdürüyor. Sahip olduğumuz bu imkanları
kullanmaya devam edebilmemiz için tedbiri elden bırakmamamız gerekiyor. Bizim sadece
biraz daha dikkatli olmaya ihtiyacımız vardır. Aşı olmayanların veya aşısı eksik
olanların bir an önce sağlık kuruluşlarımıza başvurmaları tavsiyemizi hatırlatıyoruz.
Bundan sonra da salgınla mücadelede dünyanın önünde giderek ülkemizi bu musibetin
sıkıntısından koruyacağına inanıyorum. 

“Ülkemizin tarımsal hasılada dünyadaki 10’uncu sıradaki yerini daha da ileri taşımak
için çalışıyoruz. Çalışanlarımızı fiyat artışlarına karşı koruma politikamızda asgari
ücrette de sürdüreceğiz. Sosyal yardımlarımızın yelpazesini genişletiyoruz. Sporcularımızın
uluslararası müsabakalarda gösterdiği başarılar milletçe hepimizi gururlandırıyor.
Geçtiğimiz günlerde yerinde gördüğümüz 1915 Çanakkale Köprüsü ve Malkara Otoyolu’nu
belirlenen tarihten bile önce hizmete açmayı ümit ediyoruz. sAdece son dönemde ülkemize
kazandırdığımız kültür-sanat yatırımları tüm vatandaşlarımıza hizmet verecek abide
eserlerdir. Kapasitelerini büyüten yeni inşa edilen fabrikalarla, OSB’lerimiz harıl
harıl çalışan üretim merkezlerin dönüşmüştür.”
