# Erdoğan o soruya ne cevap verdi

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/erdogan-o-soruya-ne-cevap-verdi-3749h/
- Yayımlanma: 2014-09-21T14:39:00+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Cumhurbaşkanı  Recep Tayyip Erdoğan, 49 başkonsolosluk personelinin kurtarılmasıyla
ilgili, “Takas oldu veya olmadı. Neticede bizim 49 vatandaşımız, görevlimiz Türkiye’ye
geldi. 49 vatandaşımızı hiçbir şeyle değiştirmemiz mümkün değil” dedi

 Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) 69. Genel Kurulu görüşmelerine katılmak için 
New York’a hareketinden önce Esenboğa Havalimanı’ndaki basın açıklamasının ardından
gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Erdoğan, Musul Başkonsolosluğu personelinin Türkiye’ye getirilmesinde pazarlık yapıldığı
iddialarının doğru olmadığını belirterek, “İddiaları ileri sürenler neye dayanarak
bunu ileri sürüyorlar, bunu bilemem. Pazarlıktan neyi kastediyorlar bunu da bilemem.
Burada eğer maddi bir pazarlıktan bahsediyorlarsa böyle bir şey kesinlikle, katiyen
söz konusu değil. Ama siyasi noktada, diplomatik bir pazarlıktan bahsediyorlarsa
burada tabii ki siyasi, diplomatik bir pazarlık kesinlikle söz konusu. Zaten bu 
diplomasi zaferidir” dedi.

Bir gazetecinin, IŞİD tarafından alıkonulmalarının ardından serbest kalarak Türkiye’ye
getirilen 49 başkonsolosluk personelinin kurtarılmasına ilişkin operasyonda pazarlık
ve vaat iddialarını anımsatması üzerine Erdoğan, “İddiaları ileri sürenler neye 
dayanarak bunu ileri sürüyorlar, bunu bilemem. Pazarlıktan neyi kastediyorlar bunu
da bilemem. Burada eğer maddi bir pazarlıktan bahsediyorlarsa böyle bir şey kesinlikle,
katiyen söz konusu değil. Ama siyasi noktada, diplomatik bir pazarlıktan bahsediyorlarsa
burada tabii ki siyasi, diplomatik bir pazarlık kesinlikle söz konusu. Zaten bu 
diplomasi zaferidir, siyasi bir pazarlığın neticesidir, bunun bir zaferidir” ifadelerini
kullandı.

Erdoğan, başkonsolosluk personelinin kurtarılması sürecinde, alıkonulan personelin
ne zaman nerede olduklarının adım adım takip edildiğini, Milli İstihbarat Teşkilatı(
MİT) ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin süreci adım adın takip ettiğini, Başkonsolos 
Öztürk Yılmaz’ın da anlık olarak yaptıklarının da örnek teşkil edecek nitelikte 
olduğunu anlatarak, sürecin iyi yönetilmesinde Yılmaz’ın ciddi katkıları olduğunu
vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çok zor şartlar içerisinde sabırla bu işi sürdürmüş olmaları
hamdolsun bize bugünleri gösterdi, ama çok açık net şunu söylüyorum; olayın pazarlık
boyutunu alışılmış bir maddi pazarlık diyorsanız, böyle bir şey asla mümkün değildir,
olmamıştır. Siyasi, diplomatik, tabii ki bunlar yapıldı, oldu ve bunun neticesinde
bu ana ulaştık” ifadelerini kullandı.

Operasyona dair elinde kalemi olanların yazabileceğini, ağzı olanın konuşabileceğini,
yapılanlara gölge düşürme gayreti içinde olanların da bulunabileceğini belirterek,
şöyle devam etti:

“Hatırlayın 102 gündür Türkiye’deki bazı siyasilerin yaptıkları açıklamaları hatırlayın.
Neler söylemediler ki, tahrikler… Neler söylemediler ki. Eğer biz ağzımızdan çıkan
kelimeleri o dönem içinde seçtiysek, orada hassas davrandıysak işte o dün içindi.
Bundan sonraki sürece yönelik, ‘Cidde’deki koalisyonda niçin böyle bir tavır takındık’
deniliyorsa işte bu dün içindi, ama onlar bunun farkında değil. NATO Zirvesi’nde
bunları yine konuştuk, orada da biz birçok şeyleri ikili görüşmelerde de genel görüşmede
de ifade ettim. Ve dedim ki; ‘Bizim önümüzde böyle bir durum var, böyle bir durum
olduğu sürece biz bu çerçeve içerisinde ancak insani yardım konusunda lojistik destek
veririz, ama bunun dışındaki işlerin içerisinde biz rol almayız’ dedik.

Bundan sonraki süreçle ilgili mesele ayrı bir konu. Onu bu sabah Başbakanımızla 
da görüştüm, ‘Sizler de çalışmalarınızı yapın, bizler de BM’de zaten görüşmeler 
yapacağız, döndükten sonra oturur değerlendiririz. Ne gibi bir tavır alacağız ki
bu tavır daha çok Suriye’den, Irak’tan ülkemize gelen, komşu ülkedeki dost, kardeşlere
karşı bir ortaya koymamız gereken tavırdır, bu tavrı da artık belirlememiz lazım.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “operasyon” denilince akla sadece uçakların vurması, tank,
top, silah gibi unsurların olması anlamına gelmeyeceğine işaret ederek, siyasi, 
diplomatik operasyon çeşidi de bulunduğunu, şu andaki uygulamanın da siyasi, operasyon
çeşidine yönelik olduğunu söyledi.

Erdoğan, bir soru üzerine, alıkonulan Türkiye’nin Musul Başkonsolosluğu ekibinin
yurda getirilmesi operasyonunun tamamıyla milli bir çalışma olduğuna işaret ederek,“
Tamamiyle istihbarat örgütümüzün çalışmasıyla bu iş olmuştur. Burada şunu gözardı
etmemek gerekir; bölgede bazı teknik istihbarat bilgileri bölge ülkeleri arasında
yapılmaktadır. Bunların içerisinde zaman zaman insani istihbarat da olmaktadır, 
ama bunlar istihbaratın geneliyle alakalı konudur. Yapılmakta olan budur, fakat 
bu operasyon tamamıyla bizim kendi istihbarat teşkilatımızın maharetini, hünerini
ortaya koyduğu ve bölgede Türkiye’nin dikkate alınmasını gerektiren bir hareket 
olmuştur. Türkiyesiz karar vermek bölgede şu anda gelinen neticenin de bana göre
en önemli sebeplerinden birisidir” diye konuştu.

Türkiye’nin şu ana kadar 1 milyon 300 bin insanı barındırdığına, gönlünü açtığına
ve her türlü desteği verdiğine işaret eden Erdoğan, “Bununla da bölgedeki dünyaya
verdiği örnekle… Irk, mezhep, din, dil hiçbir ayrım gözetmeksizin ortaya bir tavır
koyuyor. Bu tüm insanlığa da bir örnektir. Hem insanidir hem vicdanidir. Bu tür 
adımları atmış olan bir Türkiye temenni ederim dünya tarafından da üzerinde iyi 
konuşulur, iyi değerlendirilir. Yani ‘aydınım’ diyenler de herhalde bu konu üzerinde
ciddi çalışmalar yapacaktır” dedi.

**“Obama ile görüşme fırsatı bulacağımızı zannetmiyorum”**

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Suriye sınırında tampon bölge oluşturulmasına
ve bu konuyu BM Genel Kurulu’nda gündeme getirip getirmeyeceği ve konuyu ABD Başkanı
Barack Obama ile görüşüp görüşmeyeceğine ilişkin soruya da şöyle yanıt verdi:

“Bizim Silahlı Kuvvetlerimizin diğer silahlı kuvvetlerle başta Amerika olmak üzere
bölgede bir çalışması var. Bu çalışmalar detaylarıyla konuşulacak çalışmalar değil,
ama tampon bölge konusu önemli. Bu da Suriye tarafında bizim sınırımıza yönelik 
bir tampon bölge oluşturulması benim NATO Zirvesi’nde zaten işlediğim bir konuydu,
orada gündeme getirmiştim. Daha sonra ikili görüşmemizde de Sayın Obama’ya bu konuyu
ifade etmiştim, detaylarını kendisiyle ayrıca konuşmuştuk. Diğer koalisyon içerisinde
yer alan ülkelerin bir kısmıyla orada bu konuyu görüştük. Bildiğiniz gibi son bir
hafta içerisinde, geçen hafta gerek Savunma Bakanı gerek Dışişleri Bakanı ülkemizi
ziyaret ettiler. Onlarla da yaptığımız görüşmelerde bunları konuşma fırsatımız oldu,
görüştük ve bu konuda müşterek ne gibi adımlar atabiliriz, buradaki sınırlarımız
ne olabilir, hangi çerçevede bu adımları atabiliriz bunları kendileriyle konuştuk.

BM’de şu anda Sayın Obama ile bizim geniş, detay bir görüşme fırsatı bulacağımızı
zannetmiyorum. Çünkü BM Genel Kurulu formatında zaten bu yok ve Sayın Başkan’ın 
da birebir görüşmeleri çok çok geniş anlamda yapması mümkün olmuyor. Zaten daha 
yeni NATO Zirvesi’nde 1,5 saat oturduk, gerek iki ülke arasına gerek bölgesel konuları
konuştuk. Ancak Başkan Yardımcısı’nın böyle bir görüşme talebi söz konusu. Bu talep
üzerinde Başkan Yardımcısıyla bu geniş görüşmeyi belki yapma imkanımız olacak. O
da aynı zamanda Irak dosyasını elinde bulunduran Biden olacak ve orada belki bir
görüşmemiz teferruatlı şekilde olabilir.”

**Vatandaşımızı hiçbir şeyle değiştirmemiz mümkün değil**

Erdoğan,”Takas oldu veya olmadı. Neticede bizim 49 vatandaşımız, görevlimiz Türkiye’ye
geldi. 49 vatandaşımızı hiçbir şeyle değiştirmemiz mümkün değil. Bunun üzerinde 
durmamız lazım. Velev ki takas dahi olmuş olsa, ben cumhurbaşkanı olarak şuna bakarım;
benim 49 vatandaşımın karşılığı hiçbir şeyle değişilmez. Onlar artık ülkeme geldi”
dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM 69. Genel Kurulu genel görüşmeleri için ABD’nin New York
kentine gitti. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekileri taşıyan özel uçak “TUR”,
saat 14.15’te Esenboğa Havalimanı’ndan hareket etti. 

Erdoğan’ı, Havalimanı’ndan, TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, Ankara Valisi Mehmet 
Kılıçlar, Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, İl Emniyet Müdürü Kadri Kartal
ve öteki ilgililer uğurladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile eşi Emine Erdoğan, AB Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır,
Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci de ABD’ye
gitti. 
