# Erdoğan, Obama’nın notunu verdi

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/erdogan-obamanin-notunu-verdi-12348h/
- Yayımlanma: 2016-06-12T17:35:53+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

Barack Obama dönemindeki Türkiye-ABD ilişkilerini değerlendiren Erdoğan, görev süresinin
sonuna gelen Obama’nın beklentileri gerçekleştiremediğini savundu. Polis cenazesinde
CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik kurşunlu tehdite ilişkin ”Yapılanı tasvip
etmek mümkün değil” açıklamasını yapan Erdoğan ‘ama’ diyerek ekledi: ”Siyasetçi 
de nerede ne konuşacağını iyi bilmeli. Tahrikler tepkiye yol açabilir. Etki-tepki
meselesi var.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Muhammed Ali’nin cenaze töreni için gittiği 
ABD dönüşünde uçakta aralarındaHürriyet’ten Mehmet Arslan‘ın da bulunduğu gazetecilerin
sorularını yanıtladı:

**“Etki-tepki meselesi”**

(Kılıçdaroğlu’na ‘kurşunlu’ tehdit) Bazı eylemlerin olması bana göre bir başlangıç
değil, bir sonuçtur, bir neticedir. Fatih’teki olay, bana gelen bilgilere göre, 
şehitlerimizin oradaki yakınlarının tavrı. Tabii ki gönlümüz böyle bir şeyi her 
halükarda arzu etmez, istemez. Keşke öyle bir şey olmamış olsaydı. Keşke yani orada
böyle bir boş kovanın konması yaşanmasaydı. Yapılanı tasvip etmek mümkün değil. 
Fakat tabii ki siyasetçi de, nerede ne konuşacağını gayet iyi bilmeli. Tahrikler
tepkiye yol açabilir. Etki-tepki meselesi var. Yani siz, hele hele böyle şehitlerimizin
arka arkaya geldiği bir dönemde, toplumun hassasiyetlerini göz ardı ederseniz, bu
toplum size tepki verir.

**Cezaevine ziyaret**

“Televizyondaki açıklamaları ben de dinledim. ‘Biz PKK’lı mahkumları da ziyaret 
ederiz, DHKP-C’li mahkumları da ziyaret ederiz’den kastedilenin, cezaevleri ile 
ilgili insan hakları komisyonu üyelerinin ziyareti olduğu iyi belirtilse, ifade 
yumuşatılmış olurdu. Ama parti olarak ziyaret ederiz ifadesini kullandığınız zaman
olay tamamen provoke edildi. İfade provoke edildi.”

**“AKP kendi çalışmasını Meclis’e taşıyacak”**

(Yeni anayasa) Bu Sayın Başbakan’la yaptığım görüşmelerdeki durumu kısaca aktarmam
gerekirse hükümet, anayasa konusundaki çalışmaları yoğunlaştırıp, muhalefet partileriyle
birlikte bir netice almanın yolunu deneyecek. Netice alabilirlerse ne ala. Alamayacak
olurlarsa, AK Parti kendi çalışmasını parlamentoya taşıma gayreti içinde olacak.

**“Kayyumdan ciddi sonuçlar alınıyor”**

(Paralel yapıyla mücadele Devlet Denetleme Kurulu’nu görevlendirilmesi) Şu anda 
DDK bu konuda benim adıma tam yetki ile gerekli çalışmaları yürütüyor. Aynı şekilde
Başbakanlık’ta da bir ekip var. Onlar da yoğun şekilde çalışıyor. MİT’in de çok 
yoğun çalışması var. MİT’in yaptığı çalışmalarla, ilişkiler ağı da çözülüyor. Kayyum
atamalarından ciddi neticeler alınıyor. MGK’da bunların bir terör örgütü olduğuna
ilişkin bir tavsiye kararı alındı. Bunu hükümetimize bildirdik. Hükümetimiz de bunu
aynı şekilde bu kararı çıkararak bunu strateji belgesi olarak yayınlayacak. Strateji
belgesi olarak yayınlandıktan sonra da yargının eli güçlenecek, mücadelenin yasal
zemini daha da güçlenmiş olacak.

**“Obama beklentilerimizi gerçekleştiremedi”**

(Barack Obama dönemindeki Türkiye-ABD ilişkileri) Sayın Obama görevi devraldığında
Türkiye’nin de ilk ziyaret ettiği ülkelerden biri olması bizleri çok umutlandırmıştı.
Hatta salt bir stratejik ortaklık değil, biz bir model ortaklık oluşturalım demiştik.
Ne yazık ki beklentilerimiz tam olarak gerçekleşmedi. Mesela ekonomik alanda beklentilerimiz
gerçekleşmedi. Ekonomik alanda hatta geriledik, ileri gidemedik. Dış politikada 
da beklentiler tam gerçekleşmedi. Örneğin Obama, Ortadoğu’da devraldığı Irak meselesini
çözeceğini, oradan tamamen çıkacağını söylemişti. Çıkmaya çıktı ama Afganistan’a
geçti. Hakeza söz vermiş olmasına rağmen Guantanamo meselesini çözemedi. Afganistan’da
NATO ülkeleri peyderpey çekilmeye başladığı sırada biz, ‘Sizlere söz verdik, o nedenle
sizinle birlikte kalacağız’ dedik. Kaldık da. NATO ülkesi olarak verdiğimiz sözü
tuttuk. Ama Suriye ve Irak olayında ne yazık ki hep birlikte çok güçlü bir varlık
ortaya koyamadık.

**“Yeter ki PYD-YPG ile iş yapmayın dedik”**

“Kendilerine, ‘DAİŞ (IŞİD) terör örgütüne karşı ortak mücadelede biz varız, ne gerekiyorsa
biz yaparız. Yeter ki PYD’yle, YPG’yle iş yapmayın’ dedik. ‘İşte onlar DAİŞ’e karşı
savaşıyor’ falan diyorlar. PYD/YPG’nin DAİŞ’e karşı savaşmasının sebebi orada yarın
yeni bir yapılanmanın olmasını sağlamaktır. Onlara yaptıkları silah yardımlarının
yarısını DAİŞ’e kaptırıyorlar. Bir bakıyorsunuz Amerikan askerlerinin kollarında
YPG amblemleri. Tutmuşlar onlarla gayet samimi fotoğraflar veriyorlar. Tüm bunlar
benim ülkemde tabiatıyla ABD’ye karşı ciddi bir infiale neden oluyor. Bütün ikazlarımıza,
uyarılarımıza rağmen de bahsettiğim durum hala devam ediyor. Bu durumlar bizleri
tabii ki üzüyor.

**“Obama’dan kararlı duruş beklerdim”**

“Bunu sadece Sayın Obama’ya fatura etmek doğru olmaz. Fakat ben Obama’dan tabii 
ki çok daha kararlı bir duruş bekledim, bekliyorum. Şu anda onu engelleyen ABD’de
seçimlerin yaklaşmış olması mıdır bilemiyorum. Ama devlet politikalarında devamlılık
esas olmalıdır. Bu ilke açısından bakıldığında seçimlerin yaklaşması bir engel olmamalıdır.
Kaldı ki ABD’de bir başkan iki dönem görevde kalabiliyor. Obama da ikinci döneminin
sonunda artık. Dolayısıyla atılması gereken adımları, kararlı bir şekilde atabilir
aslında. Sizin NATO’da ortağınız Türkiye şu anda Suriye’de sınır tehdidi ile karşı
karşıya. O tehdidin içinde rol alanlar sizden güç alırlarsa, Türkiye olarak bu durum
bizleri tabii ki ciddi manada üzer.”

**“Rusya ile ilişkilerin toparlanacağını ümit ediyorum”**

” Benim üzüldüğüm konulardan biri de Rusya’nın Suriye’deki görüntüsüdür. Sayın Putin
ile aramızdaki hukuk, ikili ilişkileri çok ileri bir noktaya taşıdı. Türkiye-Rusya
ilişkileri iktidarımızda en güçlü dönemini yaşadı.

Ama bu denli güçlenmiş olan ikili ilişkiler, malum olaydan sonra neredeyse kopma
noktasına geldi. Koptu demek istemiyorum, çünkü ben ikili ilişkilerin halen toparlanacağı
ümidini taşıyorum. Çünkü ben ve Putin, ikili ilişkileri gerçekten çok ileri bir 
noktaya taşımıştık. Rusya ile olan ticaret hacmimiz Amerika ile olan ticaret hacmimizden
daha fazlaydı.

Hedefimiz 100 milyar dolara ulaşmaktı. Biz ABD ile dahi böyle bir hedef koyamadık.
Böylesine güçlü olan ilişkilerin bugünkü duruma gelmesi üzücü. Temenni ederim ki
ilişkilerimiz kısa zamanda toparlanır, yine o eski günlerimize çok daha güçlü bir
şekilde döneriz.” (Hürriyet)
