# Erdoğan: OHAL dolarsa yine uzatılır

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/erdogan-ohal-dolarsa-yine-uzatilir-21926h/
- Yayımlanma: 2017-04-13T22:33:48+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, ‘partili cumhurbaşkanlığı’ sistemini getiren ve ‘tek
adam’ yaratacağı gerekçesiyle eleştirien anayasa değişikliği referandumuna 3 gün
kala “Evet’in çok çok iyi bir konumda olduğunu söyleyebilirim”  değerlendirmesinde
bulundu.

“Evet’in çok çok iyi bir konumda olduğunu söyleyebilirim” ifadelerini kullanan Erdoğan,
çok fazla sayıda kararsız kalmadığını ve bu kesimin büyük oranda ‘Evet’e eğilimli
olduğunu iddia etti.

Erdoğan, olağanüstü hâlin (OHAL) uzatılması konusunda herhangi bir mani olmadığını
söyledi ve “OHAL dolarsa yine uzatılır” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, Tvnet, Beyaz Tv ve TGRT Haber ortak yayınında konuştu. Erdoğan’ın açıklamalarından
öne çıkanlar:

Meydanların diline önem veririm. Dün Erzurum’da aynı şekilde adeta meydanlar patlarcasına,
yollar, balkonlarda her yerde bizimle kucaklaşmak isteyen halkımız vardı. Şanlıurfa’da
bu defa çok daha farklı bir meydanda miting yaptık. Milletimizin bir karar, işi 
hazmetme noktasına geldiğini görüyorum. Bazı sorularıma aldığım cevaplarla artık
milletimiz işi benimsemiş.

‘Evet’te çok ciddi bir tırmanma var

Kamuoyu araştırmalarına da bakınca artık ‘evet’te çok çok ciddi bir tırmanma söz
konusu. ‘Hayır’la ilgili bir inişin burada olduğunu görüyoruz. Evet’e olan ilgi 
alaka gayet iyi bir noktada. Bildiğim inandığım şey, şu anda gördüğüm ve bizimde
bu konuda müşterek hareket ettiğimiz bazı araştırmacı şirketler evetin çok çok iyi
bir konumda olduğudur. Ben çok kararsız kaldığına inanmıyorum. Kararsızlar şöyle
olabilir siyasi partili olup da umduğunu bulamayanlar olabilir. Kararsızlar ‘Evet’e
eğilimli.

Kılıçdaroğlu’nun 15 Temmuz gecesi havalimanından ayrılması

VIP’nin önünde Yeşilköy’de tanklar bekliyor. 03.30’da Yeşilköy’e indim. Yanındaki
korumaları, darbe yapanlarla görüşmeler yapıyor. Daha sonra Bakırköy’e gidiyor. 
Otellerde yer yokmuş. 12 dakika görüşme yapmış. Bu görüşmeyi kimle yaptın? Bir açıklama
yapması lazım. Kimle, neyi görüştün? Bunları toplum bilsin. Herhangi bir açıklama
yok. Bu zat ışıldaklı arabaya binerek Bakırköy Belediye Başkanı’nın evine gidiyor.
Biz milletimizle birlikte olduk. Üzerimizden uçaklar, helikopterler geçti. Dürüst
ol, yalan konuşma. Bu milli bir mesele. Buna rağmen ben 7 Ağustos’taki Yenikapı 
buluşmasına kendisini davet ettim. Davetime icabet etmedi. Olumsuz cevap verdi. 
Sonra çok baskı yedi, bu baskılar neticesinde geleceğine dair haber geldi. Yenikapı
ruhu, Sayın Yıldırım ve Sayın Bahçeli ile devam ediyor.

Millet pazar günü noktayı koyacak

Yeni anayasa meydanlarda verilen sözdü. Burada AK Parti ve MHP grupları ittifak 
tesis ettiler ve 339’la bu referandum olayı parlamentodan geçti. Gördüğüm kadarıyla
millet gereken cevabı veriyor, pazar günü de bunun noktasını koyacak.

Kılıçdaroğlu kendi partisinin geçmişini bilmiyor

Bir defa bu zat önce kendi partisinin geçmişini bimiyor, bunu öğrenmesi lazım. Şu
anda bu sistemle tek adamlık diye birşey gelmiyor. Bu sistemle dünyada da uygulamaları
olan, aslında parlamentonun işlevini artıran, bunun yanında ortak aklın oluştuğu
parlamento devreye giriyor. Gazi Mustafa Kemal hem CHP’nin genel başkanıydı hem 
de Cumhurbaşkanıydı, ardından İnönü geldi, hem partinin genel başkanıydı hem de 
Cumhurbaşkanıydı. Ben ilk defa halkın seçtiği bir Cumhurbaşkanı oldum. Yeni dönemde
parti genel başkanlığından istifa etmene gerek yok. Dünyada da bunun örnekleri var.
Ama bunları kabul etmek işlerine gelmiyor. Çünkü kılavuz meselesi. Dersini iyi çalışmıyor.
Tek adamlık anlayışını anlatırken yanlış anlatıyor bu zat.

“Fesih yetkisi yok”

Cumhurbaşkanı’nın fesih yetkisi yok, yeniden bir seçime götürme yetkisi var. Böyle
bir adım atılırsa ortaya iki sandık gelecek, hem milletvekili hem cumhurbaşkanlığı.
Bir Cumhurbaşkanı, Cumhurbaşkanı iken niye seçime gitme yolunu denesin ki? 5 yıl
bir hedef. Bunun ekonomiye faydası var, özellikle küresel sermayenin ülkenize girmesine…

Cumhurbaşkanı’nın yargılanması konusu

Şu anda Cumhurbaşkanı sadece ihanet-i vataniyyeden Yüce Divan’a gider. Fakat yeni
dönemde, 2019 Kasım’ından sonra, tüm kişisel suçlarından ötürü parlamentodaki belli
çoğunluklar sağlandığında Yüce Divan’a cumhurbaşkanı gider. Bu, parlamentonun ne
denli güçlü bir denetim gücüne sahip olduğudur.

“Kişileri değil sistemi konuşuyoruz”

Biz faniyiz. Aslolan sistemdir. Biz kişileri konuşmuyoruz, sistemi konuşuyoruz. 
Eğer faniler üzerine bir ülkeyi bina etmeye kalkarsınız, batarsınız. Kalıcılığı 
olan bir sistem oluşturalım. Kim gelirse gelsin o sisteme uyacak. Ama şu anda tabiki
bizler insan olarak böyle bir durumu değerlendirirken şuna bakmamız lazım; tamam
da bu tabudur, tabuları yıkmamız lazım. Tayyip Erdoğan bir tabu değil, kuldur. Bunlar
zannediyor ki bu koltuklara oturanlar buralardan hiç kalkmayacak.

“Ne Tayyip Erdoğan’lar çıkar”

Samimi değiller, millete güvenmiyorlar, millete karşı saygısızlar. Eğer millete 
güvenirlerse, millet kimi getirirse oraya, buradan ne Tayyip Erdoğan’lar çıkar. 
Biz bugün varız, yarın yokuz. Mesele bu ülkeyi yönetecek aktörleri yetiştirmektir.

“Seçilme yaşının 18’e düşürülmesi”

18 yaş olayı bunları ürkütüyor. Genç, dinamik bir parlamento… Bunlar olacak ve bu
gençlere hakarettir, gençler asla böyle bir rüşvete ihtiyaçları yok. Seçme hakkını
verirken seçilme hakkını neden vermiyorsun. 30’du, 25’e indirdik. Zor olan seçmektir,
seçilmek değil. En zor olan iyiyle kötüyü ayırmaktır. Şimdi nasip oldu, seçme seçilme
yaşı 18 olacak. Gençliğimiz inşallah parlamentomuza ayrı bir dinamizm katacak. Ecdadımız
Fatih’in 21 yaşındaki fethini unutamayız. Böyle bir nesil inşallah yetişecek.

“Yargıda yapılacak atama sayıları”

2010 öncesinde HSYK’nın üye sayısı 7 asıl 5 yedekti. Cumhurbaşkanı 5 asıl, 5 yedek
atardı. 2010 sonrasında 21 asıl, 7 yedek oldu üye sayısı. 4 tanesini Cumhurbaşkanı
atıyordu, yargı 14 asıl, 7 yedek… 2017 sonrasında üye sayısı 21’den 13’e düşüyor.
TBMM bugüne kadar hiç atamazken şimdi 7 tane üye atıyor. Cumhurbaşkanı yine 4 üye
atıyor. Kuvvetler ayrılığı prensibiyle ilgili de herhangi bir müdahale söz konusu
değil. AYM’nin 2010 sonrası 17’ye çıktı üye sayısı fakat şimdi 15’e düşüyor. 2 askeri
üye emeklilik süresi dolunca onlar ayrılacaklar. TBMM burada 3 üye seçiyordu gene
3 üye seçecek. Cumhurbaşkanı ise 14 atıyordu şimdi ise 12 atayacak. Nasıl oluyor
da kuvvetler ayrılığı birbirine giriyor? Başka ülkelerde nüfusa oranladığınızda 
olay çok çok farklı, biz de ise çok çok farklı bir tablo var.

“Kararnameyle muhtarlıklar kaldırılamaz”

Şu anda Cumhurbaşkanı hakkında anayasa maddesi olan bir konuda herhangi bir kararname
çıkaramaz. Yasal düzenleme olan bir konuda da yine çıkaramaz. Bunların dışında boşluk
var. Bazı alanlarda sıkıntılar olabilir. Orada Cumhurbaşkanı bir kararnameyle atamalar
gibi düzenlemeler yapabilir. Siz muhtarlıkları kaldıramazsınız, kararnameyle böyle
bir yetkiniz yok. O makamlar yasalarla oluşturulmuş. Cumhurbaşkanı muhtarlık kapatamaz,
adam lokantaya kadar indi. Göreve geldiğimizde 36 bakanlığı 25’e indirdik. Bugüne
kadar üniter yapı üzerinde olumsuz bir açıklamamız olmadı. Şu anda değişiklik yapılan
konu yeni bir yönetim sisteminin gelmesidir.

“Rejim meselesi 1923’te bitmiştir”

Bu konuyla ilgili (üniter yapı) danışmanımın bir açıklaması olmuş, almışlar onu 
çarpıtmışlar, ki danışmanım sonra değişik şekilde onu düzeltmeye yönelik açıklamalar
yaptı. Ben ne diyorum, sen ona bak. Böyle bir şey yok, benden duydunuz mu? Yok. 
1923’te rejim meselesi bu ülkenin bitmiştir. Ondan sonraki süreç yönetim sistemleri
meselesidir, şu anda da değişiklik yapılan konu, bir yeni yönetim sisteminin gelmesidir.

“Cumhurbaşkanı’na yardımcısı vekalet edecek”

Cumhurbaşkanı’nın herhangi bir yere gitmesi veya belli bir süre oradan ayrı kalmasında
tabiki yanındaki yardımcılarından bir tanesini görevlendirecektir, o vekalet edecektir.
Bunun da suistimalini yapıyorlar. Diyorlar ki Meclis Başkanı yapsın.

“Güneydoğu çekim alanı olacak”

Terör örgütleri çukurlar, hendekler açmak suretiyle, bütün o evlerin içlerine girmek
suretiyle benim Güneydoğu’daki Kürt kardeşlerime hayatı zindan ettiler. Hükümet 
ciddi anlamda burada bir çalışmanın içerisinde. TOKİ müşterek bir çalışmayı yürütüyor.
Kısa bir zaman içerisinde Güneydoğu çok daha çekici olacak, güzel bir çekim alanı
haline gelecek. Güneydoğu turizmde çekim alanı olacak.

Sandık güvenliği

Şu anda İçişleri Bakanlığımız çok ciddi tedbirler oluşturuyor. Bu tedbirlerle beraber
sandık emniyetini almış olacaklar.
 

‘Hayır’ diyenlere dikkati çekti

Elebaşlarından çok ölenler oldu. Kandil, İmralı, FETÖ ‘hayır’ diyor. ‘Hayır’ diyenleri
anlayışla karşılarız ama benim vatandaşlarım da ‘kim bize ‘hayır’ dedirtmek istiyor’,
herhalde bu soruyu soracaktır. Bu milletin birliğe, beraberliğe, kardeşliğe ihtiyacı
var.

‘Evet’ çıkarsa ekonomide çok ciddi bir sıçrama olacak

Pazar günü bu ülkede hakikaten sandıklardan ‘evet’ çıkarsa ekonomide çok ciddi bir
sıçrama olacaktır. Niye? Türkiye’nin artık bileklerindeki prangalar koparıp atılacaktır.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Putin ile görüşmesinin detaylarını anlattı

Suriye’deki son gelişmelerden sonra burada Türkiye-Rusya-ABD ne gibi birlikte çalışmalar
yapabiliriz, bunları görüştük. İdlib’deki kimyasal silahla saldırının üzerinde durduk.
Müşterek çalışmalarımızı bundan sonraki süreçte de devam ettirebileceğimizi, aynı
zamanda kimyasal silahlarla mücadele noktasında Türkiye’de bir ekip var, çalışma
yürütüyor. Ekip burada ve başkanlığını bir Türk’ün yaptığı soruşturma grubuyla her
türlü desteği vermeye hazırız. Geri duramayız, elimizde bazı ciddi belgeler var,
bunları da paylaşmaya hazırız dedik. Bu konuyla ilgili Genelkurmay Başkanlarımız
görüşmelerini sürdürüyorlar. İkili ilişkilerimizde charter seferlerimizle ilgili
dedikodular bizi rahatsız etti.
 

Hem kimyasal hem de konvansiyonel silahlara karşı mücadele edilmeli

Sadece kimyasal silahlarla mücadeleden yana değilim, ona karşı olacağız ama onunla
ilgili yasak maddesi var diye ona karşı olalım. Kimyasal silahla Suriye’de kaç kişi
öldü, konvansiyonel silahlarla kaç kişi öldü? İkisinin de üzerine gideceğiz. Kimyasal
silaha karşı mücadele edelim, konvansiyonel serbest. Böyle saçmalık olmaz.

Rakka operasyonu

Asıl önemli olan DEAŞ’ın merkezi durumunda olan yer Rakka. Rakka’daki mücadelede
kararlılığımız şudur: Gelin, birleşelim, DEAŞ’a karşı mücadeleyi verelim. Ey Amerika,
Sen YPG/PYD ile bu işi yapacağım dersen orada biz yokuz. DEAŞ ne kadar terörist 
örgütle YPG/PYD de o kadar terörist örgüttür. Hepsi kötüdür.

Batı basını Türkçe’yi öğreniyor

Pazar günü halkımın vereceği cevap sadece ulusal değildir, aynı zamanda uluslararasıdır.
Batı basını dilimizi öğreniyor, bu da tarihe bir kayıttır.

‘Evet’ çok yüksek oranda çıkarsa AB ile masaya oturacağız

‘Evet’ çok yüksek bir oranda çıktığında Avrupa Birliği ile de masaya oturacağız.
Artık beklemeye tahammülü olmayan ülkeyiz. Bunlar benim ihtimal dışı gördüğüm şeyler.
Hep yalan söylüyor bunlar. 3 milyon muhaciri, mülteciyi bakıyoruz. Suriyeli mülteciler
için Türkiye’nin şu anda harcadığı para 25 milyar dolar. Pazar günü milletim ‘evet’
oyunun Batı’ya da cevap olduğunu bilmeli.

Merkel ile diyaloğu: Bizim mahkemelerimiz daha adil

Almanya ne tür bir muamele yaparsa aynısını bizden görecektir. Ben bu makamda olduğum
müddetçe asla vermeyeceğiz. Merkel’e ‘bizim mahkemelerimiz sizin mahkemelerden daha
adil’ dedim.

Bharara’nın görevden alınması olumlu

Bharara denilen o savcının malum görevden alınmış olması olumlu adımlardan bir tanesi.

“FETÖ’nün medya yapılanması” davası

Adalet Bakanlığımızın böyle bir durum karşısındaki takındığı tavır, HSYK’nın takındığı
tavır çok çok olumlu olmuştur. Sen kalkacaksın, bu ülkenin Cumhurbaşkanı’nı çıkardığın
dergide ipe götüreceksin, ölüm diyeceksin. Bu adamlar çıkıp meydanlarda dolaşacak.
Böyle bir karar nasıl veriliyor? Sana adalet nasıl teslim edilir? HSYK burada önemli
bir adım attı ve Adalet Bakanlığı bu süreci yakın takip etti. Temenni ederim ki 
buna benzer yanlış adımlar atılmaz. Bunlar halkın adaleti olan güveni de zedeliyor.
Halk bir defa adalet mekanizmasına güvenmesi lazım. Bu FETO bizi yaktı, yıktı. Buralarda
ne canlar yandı ama bundan sonra yanmayacak.

OHAL’in uzatılması

OHAL dolarsa yine uzatılır. O noktada mani bir hal yok. Fransa uzatıyor da kimse
kıyamet koparıyor mu? Yok. Bizim buna ihtiyacımız olduğuna göre, uzatma yetkisi 
kimde yasal olarak, bu noktada Milli Güvenlik Kurulu teklif eder, Bakanlar Kurulu
bununla ilgili kararını alır, yola devam ederiz.

Çözüm süreci: ETA örneğiniz olsun

Terör örgütü mensuplarıyla görüşme dönemi artık kapandı. Elde silah konuşalım, yok
öyle şey. ETA örneğiniz olsun. Terör örgütleri silahları gömerse atılması gereken
adımlar o zaman atılır.

Balkon konuşması

Balkon konuşması birinci derecede Sayın Başbakan’ın hakkı. Daha sonra değerlendirmeye
göre ne yapmamız gerekirse yaparız. Yok, yine bir yapalım dersek Külliye’nin önünde
vatandaşlarımızla bir araya geliriz.
