# Erdoğan: Ya neyi bekliyorsun sen (MB)

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/erdogan-ya-neyi-bekliyorsun-sen-mb-4867h/
- Yayımlanma: 2015-01-16T13:56:00+02:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Genç İş Adamları Konfederasyon’una seslendiği
konuşmasında Merkez Bankası’nın faiz politikasını eleştirdi. Erdoğan şöyle konuştu;

“Yüksek faize kimse ses çıkarmıyor, Merkez Bankası da hala olduğu yerde duruyor.
Düşürmüyor… Ya neyi bekliyorsun sen? Buyurun petrol fiyatları 45 dolara geldi. Şimdi
Merkez Bankası bağımsız derler. Ben de bağımsızım, gerekirse çağırıp bunları konuşacağız,
bu iş böyle yürümez.”

**‘Kendileriyle konuşacağım’**

“Kendileriyle de konuşacağım. Bu iş böyle yürümez. Burada bir şey var. Bizim yatırıma
ihtiyacımız var, istihdama, üretime ihtiyacımız var. Şimdi istihdamda bir sıkıntı
görünüyor. Yani bir çok batı ülkesiyle mukayese edilmeyecek şekilde iyiyiz de, inelim
yüzde 5’e kadar ya, düşelim buralara. Biz geldiğimizde hizmet sektörü felaketti.
Ama şimdi yeni alanlar açıldı. Oteller bizim sadece yaz mevsiminde çalışırdı. Ama
şimdi dört mevsim otellerimiz çalışır hale geldi. Bu bizim için çok önemli bir atak.”

Bakıyorsunuz ihracatımız rekorlara doymuyor. Bir önceki yıla göre yüzde 4 artışla
158 milyar dolara ulaşarak cumhuriyet tarihimizin en yüksek seviyesine çıktı.

**‘Saray külliye olacak’**

Güçlü bir Türkiye istemiyorlar. Sadece cumhurbaşkanlığı saray. Şu anda saray, kısa
süre sonra cumhurbaşkanlığı külliyesi olacak. Hemen yanımızda kongre merkezinin 
arka tarafında bölgede şöyle bir Cuma camii yok, orada cami inşa ediyoruz. Kongre
merkezinin bana göre sağ tarafında çok amaçlı 2 bin kişinin katılacağı aynı anda
yapabileceğimiz yemekli toplantıyı kast ediyorum.

Şu anda Türkiye’de bizim en büyük kütüphanemiz 2 milyon cilt kütüphaneye sahip olan
bir kütüphane. Dünya çok farklı bir yerde. Orada asgari 4 milyon cilt kitap alabilecek
şekilde hem dijital ortamda hemde yaprak kitapla orada bir cumhurbaşkanlığı kütüphanesi
kuralım. Orada ayrı bir hedefimiz olacak, 24 saat öğrenciye halka açık bir kütüphane
haline getirmek. Bunun hazırlıklarını yapıyoruz, projeler hazırlanıyor. İki yılda
bunları bitireceğiz. Saray kavramından rahatsız olanlar temenni ederim ki külliyeden
rahatsız olmazlar.

**‘Meclis ve Anıtkabir ülke bütçesini sarstı’**

Böyle anlattıkları gibi falan de değil yani. Dün baktım bir tanesi ana muhalefetten
diyor ki, 5-6 milyar dolara mal oldu diyor. Yahu parayı harcayan biziz. Nereden 
çıkarıyorlar böyle rakamlar anlamak mümkün değil. herhalde İngiltere’deki sarayın
restorasyonu yapılacak, 5 milyar dolara mal olacakmış. Belki oraya takıntı yapmış
olabilir. Ama bunu bilmesi lazım. Her şeyi bunların kayıttadır. Biz burayı proje
hariç 18 ayda bitirdik. Anıtkabir için hazırlıklara 1941’de başladı, yapı ancak 
1953’te tamamlanabildi. Cumhurbaşkanlığı sarayı ise projeyle birlikte iki yılı bile
bulmadı. Meclis ve Anıtkabir projeleri inşa edildikleri dönemde ülkemizin bütçesini
sarsmıştır. Oysa bugün türkiye bunun gibi onlarca yüzlerce projeyi aynı anda bitip
inşa edip halkın hizmetine ulaşacak seviyededir.”

**Çözüm süreci**

Türkiye’ye yönelik olumsuzluk beklentilerin yoğunlaştığı bir alanda sosyal barıştır.
Doğu ve Güneydoğu’da yaşanan hadiselerdir. Biz tarihi bir adım atarak çözüm süreci
başlattık. Tüm saldırılara sıkıntılara rağmen, çözüm sürecinin kararlılıkla yürüdüğünü
belli bir noktaya geldiğini görüyoruz. Yakın bir zamanda çok daha somut umut verici
gelişmeler bekliyoruz. Sizlerden çözüm sürecine daha fazla destek olmanızı bekliyorum.
Türkiye’nin bu meseleyi tamamen geride bıraktığında müthiş bir sıçrama yapacağına
inanıyorum. 77 milyon aynı hedeflere aynı inançla aynı azimle yöneldiğimizde önümüzde
hiçbir güç duramaz.

Burada bir gerçek var. Teşvik politikalarımız, 6’ncı 5’nci bölge. Buralarda arazi,
vergi olsun, bütün alanlarda hele hele üretim stratejikse birinci bölgede dahi ciddi
teşvikler var. Bu konulara girmenizde büyük fayda var. Genç girişimcilerimizin bu
alanlarda adım atması hem kendileri hem kendileri açısından büyük önem arz ediyor.
Tüm Batı demokrasi insan hakları ve farklılıklara saygı konusunda önemli bir imtihanın
eşiğinde bulunuyor.

**Charlie Hebdo saldırısı**

Fransa’da bir mizah dergisine yapılan saldırının arkasına sığınarak, İslam’ın kendisine,
sevgili peygamberimize yönlendirilen nefret dalgasını endişeyle takip ediyoruz. 
Bizim girişimlerimize rağmen, medeniyetler çatışması tezi ete kemiğe büründürülmeye
çalışılıyor.

Tüm insanlığa halkıma sesleniyorum. Bütün bu olaylar karşısında, kalkıp da Türkiye
üzerinden bazı operasyonlara girişmek hayaldir, bunu bilmenizi istiyorum. Ben gerçek
tespiti yapıyorsam, bunu eleştirenler acaba Erdoğan niye yaptı diye sorması lazım.
O ülkenin gücü beni ilgilendirmez. İsrail yönetimi, halkı demiyorum. Gazze’de Filistin’de
2600 insanı çoluk çocuk demeden öldürüyorsa ben onu lanetlerim. 
