# Erdoğan yargı paketini onayladı

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/erdogan-yargi-paketini-onayladi-4561h/
- Yayımlanma: 2014-12-12T12:21:00+02:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kamuoyunda “yargı paketi” olarak bilinen 6572
sayılı kanunu onayladı. Böylece, şüphelilerin ev ve işyerlerine arama yapabilmek
için ‘somut delile dayalı kuvvetli şüphe’ yerine ‘makul şüphe’ yeterli sayılacak

CMK ve TCK’da değişiklikler yapılarak ‘Paralel yapıyla mücadele’ için yasal zemin
hazırlandığı savunulan yargı paketiyle, şüphelilerin ev ve işyerlerine arama yapabilmek
için ‘somut delile dayalı kuvvetli şüphe’ yerine ‘makul şüphe’ yeterli sayılacak.

**Avrupa örnekleriyle “yeni yargı paketi”**

TBMM Başkanlığı’na sunulan ‘yeni yargı paketi’ndeki ”makul şüphe” ve ”iletişimin
tespiti’ gibi düzenlemelerin benzeri uygulamalar Avrupa ülkelerinde de bulunuyor.

AK Parti Kırıkkale Milletvekili Ramazan Can ve Isparta Milletvekili Recep Özel tarafından
hazırlanan ve kamuoyunda “yeni yargı paketi” olarak bilinen “Hakimler ve Savcılar
Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelere Değişiklik Yapılması Hakkında
Yasa Teklifi” ile Türk Ceza Kanunu (TCK) ve Ceza Muhakemesi Kanunu’nda (CMK) önemli
değişiklikler öngörülüyor.

Buna göre, teklifle, CMK’nın “şüpheli veya sanıkla ilgili arama” maddesinde yapılan
değişiklikle, “yakalanabileceği veya suç delillerinin elde edilebileceği hususunda
somut delillere dayalı kuvvetli şüphe varsa; şüphelinin veya sanığın üstü, eşyası,
konutu, işyeri veya ona ait diğer yerler aranabilir” ifadesindeki “somut delillere
dayalı kuvvetli” ibaresi, “makul” olarak değiştiriliyor.

Almanya, İngiltere ve Fransa’da da aramalar için “makul şüphe” yeterli kabul ediliyor.
Fransa polisi, hakkında hapis cezası gerektirecek bir suç işlediği yönünde makul
şüphe ve şüpheler bulunan kişileri gözaltına alabiliyor. İngiltere’de şahsın suça
bulaşmış olma ihtimaliyle ilgili makul şüphe yeterli kabul ediliyor. Almanya’da 
üst aramalarında makul şüphe yeterliyken ev aramalarında hakim kararı gerekiyor.

**Avukatın dosya alma hakkı**

Teklifle avukatlar, önceden olduğu gibi soruşturma evresinde dosya içeriğini inceleyebilecek
ve istediği belgelerin bir örneğini harçsız alabilecek ancak avukatların dosya içeriğini
incelemesi veya belgelerden örnek alması, soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecekse,
cumhuriyet savcısının istemi üzerine hakim kararıyla bu yetkisi kısıtlanabilecek.

Almanya ve İngiltere’de avukatlar, soruşturma tamamlandıktan sonra, mahkeme aşamasında
dosyaları görebiliyor. Fransa’da ise avukatlar, müvekkilleri hakkındaki bütün dosyalara
tam ulaşım hakkına sahip. Kişiler hakkında açılmış idari, disiplin ve her türlü 
ceza soruşturmalarıyla ilgili dosyaları avukatları inceleyebiliyor.

**İletişimin tespiti**

Teklif, bir suç dolayısıyla yapılan soruşturma ve kovuşturmada iletişimin tespitine
ağır ceza mahkemeleri yerine sulh ceza hakimlikleri veya yargılamayı yapan mahkemelerce
karar verilmesini öngörüyor. Buna göre, şüpheli ve sanığın telekomünikasyon yoluyla
iletişiminin tespiti, soruşturma aşamasında hakim; kovuşturma aşamasında mahkeme
kararına istinaden yapılacak.

Dinleme işlemleri terör ve benzeri ağır suçlarda Almanya’da savcılık, İngiltere’de
hakim kararıyla yapılabiliyor. Almanya’da dinleme için ağır suç durumu olması gerekiyor.
Terör ve benzer suçlarda savcılık kararıyla dinleme yapılabiliyor veya suça ilişkin
somut kanıtlar bulunması gerekiyor. Fransa’da savcılar, kanuni telefon dinlemelerini
kamu güvenliğinin sağlanması ve suçlunun etkin takibi için yapabiliyor. İngiltere’de
ise kişiler, hakimden yetki alınarak organize suç ve terör suçlarına karşı istihbarat
faaliyeti kapsamında dinlenebiliyor.

**Gizli soruşturmacı görevlendirilmesi**

Teklifle, devletin güvenliğine, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlarda;“
dinleme ve kayda alma”, “gizli soruşturmacı görevlendirme”, “teknik araçla izleme”
mümkün olabilecek.

Almanya’da sadece başka bir şekilde suçun aydınlatılması mümkün olmadığında veya
suçun aydınlatılmasının güçleşeceği durumda gizli soruşturmacı görevlendiriliyor.
Gizli soruşturmacılar, yeterli kanıtların bulunması durumunda uyuşturucu ve silah
ticareti, devlet güvenliğini tehdit eden ve bir grup veya çete tarafından organize
edilen suçların aydınlatılmasında görev alabiliyor. Ayrıca belirli olaylarda suçun
yeniden işlenme tehlikesinin bulunması durumunda görevlendiriliyor.

İngiltere’de ülke güvenliğine tehdit oluşturan davalarda gizli soruşturmacı görevlendirilirken,
Fransa’da gizli soruşturmalar için sorgu yargıçlarına görev veriliyor.

**El koyma kararları**

Teklif, taşınmazlara, hak ve alacaklara el koymanın kapsamını genişletiyor. TCK’da“
Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar” başlığında sayılan “silahlı
örgüt” veya “örgüte silah sağlama” suçundan elkoyma kararı verilirken; “Anayasayı
ihlal”, “yasama organına karşı suç”, “hükümete karşı suç”, “hükümete karşı silahlı
isyan”, “silahlı örgüt”, “silah sağlama” ve “suç için anlaşma” soruşturmalarında
el koyma kararı verilebilecek.

Almanya’da suçun niteliğine göre taşınmaz mallara veya alacaklara ipotek koyulabilirken,
İngiltere’de bu işlem, bazı durumlarda da 6 yıl geriye gidilerek yapılabiliyor. 
Fransa’da organize suçlara karışanların bütün mal varlığına el koyulabiliyor, suç
alanı ile ilişkisi olmasa da tedbir konabiliyor.

**Noter bilgilerinin paylaşılması**

Teklifle, elektronik ortamda güvenli elektronik imzayla yapılabilecek noterlik işlemlerine
ilişkin tüm bilgi ve belgelerin, gerektiğinde diğer ilgili kişi ve kurumlara gönderilmesi
öngörülüyor.

Almanya’da ciddi bir suç durumu olduğunda bilgiler paylaşılıyor. Noterde yapılan
alım satım işlemleri maliyeye iletiliyor. Polis gerekli hakim izni alındığında bu
tür bilgilere erişebiliyor. Fransa’da savcılar müfettiş olarak görevli bir noterin
eşliğinde suç tespitine ilişkin gerekli gördüğü kişiyle ilgili bütün bilgileri ilgili
noterden temin edebiliyor. İngiltere’de ise noter sistemi yok denecek kadar az. 
Eğer noterdeki bilginin bir suç ile bağlantısı bulunuyorsa, bu durumda polis kendi
araştırmaları doğrultusunda bu bilgileri toplayıp, gerekli birimlerle paylaşabiliyor.

**Teklifle, hürriyete karşı suçlar bölümündeki “tehdit” maddesi yeniden düzenleniyor.**

Bu kapsamda, bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, hürriyetine, vücut
veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da malvarlığı
itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle
tehdit eden kişi mağdurun şikayeti üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis veya
adli para cezası ile cezalandırılacak.

Tehdidin; kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle ve kamu görevlisinin sahip
bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle yapılması halinde iki yıldan beş yıla
kadar hapis cezası verilecek.

Teklifle, Yargıtay Kanunu’nda değişiklik yapılıyor. Buna göre, Yargıtay’da yeteri
kadar tetkik hakimi bulunacak. Tetkik hakimleri, meslekte en az 5 yılını fiilen 
doldurmuş adli yargı hakim ve Cumhuriyet Savcıları arasından HSYK tarafından atanacak.

Mesleğinde en az 2 yıl fiilen çalışmış avukatların hakimlik ve savcılık adaylığı
sınavına girebilmelerine imkan tanınıyor. Bu konuda 5 yıllık fiili çalışma süresi
kısaltılıyor. Hakim ve savcı adaylığına atanabilmek için “giriş sınavının yapıldığı
tarih itibarıyla 35 yaşını doldurmamış olmak” şartı, “giriş sınavının yapıldığı 
ocak ayının 1’inci günü itibarıyla 35 yaşını doldurmamış olmak” şeklinde değiştiriliyor.

Mesleğe kabul edilenlere HSYK tarafından verilen kimlik kartı, tüm resmi ve özel
kuruluşlarca resmi kimlik olarak kabul edilecek.

Teklifle, Adalet Bakanlığı Yurtdışı Teşkilatı kuruluyor. Adalet Bakanlığı teşkilatı;
merkez, taşra ve yurtdışı teşkilatı ile bağlı kuruluşlardan meydana gelecek. Yurt
dışı teşkilatında yer alan Adalet Müşavirliği kadrolarına, hakimlik ve savcılık 
mesleğinde fiilen en az 5 yıl görev yapmış ve üstün başarısı ile yurt dışı hizmetlerinde
yararlı olacağı anlaşılmış bulunanlar arasından atama yapılacak.

Türkiye’deki veya Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından denkliği kabul edilen yurt
dışındaki üniversitelerin lisans düzeyinde eğitimini başarıyla bitirenlerden ilgili
ülke vatandaşlığına sahip olanlar ile süresiz oturma ve çalışma izni bulunanlar,
Bakanlıkça mahallinden sözleşmeli statüde istihdam edilebilecek.

Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda, cumhuriyet savcısı, soruşturmanın
yapıldığı yer sulh ceza hakiminden de karar alabilecek.

**Adli yıl açılış töreni kaldırılıyor**

Yargıtay Kanunu’nda öngörülen “Adli Yılın Açılışı”na ilişkin düzenleme yürürlükten
kaldırılıyor. Maddede, “Her adli yıl Ankara’da bir törenle açılır. Yargıtay Birinci
Başkanı bir konuşma yapar. Açılış konuşmasının metni ve tören gündemi üzerinde daha
önceden Başkanlar Kurulunun düşüncesi alınır” düzenlemesi yer alıyordu.

Hakim ve savcı adaylığı dönemi sonunda yapılan yazılı sınavda başarılı olduğu halde
Kurul tarafından mesleğe kabul edilmeyenler, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten
itibaren 60 gün içinde, mesleğe kabul edilmeleri talebiyle Kurulun ilgili dairesine
başvurabilecek.

Teklifle, Adalet Bakanlığına yurt dışı teşkilatı için Adalet Müşaviri olarak 30 
kadro tahsis ediliyor. 
