# Erdoğan: Zarrab suçsuz ama tutuklu

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/erdogan-zarrab-sucsuz-ama-tutuklu-15195h/
- Yayımlanma: 2016-09-25T15:45:24+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, ABD’de dönüşünde gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Hürriyet’ten Fikret Bila ve  Abdülkadir Selvi’nin sorularını yanıtlayan Erdoğan,
Reza Zarrab ile ilgili olarak,  “Kaldı ki gerek Adalet gerek Ekonomi Bakanlığımız’ın
yaptıkları çalışmalara göre, bu kişinin bir suçu da bulunmuyor. İran da aynı şeyi
söylüyor. Ancak buna rağmen bu kişi 6 aydır ABD’de tutuklu durumda” dedi.

New York dönüşü konuşan Erdoğan, Fetullah Gülen’i iade etmeyen ve ABD’de tutuklanması
yönündeki taleplerine yanıt vermeyen ABD’yi Reza Zarrab üzerinden de eleştirdi. 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “ABD Adalet Bakanlığı’nın bu davayı havale ettiği mahkeme
de ilginç. Savcı Bharara da hâkim Richard Berman da Türkiye’de daha önce FETÖ tarafından
ağırlanmış isimler. Yani Adalet Bakanlığı Sarraf’ı tutup orada FETÖ’nün yedirip 
içirdiği isimlere teslim ediyor” diye konuştu. Zarrab’ın Emine Erdoğan’ın kurucusu
olduğu TOGEM’e bağış yaptığına dair iddiaların ABD’deki Zarrab dosyasına girmiş 
olmasını hatırlatan Erdoğan, “ABD hukuk sisteminde ‘egemen bağışıklık’ diye bir 
madde var. Buna göre devlet başkanlarının herhangi bir mahkemeye konu yapılabilmesi
mümkün değil” dedi.

Suriye’de devam eden Fırat Kalkanı harekâtına dair değerlendirmelerde bulunan Cumhurbaşkanı
Erdoğan, “ABD’lilerin tavrını henüz net olarak görmediğimiz için şu an bir şey diyemeyiz.
Tabii ki ABD, Rakka işini PYD ve YPG ile gerçekleştirmek isterse, Türkiye olarak
böyle bir operasyonda yer almayız. Ama bu işe PYD ve YPG’yi sokmazlar ise bu mücadeleyi
ABD ile birlikte verebiliriz elbet” dedi.

**“Başka işler peşindeler”**

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, ABD temaslarının ardından yurda dönerken uçakta kendisini
takip eden gazetecilerin sorularını yanıtladı. Erdoğan’ın Hürriyet yazarlarıAbdülkadir
Selvi ve Fikret Bila‘nın sorularına verdiği cevaplar şöyle:

Gülen’in iadesi konusunda Türkiye’nin, ABD nezdindeki girişimleri sürüyor. Biden
ile New York’ta yaptığınız görüşmede bu konuda somut bir gelişme var mı?

“Biden ile görüşmemizde yargı konusu açıldığında Rıza Sarraf konusunu da gündeme
getirdim. ABD Adalet Bakanlığı’nın bu davayı havale ettiği mahkeme de ilginç. Savcı
Bharara da hâkim Richard Berman da Türkiye’de daha önce FETÖ tarafından ağırlanmış
isimler. Yani Adalet Bakanlığı Sarraf’ı tutup orada FETÖ’nün yedirip içirdiği isimlere
teslim ediyor. Biden’a bunları anlattım. ‘Ben bu kadarını bilmiyordum’ dedi. Hukukla
değil, ilişkiler ağıyla başka işler çevirme peşindeler. Enteresandır, mesela tutup
iddianameye eşimin TOGEM’in kurucusu olduğu, benim o dernekle ilişkim olduğu falan
yazılıyor. Ama o derneğin kurucuları arasında ne eşim var ne de ben. Böyle bir şey
olmamasına rağmen, bunun söz konusu edilmesi adamların art niyetlerinin ne istikamette
olduğunu gösteriyor. Halbuki Dışişleri Müsteşarım’ın da gayet güzel ifade ettiği
üzere, ABD hukuk sisteminde ‘egemen bağışıklık’ diye bir madde var. Buna göre devlet
başkanlarının herhangi bir mahkemeye konu yapılabilmesi mümkün değil. Buna rağmen
iddianamede adımızın geçirilmeye çalışılması, işin içinde art niyet olduğunu ortaya
koyuyor.

**“Kaçacak delik bulamamalı”**

FETÖ’nün elebaşı Gülen’in iadesi konusunda ABD sizce niye direniyor? Bunun değerlendirmesini,
yorumunu siz yapacaksınız. 

“Biz iade talebiyle ilgili olarak üzerimize düşeni yapıyoruz. FETÖ’yle ilgili bütün
belge ve bilgilerimizi Amerika ile paylaştık, paylaşmaya devam ediyoruz. FETÖ konusunda
herkes gereken hassasiyeti göstermeli. Bunlar kaçacak delik bulamamalı. Bunlarla
ilgili olarak dünyadaki hükümet başkanlarını, devlet başkanlarını aynı kararlılıkla
bilgilendirmeye devam ettiriyoruz.

“Türkiye’nin uyarılarına rağmen, ABD Savunma Bakanı Ashton Carter, Suriyeli Kürtleres
ilah verdiklerini ve onları desteklemeyi sürdüreceklerini açıkladı.

“Bizim itiraz ettiğimiz husus, terör örgütü olan PYD/YPG’ye silah verilmesidir. 
Ama o kadar çarpık bir yapı var ki. Biden’a, iki gün önce Kobani’ye iki uçak dolusu
silah indirdiklerini söyledim. Bana, ‘Benim bundan haberim yok’ dedi. Ben de ‘Siz
öyle diyorsunuz ama benim haberim var’ dedim. Bu nasıl bir iştir? Başkan Yardımcısı
Biden ‘Haberim yok’ diyor, ertesi gün de Carter çıkıp ‘Silah verdik, vermeye de 
devam edeceğiz’ diyor.

**“PYD olmazsa Rakka’da işbirliği yaparız”**

Rakka operasyonunun, ABD-Türkiye tarafından birlikte gerçekleştirilebileceğinden
söz ettiniz. Bu arada operasyonda PYD/YPG’nin yer alması durumunda Türkiye’nin yer
almayacağı da söylendi. Bu konuda bir gelişme var mı?

“Başta Dışişleri Bakanımız olmak üzere yetkililerimiz Rakka konusunu görüşüyorlar.
Ama ABD’lilerin tavrını henüz net olarak görmediğimiz için şu an bir şey diyemeyiz.
Tabii ki ABD, Rakka işini PYD ve YPG ile gerçekleştirmek isterse, Türkiye olarak
böyle bir operasyonda yer almayız. Ama bu işe PYD ve YPG’yi sokmazlar ise bu mücadeleyi
ABD ile birlikte verebiliriz elbet.

**_PYD Rakka’ya ABD ile kara gücü olarak giderse, biz bu operasyona hava desteği
verir miyiz?_**

“Cumhurbaşkanı olarak, ilgili kurumlarımızla istişare yapmadan bu tür konularda 
bir açıklama yapmam doğru olmaz. Şartların ne olacağı ortaya çıktıktan sonra bir
durum değerlendirmesi yapılır. TSK’nın yaklaşımı, MİT’in yaklaşımı, Dışişleri başta
olmak üzere hükümetin yaklaşımı ne olacaktır? Dar kapsamlı bir görüşme yapar, gerekli
değerlendirmeleri yapar, verilecek cevabı ona göre belirleriz.

**“Tutukluluğu ABD’ye sordum”**

“‘Bu kişi (Reza Zarrab) Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıdır. Eşi ve çocuğu ile birlikte
ABD’ye giriş yaptığı anda kendisi tutuklandı, eşi ve çocuğu da hemen Türkiye’ye 
gönderildi. Bu tutuklama hangi kurala göre yapıldı?’ diye sordum.

“Neticede bizim vatandaşımız olduğu için, hukukunu aramak zorundayız. Bu Rıza Sarraf
değil de bir başka vatandaş da olabilirdi. ABD, Türkiye’de bir vatandaşının tutuklanmasına
nasıl duyarsız kalamıyorsa, biz de herhangi bir vatandaşımızın bir başka ülkede 
tutuklanmasına duyarsız kalamayız. Kaldı ki gerek Adalet gerek Ekonomi Bakanlığımız’ın
yaptıkları çalışmalara göre, bu kişinin bir suçu da bulunmuyor. İran da aynı şeyi
söylüyor. Ancak buna rağmen bu kişi 6 aydır ABD’de tutuklu durumda.

**“10 bin DEAŞ’lıyla ABD ve Türkiye başa çıkamıyorsa yazıklar olsun”**

Rakka operasyonuyla ilgili temaslar ne durumda?

“Rakka operasyonuyla ilgili olarak askeri yetkililerimiz ABD’yle temasta. Kendileriyle
şartlarımız paylaşıldı. Atılacak müşterek adım bizim için önem arz ediyor. Gerçekten
netice almak isteniyorsa, ABD ve Türkiye el ele verse bu işi biter. Şu an Suriye’deki
DEAŞ’lı sayısı 10 bin. Bir o kadar da Irak’ta olduğunu kabul edelim. Tüm bunlarla
ABD ve Türkiye zaten başa çıkamıyorsa, yazıklar olsun. İmkânlarımızı beraberce ortaya
koyarsak, bu işi bitiririz. Bu işin bitmesi için koalisyon ülkelerinin silahlarının,
benim tankıma değil, DEAŞ’a, PYD’ye, YPG’ye yönelmesi lazım. Ama bir bakıyorsunuz
teröristlerin elindeki Almanların Milan silahı, benim tankımı vuruyor.

**“Gelecekleri yer uçuşa yasaklı bölge”**

Güvenli bölgeyi görüştüğünüz ülkelerin liderleri ne diyor?

ABD, güvenli bölge konusunda başından beri bize evet diyor. Olumlu yaklaşıyor. Putin
de görüştüğümde hayır demiyor buna. Önemli olan koalisyon güçlerinin yani 65 ülkenin
vereceği destektir. m Kerry de son açıklamalarında uçuşa yasak bölgeden bahsetti?
Gelecekleri yer burasıdır. Başka seçenek yok. Bunlar bizim üç-dört yıldır söylediğimiz
konular. Hatırlayın, ben baştan beri üç şey söylüyorum: Eğit-donat, uçuşa yasak 
bölge, güvenli bölge. Ama genelde biz söyledik, biz dinledik. Güvenli bölgeyi yapmak
için uçuşa yasak bölgeye ihtiyaç var. Bunun kara gücünü oluşturmak için de eğit-
donat yöntemiyle yetiştirilmiş bölge sakini ılımlı muhaliflere ihtiyacımız var. 
Bunlar yapıldı mı, yapıldı. Eğit-donata biz halen devam ediyoruz. Ara vermedik. 
Niye? Her an, biz buraya geliyoruz dedikleri anda, o insanların güvenliği önemli.
Bizim orada milli ordunun hazırlanmasını sağlamamız lazım. Bu milli ordu, bölgenin
güvencesini eline almalı. Kimlerden oluşacak bu ordu? Ilımlı muhaliflerden oluşacak.
Şu anda sayıları 65 bin. Bunlar güçlendikçe halk da onların yanında yer alacak.m
Geçiş süreciyle ilgili olarak Rusya ile ABD arasında yakınlaşma var mı?Dün (önceki
gün) üçlü görüşme oldu dışişleri bakanları arasında. Olumlu netice çıkmadı. Temenni
ederim ki bu görüşmeler bir netice versin. Biz de takip edeceğiz, netice alınması
için gayret göstereceğiz.

**“Bu gri alan temizlenecek”**

Fırat kalkanı harekâtı ne durumda? (Ekrana haritayı yansıtarak, harita üzerinden
anlatıyor)

“Biliyorsunuz, harekâta Cerablus’a girerek başladık. Kimlerle girdik buraya? Eğit-
donat programı içinde eğittiğimiz 1400-1500 kadar ılımlı muhalifle girdik. Biz buraya
girince, DEAŞ güneye doğru kaçmaya başladı. Şurada Münbiç var. Buranın nüfusunun
yüzde 95’i Arap. Yani burası, PYD ve YPG’lilerin yaşadığı bir yer değil. Ama ABD,
buradaki operasyonları çok önemsediği PYD ve YPG ile yapmak istiyor. Terör koridoru
diyebileceğimiz şu şeritte DEAŞ’ın boşalttığı bazı yerlere PYD ve YPG’nin yerleştiğine
tanık olduk. DEAŞ’ın Cerablus’u boşaltmak zorunda kalmasının ardından ise oraya 
Cerablus sakinleri yerleşti. Şimdi Münbiç’te de geri dönüş başlıyor inşallah. Buralar
boşalıyor, aynı şekilde El Rai boşaldı. Ilımlı muhalifler, obüslerin desteğinde 
Bab’a ilerliyorlar. Bab da DEAŞ’tan kurtarılacak. Kurtarılınca sahiplerine teslim
edilecek. Rakka aşağıda. Fırat burası. Azez’den Fırat’a bu arada 90-95 km’lik mesafe
var. El Rai’den güneye doğru Bab’ın aşağısına kadar da 40-45 kilometrelik bir mesafe
var. Burada yaklaşık 4 bin 500 kilometre karelik bir güvenli bölge yapalım diyoruz.
Gri olarak gördüğünüz yerler DEAŞ’ın kontrolünde. Buranın DEAŞ’tan temizlenmesi 
lazım. Bunu halletmemiz gerekiyor. Halledeceğiz inşallah. Yeşil olan bölge ılımlı
muhaliflerin kontrolünde. Burası güvenli bölge olarak ilan edilirse, bize de parasal
destek verilirse, bu alanda konut yapımına girebiliriz.

PYD Münbiç’ten çıktı mı tam olarak?

“Şu anda sadece cüzi olarak varlar. Orası güvence altına alındığında o da gerçekleşir.

**“MHP’deki hassaiyet yok”**

FETÖ ile mücadele konusunda içeride ne durumdayız, tehlike geçti mi?

“Biliyorsunuz, FETÖ konusunda kanser hücresi benzetmesini yaptım. Metastaz yapmış
durumda. Kanserli hücreler tümüyle ortadan kaldırılmadan, bu işin bittiğini söylersek
kendimizi aldatırız. FETÖ ile iltisaklı memurları görevden alma işlemi bu mücadele
çerçevesinde gerçekleştiriliyor. Kanserli hücrelere rastlandığı müddetçe de devam
edecek. Bu mücadelede anamuhalefet liderinde MHP’deki hassasiyetigörememek üzücü.
MHP, bu mücadelede beklenen netice alınana kadar hükümeti destekleyeceğini söylüyor.
OHAL’in amacı da bu mücadelenin en etkin biçimde verilmesi. Bunların pek çok kurumda
yuvalandıklarını biliyoruz. ‘At izi it izine karışmış’ dedim. Bunların izleri doğru
biçimde temizlenene kadar bu süreç devam edecek. Mücadelede mesafe alınmadı mı? 
Ciddi mesafe alındı.

**“3. ülke aleyhimize değil”**

Gülen’in ABD’den başka bir ülkeye gidişi için zemin hazırlandığı şeklinde iddialar
var. Sizde bu yönde bir bilgi var mı?

Bu tür iddialar, dedikodular var. Bu tür iddialar bizim aleyhimizde olan şeyler 
değil. Başka bir ülkeye gitseler de bunlar kaybederler. Bu kez o ülkeye markaj yaparız.
Hepsinden önemli olan şey, halkımın bunları artık tanımış olmasıdır. Süreç artık
onların lehlerinde değil, onların aleyhlerinde işliyor. İnşallah neticeyi de bir
önce görürüz.

BM’deki konuşmanızda ‘Milletim olmasa burada olmazdım’ dediniz. İkili görüşmelerde
yaşananları konuşan oldu mu, itirafları oluyor mu?

Tabii ki konuşuluyor yaşananlar. Genel itibarıyla itiraflar olumlu, olumsuz itiraf
yok. Ama önemli olan söylenilenlerin fiiliyata da yansıtılmasıdır. Bu noktadaki 
eksiklikler konusunda bize hak veriyorlar. İnsan tabii ki dar günlerde, zor zamanlarda
insanların atlayıp gelmesini istiyor. Paris’teki terör eylemi karşısında dayanışma
için oraya yürüyüşe gidenler, keşke aynı dayanışmayı 15 Temmuz darbe girişimi karşısında
da sergileselerdi. Zira burada basit bir terör hadisesi yok. Burada bir terör örgütünün,
demokrasiye inanmış Türkiye’yi darbeyle yıkma teşebbüsü var. Yaşananlardan umarım
herkes gerekli dersi çıkarmıştı.
