# Erdoğan’dan BM’ye: İki yüzlüsünüz

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/erdogandan-bmye-iki-yuzlusunuz-9812h/
- Yayımlanma: 2016-02-11T17:45:00+02:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler’in (BM), sınırına gelen sığınmacılar
için Türkiye’ye yaptığı “Kapıları açın” çağrısına, “Bizim alnımızda enayi yazmıyor.
İki yüzlüsünüz” diye cevap verdi.

Türkiye Genç İşadamları Konfederasyonu (TÜGİK) Genel Kurulu’nda konuşan Erdoğan,
BM’nin Halep’ten gelen ve Kilis sınırında bekleyen sığınmacılar için önceki gün 
yaptığı “Sınırları açın” çağrısına tepki gösterdi. “Bu nasihatleri başka ülkelere
de versinler” diyen Erdoğan, “BM, üyesi olan diğer ülkelere de nasihat versin de
oraya da mülteci gönderilsin. Bunu söylediğimizde rahatsız oluyorlar.Bizim alnımızda
enayi yazmıyor. İki yüzlüsünüz. Gelin sınır kentlerini görün. Yapılanlar ortada”
diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasından satır başları şöyle;

**DÜNYAYI AYAĞA KALDIRANLAR BAKALIM ŞİMDİ NE YAPACAK?**

TÜGİK’in yerli ve milli duruşunu takdirle karşılıyorum. Türkiye içerde ve dışarıda
topyekün bir mücadele veriyor. Bu sabah İstanbul’da iki gazetemizi Yeni Şafak ve
Yeni Akit’in binalarına silahlı saldırıda ve bulunuldu. Gazetelerimizin binalarında
sadece maddi hasar meydana geldi. Saldırıları şiddetle kınıyor her iki gazete sahibi
ve çalışanlarına geçmiş olsun dileklerinde bulunuyorum. Geçmişte bir gazete girişine
yapılan saldırı için dünyayı ayağa kaldıranların bakalım bu olayda tepkisi ne olacak,
göreceğiz.

Yaşadığımız süreç milletin ve devletin yanında yer alanlarla karşısındakilerin kendilerini
gösterdikleri bir filtre vazifesi görüyor. Bugün geçmişe doğru bakıp, kimilerini
hayırla yadediyor kimilerini ademe mahkum ediyorsak yarın aynı değerlendirme bugünler
için de yapılacaktır. İnanıyorum ki TÜGİK hayırla yadedilenler arasında yer alacaktır.

**YURT DIŞINA TATİLE ÇIKMAYIN TATİLİNİZİ BURADA YAPIN**

Bölücü terör örgütünün eylemlerini arttırması gibi olaylar kimilerini kaygılandırdı.
Buna rağmen ekonomik verilere baktığımızda ciddi bir sıkıntı görmüyorum. Moralli
olun ve göreceksiniz istikbal bizimdir, hiç endişeniz olmasın. Yurtdışına tatile
çıkmayın, tatilinizi yurt içinde yapın. Şimdi de Yerli Malı Yılı olsun. Malzemelerinizi
yurt içinden temin edin. Geçtiğimiz yıl ülkemize gelen uluslararası yatırım 16,6
milyar olarak gerçekleşti.

Bazı sıkıntılar olacak, aşacağız. Unutmayın kutlu doğumlar sancılı olur. Bu kutlu
doğumdur. otomobil satışlarına bakalım, tarihi bir rekorla 726 bine yükseldi. Bu
rakam önceki yıl 587 bindi. Beyaz eşya satışları da bir önceki yıla göre arttı. 
İhracatımızda bir miktar düşüşle birlikte ithalattaki azalışımız cari açığı geriletti.
Turizm gelirlerindeki düşüş daha ziyade küresel ekonomiyle ilgili görünüyor. Bunu
da en kısa sürede telafi edeceğimize inanıyorum.

**FAİZİ ENFLASYONUN EN BÜYÜK SEBEBİ OLARAK GÖRÜYORUM**

Faizi enflasyonun en önemli sebebi olarak görüyorum. Faiz sebeptir, enflasyon neticedir.
Faizle enflasyon doğru orantılıdır, ters orantılı değildir. Kim faizi yükseltmeyi
savunuyorsa o bu ülkede yatırımların, istihdamın düşmanıdır, bunu da açıkça söylüyorum.
Benim ülkemde yatırım olacaksa kredi muslukların açık olması lazım. Hal böyle olunca
da yüksek faizin olmaması lazım.

Bu denli faizin yüksek olduğu bir ülkede yatırım olabilir mi? Yatırımcı nasıl yapacak
bu yatırımı? Yatırımın durduğu yerde istihdam durur, üretim durur. Sizin uluslararası
rekabet gücünüz de biter. Bu konuda ben gerekli uyarımları gerekli yerlere hep yaptım,
yapıyorum, yapmaya da devam edeceğim. Bu benim Başbakanlıktan beri ilkem olmuştur.
Yüzde 30 olan enflasyonu tek haneli rakama çekerken bu şekilde çektik. İspatı ortada
başka bir şey aramaya gerek yok.

**ULUSLARARASI KURUMLARIN DEĞERLENDİRMELERİ SİYASİDİR**

2015’de Türkiye’nin tökezleyeceğini umanların bir kez daha hüsrana uğradıklarını
görüyoruz. Ben birtakım uluslararası kuruluşların ülkemizle ilgili değerlendirmelere
hep itiraz etmişimdir. Uluslararası bu tür kuruluşların kararları, açıklamaları 
bilimsel değil, siyasidir. İnşallah 2016 yılında büyüme hızlı yakalayarak 2023 hedeflerine
ulaşacağımıza inanıyorum. Geçtiğimiz hafta Güney Amerika seyahatim oldu.

Buraya 100’ü aşkın işadamıyla birlikte gittik. Orada Şili, Peru, Ekvator devlet 
başkanıyla birlikte iş forumlarına katıldık. Derdimiz iş adamlarımıza bir heyecan
verelim, bazı adımlar atılsın. Ama o ülkede, ama bizim ülkemizde bazı adımları beraber
atalım. Siz üretmezsiniz onlar üretir, siz satmazsanız onlar satar. Madem küreselleşme
diyoruz, öyleyse dünyada sizin için uzak diye, meçhul diye bir yol ve yer olmamalıdır.
Ayağımızı basmadığımız hiçbir yerde ticari varlık göstermemiz mümkün değildir.

**HAREKAT DEVAM EDERSE GÖÇMEN SAYISI 600 BİNE YAKLAŞIR**

TUGİK’in yakında düzenleyeceği İran programını çok önemsiyorum. Suriye meselesi 
giderek derinleşen bir yara olarak canımızı acıtmaya, yüreklerimizi dağlamaya devam
ediyor. Son günlerde Esed rejimi ve destekçileri başta Halep olmak üzere sivil yerlere
saldırılarını arttırmış durumda. Buralar Rusya ve rejimin ağır bombardımanına sahne
oluyor. İran destekli şii milislerin saldırıları duyuluyor.

Rejim ve rejim destekçisi ülkeler DAEŞ ve PYD gibi terör örgütlerini sürekli palazlandırıyor.
Esed ülkesinde terör örgütü ve yabancılara peşkeş çekilmesine rıza gösteriyor. Halep’e
yapılan harekat bunun en son örneğidir. Bu harekat bölgeden ülkemize doğru yeni 
bir göç dalgası başlatmıştır. Sınırımıza gelen kardeşlerimizden durumu acil olanları
kabul ettik. Oralarda sağladığımız imkanlarla sınır hatlarında bekleyiş sürüyor.
Hava harekatı ve saldırılar devam ederse bu sayının 600 bine çıkma ihtimali var.

**SEN NE İŞE YARARSIN BM? ALNIMIZDA ENAYİ YAZMIYOR**

Biz hazırlıklarımızı yapıyoruz. Bu göç akımının en büyük sebebi Rusya ve Esed rejiminin
başlattığı sivil halkı hedef alan saldırılarıdır. BM’nin saldırıyı yapanlara karşı
tedbir almak yerine ülkemize çağrıda bulunması samimiyetsizliktir. Neymiş, kapınızı
açın, onları alın. Sen ne işe yarıyorsun Birleşmiş Milletler, senin görevin ne? 
Bu mülteciler için sen ne kadar destek verdin? Ayıptır ayıp. Bu BM teşkilatı bu 
iş için kurulmadı.

Dünyadaki diğer ülkelerinin kabul ettiği mülteci sayısı ne kadar? Bizim anlımızda
enayi yazmıyor. Biz bir yere kadar, sabır sabır, ondan sonra gereği neyse onu yaparız.
Herhalde otobüsler, uçaklar boşuna durmuyor. Bu nasihatı verenler BM’nin diğer ülkelere
biraz nasihat versinler de o mültecileri başka ülkelere gönderelim.

**DOST VE MÜTTEFİKİMİZ: PYD’Yİ TERÖR ÖRGÜTÜ GÖRMÜYORUZ DİYOR**

Gelin sınırlı bölge yapalım, uçuşa yasak bölge ilan edelim diyoruz. Gelin adım atalım
dedik, bir değerlendirelim dediler. Arkadaşlarımız 28 Aralık’ta bir seyahat yaptılar.
3 milyar Avro vereceklermiş. Nerede 3 milyar. Sonra plan proje dediler. Yahu neyin
plan projesi. Biz senden kalkıp da Türkiye’nin milli bütçesi için para istemiyoruz.
Burada yaptığımız yatırımlar için para istiyoruz. Dost, NATO’da müttefikimiz ne 
diyor, biz PYD ile ittifak halindeyiz diyor. Hani bu dünyada terörle mücadele vardı.
Kendi uluslararası elemanına Kobani’de plaket veriyor.

Buna rağmen PYD’yi, YPG’yi hala terör örgütü değil diyor. Bütün bunlar yapılırken
Türkiye’ye uluslararası yükümlülüğünü hatırlatmak açık söylüyorum iki yüzlülüktür.
BM Güvenlik Konseyi bir iki ülkenin kaprislerine mahkum edilmiştir. 400 bin Suriyeli
hayatlarıyla 12 milyon Suriyeli bu yüzden bedel ödemişlerdir. BM etnik temizliğin
önüne geçmek için daha fazla çaba sarfetmelidirler. Suriye topraklarının içinde 
uçuşa yasak güvenlikli bölgeler kurulmadan bu sorunun üstesinden gelinemez.

**OTOBANDA SURİYELİ KIZLARLA OYNAYANLAR MALLARINA GÖZ KOYUYOR**

BM ve özellikle Güvenlik Konseyi bu davranışıyla kendi meşruiyetini sorunlu hale
getirdiği bilinmelidir. Bu topraklar yüzyıllardır güven, barış, huzur ve dayanışmanın
sembolüdür. Bizde yabancı yoktur, bizde misafir vardır. Bizim soframız misafirle
bereketlenir. Milletimiz aynı erdemi bugün de Suriye’den, ırak’tan gelen kardeşlerimiz
için geçerlidir. Türkiye’nin gösterdiği misafirperverlikle Avrupa’nın gösterdiği
tepki tam anlamıyla ibretliktir.

Sınırların kapanması, eşyalara el konulması gibi birçok utanç verici görüntü yaşanıyor.
Suriyeli çocukla otoyolda oyun oynayarak piar çalışması yaparken şimdi de Suriye’den
gelen insanların birikimlerine ve yanında getirdiklerine göz koyuyor. Yabancılar
sınır dışına atılması gereken yabancılar olarakg görülüyor. Avrupa utanç çamurunda
debelenirken biz insani görevimizi yapmaya çalışıyoruz.

**YAYINLANAN BELGELER UTANÇ DEĞİL BİZİM İÇİN İBRA BELGESİDİR**

Bir hafta önce Merkel ondan önce sayın Juncker’i misafir ettim. Juncker benim 15
yıllık arkadaşım. Avrupa’nın görevlerini yerine getirmesini, Türkiye’ye karşı sorumluluklarını
yerine getirmesini istedim. Yayınlanan belgeler bizim için utanç değil bir ibra 
belgesidir. Ne demişim, “bize bir kereliğine vereceğiniz Avro bütçemize değildir,
mültecileredir.” Bu olaylar devam ettiği sürece devamı gelmelidir. Biz sizden para
gelecek diye 9 milyar doları harcamadık.

O bizim misafirperverliğimizin gereğiydi. Biz bununla yıkılmadık, bundan sonra da
yardıma devam ederiz, bizim özelliğimiz bu. Edirne’den geri gelenleri otobüslere
bindirdik, ama bu bir olur iki olur. Ama kusura bakmayın bir dahasında kapıları 
açarız, kusura bakmayın. Beyefendiler bundan rahatsız olmuşlar. Son olarak Pir Sultan
Abdal’ın deyişiyle, Koyun beni hak aşkına yanayım/Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan/
Yolumdan dönüp de mahrum mu kalayım /Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan.” Biz de
mazlumlara yardım etmeye devam edeceğiz.  

 
