# Erdoğan’dan Kanal İstanbul açıklaması

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/erdogandan-kanal-istanbul-aciklamasi-66506h/
- Yayımlanma: 2021-07-02T23:21:57+03:00
- Yazar: Selim Soydan

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklaması şöyle: 

 * Kanal İstanbul aslında 11 yıllık bir proje. Benim İStanbul Büyükşehir Belediye
   Başkanlığım döneminde attığımız bir adım. Kanal İstanbul’a ilgili bir adım atmamız
   şart. İstanbul Boğazı çevre katliamı için her an bir tehdit. Özellikle de virajlar
   noktasında İstanbul Boğazı’nın bir özelliği var. Gemiler bazı yerde dümen kilitlenmesi
   dediğimiz durumla karşı karşıya kalabiliyor. İcabında manevrayı yapamaz hale 
   geldiği yerler oluyor. Bir çok kere İstanbul Boğazı’nda kazalar oldu. en son 
   bir Rus savaş gemisi orada biliyorsunuz maalesef bir kaza ile karşı karşıya kaldı.
   Bir zamanlar bir Romen tankeri İstanbul Selimiye’de maalesef bir yangınla tehdit
   oluşturdu ve 7 ay civarında o Romen tankeri orada yandı. Aynı şeyi bir de Kandilli’de
   bir kuru yük gemisi geldi sahile bindirdi. Biz bunlardan hiç kendimize bir şeyler
   çıkarmayacak mıyız? Bu felaketlerden ders çıkarmamız lazım. Özellikle yılda 45
   bin geminin geçiş yaptığı İstanbul Boğazı’nın bu trafiği daha fazla taşıması 
   mümkün değil. Burada yapılan projeksiyonlar 2050 yılında bu rakamın 78 bini bulacağı
   gösteriyor. Trafik devamlı artıyor. Oysa boğazın güvenli geçiş kapasitesi sadece
   25 bin. Boğazı gemi geçişlerine kapatamayacağımıza göre artan trafiği karşılamak
   için artık elimizde tek imkan vardı, o da Kanal İstanbul.

## ‘Kanal İstanbul 13 kat daha güvenli’

 * Proje kapsamında yer alan 500 bin kişi kapasiteli Kanal İstanbul’un her 2 tarafına
   dedikki adeta şehir kuralım. Her 2 tarafa bunu kurarken projelendirme noktasında
   gayet kalite bir şehircilik anlayışı ve bir de İstanbul’da ve Türkiye genelinde
   biliyorsunuz bizim bir şehircilik planlaması dediğimiz adımlar atıyoruz. Örneğin
   İstanbul’un Avcılar’ında sıkıntı var. Deprem sıkıntısı. Biz buradan vatandaşlarımıza
   diyelim ki bakın burada gayet güzel konutlar var. İstanbul’un değişik yerlerinden
   deprem tehdidi olan onlara buraları çözüm olarak gösterelim ve buraya taşıyalım.
   Böylece hem bu tehditlerden halkımızı kurtarmış olalım hem de bu kanalın her 
   2 tarafında dikey mimari değil hedefimiz yatay mimari. Zemin +4 bilemedin +5…
   Daha fazla olmayacak. Böyle bir yapılanmayla hem görünümünü çok çok güzel yapacağımız
   bir mimariyle İstanbulumuzda Kanal İstanbul’un etrafına bunu yapalım dedik. 11
   ayrı üniversiteden 51 bilim insanı ile toplam 204 uzman burada görev yaptı. Bu
   görevin neticesinde de kanalın uzunluğu 45 kilometre, genişliği minimum 275 metre,
   derinliği 20,7 yani 21 diyelim böyle bir derinlik söz konusu. Yapılan etütler
   Kanal İstanbul’daki gemi trafiğinin boğaza göre 13 kat daha güvenli gerçekleşeceğini
   bize gösterdi. 13 kat daha güvenli bir durum söz konusu olduğuna göre bizim hala
   İstanbul Boğazı’nda direnmemizin bir anlamı var mı? Tanker, büyük yük gemileri
   artık bunlara İstanbul Boğazı’nı kapayıp onların hepsini bizim Kanal İstanbul’a
   kaydırmamız gerekecek.
 * Ülkemize çağ atlatacak böyle bir projeyi muhalefetin insafına bırakamayız. Bizim
   Kanal İstanbul ile hedefimiz birinci derecede; 1- çevre tehdidinin ortadan kaldırılması,
   2- İstanbul’daki bugüne kadar yaşanmış bütün kazalardan büyük oranda kurtulmak.
   3- Çok daha sağlıklı bir deniz trafiğini sağlamak. Bir diğer adım burada limanlarla,
   marinalarla bu projenin dünyada müstesna bir yeri olacak. Bunu parmakla gösterilir
   hale getireceğiz. Bu konuda muhalefetin yaklaşım tarzları çok çok çirkin. Eğer
   biz bunlara eyvallah edersek hiçbir şeyi yapamayız. 
 * ​Katar öğrencilerini bize gönderiyormuş, sınavsız tıp fakültelerine alıyormuşuz,
   böyle bir şey olabilir mi? (Katarlı öğrencilere sınavsız tıp eğitimi iddiası)
   Türkiye’nin uluslararası camiada itibarını bu denli yok etmeye çalışanlara inanıyorum
   ki milletim gereken dersi verecek.
 * Şov yapmak uğruna kimsenin İstanbul’un ve Marmara Denizi’nin geleceğiyle oynamaya
   hakkı yoktur. Müsilajın nedenlerine, yerel yöneticilerin işbilmezliğini eklemek
   lazım.
 * Akademik özgürlüğün olmadığı herhangi bir üniversite filan söz konusu değil. 
   Bizim herhangi bir üniversitede oradaki özgürlüğü kısıtlamak gibi bir derdimiz
   yok. Özgürlük, bir başkasının özgürlük alanına müdahil olmamaktır. İlmin ve irfanın
   merkezini teröre kurban edersek yazık olur.
 * Üniversitelerdeki tüm akademik kadrolara baktığımız zaman kadın oranı yüzde 51’
   in üzerinde. Bu, Cumhuriyet tarihinde görülmüş bir durum değil.
 * Ruhu genç olan birisiyim ben. Bütün gençlik çalışmalarının içerisinden gelmiş
   birisiyim. Dolayısıyla benim gençlikten uzak kalmam mümkün değil. Sporsa spor,
   sanatsa sanat, kültürse kültür..
 * İsteyen istediği gibi demokratikleşmede adımını atıyor, partimizden ayrılıp partilerini
   kuranlar var, peki terör mü estirdik?
 * (‘Darlandığınızda ne yapıyorsunuz?’ sorusuna) Torunları aramak, zaman zaman kendi
   meşgale alanımızı bulunduğumuz yerde genişletmek, bizde tabi iş çok.
