# Erdoğan’dan NATO liderlerine ambargo tepkisi

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/erdogandan-nato-liderlerine-ambargo-tepkisi-82534h/
- Yayımlanma: 2022-03-24T21:31:22+03:00
- Yazar: Selim Soydan

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip [Erdoğan](https://www.borsatek.com/bes-kararsizdan-sadece-biri-oyunu-erdogana-verecek-82410h),
NATO Olağanüstü Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’nin ardından düzenlediği basın
toplantısında konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, [NATO](https://www.nato.int/) Karargahında düzenlediği basın
toplantısında, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’e kritik bir dönemde Zirve’ye
öncülük ettiği için teşekkür etti.

Stoltenberg’i, gerek bu zorlu dönemde sergilediği dirayetli liderlik, gerekse Türkiye’nin
de kuvvetle desteklediği görev süresinin uzatılması dolayısıyla canıgönülden tebrik
eden Erdoğan, “Belçika makamlarına da zirveye başarılı ev sahipliklerinden ötürü
tebrik ve takdirlerimi iletiyorum. Sadece Avrupa güvenlik mimarisinin değil, küresel
güvenlik algısının da kökten değiştiği bir süreçten geçiyoruz.” diye konuştu.

Ukrayna ve Rusya arasındaki savaşın bugün itibarıyla birinci ayını geride bıraktığını
anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

“NATO müttefikleri olarak hem güncel gelişmeleri hem de ittifakın cari güvenlik 
ortamında aldığı tedbirleri değerlendirmek üzere bir araya geldik. 25 Şubat’ta video
konferans yöntemiyle düzenlenen Zirve’nin ardından NATO’nun bir kez daha birlik 
ve dayanışma mesajı vermesi anlamlıdır. Türkiye’nin, Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne
ve egemenliğine 2014’ten bu yana sergilediği kuvvetli destek, herkesin malumudur.
Kırım’ın ilhakını tanımadığımızı ve tanımayacağımızı her fırsatta ifade ettik, etmeyi
sürdürüyoruz.

Zirve vesilesiyle Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne yönelik desteğimizi bir kez daha
güçlü biçimde vurguladım. Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısıyla ilgili tutumumuz da 
bu ilkeli politikamızla uyumludur ve nettir. Savaşın neden olduğu yıkım ve insani
trajedi ortadadır. Tahrip olan şehirler, adeta enkaza dönen hastaneler, okullar,
evler, bütün varlığını bir bavula sığdırmış gözü yaşlı mülteciler, korku ve endişenin
pençesinde kıvranan masum çocuklar, savaşın kanlı yüzünü bizlere tekrar hatırlatmıştır.”

### “Yapıcı ve karşılıklı güvene dayalı diyalog içinde olmaya özen gösteriyoruz”

Ukrayna-Rusya savaşının özellikle çocuklar ve kadınlar üzerinde izleri senelerce
silinmeyecek, çok ağır travmalara yol açtığını vurgulayan Erdoğan, “Çatışmalar uzadıkça
maalesef her iki tarafta da savaşın yıkıcılığı artıyor. Bu süreçte Türkiye, gerek
coğrafi konumu, gerekse NATO müttefiki olarak özel ve istisnai bir yerde duruyor.
Öncelikle Ukrayna ve Rusya, Karadeniz’den komşumuz olan iki ülkedir.

Ukrayna ile köklü, çok boyutlu ve yakın ilişkilerimizin yanı sıra stratejik ortaklığımız
vardır. Bir diğer komşumuz Rusya ile yapıcı ve karşılıklı güvene dayalı diyalog 
içinde olmaya özen gösteriyoruz.” dedi.

Türkiye’nin son 11 yıldır Suriye’deki savaşın yükünü adeta tek başına taşıyan bir
ülke olarak, bölgedeki sulhu sükunun hakim kılınması için çalıştığını belirten Cumhurbaşkanı
Erdoğan, şöyle devam etti:

“Savaşın bir an önce sona erdirilmesine yönelik olarak iki ülkeyle de yoğun temas
halindeyiz. Taraflar arasındaki müzakereleri yakından takip ediyor ve destekliyoruz.
Müzakere sürecini kolaylaştırmak için şimdiye kadar birçok adım attık. Antalya’da
dışişleri bakanlarını bir araya getirmemiz ve bilahare Dışişleri Bakanımın Moskova
ve Lviv temasları, birer dönüm noktası oldu. Nihai çözümün, her iki ülkenin ve uluslararası
kamuoyunun kabul edeceği muteber bir formüle dayanması gerektiğini düşünüyoruz.”

Ukrayna’nın egemenliği ve bağımsızlığının temel öncelik olması gerektiğini vurgulayan
Erdoğan, “Müzakerelerde bazı noktalarda ilerleme kaydedilmesini ihtiyatlı bir iyimserlikle
karşılıyoruz. Savaşın başından itibaren Montrö sözleşmesinin ülkemize sağladığı 
yetkileri Karadeniz’de gerilimi düşürmek amacıyla kullanıyoruz.” dedi.

### “Dostlarımızın içinde bulunduğu zorluğu gayet iyi anlıyoruz”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, insani yardımlar noktasında da Türkiye’nin, 
üzerine düşeni fazlasıyla yaptığını söyleyerek, şunları kaydetti:

“Şu ana kadar 56 tır bölgeye insani yardım göndermiş durumdayız ve göndermeye de
devam ediyoruz. Ukraynalılar da dahil 63 binden fazla kişinin, çatışma bölgelerinden
ayrılmasına yardımcı olduk. Türkiye’ye giriş yapan Ukraynalıların sayısı ise 60 
bine yaklaştı. Ukrayna ve komşularına bu insani yardımları bundan sonra da göndermeye
devam edeceğiz. Gerek AFAD, Türk Kızılay gibi resmi kurumlarımız, gerekse sivil 
toplum kuruluşlarımız sahada çok büyük bir özveriyle çalışıyor. Her türlü riske 
ve tehdide rağmen milletimizin alicenaplığını ve dayanışma ruhunu temsil eden tüm
kuruluşlarımızı buradan tebrik ediyorum. Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı 
Ukrayna Gözlem Misyonu’nun 142 görevlisini de İstanbul üzerinden tahliye ettik. 
Son 8 yıldır dünyada en fazla mülteciye ev sahipliği yapan ki yaklaşık 5 milyon 
mülteciye ev sahipliği yapan ülkeyiz, dostlarımızın içinde bulunduğu zorluğu gayet
iyi anlıyoruz.

Mültecilere sahip çıkma konusunda uluslararası toplumun iyi bir imtihan veremediğini
de geçmişteki acı tecrübelerimizden çok iyi biliyoruz. Evini ve yurdunu terk etmek
zorunda kalan çaresiz insanların göz rengine, diline, inancına, kültürüne göre ayrımcılığa
uğramasını esefle karşılıyoruz. Başta Avrupa ülkeleri olmak üzere herkes kapısına
gelen mültecileri desteklemeli, sıkıntılarının hafifletilmesi için elini taşın altına
koymalıdır. Bizi insan kılan, bizi diğer canlılardan ayıran sadece kendi acımıza
değil, başkalarının acısına yönelik hassasiyetimizdir, empati duygumuzdur. 11 yıldır
Suriyeli kardeşlerimizin, son 1 aydır Ukrayna halkının yaşadığı zorlukların, gelecekte
bir başka ülkenin başına gelmeyeceğinin hiçbir garantisi yoktur. Türkiye olarak,‘
insanı yaratılmışların en şereflisi gören’ medeniyet anlayışımız çerçevesinde, hiçbir
ayrım yapmadan, ihtiyaç sahiplerinin yanında olmayı sürdüreceğiz.”

### “İzlediğimiz aktif ve ilkeli politikayı müttefiklerimizle paylaştım”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirvede, izledikleri aktif ve ilkeli politikayı ve sarf ettikleri
etkin diplomatik gayretleri kapsamlı biçimde müttefikleriyle paylaştıklarını bildirdi.

İttifakın, Avrupa-Atlantik güvenliğine yönelik tehditler karşısında nasıl mukabele
edeceğine dair kapsamlı görüş alışverişinde bulunduklarını dile getiren Erdoğan,“
NATO’nun, mevcut savaş ortamında Ukrayna’ya siyasi ve pratik desteğini sürdürürken
gerçekçi ve stratejik bir yaklaşımla hareket etmesi şarttır.” diye konuştu.

Zirvede aldıkları kararların tamamen NATO’nun caydırıcılık ve savunma yapılanmasını
güçlendirmeye yönelik adımlar olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini
şöyle sürdürdü:

“İttifakın, Rusya’ya ya da başka bir üçüncü ülkeye tehdit oluşturacak bir yapılanma
içinde olmadığının altını bu şekilde bir kez daha çizmiş olduk. Muhtemel çatışmalar
ve krizler karşısında, müttefiklerin etkin biçimde korunmasına yönelik tedbirler
alınırken, güvenliğin bölünmezliği ilkesinin önemine özellikle dikkat çektim. 360
derece güvenlik anlayışının temel düstur olduğunu vurguladım. Bu vesileyle terörizmle
mücadele dahil olmak üzere milli önceliklerimizi ve hassasiyetlerimizi müttefiklerimiz
nezdinde bir kez daha dile getirdim.

Türkiye, ittifak dayanışması ruhunu esas alarak, NATO’nun caydırıcılık ve savunma
tedbirlerine gerekli katkıyı vermeye devam edecektir. Müttefiklerimizden de aynı
dayanışmayı bekliyoruz. Türk savunma sanayi ürünlerinin başarıları ortadayken, bu
alanda karşılaştığımız engellemelerin hiçbir makul gerekçesi olamaz. Savunma sanayimizin
önüne bizzat bazı müttefiklerimiz tarafından konan kısıtlamaların artık kaldırılması
ortak menfaatimizedir. Müttefikler arasında gizli-açık ambargoların bırakın uygulanmasını,
konuşulmaması, hatta gündeme dahi gelmemesi gerekir. Bu konudaki beklentilerimizi
liderlerle açıkça paylaştım.”
