# Erdoğan’ı protestoya 11 ay hapis

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/erdogani-protestoya-11-ay-hapis-9346h/
- Yayımlanma: 2016-01-20T16:36:00+02:00
- Yazar: Murat Ali Oral

İzmir’de 2014 yılında dönemin Başbakan’ı Recep Tayyip Erdoğan’a evinin balkonundan
hakaret ettiği öne sürülen Filiz Akıncı’nın yargılandığı davada karar çıktı. Hakim
sanığı önce 6 ay hapis cezasına çarptırdı daha sonra mağdurun kamu görevlisi olması
sebebiyle cezayı 11 ay 20 güne çevirip ertelemedi

16 Mart 2014 tarihinde, dönemin Başbakan’ı Recep Tayyip Erdoğan’a, Gündoğdu Meydanı’ndaki
miting alanından ayrılırken, evinin balkonundan el hareketiyle işaret yapıp hakaret
içeren sözler söylediği öne sürülen Filiz Akıncı’nın 2 yıla kadar hapis cezası istemiyle
yargılandığı davaya devam edildi. İzmir 41’inci Asliye Ceza Mahkemesi’nde açılan
ve Erdoğan’ın mağdur sıfatıyla yer aldığı davanın 6’cı duruşmasına, tutuksuz yargılanan
2 çocuk annesi ekonomist Filiz Akıncı, avukatı Anıl Güler ile Cumhurbaşkanı Recep
Tayyip Erdoğan’ın avukatı Sema Cansu Bozkurt Sütçü katıldı.

Hakim Kemal Oruç, sanık Akıncı’nın daha önce bir davadan dolayı ceza aldığından 
dolayı ek savunmasının alınması gerektiğini belirti. Sanık Akıncı, eski savunmalarını
tekrarladığını, bu olayda kendisinin herhangi bir suçunun olmadığını belirtip, “
Ben suçsuzum. Suç işlemedim” dedi. Erdoğan’ın avukatı Sema Cansu Bozkurt Sütçü ise
sanığın cezalandırılmasını istedi.

Sanık Akıncı’nın avukatı Anıl Güler, savunmasında davada mağdur olarak yer alan 
Erdoğan’ın o gün İzmir’e siyasi parti genel başkanı olarak mitinge geldiğini belirterek
şöyle dedi: “Olayımızda kamu görevlisine hakaret suçlaması vardır. Olay tarihinde
mağdur Recep Tayyip Erdoğan başbakandı. Ancak o gün İzmir’de miting yapmak için 
bir başbakan olarak değil, bir siyasi parti başkanı olarak gelmiştir. Benzer bir
olayın mağduru diğer parti genel başkanları olması haliyle aynı durum söz konusudur.
Mağdur da aynı şartlardadır, bir partinin genel başkanıdır. Avrupa İnsan Hakları
Mahkemesi kararlarında da yer alan, mağdurun kamu görevlisi olması nedeniyle farklı
bir suç isnadı yapılmayacağı, bu noktada kamu görevlisine hakaret suçunun anayasa
ve insan hakları sözleşmesine aykırı olduğu düşüncesindeyiz. Hiçbir şekilde suça
konu olay müvekkilim tarafından gerçekleştirilmemiştir.” Olayda iki tanığından birinin
Ak Parti, diğerinin MHP üyesi olduğunu ve bu nedenle bir siyasal karşıtlığın söz
konusu olduğunu vurgulayan avukat Anıl Güler, “O dönem itibarıyla Türkiye’yi sarsan
barışçıl bir çevre gösterisi çok sert ve orantısız bir şekilde bastırılmıştır. Barışçıl
eylemlerde ölümler olmuştur. Türkiye’yi sarsan ölümlerden sonra dahi Erdoğan, bizce
polis tarafından öldürüldüğü iddia edilen çocukların annelerini ve babalarını meydanlarda
yuhalatmıştır. Ölümlerle biten olaylarda, ağır şiddet uygulanan olaylarda ‘polise
emri ben verdim’, ‘polisler destan yazıyor’ diyen kişidir. Barış yanlısı, sosyal
adaletten yana, çevre konusunda bilinci gelişmiş bir birey olan müvekkilimin, bu
polis şiddeti sonucu yaşanan ölüm ve yaralanmalardan olumsuz etkilenmemesi mümkün
değildir. Siyası sorumlu olarak mağduru görmektedir” dedi.

**Hakaret görüntüsü yok**

Müvekkilimin suçu işlediğine dair herhangi somut delil olmadığı görüşünü savunan
avukat Anıl Güler, “Öncelikle beraatını, ceza verilecekse lehe olan indirimlerin
uygulanmasını, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını istiyoruz” diye talepte 
bulundu. Hakim Kemal Oruç, dosyada bulunan CD’lerin bilirkişi tarafından incelendiğini
ve sanığın el hareketini yapan bir görüntünün olmadığını, dinlenen tanıkların ve
tutanak tutan polislerin ifadelerine göre sanığın suçu işlediğinin sabit olduğunu
belirtip, önce 6 ay hapis cezasına çarptırdı.

Hakim Oruç, ‘mağdurun’ kamu görevlisi olduğundan cezayı iki katına çıkarıp 1 yıl
hapse, ardından duruşmalardaki iyi halini de göz önüne alıp 11 ay 20 gün hapse çevirdi.
Sanığın 2011 yılında yargılandığı bir davada aldığı cezası nedeniyle sabıkasının
bulunduğunu, mahkemece bir daha suç işlemeyeceğine kanaat oluşmadığını belirten 
hakim, cezayı ertelemedi. Hakim ayrıca sanığı mağdurun avukatına 1800 lira vekalet
ücreti ödemesine karar verdi. Sanık avukatı Anıl Gürel, kararı temyiz edeceğini 
belirtti.

Karar sonrası sanık Filiz Akıncı, ağladı. Akıncı, dışarıda bekleyen oğlunun kollarına
girip güçlükle dışarı çıktı.

 
