# Erdoğan’ın başdanışmanı banka hisseleri önerdi

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/erdoganin-basdanismani-banka-hisseleri-onerdi-37025h/
- Yayımlanma: 2018-06-07T16:03:29+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Cemil Ertem, bankacılık hisselerinin önümüzdeki günlerde
hızlı bir şekilde yükselmesini beklediğini söyledi

Milliyet’teki yazısında Ertem, “Derecelendirme kuruluşlarının ve onlara eşlik eden
tetikçilerin manipülatif raporları ile bugün Türk banka sisteminin borsada da değerlenmesi
çok alt düzeylere inmiştir. Marka ve defter değerlerini hiç yansıtmayan çarpan oranlarıyla
fiyatlanan banka hisselerinin biz önümüzdeki günlerde çok hızlı değerleneceğinin
tahmin ediyoruz. Çünkü bu alanda seçimlerden sonra sistemi daha da iyileştirecek,
güvence altına alacak reformlar gelecektir.” ifadelerini kullandı. 

Ertem, Türk bankacılık sisteminin oldukça güçlü olduğuna vurgu yaptığı yazısında
şu değerlendirmeleri yaptı: 

2001 düzenlemeleri ve sonrasındaki küreselleşme dinamiği Türkiye ekonomisindeki 
hızlı düzelme ve büyümeyle birleşince banka sisteminin hem sermaye yeterlilik oranları
düzeldi hem de sistem, bireysel ve kurumsal operasyonlarda, dünya ortalamasının 
çok üzerinde karlılıklarla devam etmeye başladı. Hatta kimi bankalarımız, bu yılın
başında geçilen bir uygulama olmasına rağmen, UPRS-9 sisteminin bile üzerinde karşılıklarla
çalıştılar ve buna rağmen yüksek faaliyet kârı elde ettiler. (Güncel olarak banka
sistemimizde karşılık ayırma oranı 75,1’dir.) 

Bankacılık sektörünün 2018 için beklenen öz sermaye kârlılık oranı yüzde 14,80’dir.
Bu son beş yılın en iyi oranıdır. Şu anda bu oran 16,3’tür. Sermaye yeterlilik oranı
ortalaması da 2017 yılı için 16,8, şu an 16,4’tür. Çekirdek sermaye rasyosu da 14’
tür. Kredilerin takibe dönüşüm oranı da 2017 yılında yüzde 3,0 iken, şu anda bu 
oran 2,8’e inmiştir. 

Kaldı ki 2017 yılında başlayan KGF uygulaması banka sisteminin bilançosunda alacak
tarafını güçlendirmiştir. Son iki yılda Türk banka sisteminde görülen tek olumsuzluk
mevduatın krediye dönüşüm oranının bozulmasıdır. 2017 yılı için yüzde 126,5 olan
bu oran 2018 yılında düzelmeye başlamış ve 124,4 oranına gerilemiştir. Ancak aktif
kalitesi ve öz sermaye kârlılığı hayli yüksek olan sektörün mevduat dışı kaynak 
bulması da hiç sorun değildir.

Türk banka sistemi, yüksek alacak kalitesiyle sermaye piyasaları için de hayli nitelikli
ürünler üretebilir ve kaynak ihtiyacını bu zeminde de maksimize edebilir. Bu bağlamda
bugün geleneksel mevduata dayalı bankacılık, tüm dünyada geriye gitmekte bunun yerini
girişim sermayesi odaklı, sermaye piyasalarına yönelik kaynak girişinin yoğun olduğu
yeni bir bankacılık anlayışı almaktadır. Türkiye’de buraya yönelecektir. 
