# Erdoğan’ın Katar ziyaretinde ne konuşulacak?

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/erdoganin-katar-ziyaretinde-ne-konusulacak-76268h/
- Yayımlanma: 2021-12-06T11:02:22+03:00
- Yazar: Selim Soydan

BBC Türkçe’nin haberine göre ziyaret öncesi hazırlık kapsamında Doha’ya giden Milli
Savunma Bakanı Hulusi Akar, Katar Başbakan Yardımcısı ve Savunma Bakanı Halid bin
Muhammed el Atiyye ile görüştü. Görüşmenin ardından Katar’daki Türk askeri üssünü
ziyaret eden Akar, “Katar ile burada yaptığımız çalışmalar üçüncü ülkelere karşı
değil, ülkelerimizi, milletlerimizi, haklarımızı savunmak, caydırıcılık gücümüzü
en üst seviyeye çıkarmak içindir” dedi.

“Dost ve kardeş Katar ve Türkiye, kederde ve kıvançta bir ve beraber olan iki ülkedir.
Çeşitli sıkıntıları beraber yaşadık… Silahlı Kuvvetlerimiz de işbirliklerini çok
ileri düzeye getirdiler. Kara, Hava, Deniz Kuvvetlerimiz ve Özel Kuvvetlerimiz her
aşamada yaptıkları çalışmalar, eğitimler, tatbikatlarla bu ortak bilgi, tecrübe 
ve yeteneklerini olabildiğince en üst seviyeye çıkaracaktır.”

Türkiye’nin Katar’daki üssü, 2014 yılında imzalanan anlaşma sonrası oluşturuldu.
Burada Türk uçakları ve gemileri de konuşlandırılabiliyor.

Akar’ın iki ülke arasındaki yakın ilişkiye vurgu yaptığı konuşmasından birkaç gün
önce, Katar Petrolleri ve ExxonMobil ortaklığının Doğu Akdeniz’de Kıbrıs Cumhuriyeti
ile anlaşarak 5 numaralı parselde hidrokarbon arama faaliyetine başlayacağı haberleri
yansımıştı.

5 numaralı parsel, Türkiye’nin de kendi kıta sahanlığında kabul ettiği için iki 
ülke arasındaki ihtilaflı bölgelerden biri.

Bu gelişme üzerine Türkiye Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tanju Bilgiç 2 Aralık’ta 
bir açıklama yapmış; “Söz konusu ruhsat sahasının bir bölümü Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki
kıta sahanlığını ihlal etmektedir. Türkiye, hiçbir yabancı ülkenin, şirketin veya
geminin deniz yetki alanlarımızda izinsiz olarak hidrokarbon arama faaliyetlerinde
bulunmasına, bundan önce olduğu gibi bundan sonra da asla fırsat vermeyecek, ülkemizin
ve KKTC’nin haklarını kararlılıkla savunmaya devam edecektir.” ifadelerini kullanmıştı.

Aslında Katar Petrolleri ve ExxonMobil ortaklığı, 2017’de 10 numaralı parselde doğalgaz
arama ruhsatı almış; faaliyetlerine de Kasım 2018’de başlamıştı.

O dönem BBC Türkçe’ye konuşan Türk Dışişleri kaynakları, Türkiye ile Katar arasında
yakın bir stratejik ve askeri işbirliği olduğunu hatırlatarak, 10 numaralı parsel
ihtilaflı bölgeye de girmediği için, rahatsızlıklarını arka planda dile getirdiklerini
söylemişti.

Geçen hafta bakanlık sözcüsü bu açıklamayı yapmadan önce de iki ülke arasında yeni
bir askeri işbirliği anlaşması imzalandı.

30 Kasım’da TBMM Dışişleri Komisyonu’nda kabul edilen anlaşmaya göre Katar Hava 
Kuvvetlerine ait savaş uçakları eğitim için Türkiye’deki havaalanlarını kullanabilecek;
Katarlı pilotlar Türkiye’de eğitim alacak ve Türk hava sahasını kullanabilecekler.

Komisyonda anlaşmayla ilgili bilgi veren Dışişleri Bakan Yardımcısı Yavuz Selim 
Kıran, Katar’dan aynı anda en fazla 36 savaş uçağının ve 250 askeri personelin Türkiye’de
konuşlanabileceğini, muharip görev görmeyeceklerini, uçakların her türlü faaliyeti
için Genelkurmay Başkanlığı başta olmak üzere ilgili makamlardan onay alınacağını
söyledi.

Katarlı askeri personelin Türkiye’ye her gelişinde izin alınması gerekecek. Ancak
bu gelişler ve konuşlanacak uçakların Türkiye’de kalış süresiyle ilgili bir detay
verilmiyor. Kıran, bunun her seferinde iki tarafın da onayıyla verilecek bir karar
olduğunu belirtti.

Düzenleme beş yıl boyunca yürürlükte kalacak.

Düzenlemede uçakların modeline dair bir detaya yer verilmese de, komisyonda bulunan
muhalefet partili milletvekilleri, Katar’ın Fransa’da satın aldığı Rafale uçaklarını
hatırlatarak, bunun yine Fransa’dan 18 adet Rafale uçağı satın almış olan Yunanistan’a
karşı atılmış bir adım olup olmadığını sorguladı.

“Yunanistan devleti de Fransa’dan Rafale satın alarak aslında bir şekilde hem Doğu
Akdeniz’de hem de sınırlarımızda bize meydan okuyan bir tutum almış oldu. Şimdi,
Türkiye ile Katar arasındaki anlaşmanın bir gerekçesinin de aslında Katar’ın Fransa’dan
aldığı bu Rafale tipi uçakları Türkiye’ye getirmesi ve konuşlandırılması olduğunu
ifade edebiliriz.” diyen HDP milletvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, kararı ‘Bölgesel
barışa katkı sağlamayacağı’ gerekçesiyle eleştirdi.

Bu eleştirilerle ilgili konuşan AKP milletvekili Derya Baybak ise, “Kıta sahanlığımız
içerisinde olan doğal gazı ya da diğer kaynakları başka ülkelere vermek, bu doğru
bir şey değildir yani bu güvenliği sağlamak onun en doğal hakkıdır. Burada bunlar
gözetiliyor. Yunanistan üzerinden başka ülkelerin belki hesapları var, bu hesapları
herkes biliyor ve bu güvenliğin sağlanması da çok da doğal bir durum.” dedi.

Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan’ın başını çektiği Körfez ülkeleri, 
2017 yılında Katar’a abluka uygulama kararı almıştı. Ablukanın kalkması için koyduğu
şartlar arasında ülkedeki Türk üssünün kapatılması da vardı.

Bu dönemde Türkiye, Katar’a önemli ölçüde destek verdi. Birçok bölgesel konuda benzer
tutum ve politikalar izleyen iki ülke arasındaki işbirliği anlaşmaları bu dönemde
daha da arttı.

Ocak 2021’de Körfez ülkeleri ile Katar arasındaki diplomatik kriz sona erdi ve liderler
zaman zaman kameraların karşısında samimi pozlar verdi.

Türkiye ile BAE’nin ilişkilerinde de, BAE’nin Müslüman Kardeşler’e destek verdiği
gerekçesiyle Türkiye’ye karşı sert bir tutum takınması ve Türkiye’nin 15 Temmuz 
darbesini desteklemekle suçladığı BAE’ye yönelik eleştirileri sebebiyle bir süredir
gerilim vardı.

İki ülkenin de bölgede ticari ve ekonomik işbirliğine duyduğu ihtiyacın etkisiyle,
Abu Dabi Veliaht Prensi Muhammed bin Zayed al Nahyan 24 Kasım’da Ankara’daydı. İki
ülke arasında doğrudan yatırımları hedefleyen dokuz adet anlaşma imzalandı.

Tüm bu gelişmelerin ardından gerçekleşen Katar ziyaretinde, Yüksek Stratejik Komite
Toplantısı’nın yedincisi yapılacak.

Katar ile yaşanan diplomatik krizde sert bir tutum takınan Suudi Arabistan Veliaht
Prensi Muhammed bin Salman da, pazartesi günü Körfez ülkeleri turuna çıkacağını 
açıkladı. Muhammed bin Salman’ın Umman’dan başlayacağı tur BAE, Bahreyn, Katar ve
Kuveyt’le devam edecek. Veliaht Prens, böylece 2017’deki abluka açıklamasının ardından
ilk kez Katar’a gitmiş olacak.
