# Ertem: Merkez Bankası vesayetin son kalesi

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/ertem-merkez-bankasi-vesayetin-son-kalesi-10548h/
- Yayımlanma: 2016-03-24T14:52:00+02:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Cumhurbaşkanı Ekonomi Başdanışmanı Cemil Ertem, “Merkez Bankası tartışması başkanın
kim olacağı tartışması değildir. Merkez Bankası tartışması, Türkiye’deki ekonomik
vesayetin son kalelerinden bir tanesinin yıkılıp yıkılmayacağı, ne zaman yıkılacağı
tartışmasıdır” dedi.

Ertem, Canik Belediyesi tarafından Canik Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Ekonomi 
Çalıştayı”ında “Şehir ve Ekonomi” konulu sunum yaptı. Konuşmasında, Merkez Bankası
tartışmalarına değinen Ertem, Türkiye’de isminde “Cumhuriyeti” değil de

**“Cumhuriyet” geçen iki kurum**

Bunlardan birinin Cumhuriyet Savcılıkları olduğunu bildiren Ertem, sözlerine şöyle
devam etti: “Türkiye’de iki kurum vardır ‘Cumhuriyet’ ile biten, -i eki almayan.
Biri Cumhuriyet Savcılıklarıdır, sizin adınıza, yani halkın adına, milletin adına
onların hukuk alanında garantisidir ve savunucusudur. İkinci kurum Türkiye Cumhuriyet
Merkez Bankası’dır. O da sizin malınız, mülkünüzdür. Sizin bütün yıl boyunca Türkiye’nin
yarattığı milli gelirde sizin çabanızdır, emeğinizdir, birikiminizdir, bunun savunucusu
ve koruyucusudur. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ve bu kadar önemli bir kurumu
biz esasında çok yanlış yerden tartışıyoruz.”

**“Sorun başkanın kim olacağı deiğil”**

Merkez Bankası başkanının kim olacağı tartışmalarının yerinde tartışmalar olmadığına
işaret eden Ertem, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Biliyorsunuz bir Merkez Bankası tartışması yapıyoruz. Merkez Bankası tartışması,
buradan çok açık olarak ifade edeyim ki başkanın kim olacağı tartışması değildir.
Merkez Bankası tartışması, Türkiye’deki ekonomik vesayetin son kalelerinden bir 
tanesinin yıkılıp yıkılmayacağı, ne zaman yıkılacağı tartışmasıdır. Bu anlamda Türkiye
ekonomisinin, Türkiye para politikasının nereden belirleneceği, Samsun’dan mı, Canik’ten
mi yoksa Londra’dan mı, Washington’dan mı belirleneceği tartışmasıdır. Merkez Bankası
tartışmasına biz böyle bakamazsak, yalnızca bir başkan tartışmasına indirgersek 
çok büyük tuzağa düşmüş oluruz.”

**“Hepimiz Merkez Bankası cahiliyiz”**

Cemil Ertem, Merkez Bankası’nın yapılanması hakkında akademisyenler de dahil, insanların
yeterince bilgi sahibi olmadığını söyleyerek şunları kaydetti:

“Merkez Bankası başkanının kim olduğunu hepiniz biliyorsunuz. Çok değerli bir akademisyen,
Erdem Başçı ama Merkez Bankasında siz 15 genel müdürlük olduğunu, para politikaları
kurulu üyelerinin kaç kişi olduğunu, Merkez Bankasının Türkiye’nin en önemli kurumsal
yapılarından bir tanesi olan bu kurumsal yapının nasıl yapılandığını biliyor musunuz?
Bilmiyorsunuz. Hepimiz Merkez Bankası cahiliyiz adeta. Akademisyenlerimize kadar,
iktisat hocalarımıza kadar. Neden? Çünkü bize bu iş şimdiye kadar tartıştırılmamış.
Yalnızca başkan üzerinden çok sudan bir tartışma yapmışız.”

**“Bu anayasayı hak etmiyoruz”**

Anayasa tartışmalarına da değinen Ertem, “Bugün yine gündemde bir anayasa tartışması
var. Türkiye ne yazık ki 1982 Anayasası ile yönetiliyor. Bunu hak etmiyoruz. Yaşadığımız
bazı sorunların kaynağında hala 1982 Anayasası’nda diretilmesi ve ne yazık ki Meclis’teki
partilerin de biliyorsunuz, muhalefet partileri şimdi Anayasa Komisyonu’ndan da 
çekilecekler gibi gözüküyor ama özellikle millet, hak etmediği 1982 Anayasası’nı
değiştirecektir diye ben inanıyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

“1982 Anayasası tartışması esasında Türkiye’de bir sistem tartışmasıdır.” diyen 
Ertem, şöyle konuştu:
“Sayın Cumhurbaşkanımızın yerel ve milli dediği olgu ekonominin,
siyasetin yerellerden belirlenmesidir. Yoksa yerel ve milliden Türkiye’nin 1930’
lardaki, 40’lardaki gibi 20. yüzyılda olduğu gibi içe kapanması, Türkiye’nin içe
kapalı bir ulus devlet olarak devam etmesini kesinlikle anlamıyoruz ve anlatmıyoruz.
Yerel ve milli derken dışa tam açık, demokratik ama kararları milletin aldığı bir
Türkiye’den bahsediyoruz. Bu anlamda bir anayasadan bahsediyoruz. Bir anayasa ne
anlatır? Benim anladığım anayasa bir toplumsal mutabakattır. Bireyin devlete karşı
olan haklarını garanti altına alır. Bu anlamda çok demokratik bir adımdır ve bu 
toplumsal mutabakatın tezahürüdür. İkinci olarak devletin yeniden yapılanması ve
devletin millete karşı ödevlerinin tanımlanmasıdır. Bunların yazılı hale getirilmesidir.
Devlete karşı bireyi koruyan, devletin kurumlarının millet için yeniden yapılanmasıdır.
Millet için, millete rağmen değil. Şimdiye kadar biz bunu millete rağmen yaptık,
millet için yeniden yapılanmasıdır. Merkez Bankasının da millet için yeniden yapılanmasıdır.
Bu anlamda Merkez Bankası tartışmasıyla yeni anayasa tartışması aynı tartışmadır.”

 
