# Ethereum için tarihi gün: Yeni dönem başlıyor

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/ethereum-icin-tarihi-gun-yeni-donem-basliyor-89956h/
- Yayımlanma: 2022-09-14T14:53:53+03:00
- Yazar: Selim Soydan

Yeni bir blok zincir sistemine geçmeyi planlayan [Ethereum](https://www.borsatek.com/ethereum-testi-gecti-iki-ayin-zirvesini-gordu-88582h),
bu önemli süreçte bir de [kara para aklama](https://www.borsatek.com/unlu-borsacinin-kizina-kara-para-aklama-sorusturmasi-87793h)
ve sansür tartışmalarının odak noktası oldu.

Bloomberg HT’nin haberine göre tüm bu süreç ve tartışmaları Mindstone Blockchain
Labs CEO’su Tansel Kaya Bloomberg HT’ye değerlendirdi.

Popüler kripto para birimi tıpkı öncüsü Bitcoin gibi “Proof Of Work” yani iş ispatı
denilen bir blok zincir sistemiyle çalışmakta. Ethereum kurucusu Vitalik Buterin
tarafından yapılan açıklamalarla eski bir sistem olan iş ispatı (PoW) blok zincir
sistemiyle çalışmayı bırakarak, avantajları oldukça fazla olan hisse ispatı (Proof
of Stake) ile çalışmaya başlayacak. 

### İş İspatı Çalışma Prensibi

Tüm bu dezavantajlar nedeniyle bir alternatif olarak ortaya çıkan hisse ispatı (
Proof Of Stake) blok zincir protokolü birçok kripto para birimi tarafından tercih
edilmekte. Hisse ispatı (PoS) sistemi kısaca şöyle çalışıyor. İşlemlerden gelir 
elde etmek isteyen kripto para birimi sahibi elinde bulundurduğu varlıklarını sisteme
yatırarak, çekilemez şekilde kilitler buna kripto para evrenin kısaca “stake” denir.
Algoritma blok zincir üzerinde gerçekleştirilecek işlemleri, varlıklarını kitlemiş
kullanıcılar arasında rastgele seçerek gerçekleştirir. Böylelikle varlıklarını kilitlemiş
kullanıcı işlem gerçekleştirdiği için gelir havuzundan pay alır.

Öncelikle Ethereum’un çıkmak istediği iş ispatı (PoW) sistemini kısaca açıklamak
gerekirse; blok zincir üzerinde yapılmak istenen işlem için madenci olarak adlandırılan“
sistem operatörleri” zincire yeni bloklar ekler. Gerçekleştirilen eylem diğer madenciler
tarafından onaylanır ve blok zincire eklenir. Bu görevi gerçekleştirmek için madenciler
sistemlerini çalıştıracak elektriği harcar ve gerçekleştirilen her görev karşılığı
ödülünü alır.

İş İspatı (PoW) sistemi ilk başlarda devrimsel gözükse de artık oldukça eski bir
sistem olarak eleştiriliyor. Özellikle uzmanlar iki dezavantaja dikkat çekiyor. 
İlki “İş İspatı” sisteminde gerçekleştirilen görevlerin diğer madenciler tarafından
onayının gerekmesi. Bu konuda en büyük çelişki, madencilik tekelinin ele geçirilmesi
yani işlemci gücünün çoğunu elinde tutan (Yüzde 51) madencilerin ağda daha fazla
söz hakkına sahip olması ve sistemde güvenlik açığı oluşturabilme ihtimali. İkinci
dezavantajı ise görev gerçekleştirilmesi için ciddi bir elektrik maliyeti ve devasa
sistem kurulması gerekliliği. Bu sistem gereksinimi sağlayamayan ciddi bir kullanıcının
sistemde söz sahibi olamaması. 

### Hisse İspatı Çalışma Prensibi

Hisse ispatı (PoS) blok zincir protokolü çalışmak için büyük bir elektriksel bir
sisteme ihtiyaç duymaz, ağ bağlantısı yeterlidir. Bu yönüyle hem çevreci hem de 
tekelleşme karşıtı bir yapı sunar.

Hisse ispatı avantajlarıyla ilgili Tansel Kaya “Bu sistemin en büyük avantajı ise
iki yüzde bir oranında müthiş bir enerji tasarrufu sağlaması. Yani sadece sunucularınız
bir yazılım yardımıyla çalışıyor, büyük hesaplama yarışları ile yüksek elektrik 
tüketecek bir durum yok, ağa bağlı olmanız yeterli. Bunun haricinde de bazı avantajları
var, herkes dışarıdan gelip katılımcı olabilir. Bu çok uzun zamandır hayal edilen
bir konu… Artık biz geleceğin akıllı kontrat platformlarında yaygın biçimde Hisse
ispatı (PoS) olduğunu söyleyebiliriz” diyor.

Ethereum bir süredir hisse ispatı sistemine geçmek için çalışmalar yürütüyor. Bu
geçiş sürecinde test ağlarında denemeler yaparak, işlemlerinin bir kısmını gerçekleştirdi.
Popüler kripto para birimi 15 Eylül günü tüm ağını hisse ispatı (PoS) sistemine 
geçirerek kritik bir hamle yapacak.

Bu geçiş sürecini ise Tansel Kaya “Deneme ağı var. Bu ağın üzerinde de 32 Eth teminat
gösteren herkes onaylayıcı olabiliyor. Bu yapısal bir biçimde çalışıyor şuan. Bu
deneme ağı ile Ethereum ana ağı birleşecek. Bu sürece ‘The Merge’ deniyor. Bu birleşme
ardından bütün işlemlerini çok elektrik tüketen PoW ile değil PoS ile gerçekleştirecek.
Heyecanlı bir süreç” diyerek yorumluyor.

### Ethereum’da sansür ve Tornado Cash tartışmaları

Birleşme işlemleri devam ederken geçtiğimiz günlerde Amerika Birleşik Devletleri
Dışişleri Bakanlığı tarafından atılan bir tweet gündemi sarstı. Bakanlık, Ethereum
ağında bulunan ve bir nevi mixer görevi gören Tornado Cash uygulamasını Kuzey Kore’nin
kullandığına dair açıklamada bulundu.

Yaptırımların hedefi olan Tornado Cash sağladığı hizmetle kripto paralarda gizlilik
sağlıyor. Sisteme yatırılan kripto paranın havuzda toplanıp rastgele şekilde geri
verilerek iz sürülmesinin önüne geçiliyor. Dolayısıyla siber saldırganlar topladıkları
varlıkları bu sistem aracılığıyla kaybettirebiliyordu.

Tansel Kaya, Tornado Cash ile anılan siber saldırıları “Burada Lazarus adlı, bir
çeşit hacker grubu olarak düşünebileceğimiz bir grup var. Bu grup halihazırda ABD’nin
yaptırım listesinde yer alıyor. Bu listedeki kişi ve kurumlarla çalışmak ise 30 
yıla kadar hapis cezası getirebiliyor. Bu grubu en son Kuzey Kore yapımlı bir filme
karşı tepki olarak Sony’ye yapılan saldırı ile hatırlayabilirsiniz. İngilizce’de
bu gruplar ‘persistent threat’ yani gelişmiş devlet destekli tehditler olarak ifade
ediliyor. Bunlar eğitimleri son derece yüksek seviyede değerlendirilebilecek, ordunun
siber saldırıdan sorumlu takımı olarak düşünebileceğimiz gruplar” diyerek ifade 
ediyor.

ABD’den gelen açıklamaların ardından sabit kripto para birimi USDC, Tornado Cash
içerisindeki varlıklarını dondurdu. Böylelikle ABD yaptırımlarına uyan bir duruş
sergiledi. Merkeziyetsizlik altında toplanan kripto para ekosisteminde bu duruş 
büyük tartışmalara yol açtı.

Mindstone Blockchain Labs CEO’su Tansel Kaya Ethereum’un sistemindeki kaygılara 
yönelik ise şu yorumda bulunuyor: “USDC, Amerikan menşeli bir stabil kripto para,
ve varlıklarını dolar veya devlet tahvili olarak Amerika’da tutuyorlar. Dört denetim
şirketlerinden denetim alıyor. Herhangi bir işlem tamamen durdurabiliyor veya belirli
bir hesabı kara listeye alabiliyor. Bu şekilde ‘Tornado Cash’ içerisinde bulunan
USDC varlıkları dondurmuş oldular. ABD Hazine Bakanlığı’nın da teyit ettiği şekilde
orada sadece suçlular yok, gizli işlem yapmak isteyen suçsuz kullanıcılar da var.
İki insan arasındaki para aktarımının gizlenmesini istediğiniz durumlarda da Tornado
Cash kullanılabiliyor. Bu yaptırımlar sonucunda iş ispatı (PoW) veya hisse ispatı(
PoS) hangisinin bu tarz işler için daha uygun olduğu tartışmaları başladı. Sansürlenmiş
hiçbir şey olmasını istemiyorsak, onu madenciliğin çok büyük bir gücüne ihtiyacımız
var. Hisse İspatı sisteminde varsayalım ki hisselerin %51’i belirli bir grubun elinde
ve bu grup da Amerikan yaptırımlarına uyum sağlayacağını söylüyor. Eğer buna karşılık
vermek isterseniz bu durumda hisseleri o grubun elinden almanız gerekiyor. Şu anki
duruma baktığımızda 15 Eylül’de bu birleşme gerçekleşecek ve şu an Ethereum kilitlemelerinin(
stake) yüzde 60-70 gibi bir oranı belli bir grubun elinde. Bu grubu da büyük oranda
Borsalar oluşturuyor. Burada herkesin canını sıkan ve bu konuyu tartışmaya iten 
şey de aslında bu.”

Tornado Cash açıklamalarına rağmen ABD tarafından kripto paralarda yasaklayıcı bir
önlem görmemekteyiz. Özellikle Bitcoin özelinde geçtiğimiz yıllarda ABD tarafından
sıkça dile getirilen kara para aklama iddialarının ise tamamen gündemden düştüğünü
söyleyebiliriz. Tansel Kaya bu konu hakkında “Bitcoin madenciliğinin üzerinden kara
para aklanıyor iddiaları bitti, burdan da anlayabiliriz ki ABD’nin BTC’yi uysallaştırmayla
ilgili bir tasarrufu var… Bir noktada gitgide daha devlet onaylı, devlet destekli
bir akıllı kontrat platformuna doğru gidiyoruz. Buradaki sıkıntı hangi devlet olduğu.
Örneğin geçtiğimiz günlerde Nancy Pelosi, Amerika Birleşik Devletleri Temsilciler
Meclisi Başkanı’nın Tayvan’a yaptığı bir ziyaretten dolayı, Çin Pelosi ve onun varlıklarına
yaptırım uyguladı. Bu durumda ya Çin’in yaptırım listesini kullanmanız ya da ABD’nin
listesini kullanmanız gerekiyor ve bu garip bir durum. Bankacılık sistemine de yine
benzer bir durum var.” yorumunda bulunuyor.
