# Euro Bölgesi’nde riskler sürüyor

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/euro-bolgesinde-riskler-suruyor-21223h/
- Yayımlanma: 2017-03-23T12:30:30+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

Uluslararası Finans Entitüsü (IIF) yayımladığı bir raporda, Euro Bölgesi’nde olumlu
gelişmelerin görüldüğünü ancak özellikle siyasi risklerin devam ettiğini bildirdi.

IIF, Euro Bölgesi’nin görünümüne ilişkin bir rapor yayımladı. Euro Bölgesi’nin 2016
yılında yüzde 1,7’lik Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) artışıyla ABD’yi geride bırakarak
sağlam toparlanmayı sürdürdüğü aktarılan raporda, 2017’de yüzde 1,8 ve 2018’de de
yüzde 1,7’lik büyüme beklendiği ifade edildi. 

Ancak bölgedeki toparlanmanın dengesiz gerçekleştiğine işaret edilen raporda, “Bazı
ülkelerde büyüme son zamanlarda genişlemesine karşın, GSYH seviyeleri halen oldukça
düşük seviyede. İtalya ve Portekiz gibi Euro Bölgesi krizinden en çok zarar gören
ülkeler, yüksek kamu borcunun GSYH oranı, özellikle gençler arasındaki yüksek işsizlik
ve takipteki kredilerin endişe verici seviyeleri nedeniyle kırılgan olmaya devam
ediyor. Bu ülkeler dengesizliklerin azaltılması konusunda ilerleme kaydetmiş olsa
da Avrupa Merkez Bankası (ECB) varlık alımlarını azaltmaya başladığında, bir kez
daha ön planda olacaklar.” denildi.

Raporda, Euro Bölgesi’nde bu yıl siyasi seçimler, Birleşik Krallık’ın Avrupa Birliği’nden(
AB) ayrılması (Brexit) ve yeni ABD yönetiminin korumacı politikalarından kaynaklanan
riskler bulunduğu ancak potansiyel bir olumlu etkinin ise daha güçlü küresel büyümeden
kaynaklanabileceği aktarıldı.

**“Türkiye-AB arasındaki göç anlaşmasının bozulması olumsuz etkiler “**

Avrupa’da gerçekleşecek seçimlerin risk olarak görüldüğü aktarılan raporda, “Marine
Le Pen’e verilen destek ve onun AB’yi terk etme arzusu göz önüne alındığında, Fransa’daki
seçimler, bize göre en büyük risk kaynağıdır. Bununla birlikte, merkezci aday Emmanuel
Macron, son zamanlarda hız kazanıyor ve Le Pen’den daha geniş bir ilgi görüyor.”
değerlendirmesi yapıldı.

Raporda, ayrıca Türkiye ve Avrupa Birliği arasındaki mülteci anlaşmasına da değinildi.
2015 ve 2016 yıllarında göç akınının Avrupa projesi için önemli bir baskı oluşturduğuna
işaret edilen raporda, “2016’da Türkiye ile yapılan bir göç anlaşması sonrasında
mülteci girişleri azaldı. Ancak Türkiye ile ilişkiler son aylarda kötüleşti ve Türkiye
bu anlaşmayı iptal etme tehdidinde bulundu. Anlaşmanın bozulması, mülteci akının
artması ve AB’nin bağlılığına yönelik baskıların yeniden başlaması, aşırı tutucu
AB karşıtı siyasi partilere desteğin artması ve insanların serbest dolaşımı konusunda
sınırlamalar yapma ihtimalinin artmasıyla sonuçlanabilir.” ifadelerine yer verildi.

**“ECB, ekim ayında varlık alım programından kademeli çıkış ilan edebilir”**

2017 ve 2018’de, ECB için önemli zorluklar görüleceği ve petrol fiyatındaki etki
kaybolduğunda manşet enflasyonun 2017 boyunca gerilemesinin muhtemel olduğu ifade
edilen raporda, ancak çekirdek enflasyonun 2017 yılı boyunca kademeli olarak yüzde
1,1 ve 2018 yılı sonunda da yüzde 1,3 seviyesine kadar yükselmesinin tahmin edildiği
paylaşıldı.

Bu nedenle ECB’nin siyasi risklerden kaynaklanan olumsuz sonuçlar olmaması durumunda
kademeli olarak varlık alımlarını azaltmaya başlamasının beklendiği belirtilen raporda,“
Şu anki beklentimiz, ECB’nin Almanya’daki seçimlerden sonra Ekim 2017’de varlık 
alımlarından kademeli çıkışı açıklaması ve alımları 2018’de birinci çeyrekte ayda
40 milyar Euroya, ikinci çeyreğinde de ayda 20 milyar Euroya indirmesi yönünde.”
denildi.
