# Ev fiyatları neden geriledi

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/ev-fiyatlari-neden-geriledi-17769h/
- Yayımlanma: 2016-12-17T19:12:05+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

İstanbul’da kentsel dönüşümün yoğun olduğu  bölgelerde ve lüks konutlarda fiyatlarda
düşüş yaşandığı haberine sektörden açıklamalar geldi. Gülistan Alagöz’ün konuyla
ilgili Hürriyet’te yer alan haberi şöyle:

Hürriyet’te geçtiğimiz çarşamba günü yayınlanan ‘arz fazlası olan bölgelerde ev 
fiyatları düşüyor’ haberi ses getirdi. Gayrimenkul sektörü temsilcilerinin bir kısmı
özellikle kentsel dönüşüm olan bölgelerde arzın talebin önüne geçtiğini, bu nedenle
fiyatların gerilediğini açıkladı. Konut Geliştiricileri ve Yatırımcıları Derneği(
KONUTDER) ile Anadolu Yakası İnşaat Müteahhitleri Derneği (AYİD) başkanları ile 
emlak danışmaları özellikle İstanbul Anadolu yakasında talepten fazla üretim yapıldığını
ve son 1 yılda fiyatların yüzde 20’yi aşan oranda gerilediğini belirtmişti. Konu
ile ilgili değerlendirme yapan İstanbul İnşaatçılar Derneği (İNDER) Başkanı Nazmi
Durbakayım ise Kadıköy’ün tümünde bir fiyat düşüşü olmadığını, bazı şirketlerin 
finansman sorununu çözmek için ucuz ev sattığını dile getirdi.

6 EVDEN BİRİ FEDA

Bağdat Caddesi’nde yaşanan gelişmeleri değerlendiren Durbakayım, “Bağdat Caddesi’nde
orta ve küçük ölçekli iş yapan çok fazla firma var. Bunlar yüzde 60-70 oranla kentsel
dönüşüm yapması gerekirken yüzde 80-85 teklif edip iş aldılar. Projeyi yapıp evleri
satmayınca zor girdi. Bu adamın 6 dairesi varsa birini feda etti. 2 milyon liraya
satıyorsa o evi 1.5 milyona satıp o para ile sıkıntısını çözüyor. Çünkü büyük şirketler
gibi banka kredisi kullanma ya da kampanya yapma şansı yok. Bu tip örnekleri görüyoruz.
Ama bunlar tüm piyasada ev fiyatlarının düştüğünü göstermez” dedi. Döviz ile fiyatlandırılmış
gayrimenkullerdeki fiyatların, kurlardaki aşırı artışından dolayı yeniden ayarlandığını
belirten Durbakayım, “Geçen seneye göre olan kur artışı yüzde 20 seviyelerine olup
bu farkı dövizle satan firmaların indirim olarak yansıtması yanlış bir algıya sebep
oluyor” dedi

**‘TOPLU ALIM’ YAPILIYOR**

İnşaat şirketlerince yapılan kampanyaların yanlış yorumlandığını belirten Durbakayım,“
Perakende sektörü ‘kara cuma’ diyor ve yok pahasına ürün satıyor. Şimdi onlar battı
mı? Gayrimenkul sektöründe de dönem dönem kampanyalar olabilir. Bunu sektörde ‘balon
var’ diye yorumlayamayız” dedi. Konut düşüş açıklamalarının art niyeli olduğunu 
söyleyen Durbakayım, “Konut sektöründe de spekülatif söylemler ve hareketler ile
fiyatların aşağı çekilmesine çalışılmasına ve daha sonra toplu alım yapılmasına,
borsada olduğu gibi ‘tasvip edilmeyen işlemler kategorisinde’ bakmak lazım. Şayet
bir inşaat firmasının finansmana ihtiyacı varsa, bundan spekülatör değil, tüketici
faydalanmalı” diye konuştu.

MÜTEAHHİTLERDEN ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

İNDER kentsel dönüşüm sürecinde yaşanan sorunları masaya yatırmak ve çözüm yollarını
konuşmak için 7 Aralık’ta ‘Kentsel Dönüşüm Çözümleri Konferansı’ düzenledi. Konferans
sonrası hazırlanan sonuç bildirgesi de Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile paylaşıldı.
Bildirgede öne çıkan konular ise şöyle;

-Kentsel dönüşüm parsel değil ada bazında olmalı.

-Dönüşümde yerel halkın beklenti ve önerileri dikkate alınmalı.

-Türkiye’de 300 bini bulan yapı müteahhidi var. Bunlar sınıflandırılmalı. Yüklenicilerin
yeterliliği hususuna kamu açıklık getirmeli, her açıdan yetkin olmayan kurumlar 
yüklenici olamamalı.

-Dönüşüm projelerinde ihtiyaç fazlası ticari alan yapılmamalı.

-Dönüşme dair ihtilafların hızlı çözülebilmesi için ihtisas mahkemeleri kurulmalı.

-Konut projelerinde otopark müstakil olarak tapulandırılmalı. İhtiyaç fazla otopark
bölge ihtiyaçları için kullanılmalı. Böylece otopark kullanmayan daha uygun fiyatla
ev sahibi olabilir.

-Yeşil binalar teşvik edilmeli.

-Kat Karşılığı Yapım Anlaşması içeriğinin hem ticari, hem de hakkaniyet açılarından
yeniden ele alınması gerekiyor. Tip sözleşme oluşturulması öneriliyor.

-Masterplan/ kentsel tasarım çalışmaları aceleye getirilmemeli, çok disiplinli ve
kapsamlı yapılmalı.

-Dönüşen bölgenin altyapı ve sosyal donatılarının yükü özel sektör ve kamu arasında
hakkaniyetli paylaştırılmalı.

-Yükleniciyle anlaşma aşamasında en sona kalarak ek çıkar yaratmaya çalışan kötü
niyetli taraflara karşı yaptırım uygulanmalı.

-Aynı adaya farklı yüklenicilerin dahil olması bir çok adanın dönüşümünü kilitliyor,
bu durum engellenmeli.

-En önemli taraflardan biri ilçe belediyeleri, sürece aktif dahil olmaları gerekiyor.
