# Evini boş tutan ev sahibinden ek vergi alınacak

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/evini-bos-tutan-ev-sahibinden-ek-vergi-alinacak-100238h/
- Yayımlanma: 2023-07-21T15:41:48+03:00
- Yazar: Selim Soydan

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip [Erdoğan](https://www.borsatek.com/erdogandan-memur-ve-emekli-zamlariyla-ilgili-surpriz-aciklama-100235h),
Suudi Arabistan, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri’ni (BAE) kapsayan Körfez turunun
ardından Türkiye’ye dönüşünde, uçakta değerlendirmelerde bulundu ve gazetecilerin
sorularını yanıtladı.

Görüşmelerde, ikili ilişkilerin tüm boyutlarıyla ele alındığını anlatan Erdoğan,“
Küresel ve bölgesel gelişmeleri aramızda değerlendirme fırsatı bulduk. Kazan kazan
anlayışı içerisinde önemli ve kapsamlı işbirliği projeleri üzerinde durduk. Bu ülkelerle
işbirliğimiz, önümüzdeki dönemde somut projelerle güçlenerek gelişecektir. Bunun,
ekonomimiz üzerindeki müspet etkilerini de inşallah en kısa zamanda göreceğiz. Özellikle
savunma sanayii, enerji, turizm, müteahhitlik gibi alanlarda kararlaştırdığımız 
hususları hızla hayata geçireceğiz.” diye konuştu.

Ziyaret sırasında, Körfez bölgesinin huzur ve istikrarına olan desteğin de vurgulandığını
dile getiren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bölgeyle ilgili meselelerin, bölgesel işbirlikleriyle ele alınması gerektiğine 
inanıyorum. Bu itibarla bölgesel konularda istişare ve eşgüdümümüzün devamında mutabık
kaldık. Suudi Arabistan ile ikili ilişkilerimizde yeni bir döneme girdiğimizi söylemiştim.
İmzaladığımız beş anlaşmayla işbirliğimizi daha da ileriye taşıdık. Cidde’deki temaslarımızın
ardından malumunuz Doha’ya geçtik. Katar ile ilişkilerimizin bu sene 50’nci yıl 
dönümünü kutluyoruz. Stratejik ortağımız da olan bu ülkeyle işbirliğimiz mükemmel
düzeyde seyrediyor. Katar Emiri Şeyh Temim ile yaptığımız görüşmede mevcut işbirliğimizi
farklı alanlarda ilerletme kararı aldık.”

### “Ticaret ve yatırım konularında çok ciddi bir potansiyel mevcut”

Erdoğan, Birleşik Arap Emirlikleri’nin bölgedeki en önemli ticari ve ekonomik ortaklarından
olduğuna işaret ederek, “Geçen yıl ticaret hacmimizi yüzde 25 artışla 10 milyar 
dolara çıkardık. Bu rakam artmaya devam ediyor. Türkiye ile Emirlikler arasında 
ticaret ve yatırım konularında çok ciddi bir potansiyel mevcut. Ziyaretimizde bu
potansiyeli harekete geçirecek adımları değerlendirdik. Kabul ettiğimiz ortak mutabakatla,
ilişkilerimizi stratejik ortaklık seviyesine çıkardık.” ifadesini kullandı.

Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey mekanizmasının kuruluşunu gerçekleştirdiklerini 
de belirten Erdoğan, “Mekanizmanın tesisiyle birlikte gündemimizdeki konuları en
üst seviyede ele alacağımız bir platforma kavuşturduk.” bilgisini verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ortak mutabakata ilave olarak farklı alanlarda toplam değeri
50,7 milyar dolarlık 13 anlaşma imzalandığını da anımsatarak, “2023 yılı, Birleşik
Arap Emirlikleri ile de diplomatik ilişkilerimizin tesisisin 50’nci seneidevriyesidir.
Ziyaretimizle bu önemli yıl dönümünü, anlamına uygun bir şekilde idrak etmiş olduk.
Her üç ülke de DEİK öncülüğünde düzenlenen iş forumları yeni ticari ortaklıkların
kurulmasına katkı sağlamıştır.” diye konuştu.

Türkiye’nin otomobili TOGG’un da muhatapları tarafından beğeniyle karşılandığını
vurgulayan Erdoğan, “Üç ülkeyle iş birliğimizi ve kardeşlik bağlarımızı güçlendiren
bölge turumuzun hayırlara vesile olmasını diliyorum. 28 Mayıs gecesi itibarıyla 
inşasına başladığımız Türkiye Yüzyılı’nı, dış politikada yeni hamle ve açılımların
vasıtası haline getirmek istiyoruz. Körfez ziyaretimiz bunun adımlarından biriydi.
İnşallah diğer coğrafyalarda atacağımız adımlarla bunu daha da pekiştireceğiz.” 
değerlendirmesinde bulundu.

Erdoğan, ziyaretin son gününde 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı’nı kutlamak üzere
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni ziyaret ettiklerini anımsatarak, “Kahraman Mehmetçiklerimiz
ile mücahitlerin omuz omuza 49 yıl önce gerçekleştirdiği Barış Harekatı, Kıbrıs 
Türk’ü kardeşlerimizi yok olmaktan kurtarmıştır. Aradan geçen sürede Kuzey Kıbrıs
Türk Cumhuriyeti, her alanda büyük ilerlemeler kaydetmiştir. Biz de bu süreçte her
zaman Kıbrıslı kardeşlerimizin yanında olduk, oluyoruz, olmaya da devam edeceğiz.”
sözlerini sarf etti.

Barış Harekatı’nın 49’uncu yıl dönümünün büyük bir coşkuyla ve yeni eserlerin açılışıyla
idrak edildiğini, bu vesileyle Ercan Havalimanı’nın yeni terminal binasının ve pistinin
açılışını gerçekleştirdiklerini aktaran Erdoğan, “Kıbrıs meselesinin çözümüne dair
duruşumuzu ve önerilerimizi tüm dünya ile paylaştık. Kıbrıs Türk halkının güvenlik,
refah ve esenliği için çalışırken, Ada’nın kalıcı ve adil bir barışa kavuşması için
de diplomatik gayretlerimizi sürdüreceğiz. Rabb’im yolumuzu, bahtımızı açık etsin.”
dedi.

### “Düşmanı azaltmak, dostu çoğaltmak gayreti içerisindeyiz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, değerlendirmesinin ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

“Vilnius ziyareti, Batı ile ilişkilerde daha çok bir restorasyon olarak algılandı.
Körfez ziyaretiniz de oldukça pozitif bir gündemle gerçekleşti. Hem Vilnius Zirvesi’nde
hem bu ziyaretiniz bağlamında Türk dış politikası açısından nasıl değerlendirirsiniz?”
sorusu üzerine Erdoğan, “düşmanları azaltmanın, dostları ise çoğaltmanın”, siyasetlerinin
bir yol haritası olduğunu ve bunu devam ettirdiklerini söyledi.

Vilnius’ta bunu çok açık ve net gördüğünü kaydeden Erdoğan, “Orada kimlerle, nasıl
görüşmeler yaptığımızı sizler de müşahede ettiniz. Eğer bu olmamış olsaydı bizim
bazı ülkelerle hiç görüşme yapmamamız gerekirdi. Biz bu görüşmeleri yaparken bir
şeyi ispat ettik. O da neydi? Düşmanı azaltmak, dostu çoğaltmak gayreti içerisindeyiz.
Eğer Türkiye, bir güç kazanıyorsa bu gücü bu politikalarıyla kazanıyor. Bundan sonraki
süreçte de bu şekilde devam ederek, bölgesel ve küresel güç olmanın adımlarını atmaya
devam edeceğiz.” diye konuştu.

### “Türk dış politikası her zaman milli çıkarlarını, menfaatlerini esas alan bir eksendedir”

Türkiye’nin bölgesel ve küresel arenada önemli bir aktör, oyun kurucu bir ülke olduğunu
söyleyen Erdoğan, şöyle devam etti:

“Küresel meselelerde kararsızlığın hakim olduğu bir atmosferde, ülkemiz istikrarlı
yönetimi ve politikalarıyla öne çıkıyor. Her meselede insanı merkeze alan, insan
onurunu korumaya çalışan Türkiye, Batı, Orta Doğu, Uzak Doğu, Afrika ve Arap coğrafyasıyla
aynı anda dostluk ilişkileri kurabilen yegane ülkedir. Biz ilk günden itibaren ilkeli
ve kararlı bir dış siyaset yürütüyoruz. İhtilaflı konuları çözüme kavuşturarak, 
ilişkileri güçlendirmeyi iktidara geldiğimiz ilk andan itibaren savunuyoruz. İlişkileri
güçlendirme, yeni dostlar kazanma süreçlerini ‘restorasyon’ olarak göremeyiz. Türk
dış politikası her zaman milli çıkarlarını, menfaatlerini esas alan bir eksendedir.
Dün böyleydi, bugün de böyle, yarın da böyle olacak. Bizim dostluğumuzu kazanan 
ya da kazanacak diğer ülkeler için yeni bir dönemin başlangıcı diyebiliriz.”

Erdoğan, Yunanistan’da adaların silahlandırılması meselesine ilişkin soru üzerine,
bunu Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis ile çok açık, net konuştuklarını belirtti.
Konuyla ilgili Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın da kendi muhatabıyla bunları konuştuğunu
ve konuşacağını dile getiren Erdoğan, “Tabii bu iş sadece Yunanistan’dan kaynaklanmıyor,
malum Beyaz Saray’daki dostları ve lobi, sürekli olarak bunları tahrik ediyor. Bu
tahrik neticesinde de zaman zaman arzu edilmeyen durumlar meydana geldi. Dışişleri
Bakanımız Hakan Bey kendi muhatabıyla görüşüyor, Danışmanım Çağatay Kılıç’ın, Miçotakis’in
özel temsilcisiyle olan münasebetleri bu süreci çok daha farklı kılacaktır. Bunu
da süratle aşacağımıza inanıyorum.” ifadesini kullandı.

### “İsveç tarafının verdiği sözlerin, garantilerin takipçisi olacağız”

İsveç’in NATO üyeliğiyle ilgili bir soruya da Erdoğan, “İsveç’in NATO üyeliğiyle
ilgili düzenleme Meclis’e sevk edildiğinde, süreç TBMM çalışma takvimine göre şekil
alacak. Görüşmelerimizde, İsveç tarafının verdiği sözlerin, garantilerin takipçisi
olacağız. İsveç’in atacağı adımlara göre de biz harekete geçeriz. NATO’un en güçlü
ikinci ordusuna sahip, NATO’nun adeta lokomotifi Türkiye’nin, Avrupa Birliği üyeliği
de Birliğe canlılık ve güç katacaktır. İsveç’in, ülkemizin üzerinde hassasiyetle
durduğu, terör örgütleriyle mücadele ve teröristlerin iadeleri konusunda somut adım
atması, kendi lehine olacaktır. Verilen sözlerin, garantilerin yerine getirilmesini
bekliyoruz.” karşılığını verdi.

Körfez turunun Mısır ile ilişkilerin düzelmekte olduğu bir dönemde yapıldığına işaret
edilerek, “Aktüel ekonomik çerçeve gayet olumlu. Bu çerçevenin dışında nasıl sonuçlar
bekleyebiliriz? Mesela Doğu Akdeniz jeopolitiği ve Mavi Vatan’a dair meselelerde
Yunanistan, İsrail ve Mısır’ın mevcut pozisyonlarını dikkate aldığımızda Körfez 
turunun etkileri nasıl olur?” sorusunu ise Erdoğan, şöyle yanıtladı:

“Bu Körfez ziyaretimde liderlerle yaptığımız özel görüşmede gördüm ki Mısır konusunda
attığımız adım onları ciddi manada memnun etmiş. Hepsi de bize teşekkür etti. Yani
Mısır ile büyükelçilerin atanmış olması, bizler için bölgede yeni bir gelişmenin
olması durumudur. Bundan dolayı memnun olduklarını gördüm. Şimdi gerek bakan arkadaşlarımız
gerek iş insanlarımız Mısır ile ilişkilerini geliştiriyorlar. Mısır ile ilişkilerin
geliştirilmesi özellikle ekonomik potansiyelimizi de ciddi manada artıracaktır. 
Bir de Libya ile doğal gaz noktasında attığımız adımlar, aldığımız mesafeler var.
Bu da birilerini rahatsız etmişti. Bu gelişmelerle birlikte Türkiye’nin Mısır ile
ilişkileri çok daha farklı bir şekilde gelişecektir. Önümüzde Libya’ya inşallah 
bir ziyaretim olacak. Libya ile birlikte belki Kuzey Afrika’da bazı ülkelere de 
bir ziyaret turu düzenleme durumumuz olabilir. Bu ziyaretleri yapmadan mesafe almanız
mümkün değil.”

### “Katar ile ilişkilerimiz olumlu seyretmeye devam ediyor”

Türkiye ile BAE arasında imzalanan, toplamda 50,7 milyar dolar değerindeki anlaşma
anımsatılarak, anlaşmanın ayrıntılarına, Suudi Arabistan ve Katar’la da bir rakamın
söz konusu olup olmadığına ilişkin soruya da Erdoğan, “Suudi Arabistan ve Katar’ın
da Birleşik Arap Emirlikleri gibi attığı ve atacağı, iş insanlarımızla yaptıkları
görüşmeler var. Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman ile yaptığım 
ikili görüşmede oranın da çok ciddi bir potansiyeli bulunduğunu, adımlar atılacağını
bizzat kendileri ifade ettiler. O toplantıyı Dışişleri Bakanımız Hakan Bey ile birlikte
Veliaht Prens Muhammed Bin Selman ile yaptık. Oradan da doğrusu ciddi manada umutluyuz.
Katar ile ilişkilerimiz olumlu seyretmeye devam ediyor. Orada da Katar Emiri Şeyh
Temim, adımları atmaya devam edeceklerini söyledi.” cevabını verdi.

Atılan en önemli adımın da depremde, 10 bin konteyner gönderilmesi olduğuna dikkati
çeken Erdoğan, “Dünya Kupası’nda kullandıkları konteynerleri deprem bölgesinde sağlıklı
bir şekilde dağıttık, bölgeye yerleştirdik. Bundan sonraki sürece yönelik yine buna
benzer adımları atmaya devam edeceklerini söylediler.” bilgisini paylaştı.

Birleşik Arap Emirlikleri ile enerji, ulaştırma, altyapı, lojistik, e-ticaret, finans,
sağlık, gıda, turizm, emlak, inşaat, savunma sanayisi, yapay zeka ve ileri teknolojiler
gibi alanlarda büyük anlaşmalar imzalandığını belirten Erdoğan, “50,7 milyar dolar
tutarında devasa ölçekli bir anlaşma yaptık. Öte yandan bu Körfez ziyaretimiz sırasında
yine Cumhuriyet tarihimizin en büyük savunma ve havacılık ihracatı sözleşmesine 
imza atıldı. Tüm bu anlaşmalar maddi karşılıklarının ötesinde Körfez ülkelerinin,
Türkiye’nin ekonomisine, sanayisine güvenlerinin göstergesidir. İmzalanan anlaşmalar
çerçevesinde yatırımları Türkiye’de gerçekleştireceğimiz gibi bu ülkelerin yanı 
sıra üçüncü ülkelerde de ortaklıkları, işbirliklerini geliştirerek, çeşitlendirerek
gerçekleştirebileceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.

### “Dönüş yapan sığınmacı rakamında 1 milyonu yakalamış olabiliriz”

Bölgede yapılan görüşmelerin, Suriye, sığınmacılar meselesi ve İsrail-Filistin arasındaki
barışa katkısının ne olacağına ilişkin soru üzerine Erdoğan, Suriyeli sığınmacılarla
alakalı Suriye’nin kuzeyinde briket evlerin yapım çalışmasının devam ettiğini aktardı.“
Şu an 100-150 bin briket ev rakamına ulaştık” diyen Erdoğan, bunları yaptıkça da
Suriyeli sığınmacıların geri dönmeye başladıklarını bildirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan,
şunları kaydetti:

“Şu an itibarıyla dönüş yapan sığınmacı rakamında 1 milyonu yakalamış olabiliriz.
Bundan sonraki süreçte bu daha da artacaktır. Özellikle de Katar, Suriye’nin kuzeyindeki
bölgede hazırlanan projeyi destekliyor. Bu proje ilerledikçe sığınmacılardan oraya
dönüşlerin daha da artacağına inanıyorum. Zaten sığınmacıların gönüllü olarak dönme
arzusu çok açık, net ortada. Onlar da topraklarına dönmenin hasreti içerisinde. 
Filistin konusunda Körfez ülkesi olan kardeşlerimizin bizden farklı bir yanı yok.
İsrail ile ilgili de bizim yaptığımız bazı görüşmeler var. Gelecek hafta 25 Temmuz
Salı günü Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ı, ardından da 28 Temmuz Cuma günü
İsrail Başbakanı Netanyahu’yu ülkemizde misafir edeceğiz. Bu ziyaretlerle de bazı
adımları atacağız ve süreç daha da hızlanmış olacak.”

### Netanyahu’nun Türkiye ziyareti

İsrail medyasında son günlerde İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Türkiye ziyaretine
ilişkin değerlendirmeler yapıldığı ve İsrail’in doğal gazının Akdeniz’den Türkiye
üzerinden Avrupa’ya arzının söz konusu olduğuna ilişkin ifadelerin bulunduğunun 
hatırlatılmasının ardından değerlendirmesi sorulan Erdoğan, şunları söyledi:

“Burada zaten en sağlıklı proje, Türkiye üzerinden doğal gazın Avrupa’ya ulaşmasıdır.
Yoksa Akdeniz’den Avrupa’ya doğal gaz sevkiyatı maliyetleri itibarıyla çok fazla.
Ama Türkiye’den olduğu zaman hem Türkiye olarak bunu kullanma noktasında karlı bir
sürece girmiş olacağız hem de Avrupa’ya bu işin naklinde belli bir oran imkanımız
olacak.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımız Berat Bey’in döneminde böyle bir adım atılmıştı.
O adım kesintiye uğradı. Şimdi ise bu atacağımız adımla ilk defa Netanyahu ile bir
temas kuruyoruz. Temennim odur ki bu gelişme, Türkiye-İsrail ilişkilerinde çok daha
sıcak bir dönemin başlangıcı olsun.”

### “Rusya ile ilişkilerimizi devam ettiriyoruz”

Rusya’nın gıda koridorunu kapatma meselesinin Avrupa basınında, “İsveç’e NATO’da
yeşil ışık yakılması, Türkiye’nin arabuluculukta önemini azalttı.” şeklinde ifade
edildiğinin aktarılmasının ardından, “Böyle bir görüşe katılır mısınız?” sorusuna
Erdoğan, bu görüşe katılmadığını belirtti.

Türkiye’nin şu anda Rusya ile ilişkilerini devam ettirdiğini belirten Erdoğan, gerek
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan gerek MİT Başkanı İbrahim Kalın’ın görüşmelerini sürdürdüğünü
belirtti.

Erdoğan, şunları kaydetti:

“Görüşmelerle birlikte çok yakın bir zamanda Sayın Putin ile ama telefon diplomasisi
ama aramızda daha önce konuştuğumuz Türkiye ziyaretiyle inşallah bu işi belli bir
yere bağlayacağız. Rusya’nın da bazı beklentileri var. Bunların aşılması halinde
Rusya bu tahıl koridorunun aktif çalışmasından yana. Karadeniz Tahıl Girişimi’nin
sonlandırılmasının küresel gıda fiyatlarını artırmasının yanı sıra bazı bölgelerde
kıtlık ve ardından yeni göç dalgalarına kadar uzanan bir dizi etkisi olacaktır. 
Bunun önüne geçmek için inisiyatif almaktan geri durmayız. Sayın Putin ile konuyu
etraflıca konuşarak, bu insani hareketin devamını temin edeceğimize inanıyorum. 
Kendisinin de Batılı ülkelerden bazı beklentileri olduğunu biliyoruz. Bu konuda 
da Batılı ülkelerin harekete geçmesi gerekmektedir.”

Karadeniz Tahıl Girişimi’yle dünya piyasalarına 33 milyon tondan fazla tahılın sevkini
sağladıklarını belirten Erdoğan, küresel salgının, ekonomik krizin ardından sonuçları
çok daha ağır olacak küresel bir gıda krizinin önüne geçtiklerini anımsattı.

Erdoğan, “Sonuçları itibarıyla bu kadar hayati olan bir girişimin devam etmesi insanlığın
hayrınadır.” dedi.

Diplomasinin tüm enstrümanlarını kullanacaklarını, tüm gayretlerini bu meseleye 
yoğunlaştıracaklarını söyleyen Erdoğan, “Savaş ortamında insanlığa hizmet eden bir
uzlaşı sağlandı ve bunun devam etmesi için elimizden geleni yapacağız. Türkiye’ye
dönüşte Sayın Putin ile görüşmelerimi gerçekleştireceğim. Öncelikle telefon diplomasisini
kullanacağız. Sayın Putin’in ağustos ayında planlanan ziyareti de gerçekleşirse 
bu hususları tüm ayrıntısıyla görüşeceğiz. İnanıyorum ki süreç uzamadan, Karadeniz
Tahıl Girişimi’nin devamını sağlayacağız.” açıklamasında bulundu.

### Akaryakıt zammı

Türkiye ekonomisinde akaryakıtta ÖTV artışıyla ilgili tartışmaların bulunduğunun
anımsatılmasının ardından, “Bu konudaki yaklaşımınız nedir? Vatandaşın ekonomik 
olarak rahatlaması için süre verebilir misiniz? Bir de memurlara yapılan artış tatmin
edici bulunmasına rağmen emeklilere yapılan artış biraz yetersiz bulundu. Emekli
maaşları konusunda yeni bir yaklaşımınız olacak mı?” sorusuna Erdoğan, şu yanıtı
verdi:

“Akaryakıtta Hazine ve Maliye Bakanlığımız vergi ile alakalı bir düzenleme yaptı.
Özellikle ÖTV’nin maktu olmasından dolayı çok uzun zamandır enflasyon güncellemesi
yapılmamıştı. Bu nedenle ÖTV’de böyle bir artışa gidildi. Özellikle 6 Şubat depremlerinin
getirdiği yoğun mali yük, bu anlamda bütçenin ihtiyaçları kapsamında böyle bir düzenlemeye
ihtiyaç duyduk. Tüm bunlara rağmen akaryakıt fiyatlarında Türkiye, Avrupa’nın en
ucuz ülkelerinden biri. Akaryakıtta zaten bir otomatik fiyatlandırma mekanizması
var. Dünyadaki fiyatlar çerçevesinde belirleniyor. ÖTV artışıyla yapılan da depremin
etkileri, depremle mücadeleyle alakalı Türkiye’nin ihtiyaçları kapsamında yapılmış
bir vergi düzenlemesidir.”

### Emekli maaşları

Erdoğan, emekli maaşlarına ilişkin, “Emekliler noktasında da yıl sonu itibarıyla
yeniden bir değerlendirme yapmamız söz konusu.” ifadesini kullandı.

Memura, işçiye ve emekliye bütçe şartlarını zorlayarak en iyi zammı yaptıklarını
belirten Erdoğan, şöyle konuştu:

“Kimseyi enflasyona ezdirmeyeceğimize dair söz verdik ve şu ana kadar da ezdirmedik.
SSK ve BAĞ-KUR emeklilerimize enflasyon zammına ilave refah payı verilerek zam oranını
yüzde 25’e yükselttik. Memur emeklilerine de aynı şekilde yüzde 25 oranında zam 
yapıldı. Enflasyonun üzerinde artışlar yapıldı. Biz memurumuza, çalışanımıza, emeklimize
bu zamları yaparken bazı fırsatçı, açgözlüler de adeta vatandaşın cebine elini uzatıyor.
Bu fırsatçılara izin vermeyeceğiz. Ticaret Bakanlığımız denetimlerini sıklaştırdı,
cezai işlemleri artırıyoruz.”

### Gabar petrolü

“Akaryakıt zammının ardından şöyle bir algı ortaya çıktı, Gabar’da keşfedilen petrolle
alakalı, ‘Biz bu petrolü çıkartıyorsak, niye bu zamlarla karşı karşıyayız.’ Gabar’daki
petrolle bu akaryakıt zammının bir ilişiği var mı? Gabar’daki petrolün vatandaşın
cebine nasıl bir katkısı olacak?” sorusu üzerine de Erdoğan, Gabar’daki petrolün
henüz halkın cebine girmeye başlamadığını söyledi.

Şu anda petrolü çıkarma safhasında olduklarını ifade eden Erdoğan, “Bunu çıkarıp
da devletin, hazinenin kasasına, kesesine girmeye başladığı andan itibaren Gabar
petrolü de süratle inşallah vatandaşımıza yansıyacak. İnşallah en uygunu, ideali
neyse biz onu vatandaşımıza yansıtırız.” dedi.

Karadeniz’deki gaz rezervinin Ağustos 2020’de keşfedildiğini, Nisan 2023 itibarıyla
Faz-1 kapsamında planlanan 10 kuyunun devreye alındığını belirten Erdoğan, “Böylelikle
de Karadeniz gazı sisteme dahil oldu, evlerimizde kullanmaya başlandı. Nisan ayında
konutlarda doğal gazı 1 ay bedava, 1 yıl boyunca da 25 metreküpe denk doğal gazı
ücretsiz yaptıysak Gabar petrolü de sistemimize entegre edildiğinde vatandaşımıza
bir yansıması mutlaka olacaktır. Keşfi yapılan petrolün sisteme girmesi, yakıt olarak
kullanılması biraz zaman alacak.” değerlendirmesinde bulundu.

Erdoğan, öte taraftan “aile ve gençlik bankası”nın kaynağının Gabar petrolü ve Karadeniz
doğal gazının olacağını belirterek, “Bu konuda Norveç modelini önemsiyorum. Aile
ve gençlik bankasını bunun için kuruyoruz. Orada belli bir rezervi tutacağız. Bu
rezervden aileler, gençler istifade edecekler. Bu da vatandaşlarımıza başka bir 
yansıması olacaktır.” şeklinde konuştu.

### “Gabar petrolünün ekonomiye olumlu yansıması 2024’te başlar”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gabar petrolü için bir süre var mı?” sorusuna karşılık da
şu yanıtı verdi:

“Gabar petrolünün ekonomiye olumlu yansıması 2024’te başlar. Şu anda günde 12-13
bin varil üretiyoruz. İnşallah 100 bin varile çıkacak ve dolayısıyla Türkiye üretimini
ikiye katlamış olacak, 2024’ün sonuna kadar. Esas itibarıyla devreye girme tarihi
2024 sonu diyebiliriz. Yaklaşık 100 kuyu açacağız. Şu anda Türkiye ve civar ülkelerdeki
bütün sondaj makinalarını oraya yönlendiriyoruz. Dağlarda kilometrelerce yol yapılıyor.
Çok hummalı bir çalışma var.”

### “Vatandaşlarımızı açgözlü bir avuç azınlığın kâr hırsına kurban edemeyiz”

Yüksek kiralara işaret edilerek, “Sektör temsilcileri, sadece İstanbul’da 100 bin
atıl konut olduğunu söylüyorlar tamamlanmamış, yarım kalmış. Bunlar sektöre kazandırılabilir
mi? Boş duran evler de kira fiyatlarını etkiliyor. Bazı ülkeler boş duran evlerden
yüksek vergi alıyor bilgisi var. Böyle bir şey olabilir mi Türkiye’de?” sorusu üzerine
Erdoğan, “Şimdi Bakanlığımızın konuyla ilgili çalışması var. Bu çalışmayla da bunların
üzerine üzerine gideceğiz. Yani bunların yanına bu kâr kalmayacak. Fahiş kira artışını
ve konut fiyatlarını durdurmak için gerekirse ceza uygulamasına da gideceğiz. Vatandaşlarımızı
açgözlü bir avuç azınlığın kar hırsına kurban edemeyiz. Vatandaşımızın alım gücünü
düşürmemek, enflasyona ezdirmemek için yaptığımız zamlara göz diken ev sahipleri
bunun bedelini ödemek zorunda kalacak. Hangi konuda olursa olsun fahiş fiyat artışlarına
giden, piyasanın dengesini bozan yaptığı davranışın cezasını çekecektir.” şeklinde
konuştu.

### “Büyük kongremizle birlikte mevcut yönetimimizde bir yenilenmeyi yapacağız”

“Muhalefete baktığımızda genel seçimler sonrası adeta bir kaos yaşanıyor. Özellikle
CHP özelinde. Seçimi kaybetmenin getirdiği stresi yönetemiyorlar. İkincisi CHP tabanının
da tepkisi var. Seçimi neden kaybettik sorusunun cevabını bir özeleştiri olarak 
değerlendiremediler. Muhalefetin bu durumu yerel seçimler için bir zafiyet mi? Sizin
yerel seçimler için stratejiniz nedir? Daha genel seçim gecesi yerel seçimleri işaret
etmiştiniz. Sizin için süreç başladı mı?” sorusuna ilişkin değerlendirme yapan Erdoğan,
kendileri için sürecin, son seçim akşamı zaten başladığını söyledi.

Şimdi ekim başı gibi büyük bir kongre yapacaklarını belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

“Bu kongre aslında yerel seçimlerin işaret fişeğidir. Büyük kongremizle birlikte
mevcut yönetimimizde bir yenilenmeyi yapacağız. Bazı yerlerde adaylıklar sebebiyle
boşalmalar olmuştu. Bu boşalmaların olduğu illerimizin de süratle bütün başkanlarını
atadık. Gerek ana kademe gerek kadın kollarında bu atamalarımızı yaptık. Diğer taraftan
çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Bizim CHP gibi bir derdimiz, sıkıntımız yok. Biz şu anda Cumhur İttifakı olarak 
hedefe kilitlendik ve nerede, nasıl isimler bulacağız buna çalışıyoruz. Yerel seçimlerde
sadece parti iş görmüyor, adaylar büyük önem arz ediyor. 30 büyükşehir, 51 il ve
ilçe belediyelerinde gayet güzel bir çalışma ve isabetli isimler bulmak suretiyle
inşallah hazırlıklarımızı sürdüreceğiz. Teşkilatımız çalışıyor, bu çalışmalar üzerinden
biz çalışmalarımızı zenginleştirerek devam ettiriyoruz. Kongre bu işin en önemli
güç kaynağı olacak.”

### “Uyuşturucuyla mücadeleye aynen devam edeceğiz”

Uyuşturucu bağımlılığı üzerine ABD’den bir görüntü izletilmesi sonrasında, “ABD’nin
farklı şehirlerindeki uyuşturucu bağımlısı gençlerin görüntüleri sosyal medyada 
her geçen gün daha çok yer alıyor. ABD şehirlerinin her köşesi böyle bağımlılarla
dolu. Bunun hakkında ne düşünüyorsunuz? Türkiye’de gençliği korumak için neler yapıyorsunuz?”
sorusu üzerine Erdoğan, uyuşturucu satıcılarının yakalanmasında eski İçişleri Bakanı
Süleyman Soylu’nun dönemi de dahil başarılı adımlar atıldığını söyledi.

Videoda da görüldüğü gibi Amerika’nın bu işte zayıf kaldığını belirten Erdoğan, 
sözlerini şöyle sürdürdü:

“Uyuşturucu büyük bir felaket ve bu felaket karşısında insanlık tedbirini almalıdır.
Olay zenginlik, fakirlik noktası değil. Şimdi baktığınız zaman Amerika ekonomik 
olarak zengin bir ülke ama zengin ülke olduğu halde bütün o bağımlıların hali ortada.
Türkiye olarak biz, bu konuda çok kararlıyız. Başta İçişleri Bakanlığımız olmak 
üzere her türlü tedbirlerimizi alıyoruz. Emniyet teşkilatımız, jandarmayla çalışmalarını
sürekli yapıyor ve üzerlerine üzerlerine gidiyoruz. Bu adımlar caydırma, bu suçu
işleyenlerin üzerine gitme noktasındaki kararlılığımızı gösterme adımlarıdır. Buna
aynen devam edeceğiz.”

Gençleri uyuşturucu gibi kötü alışkanlıklardan korumak için devletin tüm imkanlarını
kullandıklarını söyleyen Erdoğan, uyuşturucuyla mücadelenin sadece Türkiye’nin değil
bütün ülkelerin ortak mücadele alanı olması gerektiğinin altını çizdi.

Erdoğan, terör ve uyuşturucunun, küresel mücadele gerektiren konular olduğunu belirtti.

Türk güvenlik güçlerinin uyuşturucu ticareti yapanlara göz açtırmadığını ifade eden
Erdoğan, “Sokak satıcılarından uyuşturucu baronlarına zehir tacirlerine kadar Türkiye’yi
dar ediyoruz, edeceğiz. Diğer taraftan yerli, milli ve insani değerlerle donatılmış
bir değerler eğitimini önemsiyoruz. Bu konuda atılması gereken adımları da tereddüt
etmeden atacağız. Geleceğimizin teminatı olan gençlerimizin heba olmaması için eğitime
öncelik veriyoruz. Aile ve gençlik bankamızla da gençlerimizin yanında olacağız.
Bu konudaki çalışmalarımız da süratle devam ediyor. Ümit ediyorum ki yakın zamanda
müjdeli haberleri de vatandaşlarımızla paylaşacağız.” diye konuştu.

### “TDT’de Kuzey Kıbrıs artık bir gözlemci üye olarak yerini aldı”

Kıbrıs’ın tanınmasına yönelik verilen mesajların sorulması üzerine Erdoğan, şu ifadeleri
kullandı:

“Yaptığımız çalışmalarla Türk Devletleri Teşkilatı’nda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti
artık bir gözlemci üye olarak yerini aldı. Artık Teşkilatın toplantılarına davet
ediliyor, katılıyor. Bunu Türk dünyasından tüm dünyaya yaygınlaştırmak suretiyle
neler yapılabilir bunu çalışıyoruz. İkili görüşmelerle, kulis faaliyetleriyle Batı’ya
da bunları söylüyoruz. Temennimiz odur ki Türk dünyasından sonra Körfez ülkeleriyle
ve bunun yanında Batı’ya da bunu hissettirmek suretiyle bu adımları atalım. Kuzey
Kıbrıs, şu anda 300-400 bin nüfusa sahip, bu önemli bir potansiyel. Meclis binamızı
yapıyoruz, Cumhurbaşkanlığı binasını yapıyoruz. Bunlarla, fiziki imkanlar noktasında
Kuzey Kıbrıs çok daha farklı bir konuma geliyor.”

Açılışı yapılan havalimanının Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nde olmadığını belirten 
Erdoğan, havalimanının pist itibarıyla da her tür uçağın inebileceği şekilde olduğunu
ifade etti.

Erdoğan, “İnşallah bunlarla beraber bu fiziki altyapıyı tüm dünyaya göstermek suretiyle
inşallah Kuzey Kıbrıs’ta yeni adımların atılmasını sağlamış olacağız.” dedi.
