# Faizsiz finans sistemi için adım atılacak

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/faizsiz-finans-sistemi-icin-adim-atilacak-61470h/
- Yayımlanma: 2021-03-29T11:26:58+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

AA muhabirinin derlediği bilgiye göre, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından
açıklanan Ekonomi Reform Paketi çerçevesinde faizsiz finans sistemini güçlendirmeye
yönelik hedefler, aralarında Hazine ve Maliye Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı Finans
Ofisi ile Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (BDDK) bulunduğu sorumlu kurumlarca
yapılacak.

Faizsiz finans sisteminin güçlendirilmesi konusunda “Katılım Finans Kanunu’nun çıkarılması,
tüm sektörlere yönelik uluslararası standartlarda Merkezi Danışma Kurulu” ve “katılım
finans derecelendirmesi sisteminin hayata geçirilmesi”, “katılım finans tahkim mekanizmasının
İstanbul Finans Merkezi’nde (İFM) kurulmasına” yönelik 3 ana başlıktan oluşan eylemlerin,
yıl sonuna kadar tamamlanması planlanıyor.

Ekonomi Reformları Eylem Planı’na ilişkin takvim kapsamında, 31 Aralık 2021’e kadar
müstakil bir Katılım Finans Kanunu hazırlanarak çeşitli kanunlar altında düzenlenen
katılım finans sektörü tek bir çatı altında toplanacak, katılım finans altında yer
alan tüm sektörlere yönelik uluslararası standartlarda Merkezi Danışma Kurulu hayata
geçirilecek.

Katılım finans kuruluşlarının katılım finans ilkelerine uyum düzeylerinin bağımsız
bir şekilde derecelendirilmesini sağlamak üzere “katılım finans derecelendirmesi”
sistemi hayata geçirilecek.

Yine yıl sonuna kadar uluslararası standartlarda bir katılım finans tahkim mekanizması
İFM’de kurulacak.

**“Mevcut derecelendirme kuruluşları katılım finansın temel ilkelerini dikkate almıyor”**

İstanbul Üniversitesi İslam İktisadı ve Finansı Uygulama ve Araştırma Merkezi (İSİFAM)
Müdürü Prof. Dr. Necmettin Kızılkaya, Ekonomi Reformları Eylem Planı’na ilişkin 
AA muhabirine yaptığı açıklamada, sektörde karşılaşılan bazı kronikleşmiş sorunların
reform paketindeki düzenlemeler ile ortadan kalkacağını belirterek, faizsiz finans
sisteminin güçlendirilmesine yönelik adımların katılım finansın Türkiye’de hak ettiği
yere gelmesini sağlayacağını söyledi.

Türkiye’nin uzun zamandır katılım finans alanında sektörel olarak büyüdüğünü ifade
eden Kızılkaya, “Uzun yıllar katılım bankacılığı, bir yönetmelik ile varlığını sürdürdü.
Bu ise birçok noktada dezavantajlar getirmekteydi. Bankacılık, sürekli gelişen ve
değişen bir sektör ve ciddi rekabetin bulunduğu bir alan. Bu tür bir ortamda katılım
bankacılığı ve sistemin diğer paydaşlarının rekabet etme imkanı oldukça sınırlı 
hale gelmekte. Dolayısıyla katılım finans sektörü ile ilgili kanuni düzenleme yapılması
elzemdi. Geç kalınmış olan bu adımın atılıyor olması sektör adına oldukça ümit verici.”
şeklinde konuştu.

Kızılkaya, paket kapsamında hayata geçirilecek “katılım finans derecelendirmesi”
sistemine ilişkin de şunları kaydetti:

“Bankaların varlık ve ürünlerinin risk profillerinin değerlendirilmesi, kredi riskinin
belirlenerek uluslararası ve ulusal finans piyasalarının gelişimini kolaylaştırmak
açısından önem arz eder. Zira kurumsal yatırımcıların karar verme süreçleri, bu 
derecelendirmelere bağlı olarak gelişir. İslami hassasiyetleri olan yatırımcılar
da bu noktada ortaya konacak derecelendirmeyi dikkate alacaklardır. Ancak Moody’s,
Fitch ve S&P gibi mevcut kuruluşlar, katılım finansın temel ilkelerini dikkate almadan
derecelendirme yapmaktadırlar.

Kurulacak bir derecelendirme kurumunun geniş kabul göreceğini düşünüyorum. Katılım
finans derecelendirme sisteminin ekosistemde yer alan kurumların ulusal ve uluslararası
piyasalarda daha güçlü hale gelmesine yardımcı olacağını düşünüyorum. Katılıma dayalı
finansal ürün ve hizmetler için İslam hukukuna uygunluk açısından yatırımcıların
ve finansörlerin güvenebileceği bir referans oluşturulması kaçınılmaz hale gelmiştir.
Bu çerçevede uluslararası derecelendirme kuruluşlarının bu konuda ciddi eksiklikleri
olduğu bilinmektedir. Bu nedenle katılım finans derecelendirme sisteminin faydalı
olacağı kanaatindeyim”

**“Türkiye’nin uluslararası boyuttaki ağırlığı ve itibarı artacak”**

İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Saraç da dünyada 1970’lerden
sonra hızlı biçimde belirginleşen ve önemli bir hacme ulaşan İslami finansın, Türkiye’de
kurumsallaşmasının ancak 1980’lerin ortalarında başladığını ifade ederek, Türkiye’de
katılım finansının diğer İslam ülkelerine göre daha geride olduğunu söyledi.

Saraç, Türkiye’nin faizsiz finans kapasitesine işaret ederek, şu değerlendirmelerde
bulundu:

“Ülkemizin gerek son 20 yılda dünya siyaset ve ekonomisinde hızla artan ağırlığı
gerekse tarihi perspektiften bakıldığında çok değerli bir miras olan Osmanlı tecrübesi,
katılım finansında da Türkiye’nin önde gelen ülkelerden olmasını gerektiriyor. Türkiye’nin,
dünyadaki siyaset ve ekonomideki belirleyiciliğinin en önemli araçlarından biri 
olarak değerlendirdiği İstanbul Finans Merkezi projesinin iki temel önceliğinden
biri katılım finansıdır.

Bugün İslam ülkelerinin yanında gelişmiş Batı ülkelerinde de yaygınlaşan katılım
finansının Türkiye merkezli büyümesi için tahkim merkezinin burada kurulması oldukça
önemli bir düşüncedir. İstanbul’un tarihi, kültürel ve jeopolitik özellikleri bu
yapılanmanın İstanbul’da olması gerekliliğini ortaya koymaktadır. Türkiye, İslam
uygarlığının son imparatorluğu olan Osmanlı’nın mirasçısı olarak elbette bugünkü
İslam toplumlarındaki finans hukukunun da merkezi olmayı hak ediyor. Bu merkezin
İstanbul’da kurulmasıyla Türkiye’nin uluslararası boyuttaki ağırlığı ve itibarı 
artacak, doğal olarak ciddi bir sermaye girişine vesile olacaktır.”

Türkiye’de faizsiz finans sisteminin altyapısına yönelik müspet adımlar atıldığını
belirten Saraç, sektöre yönelik kanun çalışması ve Merkezi Danışma Kurulu’nun, sektörün
toplum nezdindeki farkındalık ve itibarının artmasına katkı sağlayacağını kaydetti.
