# “Fazla likidite çekilmeden TL kalıcı istikrar kazanamaz”

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/fazla-likidite-cekilmeden-tl-kalici-istikrar-kazanamaz-56302h/
- Yayımlanma: 2020-09-28T09:41:47+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

SESMİR Başkanı Orhan Ökmen, “Piyasalardaki bol likidite hızlıca  geri çekilmeden
Türk Lirası kalıcı istikrar kazanamayacaktır” dedi.

Ökmen yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Talebe ilişkin toparlanma, salgın konjonktüründen etkilenen iş  gücü piyasasına
yansımıyor: Bol likidite, talebi nispeten toparladığı  halde, yapısal nedenlerle
üretim gücünü artıramadığı için, talebe  ilişkin toparlanma, salgın konjonktüründen
fazlasıyla etkilenen iş  gücü piyasasına fiilen yansıyamıyor.

İstihdam kayıplarının telafisi ve istikrarlı büyüme için yeni  yatırımlara ve yeni
yatırımlar için de dış tasarruflara ihtiyacı duyan  ekonominin mevcut rezerv seviyesi,
borç çevirme gücünü ve sermaye  girişlerini oldukça zorlaştırmaktadır.

Yurt içinde dolarizasyon ve altına yönelimin ve yine sermaye  akımlarındaki durgunluğun
temel sebebini oluşturan negatif reel faiz  politikası sonlandırılmalıdır.

Piyasalardaki bol likidite hızlıca geri çekilmeden Türk Lirası  kalıcı istikrar 
kazanamayacaktır. Üstelik kredi ve risk artışıyla  neticelenen finansal genişleme
reel ekonomideki olumsuz etkileri  beklendiği ölçüde bertaraf edemediği gibi kur
ve cari denge üzerinde  olumsuz etkiler yarattı. Ancak bu olumsuz etkilerle mücadelede
örtülü  bir şekilde yürütülen rezerv satış politikaları nedeniyle uluslararası  
rezervler hızla düştü.

Türkiye ekonomisi “faiz artırımı döngüsü” ne girmiş olduğu  görüntüsü vermemek için
tek seferde yüksek oranlı bir faiz artırımına  gitmeliydi: Fiyat istikrarı ve TL’nin
rahatlaması için önden yüklemeli  tek seferlik ciddi bir faiz artırımına gidilmelidir.

Olumsuz algıları düzeltebilmek için, öncelikle serbest piyasa  ilkeleriyle çelişen
genel ve özel uygulamaların ortadan kaldırılması  gerekir: Örneğin, kâr payı dağıtım
engelleri, ek gümrük vergileri,  kambiyo muamele vergileri, Kamu İhale Kanunu’nun
da yer alan özel  istisnalar, özel mülkiyetin kamulaştırılma yönelimleri, dövizde
valörlü uygulamalar, SWAP limitleri, Aktif Rasyosu gibi serbest piyasa  kurallarıyla
uyumsuz düzenlemeler terkedilmelidir.

Ulusal istatistik kurumları ile düzenleyici kurumların iç/dış  operasyonel denetim
raporlarının kamuoyu ile paylaşılması güvensizlik  algısının düzelmesi yönünden 
yarar sağlayacaktır.   

Küresel ticaretin temel trendini teşkil eden ekonomik entegrasyon  süreçlerine destek
verilmedir: Ulusal yalnızlaşma politikalarının  aksine, uluslararası entegrasyonist
ve çoklu anlaşmalara yönelmek esas  alınmalıdır. Ticaret savaşları gibi sürdürülemez
akıl dışı  politikalara rağmen, ekonomik entegrasyon süreçleri, uluslararası  konjonktürün
ve uluslararası ticaretin temel trendi olmaya hala devam  etmektedir. Ülke yalnızlaşması
yerine, AB başta olmak üzere  uluslararası alanda tam entegrasyonist politikalara
ve anlaşmalara  yönelmek gerekir.” 
