# FED, büyük bir tehdit!

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/fed-buyuk-bir-tehdit-19211h/
- Yayımlanma: 2017-01-27T16:15:30+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer M. Koç, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faizleri
artırmaya başlamasının, gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akımları açısından
önemli bir tehdit oluşturduğunu bildirdi.

Koç Holding’in kurumsal dergisi Bizden Haberler’in yeni sayısı yayımlandı. Dergide“
Hazır mısın?” temasıyla gerçekleştirilen Koç Topluluğu Üst Düzey Yöneticiler Toplantısı’ndan
öne çıkan başlıklar ve konuşmalara yer verildi.

“Fed’in faiz artırması gelişmekte olan ülkelere sermaye akımları için bir tehdit”

Dünya ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Koç, 2016’nın 2009’dan beri
büyümenin en yavaş gerçekleştiği yıl olduğunu bildirdi.

Koç, neredeyse bütün ülkelerin sorunu haline gelen yaşlanan nüfus ile verimlilik
ve üretkenlik artışlarındaki zayıflığın, dünya büyümesini baskı altında tuttuğunu
kaydederek, “çok uzun süredir, çok düşük ve çok az kişinin faydalanabildiği” bir
büyüme sorunu ile karşı karşıya olunduğunun altını çizdi.

ABD’de kriz sonrasında uygulanan cesur ve kararlı politikalar sayesinde ekonomik
görünümün diğer gelişmiş ülkelere kıyasla daha olumlu olduğunu anlatan Koç, bundan
cesaret alan Fed’in faizleri artırmaya başlamasının Amerikan ekonomisinin doğru 
yolda olduğunu göstermesi açısından olumlu olsa da gelişmekte olan ülkelere yönelik
sermaye akımları açısından önemli bir tehdit oluşturduğunu ifade etti.

Koç, Trump’ın seçilmesiyle altyapı yatırımlarının artacağına yönelik beklentilerin
bazı kesimlerde Amerikan ekonomisine ilişkin iyimserlik yarattığını, diğer yandan
Trump’ın Transpasifik Ticaret Anlaşması’ndan çıkılacağını açıklaması, küreselleşme,
ticaret ve göçmen karşıtı söylemlerinin tedirginlik oluşturduğunu aktardı.

Avrupa ekonomisinde 2015’te güçlenen toparlanma sinyallerinin 2016’da da sürdüğünü,
bu durumun hem Türkiye’nin hem de Koç Topluluğunun ihracatına oldukça olumlu bir
şekilde yansıdığını belirten Koç, gelecek dönemde Avrupa Merkez Bankası’nın parasal
genişleme programına yönelik kararlarının Avrupa’da ekonominin yönünü belirleyecek
önemli gelişmelerin başında geldiğini kaydetti.

Koç, “Avrupa ekonomisine ilişkin önemli bir risk, 2017’de Almanya, Hollanda ve Fransa’da
yapılacak olan seçimler. Henüz hayati yapısal sorunların çözülememiş olmasına ilaveten
Brexit’in birliğin adeta varlığının baştan sorgulandığı tehditlerden birisi haline
geldiği bir dönemde Avrupa’nın bu üç önemli ülkesini yönetecek kişi çok daha önemli
hale geliyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Gelişmekte olan ülkelerde ise Rusya ve Brezilya’nın durgunluktan çıkmasının da etkisiyle
büyüme hızlarının yükselmesinin beklendiğini aktaran Koç, Çin’de iç talebin güçlendirilerek
ihracata ve yatırımlara dayalı büyüme modelinin dengelenmesi çabaları sürerken, 
yüzde 6’lar civarında bir büyümenin yeni norm olarak ortaya çıktığını ve başta Körfez
ülkeleri olmak üzere doğal kaynak ihracatçısı ülkelerdeki ekonomik faaliyetin gelecek
dönemde daha güçlü seyretmesinin beklendiğini ifade etti.

Koç, dünyada yaşanan tüm bu gelişmelerin alışılagelen düzenin değişmeye başladığına
işaret ettiğini, bu durumun hem Türkiye hem de Topluluk açısından riskleri ve fırsatları
beraberinde getirdiğini belirterek, risklerin gerçek birer tehdide dönüşmemesi, 
fırsatların ise en iyi şekilde değerlendirilmesi için hem siyaset, hem de iş dünyasının
üzerine düşeni yapması gerektiğini vurguladı.

**“Cesur adımlara ihtiyaç var”**

Dünyanın geldiği bu noktada daha iyi bir gelecek için yeni fikirlere, cesur adımlara
her zamankinden daha fazla ihtiyaç olduğunu belirten Koç, Topluluk yöneticilerine,“
Önümüzdeki dönemde, fikirlerinizle öncülük edeceğiniz her yenilik, yarattığınız 
her yeni değer sadece Koç Topluluğu’nun değil, ülkemizin gelişiminde de rol oynayacak.
Yenilik ve öncülük Topluluğumuzun en köklü geleneğidir. Sizlerden sektörlerinizde
kuralları değiştirecek, sektörünüzün gelişimine yön verecek öncülüğü göstermenizi
rica ederim.” ifadeleriyle seslendi.

Koç Topluluğu ile ilgili gelecek planlarını da paylaşan Ömer M. Koç, “Başarı ölçütümüz
dünya standartları, birinci önceliğimiz sürdürülebilir büyümedir. Dünyanın önde 
gelen şirketlerinden biri olma vizyonuyla hedefimiz uluslararası alanda başarılı
olmuş şirketlerimizin ve markalarımızın sayısını artırmak ve yurt içindeki liderliğimizi
yurt dışına da taşımak olmalı. Topluluk şirketlerimiz pek çok sektörde Türkiye’nin
ihracatına liderlik eden ve uluslararası gücünü yükselten bir konuma sahipler. Ancak
bu yeterli değil. Topluluğumuzu küresel anlamda ‘liderler ligi’ne taşımak için sınırları
zorlamamız lazım.” görüşlerini paylaştı.

Ömer Koç, şunları kaydetti:

“Hem şirketlerimizin hem de ülkemizin sürdürülebilir rekabetçiliği açısından en 
çok önem verdiğimiz konular olan Ar-Ge ve inovasyondaki liderliğimizle gurur duyuyoruz.
Bu alandaki gücümüzü de uluslararası çapta başarılar getirecek cesaretli adımlarla
artırmalıyız. Önümüzdeki dönemde oyuna şekil veren bir oyuncu olmak ve gelecekte
de öncü rolümüzü devam ettirebilmek için çağa damgasını vuran kavramları çok yakından
takip edip onlara sahip çıkmamız fevkalade önemli. Bu çerçevede, yeni dijital teknolojilerin
getirdiği fırsatlara ve çalışanlarınıza yatırım yaparak yeni iş yapış şekilleri 
benimseyerek ve yeni iş fikirleri geliştirerek, şirketlerimizi yeni teknoloji çağına
hazırlayacak liderliği göstermenizi bekliyorum.”

Koç, “Şirketlerimizi ve dünyamızı gelecek kuşaklara taşıyacak kapsayıcı büyümeden
toplumsal cinsiyet eşitliğine, şehirleşmeden akıllı enerji kullanımına; iklim değişikliğinden
inovasyona uzanan sürdürülebilirlik konularını, stratejilerinizin, faaliyetlerinizin
ve iş yapış şeklinizin odağına koymanızı rica ederim. Kurucumuz Vehbi Koç’un anayasası
çok açıktır: Devletimiz ve ülkemiz var oldukça bizler de varız. Demokrasi varsa 
hepimiz varız.” ifadelerini kullandı.

Ömer M. Koç, Türkiye’nin ekonomisini kuvvetlendirmek için Topluluk olarak herkesin
büyük bir gayret göstermenin ötesinde ülkeye ve insana bilim, eğitim, kültür ve 
sanat alanlarında da hizmet etmenin en büyük bir sorumluluk olduğuna inandığını 
ifade etti.
