# Fed faiz indirimleri için 2026 takvimi netleşiyor: CBO raporu yayımlandı

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/fed-faiz-indirim-tahmini-2026-cbo/
- Yayımlanma: 2026-01-09T00:06:02+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Washington’ın ekonomi çevrelerinde tarafsızlığı ile bilinen Kongre Bütçe Ofisi (
[CBO](https://www.cbo.gov/)), 2026 yılına dair beklenen makroekonomik projeksiyonlarını
Perşembe günü kamuoyuyla paylaştı. Hazırlanan raporda, Amerikan ekonomisinin yönünü
tayin edecek olan Fed faiz kararlarının önümüzdeki dönemde nasıl bir patika izleyeceği
tüm detaylarıyla analiz edildi.

Uzmanlar, kısa vadeli borçlanma maliyetlerinin 2026 yılından itibaren kademeli bir
düşüş eğilimine gireceğini ve Donald Trump’ın başkanlık döneminin sonlarına doğru,
yani 2028 yılında ana faiz oranının yüzde 3,4 seviyesine yerleşeceğini öngörüyor.
Bahsi geçen bu tahminler, piyasaların uzun süredir beklediği gevşeme sinyallerinin
ilk resmi izdüşümü olarak değerlendiriliyor.

Ekonomik aktivitenin gümrük vergileri ve federal hükümetin geçtiğimiz yıl yaşadığı
kapanma süreci gibi faktörlerden nasıl etkilendiği de raporun merkezinde yer alıyor.
Ortaya çıkan veriler, [GSYİH büyümesi](https://www.borsatek.com/abd-ekonomisi-yilin-ucuncu-ceyreginde-beklentilerin-ustunde-buyudu-104370h/)
ve istihdam piyasası üzerindeki kısa vadeli baskıların 2028 yılına kadar olan genel
tabloyu dramatik şekilde değiştirmeyeceğini gösteriyor. Söz konusu Fed faiz indirimleri,
ekonomiyi destekleme çabalarının bir parçası olarak görülse de, uzun vadeli borçlanma
araçlarındaki hareketlilik hanehalkı için farklı bir tabloya işaret ediyor. Washington
koridorlarında yankılanan bu rakamlar, yatırımcıların ve politika yapıcıların 2026
stratejilerini yeniden kurgulamasına neden olacak gibi görünüyor.

### Fed faiz politikalarında 2028 hedefi: Yüzde 3,4

![fed faiz](https://i1.wp.com/www.borsatek.com/app/uploads/2026/01/Fed-faiz-politikalarinda-
2028-hedefi-1024x572.webp)

CBO tarafından hazırlanan kapsamlı metinde, [Fed faiz oranlarının](https://www.borsatek.com/fed-faiz-karari-ekonomi-beklentisi/)
önümüzdeki üç yıl boyunca izleyeceği seyir, mali disiplin ve para politikası dengesi
üzerinden açıklandı. Tahminlere göre, 2026 yılında başlayacak olan indirim döngüsü,
ekonominin aşırı ısınmasını önlerken aynı zamanda büyümeyi sürdürülebilir bir zemine
oturtmayı amaçlıyor. Federal Rezerv’in enflasyon hedefleriyle uyumlu hareket edeceği
varsayılan bu senaryoda, ana faiz oranının yüzde 3,4 seviyesine inmesi, finansal
piyasalar için yeni bir normalin başlangıcı sayılabilir. Anılan bu oran, geçtiğimiz
yıllardaki yüksek faiz döneminin ardından bir rahatlama sinyali olarak okunsa da,
sermaye piyasalarının bu değişime vereceği tepki merakla bekleniyor.

Piyasa aktörleri, planlanan [Fed](https://www.federalreserve.gov/) faiz indirimlerinin
zamanlamasını, istihdam verileri ve tüketici harcamalarıyla yakından ilişkilendiriyor.
Raporda yer alan “kademeli düşüş” vurgusu, merkez bankasının temkinli duruşunu koruyacağına
işaret ediyor. Finansal kurumlar, borçlanma maliyetlerindeki bu azalışın özellikle
kurumsal yatırımlar ve konut sektörü üzerindeki etkilerini analiz etmeye başladı.
Söz konusu Fed faiz patikası, 2028 yılına kadar olan mali öngörülerin en kritik 
değişkeni olarak raporun başında yer alıyor.

### Tahvil getirileri ve mortgage piyasasında ters rüzgarlar

![Fed faiz indirimleri için 2026 takvimi netleşiyor: CBO raporu yayımlandı Borsatek](
https://i1.wp.com/www.borsatek.com/app/uploads/2026/01/Tahvil-getirileri-ve-mortgage-
piyasasinda-ters-ruzgarlar-1024x572.webp)

Bütçe ofisinin raporunda yer alan dikkat çekici bir diğer veri, Fed faiz indirimlerine
rağmen 10 yıllık Hazine tahvillerinin getirisindeki beklenen artış oldu. 2025 yılının
son çeyreğinde yüzde 4,1 seviyesinde olan tahvil getirilerinin, 2028 yılına gelindiğinde
yüzde 4,3’e yükseleceği öngörülüyor. Tahvil getirileri ile mortgage faiz oranları
arasındaki doğrudan bağ göz önüne alındığında, konut kredisi kullanmak isteyen Amerikalılar
için önümüzdeki iki yılın daha pahalı bir sürece gebe olduğu söylenebilir. Ortaya
çıkan bu zıtlık, para politikası faizleri düşerken piyasa faizlerinin neden yükseldiğine
dair derin tartışmaları beraberinde getiriyor.

Mortgage kredilerinin maliyetindeki artış, özellikle genç nüfusun konut sahipliği
hayallerini zorlayacak bir faktör olarak öne çıkıyor. Tahvil piyasasındaki bu yukarı
yönlü baskı, federal borçlanma ihtiyacı ve küresel yatırımcı iştahıyla doğrudan 
ilintili görünüyor. Gerçekleşen Fed faiz indirimlerinin konut piyasasına beklenen
canlılığı getirmeme riski, inşaat sektörü temsilcilerini de endişelendiriyor. Bahsi
geçen bu veriler, ekonomik büyümenin motoru olan gayrimenkul sektörünün önümüzdeki
dönemde bir durgunluk sınavından geçebileceğini kanıtlıyor.

### ABD işsizlik oranında 2026 zirvesi: Yüzde 4,6

![Fed faiz indirimleri için 2026 takvimi netleşiyor: CBO raporu yayımlandı Borsatek](
https://i3.wp.com/www.borsatek.com/app/uploads/2026/01/ABD-istihdam-piyasasinda-
2026-zirvesi-1024x572.webp)

İşgücü piyasasına ilişkin tahminler, Fed faiz kararlarının temel dayanağı olan [istihdam verilerinde](https://www.borsatek.com/abd-istihdam-piyasasi-analizi/)
bir miktar bozulma yaşanabileceğini gösteriyor. CBO, işsizlik oranının 2026 yılında
yüzde 4,6 seviyesine çıkarak zirve yapacağını öngörüyor. Ortaya çıkan bu artışın,
Trump yönetiminin gümrük vergileri ve değişen göçmenlik politikalarının bir sonucu
olabileceği değerlendiriliyor. Ancak raporun ilerleyen kısımlarında, bu oranın 2028
yılında yüzde 4,4’e gerileyeceği belirtilerek, piyasanın orta vadede dengesini bulacağı
mesajı veriliyor.

İşsizlikteki bu dalgalanma, Fed faiz kararları için bir “çapa” görevi görmeye devam
edecek. Temmuz ayında imzalanan vergi ve harcama yasasının etkileri ile işgücü arzındaki
demografik değişimlerin, istihdam piyasasını yeniden şekillendirmesi bekleniyor.
İşverenlerin yeni düzenlemelere uyum sağlama süreci, kısa vadeli bir istihdam kaybı
yaratsa da, uzun vadeli verimlilik artışlarının bu kaybı telafi edeceği öngörülüyor.
Söz konusu Fed faiz indirimleri, işsizlik oranının zirve yaptığı dönemlerde ekonomik
aktiviteyi canlandırmak adına kritik bir can simidi işlevi görebilir.

### Trump ekonomi yasaları ve büyüme projeksiyonları

![Fed faiz indirimleri için 2026 takvimi netleşiyor: CBO raporu yayımlandı Borsatek](
https://i3.wp.com/www.borsatek.com/app/uploads/2026/01/Trump-ekonomi-yasalari-ve-
buyume-projeksiyonlari-1024x572.webp)

Federal bütçe ofisi, Trump’ın geçtiğimiz yıl yasalaşan vergi ve harcama politikalarının
GSYİH büyümesi üzerindeki etkilerini de rakamlarla ortaya koydu. Reel büyümenin 
2026 yılında yüzde 2,2 seviyesine yükseleceği tahmin edilirken, mali desteğin kademeli
olarak azalmasıyla bu rakamın 2027 ve 2028 yıllarında yüzde 1,8’e gerileyeceği ifade
ediliyor. Gerçekleşen büyüme oranları, Fed faiz politikalarının ekonomiyi ne derece
ısındırabileceğine dair önemli ipuçları sunuyor. Bütçe ofisinin tahminleri, Federal
Rezerv’in kendi öngörüleriyle büyük oranda benzerlik taşısa da, 2028 projeksiyonlarında
ufak çaplı farklılıklar göze çarpıyor.

Ekonomik büyümenin motoru olan kamu harcamalarının, önümüzdeki yıllarda yerini özel
sektör yatırımlarına bırakması hedefleniyor. Bahsi geçen bu geçiş süreci, Fed faiz
indirimlerinin desteğiyle finanse edilecek bir yatırım dalgasını tetikleyebilir.
Raporda, 2025 sonundaki durgunluğun ardından gelen toparlanmanın, 2026 yılındaki
büyüme sıçramasında ana rolü oynadığı vurgulanıyor. Projeksiyonlar, Amerikan ekonomisinin
önümüzdeki üç yıl boyunca yavaş ama dirençli bir büyüme patikasında kalacağını gösteriyor.

### Enflasyon hedefi ve gümrük vergilerinin gölgesi

![fed faiz](https://i2.wp.com/www.borsatek.com/app/uploads/2026/01/5-enflasyon-1024x572.
webp)

Tüketici fiyatlarındaki seyir, Fed faiz rotasını belirleyen en hassas terazi olmaya
devam ediyor. CBO, gümrük vergileri ve artan talep nedeniyle enflasyonun yakın vadede
yüzde 2’lik hedefin üzerinde kalacağını net bir dille ifade etti. Fiyat baskılarının
ancak 2028 yılında kademeli olarak yüzde 2,1 seviyesine gerilemesi bekleniyor. Ortaya
çıkan bu durum, merkez bankasının faizleri neden bir anda değil de kademeli olarak
düşürmeyi planladığını açıklar nitelikte. Gümrük vergilerinin ithal ürün maliyetlerini
artırması, enflasyonla mücadeleyi daha karmaşık bir hale getiriyor.

Hanehalkı bütçesini doğrudan etkileyen bu fiyat artışları, Fed faiz indirimlerinin
satın alma gücü üzerindeki olumlu etkisini gölgeleyebilir. Bütçe ofisi, talep yönlü
enflasyonun yanı sıra arz yönlü kısıtların da fiyat istikrarını tehdit ettiğini 
belirtiyor. Söz konusu Fed faiz politikası, bir yandan ekonomik büyümeyi desteklerken
diğer yandan enflasyonun kalıcı bir hal almasını önlemek zorunda kalacak. 2028 yılına
kadar sürecek olan bu “ince ayar” dönemi, Amerikan ekonomisi için bir denge sınavı
niteliği taşıyor.

### Demografik değişimler ve 30 yıllık nüfus öngörüsü

![fed faiz](https://i2.wp.com/www.borsatek.com/app/uploads/2026/01/6-Demografi-1024x572.
webp)

Raporun belki de en uzun vadeli analizi, Amerika’nın demografik yapısındaki değişimlere
ayrılmış durumda. CBO, sert göçmenlik politikaları ve düşük doğum oranları nedeniyle
ABD nüfusunun önümüzdeki 30 yıl içinde sadece 15 milyon kişi artacağını öngörüyor.
Bahsi geçen bu rakam, önceki yılların tahminlerine kıyasla oldukça düşük bir artışa
işaret ediyor. Nüfus artışındaki bu yavaşlama, işgücü arzını kısıtlayarak uzun vadede
Fed faiz kararlarının alındığı ekonomik zemini kökten değiştirebilir.

İşgücü büyümesinin yavaşlaması, potansiyel GSYİH büyüme oranlarını da aşağı çekme
riski barındırıyor. Söz konusu demografik tablo, sosyal güvenlik harcamaları ve 
sağlık sistemi bütçeleri üzerinde ek baskılar yaratabilir. Milletvekillerinin bütçe
süreçlerini yönetmek için kurduğu 50 yıllık bu objektif mekanizma, bugünkü Fed faiz
tartışmalarının ötesinde, ülkenin gelecek nesilleri bekleyen yapısal sorunlarını
da gündeme taşıyor. Ortaya çıkan bu projeksiyonlar, 2026’daki faiz indirimlerinden
çok daha öte, Amerikan rüyasının demografik sınırlarını sorgulatıyor.
