# Fed yarın ne yapacak?

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/fed-yarin-ne-yapacak-42004h/
- Yayımlanma: 2018-12-18T21:19:26+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

ABD Merkez Bankası’nın (Fed) yarın faiz artırması bekleniyor. Fed ABD ekonomisini
soğutmak için her faiz artırdığında gelişmekte olan ülkeler olumsuz etkileniyor 
sıcak para (dolar) yüksek faizden cazip olarak geldiği ülkeye yani ABD’ye geri dönüyor.
Bu kendi problemleri dahil Arjantin ve Türkiye Fed’in faiz adımlarından en çok etkilenen
ülkeler arasında yer aldı. Piyasalar faiz artışını fiyatladığı için kararın ardından
dolar/TL’de önemli bir değişiklik beklenmiyor.

ABD Merkez Bankası (Fed), bu hafta yapması beklendiği gibi, dünyanın en büyük ekonomisini
soğutmak için frene her bastığında, etkileri tüm dünyada hissediliyor.

Gerçi bazı yetkililer Fed’e kararlarının gelişen ekonomiler üzerindeki etkisine 
karşı daha hassas olmasını, hiç değilse niyetini önceden belli etmesini çağrısı 
yaptılarsa da, şikayetlerin bir faydası olmuyor.

TRUMP FED’İ SUÇLUYOR

ABD Başkanı Donald Trump bile Fed’i çok hızlı ve çok katı olmakla suçladı. Fed, 
faiz oranlarını yükselterek ve elindeki varlıkları satarak, diğer ülkelerdeki daha
riskli yatırımlara kıyasla ABD tahvillerini daha çekici yapıyor.

Bunun doğrudan sonucu olarak, dolara talep arttıkça diğer para birimleri zarar görürken,
gelişen piyasalar eşit rekabet imkanını kaybediyorlar. Fed, ABD sınırlarının ötesinde
yarattığı etkinin fa rkında ancak kendi görevinin enflasyonu kontrol altında tutmak
ve ülke içinde istihdamı en yükseğe çıkarmak olduğunu söylüyor.

“1994’TEN BERİ İLK OLUR”

Piyasaların yılın son FED toplantısına odaklandığını ve doların diğer para birimlerine
karşı değer kaybettiğini hatırlatan Gedik Yatırım Algoritmik İşlemler Müdür Yardımcısı
Gizmen Nalbantlı, konu hakkında sozcu.com.tr’ye açıklamalarda bulundu. Genel olarak
FED’in yarın faiz artırsa bile 2019 yılı için güvercin olacağına dair beklentinin
mevcut olduğunu söyleyen Nalbantlı, “Özellikle Trump’ın son dönemde ciddi şekilde
faiz artırmama çağrısı da bu beklentide etkili oldu. Bir tarafta ekonomik veriler
sıkılaşmaya işaret ederken diğer tarafta piyasalar faiz artırımı istemiyor. Ekonomik
olarak baktığımızda ben yarın bir faiz artışı daha gelebileceğini düşünüyorum. Eğer
FED bu toplantıda faiz artışı yapmazsa bunun sebebinin hisse senedi piyasasındaki
düşüş olmasını yüksek görüyorum. Geçmiş yıllara baktığımızda FED’in hisse senetlerinde
düşüş olan dönemlerde faiz artırmadığını görüyoruz. Eğer FED yarın faiz artırırsa,
bu piyasanın kötü olduğu dönemde 1994’ten beri ilk faiz artırımı olacak.” açıklamasında
bulundu. Gizmen Nalbantlı şöyle devam etti:

Yukarıda bahsettiğim gibi yarından ziyade 2019 tahminleri önemli olacak. 2019 için
zaten 1 faiz artışı hesaplayan piyasanın yarın gelecek olan açıklamalardan tatmin
olması için FED’in 2019 beklentilerini yönlendirmesi gerekiyor. Eylül toplantısına
göre daha temkinli bir duruş sergilenirse dolardaki değer kaybı devam edebilir. 
Özellikle Brexit sürecini bahane edip Mart’a kadar izlemede kalacağını söyleyebilirler.
Eğer Trump ve hisse senedi piyasasını takmayıp 2019 tahminlerini 3 faiz artışında
bırakırsa dolardaki değer kaybı yerini güçlü dolara bırakır.

‘BÜTÜN SUÇU FED’E YÜKLEMEK DOĞRU DEĞİL’

Haziran ayında New York Fed başkanlığından ayrılmadan önce Reuters ile konuşan William
Dudley, kimsenin Fed kararlarına şaşırmaması gerektiğini, başka ülkelerdeki politika
yapıcıların da hazırlıklı olmak ve uyum sağlamak için yapacakları şeyler bulunduğunu
söylemişti.

“Bu ülkelerden bazılarının büyük mali denge ve cari açıkları var ve yürüdükleri 
mali yolda devam edebilmeleri için yabancı sermayeye muhtaçlar. Bu nedenle nasıl
olsa sorunlarla karşılaşacaklardı. “Bu yüzden, bütün suçu (Fed’in) bilanço normalleştirme
çalışmalarına yüklemek bence fazla ileri gitmek olur.”

Fed neredeyse sıfır düzeyindeki faizleri artırmaya üç yıl önce başladı. Ancak Fed
çeyrek dönemlik artırımlara ve 2007-2009 finansal krizi boyunca ekonomiyi desteklemek
için aldığı varlıkları tedrici olarak azaltmaya başlamaya ilk kez bu yıl hız verdi.
Sermayenin gelişmekte olan piyasalardan çıkarak daha yüksek getirili Amerikan varlıklarına
yönelmesi ve doların güçlenmesi eğilimi ise Nisan ayında yoğunlaştı.

Fed’in doları güçlendiren sıkılaştırma adımları, örneğin enflasyonla boğuşan Arjantin’de
çok kötü sonuçlar verdi. Uluslararası Para Fonu’ndan gelen 57 milyar dolar piyasalara
bir ölçüde istikrar getirdiyse de, pesonun dolar karşısında bu yıl gördüğü yüzde
50 değer kaybı, zaten borçlanma faizlerinin yüzde 70’in üzerine çıkmasından etkilenen
ithalatçıları yerle bir etti.

ARJANTİN KÜÇÜLECEK

Sonuç olarak, hükümetin bu yıl yüzde 3.5 büyüyeceğini öngördüğü Arjantin ekonomisi,
merkez bankası analistlerinin tahminlerine göre yüzde 2.4 küçülecek. Ülke parasını
istikrara kavuşturmaya çabalayan Endonezya merkez bankası da bu yıl faiz oranlarını
altı kez yükseltti ve bu adımlarını açıklarken Fed’in agresif faiz artırmalarına
dikkat çekti.

Fed’in krizle mücadele için aldığı önlemler kadar, daha sonra bu önlemlerden vazgeçme
adımları da küresel sermaye akışını, yatırımları ve çok kez diğer ülkelerin politikalarını
şimdiye kadar görülmedik ölçüde etkiliyor.

Bu etki, 2013 yılında o zamanki Fed Başkanı Ben Bernanke’nin Fed’in tahvil alımlarını
gelecek aylar boyunca azaltmaya geçeceği önerisiyle zaten açıkça ortaya çıkmıştı.
Bu açıklama üzerine yaşanan yaygın satış dalgasının gelişen piyasaların borsa ve
tahvilleri üzerinde yarattığı etkiyi gidermek aylar almıştı.

Beş yıl sonra, aynı ülkeler Fed’in sıkılaştırma adımları hızlandıkça, aynı zorlukları
yeniden yaşıyorlar. Arjantin ve Türkiye yıl ortasında yaşanan çöküşte, dövize olan
büyük bağımlılıkları nedeniyle en çok zararı gören ülkeler oldu.

FT: FED KÜÇÜLME PLANLARINI DEVREYE ALACAK

Satış dalgası, her ne kadar o günlerden sonra bir miktar yatıştıysa da, Rusya gibi
daha güçlü ekonomileri de vurdu. Rusya, enflasyon ve yaptırımlar nedeniyle, 2014
yılından bu yana ilk kez faiz artırdı. Fed’in yarın faizlerini çeyrek puan daha 
artırması bekleniyor. Ancak 2019’da bu yolda daha ne kadar ilerleyeceği konusunda
soru işaretleri de artıyor. Bu ay görevinden istifa eden Hindistan Merkez Bankası
başkanı Urjit Patel, Haziran ayında Financial Times gazetesine yazdığı bir makalede
şöyle demişti: “Fed bilançosunu küçültme planlarını yavaşlatmalıdır. Eğer bunu yapmazsa,(
ABD) hazine tahvilleri dolar likiditesinin o kadar çoğunu çekecek ki, dolar cinsi
tahvil piyasasının geri kalanında bir krizin baş göstermesi kaçınılmaz olacak.”

‘TL LEHİNE YENİ BİR TREND OLUŞUMU BEKLEMİYORUZ’

Işık FX tarafından hazırlanan yatırım notunda şu ifadeler yer aldı:  ABD Başkanı
Trump’ın FED’e yönelik eleştirileri ile Dolar Endeksi’nde görülen geri çekilmeler
de dün kur tarafında zaman zaman kendisini gösterdi. Şuan için 5.3730 seviyesi üzerinde
fiyatlama görülün kurda bugün oluşabilecek yukarı yönlü ataklarda izlenebilecek 
direnç noktaları 5.4000, 5.4250, 5.4500 ve 5.4600’da olup, özellikle 50 ve 100 günlük
ortalamalara yakın olan 5.4600 seviyesinin kalıcılıkla geçilebilmesi halinde USD
lehine işlemler ivme kazanabilir. Bu tarafta da 5.2750 seviyesinin altına inilmeden
TL lehine yeni bir trend oluşumu beklemiyoruz.
