# Fethullah Gülen’in yeğeni Selahaddin Gülen, itirafçı oldu

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/fethullah-gulenin-yegeni-selahaddin-gulen-itirafci-oldu-64986h/
- Yayımlanma: 2021-06-05T22:03:22+03:00
- Yazar: Selim Soydan

Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanlığı operasyonuyla yakalanarak Türkiye’ye
getirilen ve ‘silahlı terör örgütü yöneticiliği’nden tutuklanan FETÖ lideri Fethullah
Gülen’in akrabası Selahaddin Gülen, ifadesinde FETÖ liderinin yaşadığı Pensilvanya’daki
kamp ile ilgili bildiklerini anlattı.

Gülen’in amcası olduğunu belirten Selahaddin Gülen, “Her ne kadar örgüt içinde niyetinin
kötü olmadığını göstermek istese de işin arkasında terör örgütünün lideri olduğunu
artık söyleyebilirim. Bu örgüt içindeyken bunun farkına varmadım. Ancak şimdi görüyorum
ki Fetullahçı Terör Örgütü’nün lideridir” dedi.

Kampın girişinde, örgütün ‘himmet paralarını’ zimmetine geçirerek şahsi servet kazandığı
iddia edilen Cevdet Türkyolu’nun ayarladığı ABD’deki bir güvenlik şirketinin personelinin
bulunduğunu, kampın dış güvenliğini bu firmanın sağladığını belirten Gülen, girişte‘
misafirlerin’ arandığını ve kartla içeri alındığını aktardı.

Gülen, “Kartların verildiği yerde örgüte gönül vermiş ve uzun zamandır amcam Fetullah
Gülen’in yanında yer alan kişiler görev yapardı. Randevusuz kesinlikle kimse gelemezdi.
Bu randevuları Cevdet Türkyolu ayarlıyordu. Türkyolu’nun yardımcılıklarını eski 
emniyet müdürü V.B ve C.T yapıyordu. Gelen misafirler yatılı ise bunların yerlerini
de yine Türkyolu ayarlıyordu. Kalan misafirlerin odalarında bağış kutuları bulunurdu”
ifadelerini kullandı.
Türkyolu’nun, ablasının eşi olduğunu belirten Selahaddin Gülen,
şöyle devam etti:

“Kendisi amcam Fetullah Gülen’e en yakın kişidir. Tüm özel istek ve işlerini yapan,
en özelini bilen kişidir. Odasının temizlenmesinden çamaşırlarının yıkanmasına kadar
her şeyiyle ilgilenen kişidir. Amcamın odasının giriş kartı sadece kendisinde bulunmaktadır.
Amcamın canı Erzurum yemekleri çektiğinde benim aracılığımla ablam ona yemek gönderirdi.
Amerika’ya gittikten sonra ev alım satımı, borsa, araba alıp satma gibi ticari işlerle
geçimini sağlıyor.

Eniştem Cevdet Türkyolu ile Mustafa Özcan arasındaki yıllardır süren husumet, 15
Temmuz’dan sonra iyice gün yüzüne çıktı. Bunun sebebi Mustafa Özcan’ın örgütün tüm
kontrolünü eline almak ve örgütün para vb. tüm gücünü kendi altında toplamak istemesiyken
eniştem Cevdet Türkyolu bu gücü ve kontrolü amcam Fetullah Gülen’in elinden çıkartmaması
için mücadele etti. Fetullah Gülen’in bu durumu gördüğü halde müdahale etmemesinin
sebebi, gerçek anlamda bir hainlik olarak düşünmüyor ancak Mustafa Özcan ve heyetteki
bazılarına toplantılara katılmayarak veya görüşmelere çıkmayarak tepkisini gösteriyordu.”

**‘Amcama kalp rahatsızlığı nedeni ile 3 stent takılmıştı’**

Gülen’in ‘Büyük Bina’ diye adlandırılan binada kaldığını anlatan Selahaddin Gülen,
ifadesinde şunları anlattı: “Büyük bina L şeklindedir. Bu binanın bir normal girişi
bir de sadece Cevdet Türkyolu’nun girebildiği garaj girişi vardır. Bu garajdan direkt
Fetullah Gülen’in odasının olduğu kata geçiş vardır. Amcam bu binanın en sonunda,
üst katta kalmaktadır. Amcamın hizmetinde olan mollalar her gün dönüşümlü olarak
nöbet tutmaktadır. Ayrıca amcamın doktoru olan K.Ü’nün kaldığı oda da amcamın odası
ile aynı katta idi. Amcamın hastanelik bir rahatsızlığı bulunduğunda kamp dışında
yazıhanesi bulunan ‘Doktor Mahmut’ isimli şahıs hastane işleri hallederdi. Fetullah
Gülen’e kalp rahatsızlığı nedeniyle 3 stent takılmıştı. Ayrıca şeker hastalığı ve
eklem ağrılarından dolayı fizik tedavi görüyordu.”

Selahaddin Gülen, FETÖ liderinin kaldığı katta ‘Gülen’in örgüt üzerindeki gölgesi’
olarak bilinen sözde Türkiye imamı Mustafa Özcan, ‘Gülen’in sosyal medya sorumlusu’
Osman Şimşek, örgütün tepe yöneticileri arasında yer alan Ali Ursavaş, örgütün ‘
Al-i Heyet’ olarak adlandırdığı yapıda yer alan Barbaros Kocakurt, FETÖ’nün finans
merkezi olduğu gerekçesiyle kayyum atanan Kaynak Holding eski Yönetim Kurulu Başkanı
Naci Tosun ve Tarık isminde medyadan sorumlu birinin de odası olduğunu söyledi.

Alt katta ‘bekar mollaların’ odalarının olduğunu anlatan Gülen, şöyle devam etti:“
Binanın iç güvenliğinde güvenlik müdürü Ahmet isimli biri vardı. Ayrıca Amcam Fetullah
Gülen’in yakın koruması, kampta silahla gezen ve sohbetlerinde misafirlerin arasında
bulunan Hakan isimli biri vardı. Ana bina girişinde X-Ray cihazları vardı. Buraya
kesinlikle telefon giremezdi. Ayrıca mollalar veya istişare üyeleri amcamın olduğu
kata telefon çıkaramazdı. Bu binanın teknik sorumlusu E.P isimli birisi. Bu kişi
binada meydana gelen arızaların giderilmesi, misafirlerin dijital kartları gibi 
konular ile ilgileniyordu.”

**‘Türkiye’de durumlar düzelse bile kimsenin gitmesine gerek yok, artık buralardayız’**

FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişimi sonrası sıkıntılar yaşadığına da değinen Selahaddin
Gülen, şunları kaydetti:

“Türkiye içinde örgüte eleman kazandırılması oranı oldukça azaldı. Amcamdan duyduğum‘
Bu olay hayra vesile oldu, her ne kadar Türkiye kapısı bizim için kapansa da tüm
dünya size kucak açtı’ diye söylemişti. Yine bir sohbet toplantısında ‘Türkiye’de
durumlar düzelse bile zorunlu olanlar dışında kimsenin gitmesine gerek yok, artık
buralardayız’ demişti. Türkiye’de yaşaması zor olduğu için örgütü diğer ülkelerde
yaşatmanın daha kolay olduğunu söylüyor ve örgütün devamlılığını sağlamaya çalışıyordu.
Ali Ursavaş bir sohbet toplantısında ‘Türkiye’de birçok gönüldaşımız var, onlar 
kendilerini gizliyorlar, bizden bir umut bekliyorlar’ şeklinde bir beyan vermişti.

Kendi aralarındaki konuşmada, ‘Türkiye’de gaybubet evlerine devam edilsin, eski 
sistemi hatırlatacak uygulamalara devam edilmesi gerekiyor’ diye söylemişlerdi. 
Yakın tarihte Times Meydanı’nda reklam panolarına afiş hazırlatıldı. Bu, örgüt tarafından
Türkiye’yi dünyada karalamak amacı ile yapılmış bir propaganda idi. Bunu yapan Allince
For Shared Values isimli, örgütün illegal tarafını legal olarak gösterdiği yüzü 
idi. Bu dernek üzerinden yapıldığının duymuştum.”

15 Temmuz sonrasında örgüt içindekilerin psikolojik durumu sorulan Gülen, “Örgüt
içindeki psikolojik durum tamamen ümitsizliğe girdi. Birçok kişi Amerika’da örgütten
kopmaya başladı. Amcam Fetullah Gülen televizyonlarda, röportajlarında ve yazılarında
örgüt elemanlarının kopuşlarını engelleyip çözülmeleri durdurmak amaçlı sürekli 
açıklamalar yaptı” ifadelerini kullandı.

**‘Amerika’ya gelen örgüt mensuplarına maddi destek Cevdet Türkyolu tarafından finanse
ediliyor’**

Gülen’in yaşadığı Pensilvanya’daki kampta “İstişare Heyeti”nin bulunduğunu anlatan
Selahaddin Gülen, bu heyet toplantı yaptığı sırada hiç kimsenin binaya giremediğini,
4-5 gün süren toplantılar için 2-3 ayda bir bir araya gelindiğini kaydetti.

Gülen, 15 Temmuz darbe girişimi sonrası ABD’ye giden FETÖ’cülerin örgüt tarafından
iki farklı şekilde yerleştirildiğini anlatarak şunları söyledi:

“İlk etapta referanslı olanlar örgütün kampına yerleştiriliyordu. Referanssız olarak
gelen örgüt mensupları daha evvel Amerika’ya gelmiş olan örgüt üyelerinin evlerine,
örgütün sağladığı evlere yerleştiriyorlardı. Ayrıca Amerika’da bulunan büyük bir
kamp evini restore ederek küçük süit odalara dönüştürmüşlerdi. Buraya da örgüt mensupları
yerleştiriliyordu. İngilizcesi olmayan birçok örgüt mensubuna Amerika’da bulunan
dil okullarında dersler verilmeye başlanmıştı. Eğer parası olmayan bir kişi ise 
Amerika’da kilise ve kütüphanelerin ücretsiz dil derslerine gidebiliyorlardı. Buraya
gelen örgüt mensupları UBER şoförü olarak ya da örgütün okullarında çeşitli görevlerde
işe başlatılıyordu. Amerika’ya gelen örgüt mensuplarının ilk başlarda maddi destekleri
Cevdet Türkyolu tarafından finanse ediliyordu.”

Gülen, bir sohbet toplantısında örgüt yönetiminde yer alan mollalardan biri tarafından
FETÖ liderine tabletten, Türkiye’de cezaevinde olan bir örgüt mensubunun gördüğü
rüyanın mektup halinde okutulduğunu anlatarak daha sonra bu mektubun Mustafa Özcan
tarafından Türkiye’deki diğer cezaevlerine gönderilmiş olabileceğini ifade etti.

Fethullah Gülen’in yemek artıklarını, çamaşırlarını ve benzeri özel eşyalarını cemaat
mensuplarına dağıttığını belirten Selahaddin Gülen, bu hediyelerin Mustafa Özcan
ve Cevdet Türkyolu ile yakın ilişkide olan kişilere verildiğini, ayrıca örgüte yapılan
maddi ve manevi hizmete göre hediyelerin çeşitlendiğini belirtti.

Örgütün üst yönetiminde yer alan kişilerin isimlerini de veren Gülen, ‘İstişare 
Heyeti’nde Naci Tosun, Ali Ursavaş, Mustafa Özcan, Mustafa Yeşil, Abdullah Aymaz,
İsmail Büyükçelebi, Ahmet Kara, Mehmet Ali Şengül, İsmet Aksoy, Hamdullah Bayram
Öztürk, Rıdvan Kızıltepe, Sait Aksoy’un yer aldığını söyledi.

Fethullah Gülen’in ABD’nin kurumları ve basın yayın organlarıyla olan ilişkilerini,
bilgi alışverişini, basın açıklamalarını ve benzeri diyalog adı altındaki görevini
yürüten kişinin Alp Aslandoğan olduğunu anlatan Gülen, Aslandoğan’ın FETÖ liderinin
özellikle 15 Temmuz’dan sonraki tüm röportajlarında çevirmen olarak bizzat yanında
bulunduğunu belirtti.
