# FETÖ’cü olmayanlar alacaklarını alabilecek

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/fetocu-olmayanlar-alacaklarini-alabilecek-19731h/
- Yayımlanma: 2017-02-10T04:53:44+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

Dün yayınlanan 687 sayılı KHK ile terör örgütleriyle bağlantısı ve teröre finansman
sağladığı gerekçesiyle müsadere edilen şirketlerin satışına ilişkin önemli bir düzenleme
yapıldı. KHK’nın 1’inci maddesiyle TMSF’nin kayyum olarak atandığı şirketlerin satışından
elde edilecek gelirin Hazine’ye irat olarak kaydedilmesi hükme bağlandı. Başta Bank
Asya olmak üzere bu şirketlerden alacağı olanlar ise örgütle bağlantıları bulunmaması
şartıyla satış gelirinden paralarını alabilecek. 

Darbe girişiminin ardından ilan edilen OHAL kapsamında çıkarılan KHK’larda FETÖ 
ile bağlantısı tespit edilen şirketlere el konulması ve bu şirketlerin elden çıkarılma
esaslarına ilişkin çok sayıda düzenleme yapıldı. Bugüne kadar çıkarılan 21 KHK’nın
birçoğunda el konulan şirketlerle ilgili bir veya birkaç düzenleme yer aldı. İlk
etapta bu şirketlerin kayyım tarafından yönetileceği düzenlenirken, daha sonra sözkonusu
şirketlerde kayyum olarak TMSF belirlendi. Bunların satışında ise TMSF’nin ilişkili
olduğu bakanlıktek yetkili hale getirildi. Bu süreçte satıştan elde edilecek gelirin,
başta devlet olmak üzere alacaklılar arasında önem sırasına göre borçlara karşılık
ödeneceği düzenlendi. Ancak el konulan şirketlerden alacağı olan özel şirketlere
ödeme yapılabilmesi için, borcun gerçek bir mal ve hizmet ilişkisi kaynaklı oluşma
şartı arandı.

Dün yayınlanan 687 sayılı KHK’nın “Müsadere edilen şirket, ortaklık payları ve varlıklar”
başlıklı 1. maddesi ile şirketlerin müsadere nedenine göre satış ve elde edilen 
gelirin değerlendirilmesi esasları belirlendi. Buna göre 5237 sayılı TCK’da yer 
alan; devletin güvenliğine karşı işlenen suçlar, anayasal düzen ve bu düzenin işleyişine
karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ile 3713
sayılı terörizmin finansmanın önlenmesi hakkında kanunun terörizmin finansmanı suçu
başlıklı 2’nci bölümünde yer alan suçları işlediği belirlenen şirketlerin satışından
elde edilen gelir, Hazine’ye irat kaydedilecek.

1 Eylül 2016’da yayınlanan 674 sayılı KHK ile TMSF’nin, kayyım olarak atandığı şirketlerin
mevcut halinin sürdürülebilir olmadığını tespit etmesi halinde, bunların varlıklarının
satılmasına veya feshi ile satılmasına karar verebileceği hükme bağlandı. 20’nci
maddesinde ise bunların satışından elde edilecek gelirlerin, yargılamanın kesin 
hükümle sonuçlandırılmasına kadar bir hesapta nemalandırılacağı kaydedildi.

**ÖRGÜTLE İLİŞİĞİ OLMAYANLARIN ALACAĞI ÖDENECEK**

Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise FETÖ terör örgütüne aidiyeti, iltisakı veya 
irtibatı olmayan kişilerle gerçek mal veya hizmet ilişkisine dayanması şartıyla,
bu şirketlerin geçmiş dönem borçlarının satıştan elde edilecek gelirle ödenebileceği
düzenlendi. Düzenlemeyle uzun süredir Bank Asya’daki alacakları için bekleyen müşteriler
de şartları taşıdıkları takdirde paralarına kavuşacak.

29 Ekim 2016’da yayımlanan 676 sayılı KHK ile terör örgütüyle irtibatlı kişilerin%
50’den az ortak oldukları şirketlerde de bunların paylarını temsilen TMSF kayyım
olarak belirlendi.

OHAL Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılmasına Hakkında KHK’nın Değiştirilerek Kabul
Edilmesine Dair Kanun, 10 Kasım 2016’da yayımlandı. Bu kanunun 19. maddesi ile terör
örgütüne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi 
Usulü Kanunu’nun 133’üncü maddesi uyarınca kayyum atanmasına karar verilen şirketlerde
kayyımlık görevi, TMSF’ye devredildi. Aynı kanunun 20’nci maddesinin son bölümünde
ise “TMSF’nin kayyım olarak atandığı şirketlerin ya da bunların varlıklarının bu
madde kapsamında satışından elde edilecek tutarlar yargılamanın kesin hükümle sonuçlandırılmasına
kadar bir hesapta nemalandırılır” hükmü yer aldı.

22 Kasım 2016’da yayımlanan 677 sayılı KHK ile daha önce atanmış olan kayyumların
yetkilerinin sona erdirildi ve yönetimleri TMSF’ye devredildi. Aynı gün yayınlanan
678 saylı KHK’da ise TMSF’nin kayyım olarak atandığı şirketlerde, şirketin doğrudan
veya dolaylı borçlarının ödenmesi için öncelikle şirket lehine kefil olan ortak,
yönetici veya bunlarla bağlantılı üçüncü gerçek veya tüzel kişilerin malvarlığına
müracaat edilmesi kararlaştırıldı. TMSF kefillerin mal varlıklarının da satışı konusunda
yetkilendirildi.

6 Ocak 2017’de yayımlanan 679 sayılı KHK ile kamu idarelerine ödenmesi gereken vergi,
resim, harç, fon kesintisi, pay gibi borçlar, çalışanların sigorta primleri, rehinli
alacaklar, enerji, iletişim ve su kullanım borçları, çeşidine bakılmaksızın 500 
lirayı geçmeyen borçlar ve diğerleri şeklinde sıralamaya esas alınması hükme bağlandı.
Yine 6 Ocak 2017’de yayınlanan 680 sayılı KHK’nın 81’nci maddesi ile 6758 sayılı
Kanun’un şirketlerin TMSF’ye devriyle ilgili hükümleri değiştirildi. Bu değişiklikle,
bu şirketlerin mali durumunun mevcut halinin sürdürülebilir olmadığının tespit edilmesi
durumunda, satış, fesih ve tasfiyesine TMSF’nin ilişkili olduğu Bakan tarafından
karar verilebileceği hükme bağlandı.

7 Şubat 2017’de çıkarılan 686 sayılı KHK ile kayyım atanan şirketlerden, ortaklık
pay ve haklarına ilişkin olarak soruşturmanın başladığı tarihten, 7 Şubat 2017’ye
kadar şirket ortakları tarafından yapılan devir ve temlik işlemlerinin muvazaalı
olarak kabul edileceği ve bunların geçersiz sayılacağı hükme bağlandı. (Dünya / 
Hüseyin Gökçe)
