# Fidan’a bazı vaatler verilmiş olabilir

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/fidana-bazi-vaatler-verilmis-olabilir-5138h/
- Yayımlanma: 2015-02-09T23:43:00+02:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın milletvekilliği adaylığı
için istifa etmesini neden olumsuz karşıladığını açıkladı, “Kendisine açık ve net
olarak ‘Ayrılmanı doğru bulmuyorum. Senin göreve devam etmen gerekir çünkü burası
rastgele bir yer değil’ dedim.

Siz gidersiniz sizin yerinize bir başkası gelir, o ayrı mesele. Bunu normal bir 
memuriyet olarak görebilirsiniz. Ama bu öyle bir makam değil” diye konuştu. Latin
Amerika ziyaretinin ilk ayağı olan Kolombiya’ya giderken uçakta gazetecilerin sorularını
yanıtlayan Erdoğan, şunları söyledi:

**Fidan sır küpümdü**

– ‘Hakan Fidan’ın istifasını doğru bulmuyorum’ dediniz. Daha detaylı bilgi vermeniz
mümkün mü?

MİT sıradan bir kurum değildir. Sıradan bir insanı da kolay kolay getiremeyiz oraya.
MİT’in başında son derece güvenilir bir kişi olmalıdır. Nitekim ben oraya son derece
güvenilen, hatta ‘sır küpüm’ olarak görebileceğim birini getirmiştim. Daha öncesinde
söz konusu arkadaşı özel temsilci olarak görevlendirdiğim anlar da olmuştu.

Dolayısıyla bu makama gelmiş olan bir kardeşimizin milletvekili adayı olmak ya da
onun ötesinde bazı görevleri kafasında planlamak gibi bir durumu olabilir. Ya da
ona belki bu tür bazı vaatlerde bulunulmuş olabilir, orasını bilemem. Dolayısıyla
doğru bulmuyorum ama kendileri artık yorulduklarını söyleyerek, burada daha fazla
devam edemeyeceklerini söyleyerek maalesef böyle bir adım atmayı uygun buldular 
ve bu adımı attılar. Bundan sonraki süreç Sayın Başbakan’a ait olan bir süreçtir.
Yerine kim gelecekse Sayın Başbakan teklif yapar. Biz de onar ya da onamayız.

Kimin geleceği çok önemli, çünkü bizim Paralel Yapı’yla mücadele esnasında neler
yaşadığımız, neler çektiğimiz, her şey ortada. Böyle bir ortamda böyle bir tabloyla
karşı karşıya kalmayı ben asla doğru bulmam.

– Bu süreçte sıkıntı olur mu?

Yok, ne sıkıntı olacak. Ben her zaman söylüyorum. Tek kişi dahi kalsam ben bu mücadeleyi
sonuna kadar sürdürürüm. Paralel Yapı ve benzerleriyle…

– Kılıçdaroğlu’nun bazı açıklamaları olmuştu, ‘Başbakanlıkta boşluk var, orayı dolduracak,
o yüzden istifa etti’ gibi…

Sen mevcut Başbakan’ın gidip gitmeyeceğiyle ilgileneceğine kendine bak. Sen nereye
gelebiliyorsun ona bak. Kendisinin böyle bir hayali, böyle bir derdi yok. Ben başbakan
olabilir miyim diye düşünmüyor, Davutoğlu üzerinden politika üretmeye kalkıyor.

**İmamlar açıklanınca neler olacak**

– Gülen grubunun lobi faaliyetleriyle birlikte ABD Temsilciler Meclisi’nden 88 kişinin
imzası olan bir mektup gönderildi Kerry’ye (ABD Dışişleri Bakanı). Türkiye’de basın
özgürlüğünün olmadığı gibi eleştiriler var. Ne diyorsunuz?

Parlamentoda Amerika-Türkiye Dostluk Grubu milletvekillerimizin bu mektuba yönelik
Sayın Kerry’e bir karşı yazısı olacak. Arkadaşlar zannediyorum hazırlıyorlar bu 
yazıyı. Benim için manidar olan, gerek o yazıyla ilgili gerek seçim kampanyalarında
partilere yapılan bağışlar vs. ile ilgili bilgiler geliyor. Nereden nereye nasıl
kaynaklar aktarıldığı noktasında da keza bilgiler geliyor.

Öyle sanıyorum ki bunlar yarın kitaplar haline, belgeseller haline gelecek ve uluslararası
siyaset camiasını sarsacak nitelikle şeyler ortaya çıkacak. Çok ilginç şeyler var:
Bakın bu sabah 21 kişilik bir operasyon yapıldı, öyle değil mi? Bu operasyonun liste
başında kim var? Fethullah Gülen var, alt sıralarda da malum alınan isimler var.
Bunlarla ilgili adımı Emniyet-yargı müşterek olarak sürdürüyor. Artık iş derinleştirilmeye
başladı.

Derinleştikçe daha başka şeyler de ortaya çıkmaya başlayacak. Türkiye’deki şehir
imamları açıklandı ve bunların hepsi birden kaçıverdi. Yakında belki de ülkelerin
imamları açıklanacak. Ülkelerin imamlarının açıklanmasıyla birlikte uluslararası
camiada bakalım neler olacak. Ben geçen gün Mali Cumhurbaşkanı’na bunu açıkladım.
Mali Cumhurbaşkanı hiç tereddütsüz, anında, ‘Türkiye Cumhuriyeti’ne ters hareket
eden kim varsa bize ters hareket etmiş olur’ dedi. ‘Gereğini yaparız’ dedi.

**Tek başıma da kalsam**

– Bu tehditle mücadelede sizin bir endişeniz mi var ki, ‘Ben yalnız başıma kalsam
bile tek başıma mücadele edeceğim’ diyorsunuz, devletin tüm kurumlarının gerekli
hassasiyeti göstermediğini mi düşünüyorsunuz?

Ben kendi hassasiyetimi ortaya koyuyorum. Ve hükümetten, tüm kurumlardan bu hassasiyeti
bekliyorum. MGK tavsiye kararı hükümete iletildikten sonra, hükümet gerekli adımları
attı. Nisan ya da mayıs ayında yayınlanacak olan MGK Ulusal Güvenlik Siyaset Belgesi’nin
içine bu girmiş olacak.

Bu aynı zamanda yargının elinde de önemli bir dayanak olacak alacakları kararlarda,
atacakları adımlarda bunun önemli yeri olacağına inanıyorum. Buna ne kadar önem 
verdiğimi ifade etmek için ‘Tek de kalsam bu mücadeleyi sürdüreceğim’ diyorum. Bugün
PKK terör örgütü bile uluslararası camiada bunların Türkiye’ye verdiği zararı vermemiştir.

Bunlar uluslararası camiada uluslararası parlamentolarda, devlet başkanlarıyla, 
şunlarla bunlarla her türlü kirli ilişkiler içine girerek Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni
kötüleme gayreti içindeler. PKK bunların bu yolunu denemiyor. Onların denediği yol
silahlı eylemler. Türkiye’de medya özgürlüğü yokmuş, Türkiye’deki medya özgürlüğü
bugün Amerika’da yok. New York Times’ta böyle bir yazıyı nasıl çıkartıyor bunlar?
Acaba siz Türkiye’de Amerika aleyhine böyle bir yazı çıkartabilir misiniz? Çünkü
bunlar arazinin rengi neyse o renge rahatlıkla uyabiliyor. Onu oradan çıkarabilmek
öyle kolay bir iş değil.

Ve bizim çok hassas kurumlarımızın içerisindeki sızmaları bile aynen o şekilde ve
değerler noktasında herhangi bir şeyleri söz konusu değil. İşte şimdi diyelim ki
bakın faizsiz banka değil mi, işte katılım bankası. Ne yapıyor, diyor ki gidin bankalardan
kredi alın, aldığınız krediyi getirin buraya yatırın. Böylece burayı ayağa kaldıralım
gibi yollar kullanılıyor. Aynı şekilde mesela Kestanepazarı’na ilk geldiği zamanlarda
yaptığı konuşmalar, açıklamalar var ama bir de 28 Şubat sürecinde yaptığı açıklamalar
var. Nerelerden nerelere geldi.

**ABD’ye gidince görev yüklendi**

– Paralel Yapı’yı işledikleri suç boyutuyla konuşuyoruz ama bu yapının arka planında
hiyerarşinin mükemmel işlemesinde inanç boyutu var. Bu çok fazla konuşulmuyor.

Bazı yazarlar bunların ‘Opus Dei’ (İspanya’da ortaya çıkan katolik tarikatlarından)
tarikatını çağrıştıran bir yapılanma olduklarını ileri sürüyorlar. Aslında bunlar
daha ziyade ABD’deki ‘Evangelist’lerin bazı radikal unsurlarını çağrıştırıyorlar.
Bunlar tarikat havasında değiller.

Bu orada (ABD’de) fazla yaşamanın getirdiği bir şey de olabilir. 1999 Türkiye’den
gidiş, gidişten itibaren orada yüklenilen görev ve bu yüklenilen görevle birlikte
yapılan şeyler orada. Ama tabanları bunu bilmiyor. Tabanları bunu tamamen dini meşruiyet
olarak algılıyor bunlar da o dini meşruiyete sarılıyorlar. Öyle şeyler var ki bulunduğumuz
makam bunları söylememize müsaade etmiyor.

Böyle bir durum var ortada, açık ve net. Bunlarda bir kere ‘insana acıma’ diye bir
şey yok. Geçenlerde bir başlık atmışlardı: ‘Kod adı Süfyan yeri Sincan’. Kimin kod
adı Süfyan? Beni kastediyorlar. Beddua seansları yaptılar. Yasal olarak bazı düzenlemeler
yaptık. Ama onların işine yaradı. İş 2010’da referandumla başladı. Ama bu iş bumerang
gibi… Onlar savurdu, şimdi onlara döndü. Haziran seçimleri bu yüzden önemli…

Küba’ya cami için başvurduk bekliyoruz
– Ziyaretleriniz sırasında Küba’ya cami yaptırma
meselesi gündeminizde olacak mı?Ortaköy Camisi’nin benzerini yapmak için başvurduk.
Bekliyoruz… Suudiler de başvurmuş. İzin çıkarsa yapacağız. 4 bin kadar Müslüman 
var Küba’da.

Seçimde yeni anayasa ve Başkanlık oylanacak
– Bu seçim (Haziran seçimi) yeni anayasanın
ve Başkanlık sisteminin oylanacağı bir seçim mi olacak? Vatandaş bu seçimi böyle
mi görmeli?Evet. Aynen öyle olacak. Sayın Başbakan da böyle söylüyor. Seçim bunun
üzerine… Bunun oylanacağı bir seçim olacak. Yeni anayasanın içinde Başkanlık mutlaka
yerini almalıdır. Çözüm Süreci yerini almalıdır. Demokrasi paketleri yerini almalıdır.–‘
HDP barajı aşamazsa Diyarbakır’da alternatif meclis kurulur’ lafları ediliyor. Ne
düşünüyorsunuz?Siyasetin içinde adeta doğdum, büyüdüm, bu noktalara geldim. Bu süreçte
bu isimlerin yaptığı açıklamanın Türkiye gerçekleriyle bağdaşır bir durumu yok. 
Eğer A partisi, B partisi barajı aşamazsa, bu durum, yüzde 50 oyla anayasayı değiştirecek
noktaya getirir sizi. Onların Diyarbakır’a ayrı bir parlamento sözleri bir anlam
ifade etmiyor.
