# Financial Times: TL Türkiye’deki krizin keskin ucunda

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/financial-times-tl-turkiyedeki-krizin-keskin-ucunda-39137h/
- Yayımlanma: 2018-08-08T10:31:41+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Financial Times’ın Şirketler ve Piyasalar ekinde Türkiye ekonomisinin durumu analiz
ediliyor ve ‘yükselen enflasyonu kontrol altına alma konusundaki siyasi irade eksikliğinin
kaygıları artırdığı’ vurgusu yapılıyor.

“Yatırımcılar Erdoğan’ı cezalandırırken, Lira Türkiye’deki krizin keskin ucunda”
başlıklı yazıda TL’nin pazartesi günü yüzde 6 değer kaybettiği ve Merkez Bankası’nın
değer kaybını durdurmayı başaramadığı belirtiliyor.

Gazete beş soru ve yanıtla Türk ekonomisindeki durumun fotoğrafını çekmeye çalışıyor.
Soru ve yanıtlar şöyle;

2002’de iktidara gelen Adalet ve Kalkınma Partisi’nden öncesine bakmak zor. 64 yaşındaki
Erdoğan 2003’te Başbakan oldu ve 2014’ten bu yana da Cumhurbaşkanı.

Muhafazakâr, iş dünyası yanlısı politikaları ülkenin ekonomik krizden çıkışına yardımcı
oldu.

Uluslararası Para Fonu IMF’ye göre 2008 ve 2009’daki küresel mali kriz dışında Erdoğan
iktidarında ekonomi ortalama yüzde 7 büyüdü. Bu büyüme, doğrudan yabancı yatırım
için bir cazibe noktası oldu.

Dünya Bankası’na göre Erdoğan’ın yükselişinden önceki dönemde yılda onlarca ya da
yüzlerce milyon dolarlarla ifade edilen doğrudan yabancı yatırım, 2007’de 22 milyar
dolara çıktı ve 2017’den bu yana yavaşlasa da göreve gelişinden bu yana yıllık ortalama
13 milyar dolar oldu.

Ancak giderek artan otoriter liderliği para politikasını aksattı ve Merkez Bankası
yüzde 16’lara ulaşan enflasyonu kontrol altına almakta zorlanıyor.

Haziran’daki cumhurbaşkanlığı seçimleri önemli bir dönüm noktasıydı.

Halkın desteğini kazanma amacıyla yapılan harcamalar, AKP’nin mali disiplin şöhretine
zarar verdi. Ancak yatırımcılar en çok, Mayıs’ta Erdoğan’ın Londra’da iş dünyasına
yaptığı bir konuşmada yine faiz oranlarında artışı hedef almasıyla kaygılandı.

Haziran’da yeniden seçilen Cumhurbaşkanı, Merkez Bankası başkanını atama yetkisini
üzerine aldı.

Damadı Berat Albayrak’ı Hazine ve Maliye Bakanlığı’na getirmesi, ekonomide denetimini
artırması olarak yorumlandı.

Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya, Temmuz sonunda siyasi müdahale olmadan faaliyet
gösterdiklerini söylese de, geçen ayki faiz oranlarını sabit tutma kararı, birçok
yatırımcı için bu iddianın içini boşaltan bir adımdı.

Rennaissance Capital’ın Baş Ekonomisti Charlie Robertson “TL ucuz, çünkü tüm güven
kayboldu” diyor.

Dolar ve Euro cinsinden borçlu Türk şirketlerinin borçlarını çevirmelerini zorlaştırdı.
HSBC’ye göre ülkenin bankaları ve şirketleri Mayıs 2019’a dek 70 milyar dolar civarında
borç ödemesi yapmak zorunda.

Kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s zorluk yaşayan şirketlerin ödeme yapma kabiliyetinin
azalabileceği ve bankalara batık kredi yükü getirebileceği uyarısında bulundu. Bu
yıl Borsa İstanbul’un Bankalar Endeksi’nde yüzde 33’lük düşüş olurken, Türk borsasının
kendisindeki değer kaybı yüzde 18’di.

Merkezi Kayıt Kuruluşu’na göre Türk hisse senetlerinin net alıcısı yabancı yatırımcılar
olurken, bu yılın ilk çeyreğinde borsada işlem gören şirketlerden 771 milyon dolar
çektiler.

Lira, uzun süredir Türkiye’nin gayri safi yurtiçi hasılasının yüzde 6’sına denk 
gelen cari açığının finanse edilmesi ihtiyacı yüzünden tehditlere açıktı.

Ancak ABD’li bir pastörün casusluk ve terör suçlamasıyla gözaltına alınması nedeniyle
ABD’yle ilişkilerdeki gerilim baskıyı artırdı.

BIST 100 endeksi 2 Ağustos’ta, ABD’nin bu dava nedeniyle iki Türk bakana ambargo
koyduğunu duyurmasından bir gün sonra neredeyse yüzde 3 düştü.

BlueBay Varlık Yönetimi’nden stratejist Tim Ash yaptırımların doğrudan etkisinin
şu ana kadar “çok kısıtlı” olmasına karşın, Türk ekonomisinin çok kritik bir dönemeçte
olmasından dolayı “devenin belini büken saman çöpü benzetmesinin aklına geldiğini”
söylüyor.

Yatırımcılar ve uzmanlar en iyi senaryonun Merkez Bankası’nın faiz artırımına gitmesi,
enflasyonu kontrol altına alması ve güveni yeniden tesis etmesi olduğunu söylüyor.
Emerginomics’ten Tatiana Orlova “Merkez Bankası’nın kemerleri sıkmasının beklendiği
birkaç fırsat vardı ama bunu yapmadı” diyor.

Büyümenin güçlü, kamu ve hane borçluluk oranlarının düşük olduğu düşünülürse, bu
Türkiye’nin döviz krizine hızlı bir çözüm getirebilir. Ekonomi yavaşlayabilir, ancak
bazı yatırımcıların Türkiye’nin sermaye kontrollerine gidebileceği ya da IMF’nin
yardımını isteyebileceği fikirlerini dillendirdiği bir ortamda alternatifleri kötü
gözüküyor.

Lira’daki değer kaybı nedeniyle ithalat fiyatlarının artışı, yabancı yatırımcıların
ülkeden çıktığı bir ortamda borçlanma maliyetlerinin yükselmesi, Türk ekonomisindeki
canlılığı emecek ve Lira’nın daha da zayıflamasına yol açacak.

Danışmanlık şirketi Capital Economics, “bu yıl üst üste iki çeyrekte negatif büyümeden”
bir başka deyişle, potansiyel bir ekonomik durgunluktan bahsediyor. Ancak çoğu tahmin
bu kadar kötümser değil.

Daha yavaş büyüme enflasyonun düşmesine yardımcı olabilir, ancak bunun yansımaları
geniş çaplı olur ve halkın hoşnutsuzluğunu artırabilir. Bazı uzmanlar, tekrar tekrar
önceliğinin yüksek büyüme oranları olduğunu söyleyen popülist Erdoğan’ın ekonomide
yavaşlamaya müsamaha göstermeyeceğinden kaygılı. BBC Türkçe
