# Fitch’ten TL yorumu

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/fitchten-tl-yorumu-64933h/
- Yayımlanma: 2021-06-04T15:39:59+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Fitch, “TL’de değer kaybı (2021 yılının ilk 5 ayında dolara karşı %13) Türk bankalarının
kredi profillerine ilişkin riskleri artırıyor. Ayrıca sektörün tam hedge olmadığı
ortamda döviz kredilerinin yüksekliği (2021 ilk çeyrek sonunda toplamın %35’i) nedeniyle
süreç aynı zamanda varlık kalitesi risklerini de yükseltiyor.

Sektörün 2. kademe kredilerinin (toplamın %11’i civarında) de büyük bölümü döviz
cinsi kredilerden oluşuyor. Bu krediler inşaat, gayrimenkul, enerji ve turizm sektörünün
sorunlu şirketlerinden kaynaklanıyor. Öte yandan bazı noktalarda döviz kredileri
uzun vadeli ve yavaş amortismana sahip kredilerden oluştuğundan sorunlu kredileri
sadece kademeli olarak artırabilir.
Buna ek olarak bazı proje finansman yükümlülükleri
dövize göre belirlenmiş devlet tarife destekleri, borç ve gelir garantilerinden 
destek sağlıyor.

TL’nin değer kaybı aynı zamanda bankaların karlılığını da varlık kalitesi baskıları
ve işlem kayıp/artışları üzerinden etkiliyor.

Para biriminde değer kaybı hükümetin teşviklerinin azalmakta olduğu ve regülasyon
kurallarında Haziran sonunda tamamlanacak tolerans döneminin biteceği zamana denk
geldi. Tolerans dönem bankaların varlık kalitelerini ve sermaye yeterlilik oranlarını
desteklemişti. Bununla birlikte sermaye oranları TL’de değer kaybına karşı döviz
cinsi risk ağırlık varlıkların enflasyonu nedeniyle hassas. Ayrıca TL’de zayıflama
ve piyasa volatilitesi yatırımcı güvenine olan bağımlılığı nedeniyle Türk bankalarının
refinansman risklerini artırdı” ifadelerini kullandı.

Türkiye bankalarının karlılıklarının halihazırda baskı altına girmiş durumda olduğunu
ifade eden Fitch ekibi, bankaların yükümlülüklerinin varlıklarından daha hızlı yeniden
fiyatlanması nedeniyle bu trendin en azından kısa vadede devam edeceğini öngördü.

Kuruluş, “TL faizlerde yükseliş bankaların TL cinsi borç kabiliyetleri üzerindeki
baskıyı da artırarak bankaların varlık kalitesi risklerini de yükseltiyor. Bununla
birlikte perakende kredilerin genel olarak sabit faizli olması bu riskleri azaltıyor.

Yükselen TL faizleri aynı zamanda krediler için talebi de azaltabilir, bu yolla 
işletme hacimlerini ve gelirlerini etkileyebilir. Bankaların refinansman riskleri
de TL’de değer kaybı, piyasa volatilitesi ve politika yönü belirsizliği nedeniyle
artabilir, bununla birlikte bankaların son aylarda dış borç çevirmelerine devam 
ettikleri de dikkat çekiyor.

Ekonomik toparlanma (Fitch 2021’de %6,7 bekliyor) ve enflasyon baskıları ile piyasa
volatilitesini azaltıcı para politikası kararları bankaların kredi profilleri açısından
destekleyici olabilir” ifadelerini kullandı. TCMB Başkanı değişikliğinin politika
tahmin edilebilirliğini, enflasyonu indirme beklentilerini azaltırken Fitch’in önceki
makroekonomik senaryolarına dair aşağı yönlü riskleri artırdığını kaydetti.

Fitch, bankacılık sektörünün sermaye ölçütlerinin halihazırda regülasyon tarafı 
esnekliklerinden fayda sağladığını hatırlatırken, bunların arasında sermaye yeterlilik
oranı hesaplamasında 252 günlük hareketli kur oranı ortalamasının kullanılmasının
da yer aldığını belirtti.

Fitch, “Bankaların sermayelendirmeleri aynı zamanda sorunlu kredi rezervlerinin 
genel olarak makul seviyede olması, 2 yıldır ertelenen temettüler ile makul düzeydeki
bozulma öncesi kar taponlarından da destek sağlıyor. Büyük Türk bankaları genel 
olarak, sermaye yeterliliği için temel riskleri oluşturan, kayda değer kredi zararlarını
ve potansiyel TL değer kayıplarını emebilecek yeterli sermaye tamponlarına sahip.
Bununla birlikte faaliyet ortamı volatilitesi, TL’de değer kaybına karşı hassasiyet(
TL’de %10 değer kaybının sektörün CET1 oranını 50 baz puan civarında azaltacağını
hesaplıyoruz) ve varlık kalitesi baskıları nedeniyle bankaların sermaye oranlarına
ilişkin riskler yüksek. TL’de sert değer kaybı halinde zayıf çekirdek sermaye tamponlarına
sahip bankalar sermaye güçlendirme tedbiri almak ya da sermayelerini kaldıraç üzerinden
optimize etmek durumunda kalabilirler” yorumu yaptı.

Türkiye bankacılık sektöründe mevduat dolarizasyonunun yüksek (2021 1. çeyrek sonu
toplam mevduatların %55’i) olduğunu vurgulayan kuruluş “Bu durum orta vadede artan
piyasa volatilitesi ve TL’de değer kaybı değerlendirildiğinde daha da artabilir”
belirlemesinde bulundu.

Fitch, Türk Lirası mevduatta stopajın düşürülmesinin döviz mevduattan TL mevduata
fırsat geçişlerine muhtemelen katkı yaptığını da aktardı. “Bu durum her ne kadar
kısa vadede dolarizasyon baskılarını azaltsa da bankaların daha pahalı mevduatlara
yönelmesi nedeniyle bankaların marj oranlarına yansıyabilir” uyarısında bulundu.

Fitch, sorunlu ve yapılandırılmış kredilerin 2021-2022 döneminde hükümet teşviklerinin
azalması ile yükselmesinin beklendiğini belirtti.
2021 yılı sonunda sorunlu kredi
oranını (bazı ılımlı sorunlu kredi satışları ve varlık değer zararları dahil) %6-
6,5 tahmin eden Fitch, “Bununla birlikte biz sorunlu kredi oranının tüm varlık kalitesi
risklerini yansıttığını düşünmüyoruz. Bizim değerlendirmemiz 2. aşama ve yapılandırılmış
kredileri de içermeye devam edecek” açıklaması yaptı.

Fitch, 2. aşama kredilerin 1. çeyrek sonu itibarıyla sektör kredileri toplamının%
11 civarında olduğunu tahmin ederken oranın yarısının yeniden yapılandırılmış kredilerden
olduğunu vurguladı. Kurum,
“Türkiye’nin iyileşen büyüme görünümü bankaların varlık
kalitesi ve kredi geri toplama kabiliyetlerini ılımlı şekilde olumlu etkileyebilir.
Bizim görüşümüze göre piyasa koşulları zorlu kalmaya devam ederse regülasyon esnekliklerinde
daha fazla uzama mümkün olabilir” ifadelerini kullandı.
