# Fiyat istikrarı sağlanırsa faizler iner

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/fiyat-istikrari-saglanirsa-faizler-iner-18926h/
- Yayımlanma: 2017-01-20T08:06:19+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, “Türkiye için Avrupa Birliği, ABD’den 10 kat 
daha önemli bir ticari partner.” dedi.

Şimşek, İsviçre, Davos’ta düzenlenen 47. Dünya Ekonomik Forumunda (WEF) “G20 Gündemi:
Yeni Büyüme Yolu Planlaması” başlıklı oturumda konuştu.

Türkiye’nin 3 milyon sığınmacıya ev sahipliği yaptığını anımsatan Şimşek, Türkiye’nin
kişi başı gelir, nüfus, iç piyasa boyutu gibi alanlarda iyi durumda olduğunu, coğrafyasının
da yakın zamanda daha önemli bir değere ulaşacağını söyledi.

Şimşek, Türkiye’nin son birkaç yıldaki travmatik deneyimlerine rağmen, ekonomideki
dayanıklılığının devam ettiğini, son 14-15 yılda büyüme ortalamasının neredeyse 
yüzde 6’ya ulaştığını, küresel krizin yaşandığı 2008 yılından beri ise ortalama 
büyümesinin yüzde 5 civarında olduğunun altını çizdi.

Türkiye’de kapsayıcı büyüme konusunda iş eğitimi, KOBİ’lerin finansman ihtiyacına
destek, yeni işe başlayanlara vergi muafiyeti gibi pratik çözümler sunulduğunu kaydeden
Şimşek, Türkiye’nin 2007’den beri 7,2 milyonluk yeni iş alanı yarattığını ifade 
etti.

**“Türkiye zor yoldan geçiyor ama bu durum uzun sürmeyecek”**

Şimşek, Türkiye’nin ekonomisiyle ilgili, “Türkiye zor bir yoldan geçiyor ama bu 
durum fazla uzun sürmeyecek. Türk ekonomisi güçlü temellere dayanıyor ve bu ekonomik
temellerdeki sağlamlık değişmedi.” yorumunu yaptı. Küresel ekonomik duruma değinen
Başbakan Yardımcısı Şimşek, “Ticaret ve küreselleşme, büyümenin motoru oldu. Korumacılığın,
küresel ekonomi ve gelişen ekonomiler için kötü olduğu görüşüne katılıyorum.” ifadelerini
kullandı.

Şimşek Türkiye’nin dış ticaretine ilişkin, “Türkiye için Avrupa Birliği, ABD’den
10 kat daha önemli bir ticari partner. Türkiye, ihracatının yüzde 50’sini AB’yle
yüzde 5’ini ABD’yle yapıyor. Bu durumda bizim için Avrupa Birliği, ABD’den daha 
önemli.” diye konuştu.

**Gümrük Birliği**

AB ile Türkiye arasındaki Gümrük Birliği konusuna değinen Şimşek, “AB Komisyonu 
Türkiye ile Gümrük Birliği güncelleştirmesine yeşil ışık yaktı. Güncelleştirmeyle,
Gümrük Birliğinin kapsamı tarım, hizmetler ve kamu alımları alanlarına da genişleyecek.
Gümrük Birliği güncelleştirmesi, önümüzdeki 10 yılda karşılıklı ticaret hacmini 
2 kat artırarak 150 milyar dolar seviyesinden 300 milyar dolara çıkarabilir. Bu 
hem AB hem Türkiye için olumlu olur.” dedi.

Şimşek’in konuşma yaptığı oturumda, Almanya Maliye Bakanı Wolfgang Schaeuble, Arjantin
Hazine Bakanı Nicolas Dujovne, Güney Afrika Maliye Bakanı Pravin Gordhan da yer 
aldı.

20 Ocak’a kadar sürecek foruma, 100’den fazla ülkeden 3 bine yakın iş adamı, siyasetçi,
akademisyen ve sivil toplum kuruluşu temsilcisi katılıyor. 

**“Para politikası çok kritik sorumluluğa sahip”**

Para politikasının da rasyonel olması gerektiğini vurgulayan Şimşek, para politikasının
en önemli hedefinin fiyat istikrarı olduğunu kaydetti.

Şimşek, “Ben inanıyorum ki Türkiye fiyat istikrarını sağlarsa, kalıcı olarak faizler
düşük düzeye iner. Enflasyonu kalıcı bir şekilde yüzde 1-3 aralığına indirirsek,
şirketlerimiz hem uzun dönemli finansmana erişirler, özel sektör tahvil piyasası
gelişir, hem sermaye piyasaları gelişir, kaynaklar çeşitlenir hem de kalıcı olarak
finansman maliyetleri aşağı düşer.” değerlendirmesinde bulundu.

**“Rejim değişikliğine gitmiyoruz”**

Öte yandan Şimşek, Davos’ta, NTV’nin yayınında gündeme ilişkin değerlendirmelerde
bulundu.

Yabancı yatırımcıların Türkiye’ye bakış açısının sorulması üzerine de Şimşek, son
dönemdeki piyasadaki oynaklığın birçok insanın dikkatini çektiğini söyledi. 

Şimşek, ikinci konunun da anayasa değişikliği olduğuna işaret ederek, şu ifadeleri
kullandı:

“Maalesef küresel medya, bu konuda, paketin içeriğinden çok birtakım ön koşullarla
bunu sunuyor. Bu da yanlış bir şey. Türkiye’nin Cumhurbaşkanlığı sistemi, küresel
normlardan uzak bir cumhurbaşkanlığı sistemi değil. Yani parlamento yasama görevini
yapacak, denetim görevini yapacak. Yargı bağımsız ve tarafsız olacak. İcra da güçlü
olacak, hızlı hareket edecek ve yönetimde istikrar olacak. Bunu bu şekilde anlattığınız
zaman yatırımcılara burada, rahatlıyorlar. Öbür türlü sanıyorlar ki, sanki Türkiye
rejim değişikliğine gidiyor. Rejim değişikliğine gitmiyoruz yani. Sadece yönetimde
istikrar sağlayacağız. Bu sağlarken, küresel en iyi uygulamalardan da çok farklı
bir şey yapmıyoruz. Bunu söyleyince rahatlıyorlar.” 

**“Para politikası çok kritik sorumluluğa sahip”**

Para politikasının da rasyonel olması gerektiğini vurgulayan Şimşek, para politikasının
en önemli hedefinin fiyat istikrarı olduğunu kaydetti.

Şimşek, “Ben inanıyorum ki Türkiye fiyat istikrarını sağlarsa, kalıcı olarak faizler
düşük düzeye iner. Enflasyonu kalıcı bir şekilde yüzde 1-3 aralığına indirirsek,
şirketlerimiz hem uzun dönemli finansmana erişirler, özel sektör tahvil piyasası
gelişir, hem sermaye piyasaları gelişir, kaynaklar çeşitlenir hem de kalıcı olarak
finansman maliyetleri aşağı düşer.” değerlendirmesinde bulundu.
