# Fon piyasasında olan enerji sektöründe de olur mu?

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/fon-piyasasinda-olan-enerji-sektorunde-de-olur-mu/
- Yayımlanma: 2026-09-28T15:56:15+03:00
- Yazar: Özdilek COŞKUN

‘Biri yer biri bakar, kıyamet bundan kopar’ diye internete yazdığınız zaman ‘herkesin
yararlanabileceği ortak bir imkândan veya nimetten sadece bir kişinin faydalanıp
diğer insanlara bu fırsat verilmediği durumlarda büyük kavgaların ve kargaşanın 
çıkacağını anlatır’ şeklinde bir açıklama karşınıza çıkıyor.

Bir ülkeyi yüceltmek ya da batırmak istiyorsanız her şeye eğitim ile başlamalısınız.
Bugün, dünyadaki büyük güçlerin, büyük ülkelerin hepsinin arkasında bilgiye sahip
olmaları gerçeği yatmaktadır. Bilen yaratır, bilen geliştirir, bilen yönetir, bilen
karar verir. Bilmek için de öğrenmek gerekir. Bugün, dünyada, bir Amerika, bir İngiltere,
bir Almanya gerçeği varsa hepsinin en büyük gücü bilgiden gelmektedir. İnternet 
bir bilgi icadıdır. Ekonomi yönetimi bir bilgi kaynağıdır. Teknoloji, gelişim, bilişim
bilginin yönlendirmesidir.

Birkaç bilim dalı hariç tüm bilimler İran’da, uzak doğuda özellikle Çin’de icat 
edilmiştir. Akıllı ve uyanık İngilizler bu coğrafyaları fethetmeye başladıklarında
sadece ipek, kıymetli madenler ve çayı değil asıl bu bilim dallarını kendi ülkelerine
getirmişler ve onları çok akıllıca yönetmişlerdir. Bu bilincin kendileri açısından
en faydalı tercihini de tüm çocuklarına bu bilim dallarını çok iyi öğreterek yapmışlardır.
İngiltere önderliğinde Almanya, Fransa ve İtalya bilimleri çocuklarına iyi öğretme
yarışına girmişlerdir.

Bu tarihsel süreçte, Hollanda Güney Afrika’yı, İspanya tüm Güney Amerika’yı, Belçika
orta Afrika’yı, İtalya ve Fransa kuzey Afrika’yı fethetmiş, sömürmüş ve hatta talan
etmişlerdir. Asıl büyük dönüşüm İngiltere önderliğinde tüm Avrupalıların birleşimi
ile Amerika Birleşik Devletleri’nin kurulması ile oluşmuştur.

Çok kısa bir şekilde özetlemeye çalıştığım bu sürecin tamamında ana etken olarak
bilmek ve yönetmek yatıyor. Bilmek için en gerekli olan ihtiyaç da eğitimdir. Başta
Amerika’nın, Avrupa’nın ve hatta İsrail’in tüm dünyayı yönetirken ana kaynağı, en
büyük gücü bilgiden geçiyor. Son 20 – 30 yılda bu hükümdarlığa karşı gelmeye çalışan
sadece Çin, Rusya ve Hindistan gibi 3 – 5 ülke var. Kendi teknolojilerini kurmaya,
kendi finans sistemlerini yaratmaya, kendi internet ağlarını oluşturmaya çalışıyorlar.
Ama çok zorlanıyorlar. Google, Apple, Nvidia, Meta gibi devasa şirketlerin karşısında
mücadele ederken çok zorlanıyorlar.

Tüm bu şirketlerin arkasında bilgi yatıyor, bilgi de orada yaşayan çocukların aldığı
iyi eğitimden geliyor. Askeri teknolojinin, savunma sanayinin verdiği büyük güç 
İsrail’in yeni oluşturduğu bir kazanç değil. Arkasında 40 – 50 yıllık bir emek var.
O emeğin ana dayanağı da bilgiden geliyor, o bilgi de iyi eğitimden geliyor. Akaryakıt
sektöründe yaygın ismiyle ‘Taşıt Tanıma Sistemi’ni geliştiren de İsrail’dir. Bugün
bize çok normal ve basit görünen o teknoloji o yıllarda hepimize inanılmaz gelmişti.

Gelinen noktada dünyanın her ülkesinde taşıt tanıma teknolojisi kullanılmaktadır.
Ve İsrail bu yolla neredeyse dünyadaki tüm taşıtları, sahiplerini, sürücülerini 
tanımakta ve takip etmektedir. Bunun dayanağı bilgidir. Bu bilgi de alınan iyi eğitimden
gelmektedir. Bugün, Türkiye’de birçok özel okulda, akıl almaz eğitim ücretleri pazarlanırken
dillendirilen ‘Finlandiya eğitim sistemi uyguluyoruz’ cümlesinin dayanağı da iyi
bir eğitimin yansımasıdır. Yıllar önce Finlandiya’da ülkenin kurtuluşu için oluşturulan
ana reçete eğitim idi. Ve çok başarılı sonuçlar doğuran bu sistem tüm dünyaya da
pazarlanmaktadır. 

Geldiğimiz noktada sadece İstanbul’da 58, ülke genelinde ise 238 üniversite faaliyet
göstermektedir. Ama herkes aynı cümleyi dile getiriyor ki ‘benim lise öğretmenlerim
hatta ilkokul öğretmenim şimdiki profesörlerden bilgili idi’.  Bu cümle tek başına
çok şeyi anlatıyor. Eğitim kelimesi ile para kelimesi yan yana gelemez, gelmemelidir.
Eğitim meselesini var olma, yaşama, güçlü olma meselesi olarak görmezseniz dünya
üzerinde söz sahibi olamazsınız. Eğitim, şirketlerin para kazanacağı bir kar merkezi
olmamalıdır. Özel kolej, özel üniversite olmaz, olmamalıdır. 14.700 özel okul olursa
eğitim kalitesi olmaz, olamaz. Olsa olsa gelişkin ülkelerde olduğu gibi Vakıf okulları
olmalıdır. O vakıfların en başarılı olanları, en yaygın örneklerini atalarımız Osmanlı
İmparatorluğu sergilemiştir. Eğitimin yetersiz olduğu ülkelerde, haksızlık da çok
olur, yolsuzluk da çok olur, saygı ve nezaket de az olur.

‘Ağaç yaşken eğilir’  ‘Bilmemek ayıp değil, öğrenmemek ayıp’  ‘Öğrenmenin yaşı yoktur’‘
Sora sora Bağdat bulunur’  ‘Kalem kılıçtan üstündür’ Bunlar, çok kıymetli atasözlerimizin
sadece bazıları. Osmanlı İmparatorluğu’ndan bugüne dünyada G20 ülkeleri sıralamasında
17. sırada isek sebebi eğitimdir. Tarihsel olarak bakılırsa Pers, Moğol, Roma ve
Osmanlı İmparatorluğu binlerce yıl gezegeni yönetmişlerdir. O günlerden bugüne oluşan
yeni koşulların sebebi eğitimdir.

Bugün baktığınızda çok sıradan gelen haberleşme yazılımı Facebook bir Alman öğrencinin
Amerika’da kampüs içi haberleşme için yazdığı basit bir programdır. Amerika’da öğrenim
gören genç bir Alman öğrenciye Facebook’u düşündürten de yazdıran da eğitimdir. 
Biz ise çocuklarımıza ‘misafirliğe gidiyoruz, orada sakın çok konuşma, soru sorma’
diye korkutarak büyütüyoruz. Bu korkunun üzerine bir kötü eğitim eklenince bizden
bir Facebook, dünyada 1 tane bile oteli olmayan ama en büyük konaklama şirketi, 
yazılımı olan AirBNB çıkmıyor maalesef. Kolejlerde kötü eğitim alan bütün çocuklarımız
da liseleri bitirir bitirmez üniversite eğitimi için Avrupa’ya gitmektedir. Sadece
geçen sene 67.000 öğrenci bu amaçla Avrupa’ya gitmiştir.

 Son günlerde Finans sektöründe, borsada yaşanan yolsuzluklar düşünüldüğünde en 
çok suçlanan, en kolay kötülenen akaryakıt sektörünü fersah fersah aşmış durumdadır.
Yazının başlangıcında değindiğim atasözü, yaklaşık miktarı 25 milyar USD olan ve
500.000 insanımızın etkilendiği yolsuzlukla ilgili en çarpıcı gerçeği anlatmaktadır.
Yolsuzluğu da hırsızlığı da eğitim ile çözebilirsiniz. Eğitim çocuklarımızı sadece
bilgili hale getirmez aynı zamanda ahlaklı, erdemli, toplumcu insanlar haline getirir.
Eğitimin kaliteli olmadığı yerde her şey kalitesiz olur.

Bugün akaryakıt sektörü, tüm bileşenleri ile zapturapt altına alındı ise çok az 
arıza ve hata ile yönetiliyorsa altında yatan şey, sektörün iyi bilinmesi, iyi izlenmesi,
iyi bir sistemin kurulmasından kaynaklanmaktadır. Ve hatta EPDK mevzuatı, uygulamaları
birçok ülkeye örnek gösterilmekte, ihraç edilmektedir.     
