# Fransa’da Le Pen ve Macron ikinci turda

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/fransada-le-pen-ve-macron-ikinci-turda-22301h/
- Yayımlanma: 2017-04-23T21:54:12+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

Fransa’daki cumhurbaşkanı seçiminin sandık çıkış anketlerine göre 7 Mayıs’taki ikinci
turda yarışmaya hak kazanan “En Marche” (Yürüyüş) Hareketi’nin lideri Emmanuel Macron
ile aşırı sağcı Ulusal Cephe Partisi’nin lideri Marine Le Pen, kurulu sisteme alternatif
fikirleri ile seçmen oylarını aldı.

İktidardaki Sosyalist Partinin eski Ekonomi Bakanı olan ve partisinden ayrılarak
merkezde bir oluşum kuran Macron’un henüz bir yılı geçmeyen hareketiyle cumhurbaşkanı
seçiminin ilk turunu geçebilecek potansiyeli yakalaması, daha çok arkasındaki medya
desteğine bağlanıyor.

Emmanuel Macron’un, medyanın önemli bir kesimi tarafından adeta “parlatıldığı” düşünülüyor.

Bir mülakatında “politik arenadaki boşluktan faydalandığını” itiraf eden Macron,“
belirli bir politik ideolojiyi benimsemediğini”, “ne sağda ne de solda olduğunu”
belirtmişti.

Annesi ve babası doktor olan ve ülkenin kuzeyindeki Amiens şehrinde doğan Emmanuel
Macron’un yaşamının önemli bir bölümünü 16 yaşındayken, kendisinden 24 yaş büyük
Brigitte Trogneux isimli tiyatro öğretmenine aşık olması ve daha sonra 2007 yılında
onunla evlenmesi şekillendiriyor.

Ailesinin itiraz etmesine rağmen Macron’un sürdürdüğü bu ilişki, onun özgür ve kararlı
karakterinin yansıması olarak değerlendiriliyor.

Paris’te gördüğü öğrenimin ardından maliye müfettişi olan Emmanuel Macron, daha 
sonra bir müddet bir yatırım bankasında çalıştı.

**Sosyalist Parti kariyeri**

Sosyalist Parti’ye 2006 yılında katılan Macron, François Hollande’ın ilk hükümetinde
2012-2014 yıllarında Hollande’ın genel sekreter yardımcılığı görevini yürüttü. Emmanuel
Macron, daha sonraki hükümette Ekonomi Bakanı olarak atandı.

Ekonomi Bakanı iken iş çevreleri ile ilişkileri çok iyi olan Macron, kamuoyundaki
yoğun itirazlara ve protestolara rağmen Hollande ve dönemin başbakanı Manuel Valls’in
desteğiyle çalışma hayatıyla ilgili pek çok düzenlemenin hayata geçirilmesini sağladı.

**Bir yıllık bir hareketle iktidara aday**

“En Marche” (Yürüyüş) Hareketi’ni Nisan 2016’da kuran Emmanuel Macron, Ağustos 2016’
da ise bakanlık görevinden istifa etti.

Macron, ekonomi politikalarında kendisini “liberal”, sosyal konularda “solcu” olarak
tanımlıyor.

Emmanuel Macron, Sosyalist Parti’nin önemli isimleri eski Başbakan Manuel Valls 
ve Savunma Bakanı Jean-Yves Le Drian’ın desteğini de almıştı.

İnsani ilişkilerindeki yeteneği ile bilinen ve pragmatik olarak tanımlanan Macron’un
politik programı ise “tutarsız” olarak görülerek pek çok açıdan eleştiriliyor.

Macron’un cumhurbaşkanı olma şansının artmasının en önemli nedenleri ise Sosyalist
Parti’nin adayı Benoit Hamon’un aşırı sola kayan politikalar önererek kamuoyu desteğini
kaybetmesi, merkez sağdaki Cumhuriyetçiler Partisi adayı François Fillon’un yolsuzluk
iddiaları nedeniyle yara alması gösteriliyor.

Emmanuel Macron’un seçmen gözündeki en büyük sorunu ise genç siyasetçinin ekibinin
de genç ve tecrübesiz olması.

Cumhurbaşkanı seçimini kazanması halinde Macron’un, yine bu yıl yapılacak parlamento
seçimlerinde nasıl bir performans sergileyebileceği ve kadrosunu kimlerden oluşturabileceği
konusu, seçmen nezdinde tartışılan önemli bir konu.

**Le Pen’in aşırı sağdan merkeze kayma arayışı**

Ulusal Cephe (FN) Partisi’nin kurucusu ve ilk lideri babası Jean-Marie Le Pen dolayısıyla
neredeyse “aşırı sağ” geleneğin içinde doğmuş olan Marine Le Pen’in kişiliğini ve
politik çizgisini çocukluğundan itibaren yaşadığı deneyimler derinden etkilemiş.

Fransa cumhurbaşkanlığının en güçlü adaylarından Marine Le Pen’in babası gibi politika
yapma kararı vermesinde belki de en önemli etken, henüz 8 yaşındayken Paris’teki
evlerinin bombalanması olmuş.

Otobiyografi kitabında 8 yaşındayken evlerinin önüne konulan 5 kilogramlık dinamitin
patlamasıyla yaşadığı şoku unutmadığını anlatan Le Pen, 2 ablasıyla birlikte binanın
ön kısmının tamamen parçalara ayrıldığını gördüğünü belirtiyor.

Henüz FN kurulalı 4 yıl olmuş ve parti sadece antisemitik açıklamalarla bilinirken,
1 Kasım 1976’da yapılan bu saldırının failleri ise halen bulunabilmiş değil.

**FN’e üyelik**

Parti saflarına çok genç yaşta 1986’da katılan Marine Le Pen, yüksek öğrenimini 
tamamlayıp avukat olmasının ardından da 1998’de FN’in bölge meclisi üyelerinden 
biri olarak seçildi.

Avrupa Parlamentosu milletvekili olarak 2004 yılından beri görev yapan Le Pen, FN’in
liderliğine ise 2011 yılında oyların yüzde 67,65’ini alarak geldi. Marine Le Pen
böylece, 1972 yılından beri partiyi yöneten babasının yerini almış oldu.

Ülkede 2012 yılında düzenlenen cumhurbaşkanı seçimi kampanyasında işsizliği ve yasa
dışı yollardan ülkeye girmiş göçmenleri gönderme vaadini ön plana çıkararak yüzde
17,9 oy alan Le Pen, François Hollande ve Nicolas Sarkozy’nin ardından 3’üncü oldu.

Mayıs 2014’te Avrupa Parlamentosu seçimlerinde ise Le Pen liderliğindeki FN yüzde
24,9 oyla Fransa’da seçimlerden birinci parti olarak çıktı.

Bu oy oranını bu yılki cumhurbaşkanı seçiminin ilk turunda da yakalamayı hedefleyen
48 yaşındaki Marine Le Pen’in partisine destek, Avrupa Parlamentosu’nda yolsuzluk
yaptığı iddiaları üzerine geriledi.

Aşırı sağcı babasından daha demokrat ve cumhuriyetçi olarak değerlendirilen Le Pen,
babası Jean-Marie Le Pen’i, kamuoyunda tartışma yaratan bazı açıklamalarından ötürü
20 Ağustos 2015’te partiden ihraç ettirdi.

**Müslümanlara karşı tutumu**

FN’in lideri seçilmeden önce 2010 yılında özellikle Müslümanlara karşı sert bir 
çizgi benimsemiş olan, hatta Müslümanların cuma namazını cami dışında kılmasını “
Alman işgaline” benzeten Marine Le Pen’in, Müslümanların “Fransız toplumuyla uyumlu
yaşayabileceği” fikrine evrildiği gözleniyor.

Ancak Le Pen’in geçmişteki “sokaklarda bile başörtüsünü yasaklayacağı” yönündeki
söylemleri, Müslümanlardan oy almasını güç kılıyor.

Marine Le Pen’in Müslümanlara karşı yaklaşımında son dönemde bir yumuşama görülse
de deneyimli gazeteci Alain Duhamel bir mülakatında, “FN halen Müslümanlara dolaylı
olarak saldırıyor.” ifadelerini kullandı.

Antisemitik açıklamalarıyla zaman zaman gündeme gelen babasından farklı olarak Le
Pen’in, Yahudi cemaatinin liderleri ile de temas kurduğu ve hatta belirli bir oranda
Yahudi oy tabanı olduğu biliniyor.
