# Fransız deprem bilimciden Marmara depremi için uyarı

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/fransiz-deprem-bilimciden-marmara-depremi-icin-uyari-36046h/
- Yayımlanma: 2018-05-14T08:27:07+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Türk ve Fransız bilim insanları, Marmara’da deprem riskine dair yeni araştırma yaptı.
Fransız deprem bilimci Louis Geli, “Batı Marmara’daki bazı sismik hareketler gazdan
kaynaklanıyor. Bölge neredeyse 1766 depreminden beri enerji biriktiriyor. 250 yıldır
biriken bir elastik enerjiden bahsediyoruz. Büyük bir depremin gerçekleşeceğinden
eminiz, bu bir ihtimal değil” dedi.

Habertürk’ten Nalan Koçak’ın haberine göre, Marmara Denizi’nin içinde en az 7 büyüklüğünde
deprem felaket senaryosu değil, artık bir gerçeklik. Fakat yeni yapılan bir araştırmaya
göre, aslında Marmara’nın batısı da büyük deprem riski taşıyor olabilir. IFREMER(
Fransız Deniz İşletimi için Araştırma Enstitüsü), CNRS ve İTÜ’den bilim insanları
bölgede araştırma yaptı. Sonuçlar bu ay başında Scientific Reports Dergisi’nde yayımlandı.
Makaleye göre, Marmara Denizi’nin batısında meydana gelen depremlerin bir kısımının
nedeni gaz. Bu da fay hattının aslında kilitli olduğu anlamına gelebilir ve beklenenden
büyük bir deprem riskinin değerlendirilmesi gerekebilir.  Makalenin başyazarı deprem
bilimci Dr. Louis Geli analizlerin yeniden yapılması gerektiğinin altını çizerek
önemli açıklamalarda bulundu. 

– Son araştırmanıza göre Marmara’nın batısında deprem riski değerlendirilirken gaz
faktörünün de göz önünde bulundurulması gerektiğini söylüyorsunuz. Neden?

Daha önceki araştırmalar depremlerin yer kabuğunun çok derininde olduğunu söylüyordu.
Eğer bir deprem çok derindeyse tektonik hareketlenme var demektir. Yani depreme 
iki levha arasındaki hareketlenme neden olmuş anlamına gelir. Bizse araştırmamızda
şunu söylüyoruz: Marmara Denizi’nin batısında gaz rezervleri var. Bölgede kaydettiğimiz
sismik hareketlerin bazıları aslında bu gazdan kaynaklanıyor. Yani bahsettiğimiz
sismik hareketler teknotik hareketlere bağlı değil. Bir fay hattının davranışını
incelediğinizde, yani aktif olup olmadığını anlamak istediğinizde, bölgedeki sismik
hareketleri gözlemlersiniz. Büyük depremler her zaman olmadığı için, küçük depremleri
kaydetmek gerekir. Sismologlar daha sonra küçük depremlerden bir hikâye ortaya çıkarmak
zorunda. Olduğunu hissetmediğiniz çok küçük depremlerden bahsediyorum. Yani bir 
fay hattının davranış biçimini anlamak için verdiği bu küçük sinyalleri inceleriz.
En sonunda da “Bu fay hattı tehlikeli ya da değil” diye makaleler yayımlarız. Kanseri
anlamak için kan değerlerinize bakılması gibi düşünün. 

**‘BATI MARMARA’DAKİ BAZI DEPREMLERİN NEDENİ GAZ’**

– Marmara’nın batısında bulduğunuz şey tam olarak ne?

Marmara Denizi’nin batısındaki gaz varlığını 10 yıl önce keşfettik. Bahsettiğim 
alan Silivri’nin batısından Tekirdağ’a kadar olan bölge. Yani Kumburgaz – Tekirdağ
arası. Gazı Tekirdağ’ın güneyinde bulduk. Gazın deprem ürettiğini fark ettik. Çünkü
gaz fay hattındaki basıncı artırıyor, tabakaların kaymasına neden oluyor. Burada
önemli olan sonuç şu: Bölgedeki depremlerin bazılarının nedeni tektonik hareket 
değil gaz. Mesela Marmara’nın batısında meydana gelen orta büyüklükteki bazı depremler
gaz salımına neden oluyor, bu gazlar yüzeye ulaştığında daha küçük ölçekli depremlerin
oluşmasına yol açıyor.

– Sanırım bunu özellikle fark ettiğiniz 2011’de Marmara’da meydana gelen 5.2 büyüklüğündeki
deprem… Evet. Bu depremi deniz tabanı gözlem istasyonuyla kaydettiğimiz için çok
şanslıydık. Karasal gözlem istasyonuyla kaydetseydik fay hattından çok uzakta olacaktık.
Fakat bu kez yakındık. Bu depremden sonra çok artçı meydana geldi, hepsini inceledik.

– Ne buldunuz?

Depremlerin bazılarının, bakın hepsinin değil, gazdan kaynaklandığını bulduk. Bir
hastalığın teşhisini doğru koymak istiyorsanız nedenleri birbirinden çok iyi ayırmanız
gerek. Ben de önceki çalışmalara itiraz ediyor değilim ama böyle bir sonuçla karşılaştık.
Altını bir kez daha çizmek istiyorum. Marmara Denizi’nin batısı hakkında konuşuyorum,
tamamı değil.

**‘FAY HATTI ASLINDA KİLİTLİ OLABİLİR’**

– Peki bu “Fay hattı aslında kilitli” mi demek?

Kesinlikle. Marmara’nın batısındaki fay hattı hep kayan fay hattı olarak görülür,
çünkü enerji salımı oluyor ve kimse büyük bir deprem beklemiyor. Bu fikrin kesinlikle
yanlış olduğunu söylemiyorum. Mesele deprem olunca konu çok karmaşık oluyor. Fakat
siz Türkler daha önce hesaba katmadığınız bir faktörü artık göz önünde bulundurmalısınız:
Kaydettiğiniz depremlerin bazılarının sebebi düşündüğünüz şey değil. Yani bu depremlerin
bir kısmı size fay hattının derin davranış biçimi hakkında hiçbir şey söylemiyor.

**‘DEPREM SONRASI TSUNAMİ RİSKİ VAR’**

– Peki ya tsunami?

Ever tsunami riski çok önemli. Çok bilinen ve yüksek bir risk.

**‘ÖNEMLİ BİR TARTIŞMA BAŞLATMANIZ GEREKİYOR’**

– Yani fay hattı düşündüğümüzden daha az enerji açığa çıkardığı için bölgede beklediğimiz
deprem daha büyük olabilir mi?

Daha büyük bir deprem meydana gelebileceği riskini değerlendirmek gerek. Bu bölge
için bilim insanları 7’nin üzerinde bir deprem beklemiyor. Biliyorsunuz asıl büyük
depremin beklendiği yer Marmara’nın merkezi Büyükçekmece’den Silivri’ye uzanan hat.
Bir diğer fikir de Adalar’ın altında olabileceği. Fakat yeni bulduğumuz veriler 
ışığında bu analiz gözden geçirilmeli. Biz size verileri sunuyoruz, analizi siz 
yapmalısınız, bu konuda önemli bir tartışma başlatmalısınız. Biz diyoruz ki sadece
demin bahsettiğimiz bölgeler değil, Marmara’nın batısında da büyük deprem riski 
olabilir.

– Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener, gazetemizden
Öznur Karslı’ya verdiği röportajında, Marmara Denizi’nin içinde en iyi ihtimalle
7.2 büyüklüğünde bir depremin olacağını söylemişti. Sizin bir tahmin aralığınız 
var mı?

Haluk anladığım kadarıyla denizin merkez kısmındaki batık kısmından bahsediyor. 
Evet kesinlikle burada deprem bekliyoruz. Onun söylediği hiçbir şeyin üzerine bir
şey söylemem. 7.2 ila 7.4 arasında bir deprem bekleniyor. 

**“BÜYÜK BİR DEPREM OLACAK, EMİNİZ. BU BİR İHTİMAL DEĞİL”
‘1766’DAN BERİ ENERJİ 
BİRİKTİRİYOR’

– Zaman geçtikçe enerji biriktirdiği için depremin büyüklüğünün arttığını söyleyebilir
miyiz? 

Bölge neredeyse 1766 depreminden beri enerji biriktiriyor. 250 yıldır biriken bir
elastik enerjiden bahsediyoruz. Bu enerjinin tam olarak nerede biriktiği asıl soru.
Her 20 yıl geçtikçe daha büyük bir deprem beklemek mümkün. Büyük bir depremin gerçekleşeceğinden
eminiz, bu bir ihtimal değil.
