# “Gayrimenkul sektörü sat-yap modelinden çıkmalı”

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/gayrimenkul-sektoru-sat-yap-modelinden-cikmali-34105h/
- Yayımlanma: 2018-03-25T22:55:13+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Torunlar GYO Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Aziz Torun, “Sektörün sat-yap
modelinden çıkıp daha uzun vadeli finansman imkanlarıyla projeler geliştirmesi lazım.
Sektörün kurumsallaşması ve sermaye piyasasına girmesi gerekiyor. Dolayısıyla yeni
enstrümanlar geliştirerek, belki ortaklıklar oluşturarak, yeni gayrimenkul sertifikalarıyla
gayrimenkul sektörüne uzun vadeli finansman imkanları bulmak gerekiyor.” dedi.

Torun, Uludağ Ekonomi Zirvesi’nde Akkök Holding İcra Kurulu Başkanı Ahmet Dördüncü’nün
yönettiği “Gayrimenkulün Geleceği” konulu oturumda yaptığı konuşmada, gayrimenkul
sektörünün sadece konut ve ofis değil, geniş yelpazede ele alınması gerektiğini 
söyledi.

Gayrimenkul sektörünün Türkiye için önemli olduğunu belirten Torun, şöyle devam 
etti:

“Gayrimenkul sektörü 200’e varan yan sektör ve 2 milyonu aşkın istihdam sağlıyor.
Dolayısıyla sektörün bu anlamda kurumsallaşması gerekiyor. Yani sadece satıp, yapan
bir sektör değil uzun vadeli yatırımların yapıldığı bir sektör olması gerekiyor 
ki o zaman daha kıymetli, değerli eserler ortaya çıkabilsin. Çünkü sadece bireysel
yatırımcının aldığı bir ürün yaparsak o zaman çok sınırlı oluyor. Belki çok prestij
yaptığımız binaları bir anlamda parçalayarak, küçük birimlere dönüştürüp satarak
onun kıymetini düşürmüş oluyoruz. Onun için bankacılar bol ve uygun kredi imkanları
tanımış olacak. Biz de bunlarla daha kalıcı, sürdürülebilir, başarılı eserler meydana
getireceğiz. Sektörün sat-yap modelinden çıkıp daha uzun vadeli finansman imkanlarıyla
projeler geliştirmesi lazım. Sektörün kurumsallaşması ve sermaye piyasasına girmesi
gerekiyor. Dolayısıyla yeni enstrümanlar geliştirerek, belki ortaklıklar oluşturarak,
yeni gayrimenkul sertifikalarıyla gayrimenkul sektörüne uzun vadeli finansman imkanları
bulmak gerekiyor.”

Torun, proje geliştirme ve yapım aşamasının uzun zaman aldığını dile getirerek, “
Bu kadar uzun vadeli bir proje geliştirdikten sonra biz bunun satışının ya da kiralanmasının
kısa zamanda gerçekleşmesini bekliyoruz. Çünkü finansman sıkıntımız var, sektörün
zayıf karnı finansman modelleri. Satarak yapmak üzere birçok projelerle yola çıkıyoruz.
Bir alışveriş merkezi ve otellerde bu kadar olmasa da konut ve ofislerde ağırlık
böyle. Bundan sonraki en büyük tehdit de finansman maliyetlerinin yüksek olması.”
ifadelerini kullandı.

**“Kentsel dönüşüm yapılmak zorunda”**

DKY İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Ali Dumankaya da gayrimenkulün Türkiye ekonomisinde
lokomotif bir sektör olduğunu söyledi.

Geçen yıl 1 milyon 400 binden fazla konut satıldığına işaret eden Dumankaya, “Bunun
yarıdan fazlası birinci el konutlar olarak gerçekleşti. Bankalardaki faiz oranları
yükselmesine rağmen 2017 rekor yılı oldu ama her yıl bizden rekor beklemek haksızlık
olur. Her yıl sektör rekor kıramaz.” diye konuştu.

Bu yılın ocak ve şubat aylarında yüzde 3-5 seviyelerinde bir düşüşün olduğunu ifade
eden Dumankaya, şunları kaydetti:

“Sektörün ihtiyacı hesaplandığı zaman TÜİK verilerine göre söylüyorum 600 bin kişi
her yıl evleniyor. 125 bin kişi her yıl boşanıyor. Bunlar tabi ayrı evlere çıkıyor.
125 bin kişi de yurt dışından Türkiye’ye dönüş yapıyor. Toplam ihtiyaç 800 bin. 
Bizim karşılayabildiğimiz 600-650 bin. Her yıl 200 bine yakın açık var. 5 yıllık
kalkınma planında devletimiz 4 milyon hedef koymuş, gerçekleşen 3 milyon. 1 milyon
insana biz konut üretememişiz. Aslında bu bantta bizim maalesef finansman üretme
adına A ve B gruplarına hitap etmemizden dolayı C ve D’ye yani orta ve alt gelir
grubuna hitap edemiyoruz. Bizim buna çözüm üretmemiz gerekiyor. Katma değer üretecek
farklı şeyler üretmemiz lazım. Bunlardan biri ‘konut kredisi faizlerinin gelir vergisinden
mahsubu’ şeklinde gerçekten ihtiyacı olan bir kesime o imkanı tanımak ve hareketi
sağlamak. O bir milyon insana biz bu konutu üretip verebilirsek bu anlamda çok daha
hayırlı bereketli bir iş yapmış oluruz. Onların da kiradan kurtulmasını sağlayacak
formüller üretmemiz lazım. Sadece bankalardan beklemekten ziyade farklı modeller
geliştirmek gerekiyor.”

Dumankaya, kentsel dönüşüme ilişkin olarak da  şunları söyledi:

“Kentsel dönüşüm yapılmak zorunda. 20 milyon konutumuz var, 7 milyonunu değiştireceğiz.
Son üç yılda 100’er bin gibi bir performans sergilemişiz. Çevre ve Şehircilik Bakanımız
da 500 bine çıkarmak gibi bir hedeften bahsediyor. Yani 15 yılda anca toparlanacak
bir süreç. Gayrimenkulün geleceğinde kentsel dönüşüm olmazsa olmaz. İstanbul gibi
bir değer var elimizde, bu değeri dönüştürürken de alelade dönüştüremeyiz. Sadece
apartman yıkıp apartman yaparak kentsel dönüşüm yapmamalıyız. Kentimize ihanet ediyoruz.
Çünkü aynı yol, aynı meydan, aynı park ama yoğunluk artıyor. Bizim kentsel dönüşüme
bir master plan çerçevesinde, çok daha makro ölçekte bakmamız lazım.”
