# Gayrimenkul yatırımı mı faiz getirisi mi daha çok kazandırıyor?

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/gayrimenkul-yatirimi-mi-faiz-getirisi-mi-daha-cok-kazandiriyor-73567h/
- Yayımlanma: 2021-10-27T11:24:34+03:00
- Yazar: Selim Soydan

KPMG Türkiye Gayrimenkul Sektör Lideri Özgür Sıvacı, rapora ilişkin yaptığı değerlendirmede,“
Pandemiyle birlikte ekonomik aktivitenin yavaşlaması hane halkının gayrimenkul yatırımlarına
olan talebini de etkiledi. 2021’de başlayan yeni normalleşme süreci, sektörde toparlanmanın
yolunu açtı. Ancak çok fazla değişken var ve dengeler henüz oturmadı” dedi. Bugün,
klasik ekonomik döngüler içinde konut sektörünün faiz getirisinden daha yüksek bir
getiri sağladığına dikkat çeken Sıvacı, “2021 ile birlikte güçlü bir toparlanma 
sürecine girildi ancak dengelerin oturmamış olması nedeniyle talep tarafında temkinli
iyimser duruşu destekliyor. Talep koşullarındaki temkinli görünüme rağmen küresel
konut fiyatlarındaki artış trendi ise devam ediyor. Bunun yanında iş dünyasında 
da yaşanan kaçınılmaz değişim ve benimsenen yeni iş modelleri sektördeki ezberlerin
bozulmasına yol açtı. Sektör dengelerin oturmasını ve bu yenilenme sürecine ayak
uydurma gayretinde” şeklinde konuştu. 

**Avrupa’nın en yüksek reel fiyat artışı **

Sıvacı şöyle devam etti: “Ülkeler, salgın döneminde büyük ekonomik çöküşlerin önüne
geçmek adına farklı para ve maliye politikaları devreye aldı. Bu farklılıklar ülkeler
arası ayrışmaların temel sebebi olarak öne çıkıyor. Örneğin, ülkemizde, kredi destekli
ekonomik dengelenme politikası ve beraberinde gelen aşırı düşük kredi faizleri 2020’
de konut talebini önemli ölçüde artırarak reel fiyat artışının yüzde 13’ün üzerinde
gerçekleşmesine yol açtı. IMF’nin araştırmasına konu olan 63 ülkenin 49’unda reel
anlamda fiyat artışı izleniyor. Yıllık fiyat değişimi analizini daha güncel olan
Eurostat verileriyle yaptığımızda ise son bir yılda yüzde 32’lik artışla konut  
fiyatlarının en fazla arttığı ülke Türkiye oldu. Bu durumun temel nedeninin geçtiğimiz
yıl yürütülen düşük faiz politikası paralelinde güçlenen talep ve ardından gelen
enflasyonist baskının bir sonucu olduğunu da ifade etmek gerekiyor.  

**Pandemiyle ev anlayışının değişmesi fiyatları artırdı **

Fiyatların rekor düzeyde artışında, özellikle pandemide beklentilerin ve yaşam koşullarının
değişmesi ön planda bulunuyor. Yüksek metrekareye, müstakil evlere, az katlı yerleşim
yerlerine olan talep artarken, kentsel dönüşümün de kirada talepleri canlı tuttuğu
ifade edilebilir. Artan maliyetler, yeni konut üretimini azaltırken, girdi maliyetlerinde
ve kredi faizlerindeki yükseliş de fiyatlara yansıdı. Yeni dönemde konut arzındaki
artışın da etkisi ile fiyat artış hızında azalma yaşanması bekleniyor. Kira artış
hızında da kentsel dönüşüm uygulamalarının ve talebin kış aylarında azalmasıyla 
birlikte benzeri bir azalma görülebilir. 

**Hızlanan şehir hayatıyla yazlıklar tekrar “out” oldu **

Özellikle yıllarca ölü yatırım kabul edilen yazlıklara yönelik ilgi ise en dikkat
çekici gelişmelerden biri oldu. Hareket kısıtlılığının getirdiği sıkıntılı durumlara
karşı, insanlar evden çalışmanın da getirdiği rahatlıkla tatil bölgelerindeki yazlıklara
yöneldi. Buralarda da fiyatlar rekor derecesinde artış gösterdi. Normalleşmenin 
ardından şehir hayatının ve sosyalleşmenin artmasıyla bu eğilim terk edilirken fiyatlarda
düzeltme yaşanabileceği beklentiler arasına dahil edilebilir. 

**Girdi maliyetlerine rağmen üretim canlanma trendinde **

Girdi maliyetleri, yeni dönemde sektörün en çok konuşulacak gündem maddelerinin 
başında yer alıyor. Ancak stokların erimesiyle üreticilerin harekete geçtiği gözleniyor.
Bu da yeni ruhsat sayılarının artmasından anlaşılıyor. Genel duruma bakılınca; sektörde
yeni konut yapımında son üç yılda (2017-2020) azalma meydana geldi. Söz konusu tarihler
arasında tamamlanan konut sayısı, başlanan konut sayısından fazla gerçekleşti. Ruhsat
stokunun erimeye başlamasıyla bu yıldan itibaren inşaat ruhsatlarına talep yeniden
canlandı. TÜİK tarafından yayımlanan yapı izin istatistiklerine göre yapı ruhsatlarında
2021 yılının ilk altı ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre bina sayısı yüzde
88,4, yüzölçümü yüzde 45,3, bina değeri yüzde 93,7, daire sayısı ise yüzde 49,8 
arttı.

**Büyümenin motoru yeniden devreye girebilir **

Türkiye inşaat sektörü, GSYH’den aldığı pay itibarıyla öncü sektörler arasında yer
alıyor. Dönem dönem yüzde 8’leri aşan payıyla “büyüme motoru” konumuna gelen sektörde
birkaç yıldır yaşanan kırılganlık ise bu payın düşmesine yol açıyor. Geçtiğimiz 
10 yıllık periyotta GSYH’den ortalama yüzde 7 pay alan sektör, 2020 yılını yüzde
5 payla kapattı. 2021 yılının ilk çeyreği ile birlikte pandemi sürecindeki daralmasını
toparlayan sektörün payı yüzde 5,8’e ulaşmış durumda.” 

Raporda öne çıkan bazı başlıklar ise şöyle sıralanıyor:

 * 2021’in ilk altı ayında, alınan inşaat ruhsatı kapsamındaki konut sayısı son 
   dört yılın en yüksek seviyesinde. Ruhsatlara yönelik bu ilgiye bakarak, önümüzdeki
   dönemde konutta yeni inşaatta artış görülebileceği ifade edilebilir. Yapı ruhsatı
   verilen yapıların 2021 yılının ilk altı ayında toplam yüzölçümü 65,4 milyon m2
   olurken bunun 38,5 milyon m2’si konut, 14,4 milyon m2’si konut dışı ve 12,5 milyon
   m2’si ise ortak kullanım alanı olarak gerçekleşti.
 * İnşaat maliyet endeksi, bu süreçte sektörde yaşanan maliyet artışını gözler önüne
   seriyor. Haziran 2021 öncesinde bir ay hariç on beş ay boyunca yükselen gösterge,
   an itibarıyla yüzde 42,5 seviyesinde. Endeksteki yıllık artış oranı Mayıs 2020’
   de yüzde 5,8 seviyesindeydi. Sektörde maliyetlerde yaşanan bu artış, fiyatlarda
   da kendini doğal olarak gösteriyor. 2021 yılı Haziran ayında bir aylık yüzde 
   2,7 oranında artan konut fiyat endeksinde yıllık artış oranı yüzde 29,2. Bu değer,
   enflasyondan arındırıldığında ise reel artış yüzde 9,9 olarak ölçülüyor.
 * Satışlar tarafında 2020 yılında izlenen manzara 2021 yılı için geçerli değil.
   Düşük kredi faizlerinin desteklediği ortamda tarihi zirveler görülen satışlarda
   hızlı bir geri çekilme yaşanıyor. Verilere aylık değil yıllık bazda bakılacak
   olursa; 2021 yılının ilk yedi ayında konut satışlarının yüzde 23 daraldığı görülüyor.
   Bu hareketin temel sebebi ise ipotekli yani kredili konut satışlarının aynı dönemde
   yüzde 69 azalmış olması.
 * Kredi imkanlarının genişlemesi 2020 yılının ilk yedi ayında satışların neredeyse
   yarısının konut kredileri aracılığıyla yapılmasına yol açmıştı. Bu oran, 2021
   yılı için yüzde 19 seviyesinde.
 * Bu süreçte, TL’de yaşanan değer kaybı yurt dışı yerleşiklerin ülkemizdeki gayrimenkul
   alımlarının da artmasına yol açtı. 2020 yılının ilk yedi ayında satılan gayrimenkullerin
   yüzde 2’si yabancılar tarafından satın alınırken bu yıl aynı oran yüzde 3,8’e
   yükselmiş durumda.
 * Mevsim etkilerinden arındırılmış inşaat sektörü güven endeksi temmuz ayında yüzde
   4,7 oranında artarak 86,3 oldu. Endekste eşik değer 100 olmasına ve bu değerin
   altı olumsuz görünüme işaret etmesine karşın toparlanma eğilimi olumlu olarak
   değerlendirilebilir.
 * 2021 yılının ilk çeyreği itibarıyla ülkemizdeki 447 AVM’de 13,6 milyon metre 
   kare alan arz ediliyor. 2007-2017 döneminde AVM sayısı ve metrekare arzı itibarıyla
   üçe katlanan pazardaki arz hem piyasanın doyması hem de buna bağlı olarak gelişen
   diğer sonuçlarla birlikte yatay seyrine devam ediyor. AVM pazarında da toplam
   hacmin üçte birinden fazlasını barındırana İstanbul merkez olma konumunu sürdürüyor.
 * Avrupa İstatistik Ofisi’nin (Eurostat) verilerine göre son bir yılda yüzde 32’
   lik artışla konut fiyatlarının en fazla arttığı ülke Türkiye oldu. Avrupa Birliği
   genelinde ise 2021’in birinci döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde
   6,1’lik artış kaydedilirken, Türkiye’den sonra konut fiyatlarının en fazla arttığı
   ülkeler yüzde 17 ile Lüksemburg, yüzde 15,3 ile Danimarka ve yüzde 12 ile Litvanya
   oldu.
 * Konut fiyatlarında olduğu gibi AB ülkeleri arasında en fazla kira fiyat artışının
   olduğu ülke Türkiye. Eurostat’ın verilerine göre 2020 ile 2021 arasında Türkiye
   genelinde kiralar yüzde 9,4 oranında arttı. Türkiye’yi yüzde 5’lik artışla Avusturya,
   yüzde 4,1’lik artışla da Letonya takip ediyor. Türkiye’de kira fiyatları daha
   çok büyük illerde arttı.
