# Gazeteci Ahmet Şık tutuklandı

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/gazeteci-ahmet-sik-tutuklandi-18219h/
- Yayımlanma: 2016-12-30T19:19:40+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen bir soruşturma kapsamında, Güvenlik
Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından perşembe günü gözaltına alınan gazeteci Ahmet
Şık, bugün Çağlayan Adliyesi’nde çıkarıldığı İstanbul Sulh Ceza Hâkimliğince “örgüt
propagandası yapmak” iddiasıyla tutuklandı.

Mahkeme heyeti karar için ara verdiği sırada, Çağlayan Adliyesi’nde elektrikler 
kesildi. Avukat Efkan Bolaç, kişisel Twitter hesabından Şık’ın tutuklama kararı 
öncesi salona girerken, “Görüşemezsek hoşça kalın, enseyi karartmayın” dediğini 
aktardı.

Ahmet Şık, Mart 2011’de, ‘FETÖ’ soruşturmasında hakkında yakalama kararı bulunan
ve yurt dışına kaçan eski savcı Zekeriya Öz’ün yürüttüğü Ergenekon soruşturması 
kapsamında tutuklanmış ve gazeteci Nedim Şener’le birlikte 375 gün cezaevinde kalmıştı.

Şık’ın ifadesi soruşturmayı yürüten savcı tarafından İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün
Vatan yerleşkesinde alındı. Ahmet Şık, savcının sorularına, “Gazeteciliği böyle 
soruşturamazsınız. Beş yıl öncesinin aynısı tekrar ediyor” diyerek yanıt vermedi.

Cumhuriyet‘te yer alan habere göre, savcı sorgusunda, Ahmet Şık’a, “Tahir Elçi’yi
tutuklamak yerine katletmeyi tercih ettiler. Katil sürüsü bir mafyasınız”, “Devleti
mafyalaştıran suçlarının soruşturulmasını engellemek için savaş çıkardığına inananlar
bomba patlatacağına neden inanmaz”, “Geçmişte Kürt meselesindeki en şahin şiddet
uygulamalarının bir aktörü olan Ağar o dönemde soruna siyasi çözüm söylemiyle sahne
almıştı”,  “Katil devlettir deyince bozuluyorsunuz”, “Suikastçinin Nusra’cı değil
FETÖ’cü olduğunu kanıtlama gayretindeki iktidar ve yancıları katilin polis olduğu
gerçeğini ne yapacaksınız” şeklindeki tweetlerini sordu.

Savcı ayrıca, Ahmet Şık’a tweetlerinin, “Terör Örgütü Propagandası Yapmak” ve 5237
sayılı Türk Ceza Kanununun 301 maddesindeki düzenlemeye göre “Türkiye Cumhuriyetini,
Yargı Organlarını, Askeri ve Emniyet Teşkilatını Alenen Aşağılama” suçu kapsamında
değerlendirildiğini söyledi.

Ahmet Şık’a sorulan sorular arasında Twitter profiline sabitlediği tweetin de sorulması
dikkat çekti. Savcı, Ahmet Şık’a, “Twitter hesabınızda “Tanrısı değişir, kendisi
değişmez, tek din faşizmdir” şeklinde paylaşım ile neyi ve kimleri kastediyorsunuz,
bu konuyu açıklayınız” sorusunu yöneltti.

**“Bu sorulara yanıt vermek istemiyorum”**

Ahmet Şık’ın ise bu suçlamalara şu yanıtı verdiği belirtildi: “Ben yukarıdaki soruların
hepsine genel olarak cevap vermek istiyorum, 15 Temmuz kalkışması başarılı olsaydı,
su an yaşadığımızı yaşamış olacaktık, yani darbenin engellenmiş olması bir cuntanın
iktidarda olduğunu değiştirmiyor ve böyle bir dönemde zaten geçmişten beri sorunlu
olan yargının kendisinin hukukla bağının bu kadar zayıf olduğu bir süreçte mesleki
faaliyetlerimin soruşturma konusu edilmesini, meslek ahlakıma hakaret sayarım, kimsenin
de haddine değildir.

Dolayısıyla bu sorulara yanıt vermek istemiyorum, yargı bağımsız tarafsız ve adil
olabilseydi o zaman ifade vermek isterdim, zaten böyle bir soruşturma olmazdı. Savcılık
makamının yönelttiği sorulardan birisi Sabah Gazetesi’nde Nazif Karaman’ın imzasıyla
yayınlanan bir haberden yola çıkılarak yöneltilmiştir, haber metninde savcılık makamı
kastedilerek şahsımın suçlandığına ilişkin bazı konular dile getirilmektedir, ancak
soru bizzat haber metninde yazan konu ile ilgilidir. Haberi yazan kişinin iddiasına
ne diyorsunuz şeklindedir.

**“Soruşturmayı kim yürütüyor”**

Soruşturmayı Adalet Bakanlığı’na bağlı savcılık makamı mı yürütmektedir, yoksa bir
medya çalışanı mı yürütmektedir. Şu anda sahnelenen senaryoyu daha önce ben yaşadım,
2011 yılında AKP ve Gülen cemaati taht kavgasına tutuşunca şu anda yaşanan savaş
günlerine gelindi, günümüzün kullanışlı sözcüğü de daha önce adlandırılan bahsetmekten
bile korkulan Gülen Cemaatini kasteden FETÖ olarak karşımıza çıktı. Ergenekon sürecinde
poliste yargıda örgütlenmiş bir suç örgüt olarak çalışan Gülen cemati kadroları 
ve bu çetenin siyasi onay makamı AKP hükümeti hedef aldıkları her kim ise öncelikle
kendilerine yakın medya organlarında asılsız suçlamalarla itibar suikastine uğratıldı,
daha sonra bu suç örgütüne mensup polisler hedef alınan kişiyi gözaltına alır, gözaltının
süresinin sonunda suç örgütünün başka bir uzantısı olan savcılık makamının karşısına
çıkartılırdı.

**AK Parti’li Bostancı: Umarım Ahmet Şık serbest bırakılır**

Orada karşınıza çıkacak sonuç belliydi, tutuklama istemiyle sevk olma, hakimler 
zaten bu suç örgütü zincirinin diğer halkasıydı, yani suçlama sorgulama, hüküm ve
her şey önceden belirlenmiş bir senaryonun parçasıydı, iki eski iktidar ortağının
birbirleriyle savaşa tutuşmaları neticesinde Gülen cemaati kadroları büyük oranda
polis teşkilatı ve yargıdan tasfiye ediliyormuş gibi görünüyor ancak, o dönemde 
karşımıza çıkan hukukun paspas edilmesi süreci yeni figüranlarıyla ve daha pespaye
bir biçimde sergilenmeye devam ediyor. 5 yıl önceki Ergenekon örgütü bağlamında 
suçlandığımda mesleki faaliyetlerim soruşturma konusu olmuştu, şimdi de mesleki 
faaliyetlerim başka bir isimle soruşturma konusu edilmeye çalışılıyor, bu aşamada
söyleyecek başka bir sözüm yoktur.”

 
**“Savcının 301. maddeden soruşturma izni yok”**

Ahmet Şık’ın avukatlarından Tora Pekin ise TCK’nin 301. maddesinden soruşturmanın
izne tabi olduğunu ve bu iznin alınıp alınmadığının belli olmadığına dikkat çekti.
Ahmet Şık’a yöneltilen suçlamalar için, “Sorulan sorulardan suçlamanın ne olduğu
kesinlikle belli değildir” diyen avukat Pekin, “TCK’nın hangi maddesinin hangi gerekçe
ile ihlal edildiği anlaşılamamaktadır. Bu durum anayasa ve Avrupa İnsan Hakları 
sözleşmesinin açık hükümlerine aykırıdır. ‘Ne düşünüyorsunuz, ne kastettiniz’ gibi
sorularla sadece niyet okunabilir, herhangi bir suç soruşturması yapılamaz” dedi.

Güvenlik Şube Müdürlüğü ekipleri, sosyal medya paylaşımları ve Cumhuriyet gazetesindeki
bazı yazılarda “Türkiye Cumhuriyeti’ni, yargı organlarını, askeri ve emniyet teşkilâtını
alenen aşağılama” ve “Terör örgütü propagandası yapma” suçlarını işlediği iddiasıyla
gazeteci Şık’ı gözaltına almıştı.

**‘FETÖ’den firari savcı Öz’ün operasyonunda 375 gün tutuklu kaldı**

Ahmet Şık, Mart 2011’de, ‘FETÖ’ soruşturmasında hakkında yakalama kararı bulunan
ve yurt dışına kaçan eski savcı Zekeriya Öz’ün yürüttüğü Ergenekon soruşturması 
kapsamında tutuklanmış ve gazeteci Nedim Şener’le birlikte 375 gün cezaevinde kalmıştı.

Ahmet Şık, Fethullah Gülen cemaatinin devletteki yapılanmasına ilişkin olarak kaleme
aldığı, ancak henüz yayımlanmamış olan “İmamın Ordusu” kitabı gerekçe gösterilerek
tutuklandı. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın da, başbakanlığı döneminde “Bombadan
tesirli kitaplar olabilir” sözlerine konu olan kitap daha sonra “Dokunan Yanar” 
adıyla yayımlandı.

Şık’ın ayrıca Ertuğrul Mavioğlu’yla birlikte yazdığı “Ergenekon’da Kim Kimdir?” 
ve “Kontrgerilla ve Ergenekon’u Anlama Kılavuzu” ile, “Pusu: Devletin Yeni Sahipleri”,“
Paralel Yürüdük Biz Bu Yollarda” adlı kitapları bulunuyor.(T24)
