# Gazeteci Küçük, ölüm mekanizmaları istedi

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/gazeteci-kucuk-olum-mekanizmalari-istedi-9290h/
- Yayımlanma: 2016-01-16T17:44:00+02:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Star yazarı Cem Küçük, Güneydoğudaki sokağa çıkma yasakları ve çatışmaların durdurulması
talebiyle “Suça ortak olmayacağız” bildirisine imza atan akademisyenler için “Bazı
üniversiteler gereğini yaptı ve o akademisyenlerin üniversiteyle ilişiğini kesti.
Peki terör örgütüne bu kadar açık destek veren aydınlara karşı ne yapmak gerekir?
Tıpkı Batı’daki gibi medeni ölüm mekanizmaları kurmak gerekir” dedi. “Yani savcılar
işe el atmadan üniversiteler hemen o akademisyenlerin iş akdini feshetmeli. O kişiler
bir daha iş bulamamalı ve kariyerleri bitmeli” diyen Küçük, “Medyaya çıkamamalı 
ve toplum da onları otomatik olarak dışlar” ifadesini kullandı.

Küçük’ün Star’da “Medeni Ölüm’ mekanizmaları!” başlığıyla yayımlanan (16 Ocak 2015)
yazısı şöyle:

PKK terör örgütü iğrenç yüzünü bir kez daha gösterdi. Çocuk çoluk demeden Çınar’da
masum insanları katletti. Olması gerektiği gibi bütün devlet ve halk buna tepki 
gösterdi. Terör örgütüyle mücadele konusunda bazı minik istisnalar dışında herkes
mutabakat içinde.

Bazı sözde aydın ve akademisyenler Voltaire’in, “Fikrine katılmıyorum ama fikrini
savunmanı ölümüne destekliyorum” sözünü yanlış anlamışlar. Bir terör örgütünü anlamaya
çalışmak da ne demek. Adam silahla önüne geleni öldürüyor, bebekleri katlediyor,
sen ona tek laf etmiyorsun ama terörle mücadele eden devleti suçluyorsun.

Ben şunu anlarım. Bir aydın çıksa ve “PKK terör örgütünü lanetliyorum ama bağımsız
Kürdistan kurulmasını istiyorum” dese, bu fikir özgürlüğüdür.

Bizdeki 1128 akademisyen ve ona destek veren diğerleri olanı biteni iyi anlıyor.
Ama niyetleri kötü olduğu için bu ülkeye ihanet ediyorlar. Hepsi bölünme derdinde.
PKK birini katlettiğinde buna hiç üzülüp tepki koymuyorlar. Dün birçok akademisyen
gözaltına alındı. Bazı üniversiteler gereğini yaptı ve o akademisyenlerin üniversiteyle
ilişiğini kesti. Peki terör örgütüne bu kadar açık destek veren aydınlara karşı 
ne yapmak gerekir?

Benim son üç yıldır anlatmaya çalıştığım şey tam da bu. Amerika’yı yeniden keşfetmeye
gerek yok. Tıpkı Batı’daki gibi medeni ölüm mekanizmaları kurmak gerekir. Yani savcılar
işe el atmadan üniversiteler hemen o akademisyenlerin iş akdini feshetmeli. O kişiler
bir daha iş bulamamalı ve kariyerleri bitmeli. Medyaya çıkamamalı ve toplum da onları
otomatik olarak dışlar.

ABD’de bunun son örneği Sean Penn’dir. Meksikalı “el chapo” lakaplı uyuşturucu kaçakçısını
neredeyse aklayan bir söyleşi yaptı. Amerikan anaakım medyası Penn’i topa tuttu.
Joel Simon cjr.org’da Penn’e sert eleştirilerle yüklendi. Uyuşturucu satıcısını 
temiz kalpli ve topluma rol model biri gibi göstermekle itham etti. Sean Penn bu
tür davranışları yüzünden son 5 yıldır doğru dürüst film yapamadı ve Hollywood’dan
eli ayağı yavaş yavaş kesiliyor. Tıpkı 2006’da Mel Gibson’ın başına gelenler gibi.
Penn son filmi Gunman’i gösterecek salon bile bulamadı ve son anda Javier Bardem
oynamayı kabul etmese hep hüsrana uğrayacaktı.

Durum ABD’de böyleyken ABD’nin Türkiye Büyükelçisi John Bass tuhaf açıklamalar yapıyor.
Burayı sömürge ülkesi sanıyor ve aklınca emirler veriyor. Rahatsız edici fikirler
serbestçe ifade edilmeli buyurmuş. Madem öyle git Washington’da “İŞİD’e karşı operasyonlar
dursun. İŞİD’i anlayalım” desene. Bakalım iyi saatte olsunlar mekanizması nasıl 
davranacak görelim. John Bass Türkiye senin sömürgen değil. Aklını başına al. Geçti
o kafana göre emir verme dönemi. Türk devletinin kararlarına saygı duyacaksın. Senin
ülkende terör örgütlerine sempati duyanlara nasıl davranıyorsunuz acaba?

Ben benim gibi düşünmeyen herkesin fikrini özgürce ifade etmesi için sonuna kadar
mücadele ederim. Ama bu terör örgütleri için geçerli değil. Şiddete başvurmadan 
ve övmeden her türlü fikir öne sürülür. Terör örgütlerini övenler ise aynen batıdaki
gibi medeni ölüme mahkum edilmelidir.

 
