# Gelir eşitsizliğinde en kötü 3. ülkeyiz

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/gelir-esitsizliginde-en-kotu-3-ulkeyiz-2856h/
- Yayımlanma: 2014-06-27T11:50:00+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Dinçer“
OECD’nin araştırmasına göre Türkiye, Şili ve Meksika’dan sonra en yüksek gelir eşitsizliğine
sahip 3. ülke konumunda. Gelir eşitsizliklerinin sadece ekonomik büyümenin neticesinde
giderileceği beklenemez” dedi.

TÜSİAD’ın “Türkiye’de Bireysel Gelir Dağılımı Eşitsizlikleri: Fonksiyonel Gelir 
Kaynakları ve Bölgesel Eşitsizlikler” başlıklı raporunun tanıtım toplantısında konuşan
Dinçer, gelir dağılımındaki adaletsizliğin artmasının sadece ekonomik değil, aynı
zamanda sosyal ve politik sorunlar da oluşturduğunu bildirdi.

2000’li yıllarda OECD ülkelerinde gelir eşitsizliği artarken, aynı dönemde Türkiye’de
bireysel gelir dağılımı eşitsizliğinde düzelmenin meydana geldiğini anımsatan Dinçer,
bu gelişmeye rağmen Türkiye’nin gelir eşitsizliğinin yüksek olduğu ülkeler arasında
yer almaya devam ettiğini kaydetti.

OECD’nin araştırmasına göre Türkiye’nin Şili ve Meksika’dan sonra en yüksek gelir
eşitsizliğine sahip 3. ülke konumunda olduğunu vurgulayan Dinçer, gelir eşitsizliklerinin
sadece ekonomik büyümenin neticesinde giderilemeyeceğini dile getirdi.

Raporun bulgusuna göre Türkiye’deki gelir dağılımı eşitsizliğindeki düzelmenin 2002-
2007 döneminde gerçekleştiği bilgisini veren Dinçer, “Anlaşılıyor ki, ekonomiyi 
arz yönlü güçlendirmeyi amaçlayan politikalar, gelir eşitsizliğini azaltıcı bir 
etki yapmış” dedi.

Haluk Dinçer, ayrıca düşük enflasyon ve faiz ile birlikte artan potansiyel büyüme
oranının da bu iyileşmeye katkı sağladığını ifade etti.

 TÜSİAD Başkanı Dinçer, 2007-2011 döneminde büyümenin dalgalı bir seyir izlediğini,
yapısal reformların hız kestiğini anımsatarak, “Gerek küresel ekonomik krizin olumsuz
etkileri, gerekse konjonktürel büyüme süreci, bireysel gelir dağılımında durağan
bir seyre neden olmuştur” dedi.

En zengin yüzde 20’lik kesimin toplam gelirden aldığı pay ile, en yoksul yüzde 20’
lik kesimin toplam gelirden aldığı payin karşılaştırıldığında da benzer bir sonuca
ulaşıldığına işaret eden Dinçer, 2002 yılında 9 katın biraz üzerinde olan farkın,
2007 yılında 7 katın biraz üzerinde göründüğünü söyledi.

Dinçer, 2011 yılında ise aradaki farkın aynı düzeyde kaldığını, zengin ile yoksul
arasındaki farkın 2002-2007 döneminde kapanmakta iken, 2007-2011 döneminde sabit
kaldığının altını çizdi.

Toplam hanelerin yüzde 13’ünü oluşturan, özellikle hane halkı reisi kadın olan hanelerin
eşitsizlik düzeyinin erkeklere oranla daha yüksek olduğunun görüldüğüne dikkati 
çeken Dinçer, “Raporumuzun önemli bir bulgusu da şudur; Farklı gelir gruplarının
gelirleri arasındaki eşitsizlikten ziyade, gelir gruplarının kendileri içerisindeki
eşitsizlikler, ekonomi çapındaki gelir eşitsizliğine daha çok etki etmektedir. Özellikle
faiz ve müteşebbis gelir gruplarındaki eşitsizlik dağılımı dikkat çekicidir” şeklinde
konuştu.

Dinçer, Türkiye’ gelir dağılımındaki eşitsizlik ile ilgili mücadelede öncelik farklı
gelir gruplarının kendi içlerindeki eşitsizlikleri yaratan sebeplerle mücadeleye
verilmesi gerektiğini ifade etti.

Gelir dağılımı eşitsizlikleri ile sadece makro ekonomi politikalarıyla mücadele 
edilemeyeceğini vurgulayan Dinçer, ülkenin üretim kapasitesinin artması ve ekonomiye
potansiyel bir büyüme kabiliyetinin kazandırılması gerekli olduğunu, ama bunların
da yeterli olmadığını söyledi.

Dinçer, tasarrufların ve mevduat düzeyinin artırılması, tasarrufun tabana yayılması,
vergi politikası ve sosyal nitelikli harcamaların gözden geçirilmesi konularında
devletin alacağ tedbirlerin önem taşıyacağını kaydetti.

TÜSİAD Başkan Yardımcısı ve Sosyal Politikalar Komisyonu Başkanı Memduh Boydak ise
BM Kalkınma Programı’nın Kasım 2013 tarihli bir araştırmasına göre, gelişmekte olan
ülkelerde gelir dağılımı eşitsizliğinin 1990’dan 2010 yılına kadar yüzde 11 oranında
artış gösterdiğini söyledi.

Gelişmekte olan ülkelerdeki nüfusun yüzde 75’nin 20 yıl öncesine göre gelirin daha
eşitsiz dağıldığı bir toplumda yaşadığının tespit edildiğini aktaran Boydak, kesimler
arasındaki gelir farkının boyutlarının ekonomik ve sosyal kalkınma ile sosyal barışı
tehdit edecek düzeyde görüldüğünü kaydetti.    

Gelir dağılımındaki eşitsizliklerin bir çok nedeni bulunduğunu, bunların nüfus yapısı,
işsizlik düzeyi, kayıt dışı ekonomi ve enflasyon olduğuna dikkati çeken Boydak, “
Bunun yanında vergi, sosyal güvenlik ve tarım gibi alanlarda izlenen politikalar
da gelir dağılımında bozulmalara neden olabilir” ifadelerini kullandı.

Boydak, gelir dağılımındaki bozulmanın derecesinin nereden kaynaklandığının tespit
edilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
