# Geri kabul anlaşması, vize muafiyetiyle sağlanır

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/geri-kabul-anlasmasi-vize-muafiyetiyle-saglanir-11172h/
- Yayımlanma: 2016-04-24T11:47:00+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Başbakan Davutoğlu, Almanya Başbakanı Merkel, AB Konseyi Başkanı Tusk ve AB Komisyonu
Birinci Başkan Yardımcısı Timmermans, Gaziantep’te sığınmacılar için biraraya geldi.
Davutoğlu, ‘Geri Kabul Anlaşması ancak vize muafiyetiyle uygulanır’ dedi. Merkel
ise Türkiye’nin şartları yerine getirmesi gerektiğini, anlaşmaya uyacaklarını belirtti.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Almanya Başbakanı Angela Merkel, AB Konseyi Başkanı Donald
Tusk ve AB Komisyonu Birinci Başkan Yardımcısı Frans Timmermans, Gaziantep Üniversitesi
Mavera Kongre ve Sanat Merkezi’nde ortak basın toplantısı düzenledi.

Açılış konuşmasını yapan Başbakan Davutoğlu’nun açıklamalarından öne çıkan başlıklar
şöyle:

“Bugün değerli mevkidaşlarımla, dostlarımla kampımızı ziyaret ettiğimizde çocukların
nasıl bu insani trajediden etkilendiği bir kez daha gördük. Çocuklar dünyanın en
masum varlıkları. En fazla etkilenen de onlar. Türkiye’de şu anda on binlerce Suriyeli
çocuk var. İnsani bir perspektifle ele alma sorumluluğu hepimizde. Biz Türkiye ve
AB olarak birlikte bu konuyu ele alma çabası içindeyiz ve çok önemli bir yol aldık.”

**BU MESELE ULUSLARARASI BİR MESELEDİR**

“Bu mesele ne AB’nin ne de Türkiye’nin tek başına üstlenmesi gereken bir meseledir.
Bu mesele uluslararası bir meseledir. Bugün Türkiye 3 milyon mülteciyi ağırlayarak
en fazla mülteci ağırlayan nüfusa sahip.”

**TERÖRE KARŞI TAVRIMIZI DEĞİŞTİRMEYECEĞİZ**

Bir kez daha Kilis’te hayatını kaybeden şehitlerimize rahmet diliyorum. Teröre karşı
tavrımızı değiştirmeyeceğiz. Türkiye’nin güvenliği sağlanana kadar çabalarımız sürecek.
Bugün birlikte bir araya gelerek önce Nizip’e gittik, daha sonra AB projelerinin
önemli göstergesi olarak UNICEF’le çocuk merkezini açtık. Yaptığımız çalışmaları
gözden geçirdik, en doğru katkıyı nasıl sağlayabiliriz, ele aldık. Merkel 4 kez 
misafirimiz oldu, Dusk 3 kez, Timmermans her hafta ziyaret yaptı neredeyse.

**TÜRKİYE MÜLTECİLER KONUSUNDA SINANACAK BİR ÜLKE DEĞİL**

“Bütün çalışmalarımızı gözden geçirdiğimizde çok önemli yol aldığımızı söyleyebiliriz.
Birinci hedefimiz Aylan bebeklerin cansız bedenlerinin sahile vurmamasıydı. İkinci
hedefimiz illegal göçün legal mülteci hareketine dönüştürmekti. Önemli mesafeler
aldık. Türkiye, mülteciler konusunda sınanacak bir ülke değildir. Tek başına her
şeyi üstlenmiştir ve yapmıştır. Bazı kimle nasıl çalışmalar yaptığı belli olmayan
raporlar yayınlanıyor, geri gönderildiğine dair, Türkiye’den tek bir Suriyeli Suriye’ye
geri gönderilmemiştir.”

**VİZE MUAFİYETİ TÜRKİYE HALKINA TAAHHÜDÜMÜZDÜR**

“Türkiye verdiği her sözü yerine getirmiştir. Vize uygulamalarını düzenlemiştir,
çalışma izni çıkarmıştır. Türkiye’nin üstlendiği sorumlulukları yapılmıştır. AB’nin
de gerekli adımları atacağına dair güvenimi belirtmek isterim. Diğer taraftan Türkiye-
AB ilişkilerini provokatif bir eksene oturmak hedeflerimizden birisi. En önemli 
husus geri kabul anlaşmasının devreye girmesiyle birlikte vize muafiyetinin de haziran
ayında devreye girmesidir. Bu bizim Türkiye halkına taahhüdüdür. Mayıs ayı sonrası
gerekli adımların atılmasını bekliyoruz. Haziran ayında 33. faslın açılması konusu
hızlandı.”

**MERKEL İNSANİ BİR TUTUM SERGİLEDİ**

Merkel, gösterdiği liderlikle mülteciler sorununa insani bir tutum sergiledi. Çok
eleştirildi bizim gibi. İnsani tutum alanlar muhalefet tarafından eleştirilse bile
tarihin altın sayfalarına yazılırlar. Bize Suriyelileri geri göndermemiz gerektiğini
söyleyen liderler çıktı. Suriyeliler üzerinden siyasi polemik yapanlar çıktı. Bugün
burada bir kez daha bütün dünya ve biz Türkiye AB ile çalışma yaptığında beraber
çözüm bulmada çalışırlar.”

**TUSK: VİZE KONUSUNDA ÇALIŞMALARI HIZLANDIRDIK**

Ardından açıklama yapan AB Konseyi Başkanı Donald Tusk ise şunları söyledi:

“Bugünkü ziyaretimiz anlaşmamızın uygulanmasını izlenme ziyaretiydi. Artık sonuçlarını
yavaş yavaş görüyoruz. Mart ayından bu zamana kadar gerçekten Ege’de yasadışı göçün
azaldığını gördük. Konuları ele aldık, vize serbestliği konusunda çalışmaları hızlandırdık.
Bugün Türkiye sadece siyasi açıdan yaptığım bir söz değil, gerçekten şahsi kanaatim,
Türkiye tüm dünyada göçmenleri nasıl barındırmamız gerektiğine dair dünyaya örnek
olacak ülkedir. Türkiye’ye kimsenin ders verme hakkı yoktur.”

**MERKEL: NELER BAŞARILDIĞINI GÖRMEK ÖNEMLİYDİ**

Merkel’in açıklamalarından satırbaşları şu şekilde

“Bugün gerçekten Türkiye-AB arasındaki anlaşmayı da dikkate alarak bu konuda Türkiye’nin
neler yaptığını görme fırsatımız oldu. 3 milyon Suriyelinin barınması değil, fırsat
verildiğini de gördük. Tam da 23 Nisan’da gelmiş olmamız tabii ki kampta da baktığımız
zaman çocukların eğitim gördüğü imkânların olduğunu gördük. İleriye dönük de çalışabilecekleri
ortamın hazırlanmasını da gördük. Sığınmacıların kamplarda yaşadığını biliyoruz.
AB’nin projeleri var dışarıda yaşayanlar konusunda. Suriyeli sığınmacılar bakımından
ne gibi sıkıntılar olduğunu ele alma fırsatımız oldu.
Türkiye’deki mültecilerin 
toplum olarak kucaklandığını konuştuk. 3 milyon mülteciyle birlikte en büyük ülke
konumunda Türkiye. AB’nin de sorumluluğun üstlenmesi gerekiyor. Farklı konuları 
ele aldık. Bunun önlenmesi için adımların üzerinde durduk. Almanya açısından bizler
yükümlülüklerimizi yerimize getireceğiz. Benim açımdan neler olmuştur, neler başarılmış
bunu görmek önemliydi. Bu konuda dostane bir şekilde kabul eden ve eşlik edenlere
teşekkür ediyorum.”

**TIMMERMANS: BÜTÜN AVRUPALILAR BUNU GÖRMELİ**

Timmermans’ın açıklamaları ise şöyle:

“Gerçekten bugün burada yapılanları şeyleri görmek çok önemliydi. Bu kadar büyük
sayıda göçmenin gelmesi, çok büyük bir olay. Bütün Avrupalılar görmeli bunu. Avrupa
olarak yalnız değilsiniz demek istiyorum. Davutoğlu ve hükümeti konuştuğumuz şartlara
tamamen harfiyen sadık kalmaktadır, aynen uygulamaktadır. Türkiye’ye yönelik fonun
serbest bırakılması için çalışmaları yapmaktadır. Temmuz sonu itibariyle 1 milyar
euro’luk çalışmaların sonlanmış olması gerekiyor. Aynı dayanışmayı Avrupa’da da 
göstermeliyiz. Burada gördüğümüz dayanışmayı pek çok ülkede gördüm Avrupa’da. Almanya’da
olan bitene baktığımızda pek çok çabanın sıradan vatandaşlar tarafından yapıldığını
görüyoruz. Bireyler kendilerini ortaya koyuyor. Bu da bizim geleceğimizin iyimser
olmasını sağlıyor.”

**DAVUTOĞLU: ALMAN GAZETECİNİN MÜRACAATI YOKMUŞ**

Açıklamaların ardından soru-cevap kısmına geçildi. Davutoğlu, “Demokrasi basın özgürlüğüyle
yükselen bir değerdir. Bazı uygulamalar varsa bunu da dostça paylaşacağız” ifadelerini
kullandı. Davutoğlu, Alman Devlet Televizyonu ARD muhabiri Volker Schwenck, ülkeye
giriş yasağı olduğu için gözaltına alınarak sınırdışı edilmesine ilişkin şunları
söyledi:
“Son olarak bir gazetecinin Türkiye’ye alınmaması konusunda görüştüm. Arkadaşın
gazetecilikle alakalı bir müracaatı olmadığı fark edildi. Gazeteci olarak müracaat
ettiğinde diğer gazeteciler gibi özgürlükçü bir şekilde değerlendirildiğinde olumlu
bir yaklaşım sergileyeceğiz. Türkiye’de basın özgürlüğü konusunda spekülasyonlarda
bulunmasını uygun bulmuyorum. Her şeyi konuşuyoruz. Ben de değerli dostlarıma, Avrupa’da
son dönemde artan ırkçı yaklaşımları aktarıyorum. Cumhurbaşkanımıza yönelik yapılan
hakareti beraber ele aldık. Basın özgürlüğü insan onuruyla daim olabilir. Aynı konu
başka bir ülkenin cumhurbaşkanı, başbakan için zikredilseydi kabul edilebilir miydi?
Biz insan onuruyla basın özgürlüğünü Avrupa değeri olarak ele almak durumundayız.
Ben de geçmişte köşe yazarı olarak bulundum, en önemli özgürlük fikir ve basın özgürlüğüdür.
Türkiye’nin böyle bir şeyde problem yaşamasını arzu etmeyiz. Bunları da dostça aramızda
paylaşırız. Bu konuda sergilenen açık tutum konusunda Avrupalı muhataplarıma teşekkür
etmişimdir.”

**MERKEL: BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ BİZİM İÇİN KAÇINILMAZDIR**

Soruları cevaplayan Merkel ise basın özgürlüğüne ilişkin şöyle dedi:
“Basın özgürlüğü
gelişmeleriyle ilgili olarak endişeler dile getiriliyor. Belli bir bağımlığa girdiğimiz
söyleniyor. Bu konuda cesaret edemediğimiz söyleniyor. Bu konu hakkında konuşuyoruz.
AB anlaşması karşılıklıdır. Türkiye açısından baktığımız zaman da olumlu gelişmeler
görülmekte. Basın özgürlüğüyle ilgili sorun varsa, bir muhabir sorunu vardı, onu
konuştuk. Çok açık ve samimi bir şekilde ele alıyoruz. Burada hemen yüzde 100 hem
fikir olmamız mümkün değil, diğer ülkelerle de aynı olmayabiliyor görüşmelerimiz.
Daha fazla ilerleme kaydetmemizi sağladı. Konuşmasaydık bu kadar ilerlemeyecektir.
Basın özgürlüğü, düşünce özgürlüğü bizim için kaçınılmazdır. AB zirvesinde de konuştuk.

**İNSANLARIN GÜVENDE OLDUĞU BİR ALAN OLUŞTURULMALI**

Merkel, “Biz, her şeyi yapıyoruz. Suriye ile ilgili sürecin iyi bir yere gitmesi
için. Çok fazla uzakta değiller ülkelerine. Bu da tabii siyasi süreci daha da cesaretlendiriyor.
Burada aslında silahların bırakılması ve en azından geçici olarak durması konusunun
olmadığını görüyoruz. IŞİD tarafından Kilis’e saldırı olduğunu görüyoruz. Mağduriyete
uğrayan insanların acılarını paylaşıyoruz. Bir an evvel ilerlememiz gerekiyor. Bu
şekilde devam edemez diye düşünüyorum. Koalisyonun da Suriye ile ilgili değişikliklerin
çıkması gerektiğini gösteriyor. Rusya-ABD arasında tabii bir çalışma var. Çok sayıda
aktör var. Biz elimizden gelen her şeyi yapacağız. Her zaman ifade ettim. Silahların
sustuğu bir bölge olarak, insanların güvende olduğu bir alan oluşturulması lazım”
diye konuştu.
