# Gıda fiyatlarında korkutan artış

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/gida-fiyatlarinda-korkutan-artis-77647h/
- Yayımlanma: 2021-12-27T11:00:44+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

[Türk-İş’](https://www.turkis.org.tr/)in çalışmasına göre gıda fiyatları Aralık’ta
aylık %25,75, yıllık %54,96 arttı.

Türk-İş’in araştırmasının detayları şu şekilde:

Son aylarda döviz kurunda görülen yükselme ve buna bağlı olarak maliyetlerdeki artış
gerekçesiyle birçok temel mal ve hizmet fiyatları yükseldi. Ancak TL’den dövize 
yönelişi engellemek için uygulanmaya başlanan ve “kur korumalı mevduat” olarak adlandırılan
tedbirlerle, döviz kuru önemli ölçüde geriletilmiş olmasına rağmen etiketler [değişmedi](https://www.borsatek.com/zam-yapanlar-icin-dovizin-bahane-oldugunu-gorduk-77595h).

Artan fiyatlar aynı kaldı. Aralık 2021 itibariyle gıda fiyatlarındaki artış yüzde
25,75 olarak hesaplandı. Böylece, ücretli çalışanların ve emeklilerinin geçim şartları
daha da ağırlaştı. Benzeri yüksek oranlı artış Kasım’87 seçimlerini izleyen ayda
da (Aralık 1987) gerçekleşmişti. Bu çalışmanın yapılma fikri de anılan dönemde başta
kamu tarafından üretilen mal ve hizmetler olmak üzere yaygın ve yüksek oranlı zamların
aile bütçesinde yol açtığı ağır tahribatı hesaplayabilmek hedefine yönelikti.

### Yoksulluk sınırı Aralık’ta 13.072,51 TL’ye yükseldi

#### TÜRK-İŞ Araştırmasının Aralık 2021 ayı sonucuna göre;

Dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması
gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 4.013,26 TL’ye,

Gıda harcaması ile birlikte giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim,
sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam
tutarı ise (yoksulluk sınırı) 13.072,51 TL’ye,

Bekâr bir çalışanın ‘yaşama maliyeti’ ise aylık 4.926,94 TL’ye yükseldi.

Yabancı paralar karşısında TL’nin değer kaybetmesiyle başlayan süreç, faiz artışıyla
dengelenmesi beklenen döviz kurunun -rekabetçi kur yaklaşımıyla- hızla yükselmesini
beraberinde getirdi. Böylece ihracatın artması ve cari açığın azalması hedefiyle
ekonomide denge ve istikrar sağlanması öngörüldü. Ancak şartların doğrulamadığı 
varsayım yerini “dövize endeksli kur” politikası uygulamasına bıraktı ve olumlu 
sonuçları görüldü. Hızla yükselen döviz kuru aynı hızla geriledi. Ancak dövizde 
yaşanan bu hızlı dalgalanma, maliyet artışına yol açtığı gerekçesiyle anında fiyatlara
yansıtıldı ve başta gıda ürünleri olmak üzere etiketler gün içinde bir kaç kez değiştirildi.
Ücretli çalışanların gelirleri fiyat artışına yetişmedi, mevcut gelirlerin satın
alma gücü daha da geriledi. Her geçen gün yoksullaşma arttı.

İşçi ve ailesinin önemli ve çoğu zaman tek geliri olan asgari ücret bu süreçte aylık
net 2.825,90 TL’den 4.253,40 TL’ye yükseldi. Bir önceki yılda geçerli olan asgari
ücrete kıyasla aylık net 1.427,50 TL ve yüzde 50,51 oranındaki artış, bu ay gerçekleşen
fiyatların gölgesinde kaldı.

TÜRK-İŞ tarafından 35 yıldan bu yana her ay düzenli olarak yapılan, bu alanda öncü
ve diğer çalışmalara örnek olan “Açlık ve Yoksulluk Sınırı” araştırmasının Aralık
ayı sonucu, gıda maddeleri fiyatlarında artışın hız kazanarak olağanüstü oranda 
devam ettiğini gösterdi. Yaşanan bu fiyat artışlarının resmi istatistiklere gerçekçi
şekilde yansımaması durumunda, bu veriler esas alınarak ücret gelirlerinde yapılacak
artış yetersiz kalacak, satın alma gücü ve yaşama şartları iyileşmeyecektir.

Dört kişilik bir ailenin sadece gıda harcaması (mutfak masrafı) geçen aya göre 822
TL artmıştır. Sadece aylık toplam harcama tutarındaki artış ise 2.677 TL’dir. Ücretli
çalışanın mutfağında ve aile bütçesinde -deyim yerindeyse- bu ay deprem yaşanmıştır.
Ortaya çıkan yoksulluğun giderilmesi için ek bir ödemenin yapılması ve sosyal tedbirlerin
alınması kaçınılmazdır. Yıllık artış mutfak harcamasında 1.423 TL ve toplam harcama
olarak 4.636 TL’dir. Zorunlu ihtiyaçlar için geçen yıla göre yapılması gereken ek
harcama tutarı kadar hane halkı gelirinde artış sağlanamadığı durumda aradaki fark
daha fazla yoksullaşmadır.

Ücretli çalışanların borçlanarak aradaki farkı ötelemeye çalışması da çözüm değildir.
Ücretli çalışanların kullandığı ihtiyaç kredisi ile kredi kartı borcunun faizi çok
yüksektir. TÜRK-İŞ’in verileri temel alındığında “mutfak enflasyonu”ndaki değişim
Aralık 2021 itibariyle şu şekilde gelişti:

Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin “gıda için” yapması gereken asgari harcama
tutarı bir önceki aya göre rekor bir artışla yüzde 25,75 oranında gerçekleşti.

#### Gıda enflasyonunda son on iki ay itibariyle artış oranı ise yüzde 54,96 oldu.

Yıllık ortalama artış oranı ise yüzde 23,72 olarak hesaplandı.

TÜRK-İŞ hesaplamasına temel alınan ve doğrudan piyasadan derlenen fiyatlara göre,
gıda ürünlerinde Aralık 2021 itibariyle gözlenen değişim -harcama gruplarına göre-
şu şekilde olmuştur:

Süt, yoğurt, peynir grubunda; başta süt olmak üzere bütün markaların ürün çeşitlerinde
yüksek oranda artış gerçekleşti. Sütte bir aylık artış yüzde 35,3 olarak hesaplandı.
Bu ürün grubundan kaynaklanan fiyat artışlarının aile bütçesine getirdiği aylık 
ek yük 135 TL oldu.

Et, tavuk, balık, sakatat, bakliyat ürünlerinin bulunduğu grupta; kıyma ve kuşbaşı
et ile tavuk fiyatı artarken, sakatat (ciğer, böbrek, yürek) ürünlerinden sadece
dana ciğeri fiyatı arttı. Kıyma ve kuşbaşı et kilogram fiyatı ortalama 30 TL (yüzde
26,1) arttı. Tavuktaki artış yüzde 17,1 oldu. Fiyat artışlarından balık da payını
aldı ve ortalama kilogram fiyatı arttı. Hesaplamada yine hamsi, istavrit gibi nispeten
bol ve ucuz balık çeşidi dikkate alındı. Geçen ay 120 TL olan ithal somon kilogram
fiyatı bu ay 190 TL etiket fiyatıyla tezgâhta yer aldı. Yumurtanın tanesi 1,30 TL’den
1,80 TL’ye yükseldi. Bakliyat ürünlerinden (kuru fasulye, kırmızı-yeşil mercimek,
nohut, barbunya vb.) özellikle ithal edilenler, döviz kurundaki artışa paralel daha
pahalı olurken, dövizdeki düşüş ürün fiyatlarına yansımadı.

Örneğin barbunyada artış yüzde 53,2, yeşil mercimekte yüzde 50,0 olarak hesaplandı
ve son hafta itibariyle fiyatlarında bir indirim olmadı. Bu ürün grubundan kaynaklanan
fiyat artışlarının aile bütçesine getirdiği aylık ek yük 274 TL oldu.

Yaş sebze-meyve fiyatları da bu ay ortalama olarak artış gösterdi. Mutfakta ağırlıklı
olarak kullanılan patatesteki fiyat artışı ise dikkat çekti ve kilogramı 7 TL’ye
kadar yükseldi. Ortalama meyve-sebze kilogram fiyatı bu ay artışla 8,69 TL oldu.
Geçen ay 8,28 TL olan ortalama sebze kilogram fiyatı bu ay biraz artarak 8,59 TL’ye
yükseldi. Ortalama kilogram meyve fiyatı ise geçen aya göre biraz gerileyerek 8,83
TL oldu. Her zaman olduğu gibi pazarda sıklıkla bulunan ürünler temel alınarak hesaplama
yapıldı. Bu ay, 17 sebze ve 12 meyve olmak üzere toplamda temel 29 üründeki fiyat
değişimi hesaplamada dikkate alındı. Ürünlerin tek tek ağırlığı yerine yine harcama
sepetindeki meyve-sebzenin toplam miktarından hareket edildi. Bu ürün grubundan 
kaynaklanan fiyat artışlarının aile bütçesine getirdiği aylık ek yük 59 TL oldu.

Ekmek, pirinç, un, makarna, bulgur, irmik gibi ürünlerin bulunduğu grupta; ekmekte
beklenen fiyat artışı resmi olarak gerçekleşti. Ankara’da 200 gramı 1,75 TL’den 
satılan ekmeğin yeni fiyatı 2,25 TL ve kilogram fiyatı da 11,25 TL oldu. Böylece
zam oranı yüzde 28,57 olarak hesaplandı. Sadece ekmeğe yapılan zammın aile bütçesine
aylık ek maliyeti 95 TL’ye ulaştı. Gıda harcamasındaki artışının üç puanı ekmeğe
yapılan zamdan kaynaklandı. Geçen ay fiyatı artan ekşi mayalı, köy ekmeği, tam tahıllı
vb. şekilde satılan ekmek bu ay ortalama yüzde 20 oranında yeniden zam gördü. Önümüzdeki
günlerde ekmeğin gramajı ile birlikte fiyatında da artış olması bekleniyor. Bu harcama
grubunda yer alan gıda maddelerinden pirinçte yüzde 42,7, bulgurda yüzde 70,8 ve
unda yüzde 30,4 oranında fiyat artışı tespit edildi. Makarna ve irmik fiyatı değişmezken,
pirinç fiyatı biraz arttı. Bu ürün grubundan kaynaklanan fiyat artışlarının aile
bütçesine getirdiği aylık ek yük 185 TL oldu.

Son grup içinde yer alan gıda maddelerinden; tereyağı ve margarin fiyatı arttı. 
Margarin paketi de yakında tereyağı gibi 200 gram olarak satılacak gibi gözüküyor.
Ayçiçeği yağının litresi bu ay 51,90 TL’ye yükseldi ve aylık yüzde 117,2 oranında
artışla bu ayın zam şampiyonu oldu. Bu ay zeytinyağı fiyatı da arttı. Siyah ve yeşil
zeytin fiyatı ortalamada fazla değişmedi. Yağlı tohum (ceviz, fındık, fıstık, ayçekirdeği
vb.) ürünleri fiyatı ise bu ay artış görülen ürünler arasında yer aldı. Geçen ay
yüksek oranda fiyatı artan baharat ürünleri (kimyon, nane, karabiber vb.) fiyatı(
kimyondaki artış dışında) bu ay değişmedi. Şeker yüzde 57,8 oranında arttı ve fakat
tuz fiyatı değişmedi. Pekmez ve reçel fiyatı arttı, bal fiyatı değişmedi. Çay fiyatı-
düşük oranda da olsa- bu ay yine arttı, ıhlamur fiyatı değişmedi. Salça fiyatı da
aynı kaldı. Bu ürün grubundan kaynaklanan fiyat artışlarının aile bütçesine getirdiği
aylık ek yük 169 TL oldu. “
