# Gökçek’ten yeni felaket senaryoları

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/gokcekten-yeni-felaket-senaryolari-15467h/
- Yayımlanma: 2016-10-05T14:23:09+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, darbe girişimi sonrası olası yeni
korkunç senaryoları sıraladı. 

“Bundan sonra darbe olmaz” diyen Gökçek, “Bundan sonra olursa suikast olur. Ekonomik
saldırı yaparlar. PKK ve IŞİD’i bize saldırtırlar. Alevi-Sunni çatışması çıkarırlar”
dedi.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Avustralya’dan gelen sivil toplum
örgütleri temsilcilerine, 15 Temmuz hain darbe girişimi ve sonrasında yaşananları,
sinevizyon eşliğinde anlattı.

Başkan Gökçek, Büyükşehir Belediyesi Konferans Salonu’nda gerçekleşen kabulde, “
15 Temmuz itibariyle Türkiye çok ciddi bir tehlike atlattı. Dünyada halkın desteğiyle
bastırılan, belki de tek darbe teşebbüsü bu oldu. Halkımız bize inanılmaz bir destek
verdi. Olay özellikle Ankara ve İstanbul’da cereyan etti. Olayların yüzde 80’i, 
mübalağasız Ankara’da oldu” dedi.

**BUNDAN SONRA NE OLUR?**

15 Temmuz darbe girişimi sırasında yaşananları sinevizyon eşliğinde tüm çıplaklığıyla
gözler önüne seren Başkan Gökçek, şunları söyledi:

“Millet 15 Temmuz’da hazırlıksız yakalandı, buna rağmen bunları yaptı. Şimdi yeniden
bir darbe teşebbüsü falan daha deniyor. Artık darbe teşebbüsü falan olmaz. Allah’ın
izniyle millet sokağa dökülür ve onları millet boğar. Askerler, 15 Temmuz’da ‘Biz
buraya tatbikat diye çıktık’ diyorlar. Bu kez bunları da sokağa dökemezler. Bunları
kalkıp şehit astsubay Ömer Halisdemir’in yaptığı gibi kıtalarında alnından vururlar.
Onun için darbe filan olmaz. Bundan sonra ne olur? Bundan sonra olursa suikast olur.
Ekonomik saldırı yaparlar. PKK ve IŞİD’i bize saldırtırlar. Alevi-Sunni çatışması
çıkarırlar. Bunun haricinde bir şey olacağını sanmıyorum. Su uyur, düşman uyumaz.
Yapacağını yapacak, biz de tedbirini alacağız. Allah’ın izniyle bir şey yapamazlar”
diye konuştu.

**9 AY 10 GÜN ÖNCE DARBENİN ŞİFRELERİNİ VERDİLER**

Bir saati aşkın sunumunda Başkan Gökçek, “FETÖ’cüler, 9 ay 10 gün önce televizyonda
yayınlanan reklamla, darbenin şifrelerini vermişler” diyerek, temsilcilere, Zaman
Gazetesi’nin 5 Ekim 2015 tarihinde yayınlanan, uçaktan kentin görüntülendiği, “Sükutun
Çığlığı- Gülen Bebek” konulu reklam filmini izletti.
Askeri helikopterlerce taranan
sivil insanlar, tankların ezdiği araçlar ve insanların yer aldığı görüntüleri sivil
temsilcilere gösterirken, “Bu görüntüleri size Türkiye’de yaşanan vahşeti görmeniz
için gösteriyorum” diyen Başkan Gökçek, video ve fotoğraflar eşliğinde F-16’lardan
Özel Harekat, TBMM, Emniyet ve Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne atılan bombaları ve
yaşananları ekrana yansıttı.

**ASRIN SİLAHI TEKNOLOJİ VE BİLİŞİM ALEMİ**

Başkan Melih Gökçek, oğlu Osman Gökçek ile birlikte darbe kalkışmasının ilk anlarından
itibaren Twitter ve Beyaz TV’den darbeye karşı vatandaşları sokağa çıkmaya çağırdıklarını
belirterek, yüzbinlerce, milyonlarca insanın sokağa dökülüp demokrasisine ve ülkesine
sahip çıktığını, izleyenlere tüm detaylarıyla anlattı.

Sunum sonrası soruları da yanıtlayan Başkan Gökçek, Twitter’da çok vakit geçirmesinin
eleştiri konusu olduğunu, ancak yaşananların ardından sosyal medyanın ne kadar önemli
olduğunun anlaşıldığını söyledi. Gökçek, “Asrın silahı, teknoloji ve özellikle bu
bilişim alemi, sosyal alem, internet alemi. Bizim burada çok iyi savaşmasını bilmemiz
lazım. Yaptığımız zaman da Allah’ın izniyle neticeyi alıyoruz” dedi.

“Değerli kardeşlerim Allah yardım etti ve milletimiz sokağa döküldü, bu zaferi kazandık.
Allah bu zafere dahil olan herkesten razı olsun” ifadelerini kullanan Başkan Gökçek,
sözlerini şöyle tamamladı:

“Allah, bir daha bizim milletimize bunu yaşatmasın ama bunu gittiğimiz yerlerde 
anlatmamız lazım. Yurt dışında bu yaşananların tam tersi anlatılıyor. Bu nedenle
15 Temmuz’u anlatmanın ne kadar önemli olduğu ortada. Bize düşen, olayları tüm detayıyla
dünyaya anlatmak, anlatmak, anlatmak.”
