# Goldman: TCMB için güvenilirlik testi

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/goldman-tcmb-icin-guvenilirlik-testi-5868h/
- Yayımlanma: 2015-04-20T08:08:00+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

PPK’nin 22 Nisan Çarşamba günü toplanacağını hatırlatan Goldman Sachs, komitenin
bütün faiz oranlarını değiştirmeden bırakacağını, gecelik kredi faizinin %10.75,
1 haftalık repo faizinin %7.50 ve gecelik borç faizinin yüzde 7.25 düzeyinde kalacağını
öngördü.

Goldman, ayrıca yerel döviz piyasasındaki likidite koşullarının toparlanmasını amaçlayan
bazı makro ihtiyati tedbirlerin alınmasını da önemsiz olmayan bir olasılık olarak
niteledi. Özellikle TCMB’nin rezerv opisyon katsayılarını (ROC) ve TL zorunlu karşılıklara
ödenen faiz oranlarını artırabileceği ifade edildi. Ayırca merkez bankasının TL 
likidite koşullarını gerekirse daha da sıkılaştırmaya hazır olduğuna işaret edeceği
ifade edildi.

Goldman bu önlemlerin TL’yi istikrara kavuşturmaya yetmeceğini beliterek, TL’nin
süpriz bir kredi faizi artırımından destek bulmasının, daha yüksek fayda sağlamasının
daha olası göründüğünü belirtti. “Ancak TCMB’den gelen son açıklamalarında yer alan
ayrıntıların bu kez bir faiz atrırımından çok ince ayar yapacak olan araçların tercih
edilebileceğine dair işaretler yer aldı” ifadeleri kullanıldı.

Goldman bu gelişme ve beklentiler ışığında TL’nin zayıflamaya devam etmesinin yüksek
olasılık olduğunu ve bunun siyasi belirsizlikler ve daha derin hissedilen temel 
dengesizlikler ile kurların daha hareketli olacağını öngördü.

Goldman’ın raporu şöyle sürdü:
“Son yapılan PPK toplantısında TCMB bütün faiz oranlarını
aynen bırakmış ve daha temkinli bir tonlama kullanmıştı. Bu tonlama ile enflasyondaki
yukarı yönlü risklere dikkat çekilmiş, gıda ve enerji fiyatlarındaki volatilitenin
etkileri üzerinde durulmuş ve küresel belirsizliklerdeki artış vurgulanmıştı. Makro
gelişmeler ve piyasalardaki gelişmeler bir süredir negatif oluyor eve TCMB’nin temkinli
duruşunu sürdürmesine yönelik ihtiyacın altını çiziyor.

İlk olarak TL siyasi belirsizlik nedeniyle baskı altında kalmaya devam etti ve Merkez
Bankası’nın döviz rezervleri azalmayı sürdürdü. TCMB’nin brüt döviz rerzervi 122
milyar dolar ve net döviz rezervi 35 milyar dolara geriledi. Bu düzey para birimine
sürdürülebilir bir destek sağllamaktan uzan bir rezerv düzeyi olarak görünüyor.

İkinci olarak Mart ayı enflasyon verisi yukarı yönlü bir sürpriz yaptı ve çekirdek
enflasyon trendi daha az iyi huylu görünmeye başladı. Önemli bir diğer unsur da 
enflasyondaki yukarı yönlü sürpriz enflasyon beklentilerini olumsuz etkiledi. 12
aylık enflasyon beklentileri Nisan ayında yüzde 6.9 seviyesine yükseldi. Bu oran
bir önceki ay yüzde 6.8 seviyesindeydi.

Üçüncü olarak Mart ayında PMI endeksi imalat üretiminde yavaşlamanın devam ettiğini
gösterdi. Şubat ayı sanayi üretimi verisi ise yukarı yönlü sürpriz yapmıştı. Zira
net hata ve noksan ile rezervler giriş olmamasının etkisiyle
geriliyor.

Stagflasyonist makro arka plan karşısında TL’nin ılımlı ve sürpriz bir kredi faizi
artırımından (25-50 baz puan) TL’ye fayda sağlayabilir ve bu karar piyasalara merkez
bankasının enflaysonu yüzde 5 düzyindeki hedef seviyeye çekmek için gereken her 
şeyi yapmaya hazır olduğu mesajını verebilir ve enflasyon beklentilerini çapalayabilir.
Böylesi bir hareket piyasalar tarafından sürpriz olarak algılanabilir, merkez bankasının
kredibilitesini atırır ve TCMB’ye para politikaları açısından daha fazla esneklik
sağlayabilir.

Bunun gibi yine TCMB makro ihtiyati önlemlerle TL’yi desteklemeyi seçebilir. Bu 
bağlamda banka Rezerv Opsiyon Katsayılarını döviz piyasalarına daha fazla döviz 
enjekte edecek şekilde düşürebilir. Banka ayrıca TL’de zorunlu karşılık
oranlarının
faizlerini artırabilir.

Bununla birlikte bu önlemlerin döviz kurlarını istikrara kavuşturma açısından etkili
olacağını düşünmüyoruz. Kurlar halen zayıf piyasa güveninin ve daha derin makro 
dengesizliklerin baskısı altında. (Örneğin gerilemiş olmasına rağmen halen GSYİH’nın
yüzde 5’i ile ciddi bir cari açık sözkonusu ve GSYİH’nın yüzde 50’si ile yüksek 
bir dış yükümlülük oranı yaşanıyor, yüksek enflasyon ve düşük verimlilik artışı 
gözleniyor.)

Bu gelişmeler ışığında TCMB’nin bu yıl faiz oranlarını değiştirmeyeceğini ve TL’nin
baskı altında kalmaya devam edeceğini düşünüyoruz. Buna bağlı olarak 12 aylık dolar/
TL kuru beklentimizi 2.95 ve 2016 sonu beklentimiz 3.20 seviyesinde oluşuyor.

 
