# Gösteri bittiyse evlerimize dağılsak mı?

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/gosteri-bittiyse-evlerimize-dagilsak-mi/
- Yayımlanma: 2026-05-14T13:14:49+03:00
- Yazar: Özdilek COŞKUN

**Libya Petrolü:** En kolay işlenebilen, “hafif ve tatlı” (düşük kükürtlü) ham petrol
sınıfındadır.

**Suudi Arabistan (Arabian Light/Extra Light):** Yüksek kaliteli ve rafine edilmesi
kolay petrol kaynaklarına sahiptir.

**ABD (WTI – West Texas Intermediate):** ABD, en kaliteli hafif tatlı petrol üreticilerinden
biridir.

**Norveç (Brent Petrol):** Kuzey Denizi petrolü, kaliteli ve piyasada referans alınan
bir türdür.

**Nijerya (Bonny Light):** Yüksek kaliteli ve düşük kükürtlü bir diğer önemli türdür.

Bu sıralama dünyanın en kaliteli petrollerini gösteriyor. Peki konu rezerv ve üretim
sıralamasına gelince durum nedir?

**En Fazla Rezerv:** Venezuela, Suudi Arabistan ve İran en yüksek kanıtlanmış rezervlere
sahip ülkelerdir.

**En Fazla Üretim:** ABD, Suudi Arabistan ve Rusya günlük üretimde dünyada ilk sırada
yer almaktadır.

**Petrol Kalitesi (API):** Petrolün kalitesi, yoğunluğunu gösteren API derecesi 
ve kükürt oranı ile ölçülür. Yüksek API (hafif) ve düşük kükürt (tatlı) en kaliteli
petrolü ifade eder.

Peki, petrolün çıkarılma maliyetlerin ne durumda olduğuna bakacak olursak;

**Petrol Üretim Maliyetlerini Etkileyen Faktörler ve Bölgesel Maliyetler:**

 * **Bölgesel Farklılıklar (Varil Başına Maliyet):**
    - **Ortadoğu:** 5-10 USD.
    - **Rusya:** 20-35 USD.
    - **ABD (Kaya Gazı/Shale Oil):** 45-65 USD.
    - **Kanada (Petrol Kumları/Oil Sands):** 55-80 USD.
 * **Maliyet Unsurları:** Arama, sondaj, altyapı kurulumu ve işletme giderleri (
   çıkarma, nakliye, rafineri) maliyetleri doğrudan etkiler.
 * **Yatırım Maliyeti:** Bir adet petrol kuyusu açmanın maliyeti, derinliğe bağlı
   olarak (örneğin 2500 metre) tahmini 2 milyon dolar civarında olabilir.
 * **Küresel Piyasalar:** Üretim maliyetleri, petrol fiyatının sadece bir kısmını
   oluşturur; nihai piyasa fiyatı küresel arz-talebe göre belirlenir.

Petrolün çıkarılması, taşınması ve rafine edilmesi süreçleri küresel iklim değişikliğine
de etki etmektedir. Bu konu OPEC, Birleşmiş Milletler ve Davos gibi mecralarda sürekli
konuşulmakta, tartışılmaktadır. Tüm süreçlere yön veren, öncülük eden kurum Dünya
Enerji Ajansı’dır. Ajansın başında uzun süredir gurur kaynağımız olan Fatih Birol
bulunmaktadır.

İşin bu tarafı petrol ile ilgili. Daha önce de herkes belirtti, Hürmüz Boğazı’nın
önemi, dünya petrol pazarındaki payı, fiyatlandırmadaki etkisi. Ama anlaşılıyor 
ki Brent petrol fiyatının 60-65 USD civarında kalmaması gerekiyordu. ABD, İran ve
İsrail arasındaki gerginlik ve sonrasında savaş başlamadan hemen önce Brent petrol
fiyatı 62 USD ortalama ile seyrediyordu. 28 Şubat 2026 günü başlayan savaş, Pakistan’da
5 Nisan 2026 günü ateşkes ile söndürüldü.

Musul, Kerkük, Arabistan ya da Libya gibi çöl ülkelerinde, yüzeye çok yakın derinliklerde
bulunan petrolü çıkarma maliyeti 8-10 USD iken en büyük rezerve sahip olan Venezüela’da
bu rakamların, 50-60 USD seviyelerinde olduğu belirtilmektedir. Acaba, söz konusu
savaş petrol fiyatlarının 100-110 USD’ye getirilmesi için mi yapıldı?

Acaba, ABD ve İsrail ellerinde kullanım süresi dolacak olan, yaşlanmış silah, mühimmat,
füze vs. tüm sarf malzemelerini kullandı, elden çıkardı mı? İsrail tüm dünyaya geliştirdiği
sistemleri, silahları, füzeleri güzel pazarladı mı? Özellikle ordu gücü olmayan 
ama dünyanın zengin ülkeleri, örneğin Körfez ülkeleri, örneğin Singapur, kendilerini
korumak adına silah sistemlerine, savunma sanayine daha çok yatırım yapmak zorunda
kalacaklarını düşünecekler mi, bu konuda bir plan uygulayacaklar mı?

Savaş gemileri, hava savunma sistemleri, çelik kubbeler, isimleri F ile başlayan
uçaklar, silah endüstrisinin tüm ekipmanlarının mükemmel reklamı, tanıtımı mı yapıldı
acaba?

Komşumuz Bulgaristan 1,1 milyar USD peşin ödeme ile 8 adet F-16 Block 70 uçağı satın
almış. Yunanistan ise 40 adet F-35 uçağı satın alım yapmaktadır. Bizim ise 250 civarında
savaş uçağımız var. Ama herkesin malumu olduğu üzere parasını ödediğimiz ama teslim
alamadığımız uçak sorunumuz hala sürmekte. 6 adet F-35 Lightning ll uçakları üretilmiş
ama Türkiye’ye teslim edilmemiş ve hangarlarda bekletilmektedir. Teslim edilmeme
gerekçesi olarak da Rusya’dan S 400 hava savunma sistemi almamız gösterilmiştir.
Rakamlar ve durum ne ürkütücü değil mi?

“Alt tarafı bir çiçek koklayıp, bir hayvan sahiplenip, birkaç insan tanıyıp, sevip
gidecektik bu dünyadan. Nasıl kötü bir zamana denk geldi ömrümüz…” Nazım Hikmet 
ile Schopenhauer arasında gidip gelen bu dizeler yaygın kanıya göre memleketimizin
gurur kaynağı büyük usta Nazım’a aittir. Büyük usta ne güzel ifade etmiş ama tarih
de bu temenninin tersini söylüyor.

Vikingler’in gemiler yaparak başka toprakları vahşice istila etmesinden, Ostrogotlar’ın
Vizigotlar’ın yaptıklarından, Cengiz Han’ın istilalarından, arkasında yaşayan hiçbir
canlı bırakmamasından, Persler’in Avrupa seferlerinden, Büyük İskender ve Haçlı 
seferlerinden bakarsak gezegenin kaderinde bu vahşet hep olmuş.

Örneğin bugünlerde İsrail’e kafa tuttuğu için herkesin sempatisini kazanan İspanyollar’ın
Güney Amerika’da 300-400 yıl boyunca yaşattığı cehennem, talan, istila ve vahşeti
anlatabilmek bile büyük bir vicdan gerektirir. O İspanyollar ki koca bir kıtayı 
yıkmış, yok etmiş, ısınmak için çocuk bile yakmıştır. Özetle insan, bu gezegenin
başına gelmiş en büyük felakettir.

Başlığa dönmek gerekirse dünyanın yeni normali olan Brent petrol fiyatı 100-110 
USD seviyesine geldiyse, elimizdeki eski cephaneleri harcadıysak, savunma ve saldırı
sanayilerimizin tanıtımını yeterince yaptıysak evlerimize dağılsak ve yeni planlarımız
ile meşgul olsak mı?
