# Gül, Buldan, Babacan ve Davutoğlu’dan “Gezi davası” tepkisi

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/gul-buldan-babacan-ve-davutogludan-gezi-davasi-tepkisi-84059h/
- Yayımlanma: 2022-04-26T16:29:40+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

1638 gündür cezaevinde tutulan Anadolu Kültür Yönetim Kurulu Başkanı ve iş insanı
Osman Kavala’nın ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkûm edildiği Mücella Yapıcı, Çiğdem
Mater, Hakan Altınay, Mine Özerden, Tayfun Kahraman ve Yiğit Ekmekçi’nin 18 yılla
cezalandırılıp tutuklanmasına Türkiye siyasetinin önemli isimlerinden de tepki geldi.

T24’ten Murat Sabuncu’ya basın ofisi aracılığı ile açıklama yapan 11. Cumhurbaşkanı
Abdullah Gül şunları söyledi:

“Kavala ve arkadaşlarıyla ilgili karar kamu vicdanını çok derinden yaraladı. Beni
de çok üzdü. Bu dava yargılama süreci açısından da ileride utanılacak bir yargılama
süreci olarak anılacaktır.

Osman Kavala gibi servet sahibi bir insan hoş vakit geçirmek yerine insanlık meseleleriyle
uğraşmasının bedelini ödüyor, bu çok acı. Yargıtay kararına kadar bu insanların 
hapiste olması çok çok üzücü, vicdanları yaralayıcı bir durum.

 Türkiye için de inanılmaz yük oldu bu karar. İnsan hakları ve hukuk uygulamalarının
zaten çok sorgulandığı dönemde, Türkiye’ye kötülük yapmak isteyenler ancak bu kadar
zarar verebilirlerdi. Milyonlarca dolarlık Türkiye aleyhtarı bir kampanya yapmak
isteseler, zaten imajı bozuk olan Türkiye’yi dünya kamuoyunda ancak bu kadar olumsuz
gündeme getirebilirdi.”

### Mahkeme heyetinden birinin AKP listelerinden milletvekili aday adayı olması durumu

“AİHM içtihatlarının yargı sürecinde dikkate alınmamış olması hem kabul edilemez
hem de çok üzücü. Parçası olduğumuz modern dünyadan ne kadar kopuk olduğumuzu göstermesi
açısından da ayrıca utanç verici.  Türkiye’nin tekrar demokrasiye dönmesi, insan
haklarını da güncelleyecek şekilde çaba sarfetmesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi
kararları yönüne evrilmesi gerekirken bu karar şok edici ve yük oldu. Kavala’nın
ve tutuklanan diğer isimlerin içeride çekeceği eziyet çok acı. En az onun kadar,
çelişkili yargılama süreçlerine tanık olmuş bu davanın Türkiye’ye kaybettirdiklerini
görmek de acı.

Hâkim konusuna gelince. Doğrusu bu davada, daha önce aday olmuş ve seçim kampanyasına
katılmış bir hakimin kendisinin bu davadan gönüllü olarak çekilmesini beklerdim.
Mesleğine hakimlik kariyeriyle başlayıp öyle kıdem alan hakimlerin bu davada karar
verici durumda olması tartışmalara fırsat vermezdi.”

Ben o gün Gezi olayını AK Parti açısından olumlu bir ilerleme olarak görmüştüm. 
Faili meçhuller için değil çevre için itiraz eden Chicago’daki Londra’daki gibi 
eylemler. Ortadoğu ülkelerinin problemlerini değil gelişmiş ülkelerin problemlerini
yaşıyor olmanın bir göstergesi. Problemlerimiz bile gelişmiş ülkelerin problemlerine
benzemeye başlamıştı. O gün oradaki insanlarla diyalog kurup, anlaşarak çok kolay
bir uzlaşmayla çıkmak mümkünken, aşırı müdahaleler neticesinde uzun dönem uykuda
olan  illegal örgütlerin uyanmasına, harekete geçmesine ve vandallıklarına  fırsat
verildi. “

### Buldan: Topluma gözdağı

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, Gezi Parkı Davası’ndan çıkan cezaları “topluma
verilen bir gözdağı” olarak nitelendirirken, “Ortada bağımsız bir yargı yok, hukuk
hiç yok, bir düşman hukuku bile kalmamış durumda. AKP’nin ele geçirip yönettiği 
mahkemelerin kendileri de yargılamaları da kararları da asla hukuki değildir, siyasi
kararlardır, siyasi mahkemelerdir, bu yapılan duruşmalar siyasi duruşmalardır” dedi.

Partisinin grup toplantısında konuşan HDP Eş Genel Başkanı Buldan, Kuzey Irak’ta
başlatılan Pençe-Kilit Harekâtı konusunda iktidara tepki gösterirken, “AKP Genel
Başkanı geçen hafta yaptığı konuşmada, ‘bu operasyondan tek rahatsız olan HDP’dir’
dedi. Bu sözler aynı zamanda savaş politikalarına karşı çıkmayan siyasal muhalefetin
içine düştüğü durumu ortaya çıkarmaktadır. İktidar olarak siz gayet rahat olabilirsiniz
ama biz savaş politikalarınızdan kesinlikle rahatsızlık duyuyoruz” diye konuştu.

Muhalefete çağrı yapan Buldan, “İktidarın çatışmacı, yayılmacı politikalarına karşı
ses çıkarmayan siyasal muhalefetin de tutumunu gözden geçirmesi, iktidarın ömrünü
uzatacak politikalara hizmet etmekten bir an önce kaçınması gerekir. Halkın beklentisi
budur. Ortak geleceği konuşmak istiyorsanız, savaş politikalarına karşı durmanız,
barışın yanında yer almanız gerekiyor” ifadelerini kullandı. 

### Babacan: Büyük haksızlık hepimizin vicdanını yaralamıştır

Eski bakan ve başbakan yardımcısı, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Gezi 
Davası’nda mahkemenin iş insanı Osman Kavala’ya ağırlaştırılmış müebbet hapis; Mücella
Yapıcı, Çiğdem Mater, Ali Hakan Altınay, Mine Özerden, Can Atalay ve Yiğit Ali Emekçi’ye
18’er yıl hapis cezası verilmesine tepki gösterdi.

Haziran 2013’teki Gezi eylemleri sırasında başbakan yardımcısı olan ve davada “müşteki”
sıfatıyla yer alan Babacan, Twitter’dan Gezi Davası kararına ilişkin olarak yaptığı
paylaşımda şu ifadeleri kullandı:

“Osman Kavala’ya ve diğer sanıklara yapılan büyük haksızlık hepimizin vicdanını 
yaralamıştır. Alınan kararın hukuki hiçbir açıklaması yoktur. Ülkemizi öfkeye ve
kine teslim etmeyeceğiz. Demokratik hukuk devletinde özgürce yaşayacağız.” 

Babacan, 18 Kasım 2020’de davada “müşteki” sıfatıyla yer almasına yönelik eleştiriler
hakkında “Gezi Parkı davasında savcı, tek taraflı olarak bütün bakanları mağdur 
olarak değerlendirmiş. Davacı değilim, müdahil değilim. Daha önce açıkladım; mağdur
da değilim” demişti.

### Davanın müştekisi Davutoğlu isim veremeden eleştirdi

Eski Başbakan ve Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, isim vermeden Gezi
Parkı Davası’nda çıkan kararı eleştirirken, “Yargı siyasi güce değil, siyasi güç
adalete dayanmak zorunda” dedi. 

Haziran 2013’teki Gezi eylemleri sırasında Dışişleri Bakanı olan ve davada “müşteki”
sıfatıyla yer alan Davutoğlu, Gezi Davası’nda iş insanı Osman Kavala’ya ağırlaştırılmış
müebbet, 7 kişiye de 18’er yıl hapis cezası verilmesini isim vermeden eleştirdi.

Twitter’dan paylaşım yapan Davutoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Uzun tutukluluk süreleri ile adaleti örselerseniz, çelişkili kararlarla hukuku 
hiçe sayarsanız verdiğiniz hükme saygı kalmaz. Yargı siyasi güce değil, siyasi güç
adalete dayanmak zorunda. Yargının içerde ve dışarda itibarını tesis etmek, demokratik
siyasetin en temel önceliğidir.” 
