# Gül, Erdoğan’ın karşısına çıkabilir

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/gul-erdoganin-karsisina-cikabilir-9858h/
- Yayımlanma: 2016-02-15T10:20:00+02:00
- Yazar: Murat Ali Oral

AKP’nin kuruluşundaki çekirdek kadroda yer alan, aralarında eski Başbakan Yardımcısı
Bülent Arınç ve eski parti sözcüsü Hüseyin Çelik’in de bulunduğu isimlerin, 11. 
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün geçen hafta davet üzerine görüştüğü Cumhurbaşkanı 
Tayyip Erdoğan’ın kendisine iletilen rahatsızlık konularında hiçbir geri adım atmaması
üzerine, “parti içinde etkin muhalefet” kararı aldığı iddia edildi.

Cumhuriyet’ten Emine Kaplan’ın kulis haberine göre, “Biz, bu partide kiracı değil,
evsahibiyiz, eleştirilerimizi dinlenene, dikkate alınana kadar sürdüreceğiz” dediği
ileri sürülen isimlerin, öncelikli hedeflerini “yeni parti değil, Gül öncülüğünde,
AKP’nin kuruluş felsefesine döndürülmesi” olarak ifade ettikleri öne sürüldü.

Kulislerde, Gül’e yakın isimlerin, ipleri kopma noktasına getiren olaylar ve temel
eleştiri konularına ilişkin şu değerlendirmeleri yaptıkları konuşuluyor:

**“Saray’daki görüşmeden sonra hiçbir değişiklik olmadı”**

Cumhurbaşkanlığı döneminden bu yana Gül, özgürlükler, demokratikleşme, 17/25 aralık
süreci konularında rahatsızlıklarını üstü kapalı olarak dile getirdi. Ancak her 
keresinde geri durdu ve genelde de susmayı tercih etti. Ancak Erdoğan’ın daveti 
üzerine gittiği Saray’daki görüşmede tarafların pozisyonunda hiçbir değişiklik olmadı
ve hatta ipler tamamen koptu. Geçmişte Gül, bu tür görüşmeleden sonra, kimsenin 
haberi olmadan sessiz sedasız İstanbul’a dönerdi. Ancak Gül, çıkışta Hüseyin Çelik,
Sadullah Ergin ve Arınç ile kameralara “görüntü” vererek, parti içindeki muhalif
hareketle birlikte olduğu mesajı verdi.

**“Endişe Saray’a götürdü”**

Gül’ün, aşırı gösterişi, yapılan harcamalar ve AOÇ arazisi üzerine “kaçak” yapıldığı
gerekçesiyle eleştirilen ve Erdoğan’ın bu eleştirileri kesmek amacıyla “külliye”
diye adlandırdığı Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na gitmesine dış politikadaki duyduğu 
derin kaygı gerekçe gösteriliyor. Gül’ün, Rusya, ABD, AB ile ilişkilerin geldiği
noktayla ilgili eleştiri ve görüşlerini Erdoğan’a doğrudan iletmek için Saray’a 
gitmeyi göze aldığı ifade ediliyor.

**“Muhataplık sözcü yardımcısına indi”**

Muhaliflere göre, Türkiye’nin Rus uçağının düşürülmesinin sonucunu hem hükümet hem
de Cumhurbaşkanlığı düşünmeliydi. Uçak düşürüldükten sonra da kriz iyi yönetilemedi
ve Rusya şimdi Suriye’de istediği gibi hareket ediyor. İş bu noktaya gelmişken artık
Türkiye’nin yapacağı karşı hamle ülkeyi “savaş”a sürükleyebilir. Ayrıca ABD ile 
PYD yüzünden büyük gerilim yaşanıyor. Her keresinde ‘Ey ABD” diye sert çıkış yaptığı
ABD ise bırakın başkan düzeyinde artık “sözcü yardımcısı” düzeyinde yanıt veriyor,
Türkiye, dünya ölçeğinde ciddiyetini kaybediyor. Dış politika, içeride “hamaset”
için kullanılacak bir argüman değildir, içeride hamaset için yapılan konuşmalar,
ülkeyi uçuruma götürür.

**“Kiracı değil ev sahibiyiz”**

Muhalif kanattan önemli bir isim, Gül-Erdoğan görüşmesinden bir sonuç çıkmasa da“
Biz uyarılarımızı, eleştirilerimizi, dinlenene kadar söylemeye devam edeceğiz. Çünkü
biz partiye kimileri gibi sonradan eklemlenmedik, kiracı değil, evsahibiyiz. Bizim
genel başkanlık, kongrede şunu getirelim gibi hesaplarımız yok. Amacımız AKP’yi 
kuruluşundaki çizgisine getirmek ve hükümetin sorumluluk alanındaki konuların hükümet
tarafından uygulamaya konulmasını sağlamak” görüşünü dile getiriyor. Ancak kulislerde,
muhaliflerin parti içinden yeterli destek görmez veya Erdoğan ile muhalifler arasında
yeniden bir “uzlaşma” sağlanmazsa, yeni parti oluşumunun da son çare olarak gündeme
geleceğine dikkat çekiliyor.

**“Davutoğlu da rahatsız”**

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, dış politikadan ekonomiye, atamalardan, anayasaya kadar
her konuda müdahil olmasından Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun da rahatsız olduğu, ancak
müdahaleyi engelleyemediği belirtiliyor. Erdoğan’a karşı hükümetin “güçlü” durması
gerektiğini savunan muhaliflerin Davutoğlu ile de uzlaşma arayacağı dile getiriliyor.
Ancak Davutoğlu’nun parti içinde henüz istediği biçimde güçlü bir konumda olmaması
nedeniyle öncelikle parti grubundaki “çekirdek kadro” ile işbirliği ve diyalog zemini
aranacağı belirtiliyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın görüşmede Gül’e ‘’Arınç ile konuş, ne yapmak istiyor?’’
dediği ileri sürülmüş ve bu basına da yansımıştı. Böyle bir ifadenin kullanılıp 
kullanılmadığı net olarak teyit edilmese de, muhalifler temel rahatsızlık alanlarını,“
başta Suriye olmak üzere izlenen dış politika hataları, alarm vermeye başlanan ekonomi,
buzdolabındaki çözüm, bozulan toplumsal barış ve Erdoğan’ın üslup sorunları” olarak
ifade ediyorlar. Bu sorun alanları düzelmedikçe, Türkiye’nin “normalleşemeyeceği”
ni belirten muhalifler, Erdoğan’ın geri çekilip, inisiyatifi hükümete bırakması 
ve üslup olarak da daha “kucaklayıcı” bir dil kullanmasını talep ediyor.

**“Gül, Erdoğan’ın karşısına çıkabilir”**

AKP grubu içinde destek bulacaklarını hesaplayan muhalifler, “başkanlık” için anayasa
değişikliğinin AKP grubundan geçmeyeceği görüşünde. 

 
