# Gülen: Biz yapmadık, bu bir senaryo

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/gulen-biz-yapmadik-bu-bir-senaryo-13343h/
- Yayımlanma: 2016-07-19T20:48:33+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

Fethullah Gülen aralarında BBC’nin de bulunduğu bir grup medya kuruluşuna verdiği
röportajda darbe girişimini eleştirdi ve bu girişimde iktidara yakın kişilerin yer
aldığını iddia etti. Ortada bir senaryo olduğunu söyleyen Gülen, öte yandan yine
röportajda darbe girişimiyle ilgili olarak ‘Kemalistler, ulusalcılar, milliyetçilerden’
bahsetti.

Gülen, darbe girişiminin arkasında kendisinin yer aldığı iddialarıyla ilgili soruya
şu cevabı verdi:

“Fiilen darbeyi bin defa telin ederim. Darbe teşebbüsünü de telin ederim. Darbe 
yapalım mı mülazasına karşı da makas gibi kollarımı açarım.

“Benim kanımı içmek isteyen insanlar bile, demokratik usullerle şayet iktidara gelmişlerse
onların anti-demokratik bir yolla bertaraf edilmelerini hiçbir zaman düşünmedim.

“Kanımı içseler bile darbeyle onların üzerine gelen insanların arasına girer, kollarımı
makas gibi açarım, ‘burası çıkmaz sokak’ derim”.

‘Kendilerine yakın insanlar esasen içinde bulunuyor’

Gülen röportajda darbe girişiminin bir senaryo olduğunu iddia etti:

“Bir senaryo hazırladılar, hadisenin içinde kendi insanları da vardı. Baştaki insan,
ta öğleden haberimiz oldu bu meseleden (dedi). Yani 8-10 saat evvel, hatta 14 saat
evvel haberimiz oldu (dedi). Ve kendilerine yakın insanlar esasen içinde bulunuyor.”

![f1-001.jpg](https://www.borsatek.com/d/other/f1-001.jpg "f1-001.jpg")

**‘Ulusalcıysanız, Kemalistseniz, milliyetçiyseniz’**

BBC muhabirinin, “Erdoğan sizin darbe girişiminin arkasında olduğunu kanıtlayabileceğini
söylüyor. Buna ne cevap verirsiniz?” sorusuna karşı “İddia edenin esas kendi davasını
ispat etmesi lazım” dedi ve ekledi:

“O türlü hadiseler karşısında hep kararlı durmuşuz, hep aleyhlerinde olmuşuz. Hatta
imkan olsaydı, (son girişimle ilgili) belki vaktinde sesimizi ulaştırabilseydik,
Türk milletine böyle ihanet etmeyin (derdik).

“Ulusalcıysanız şayet onun hatırını yapmayın öyle bir şeyi, Kemalistseniz onun hatırına
öyle bir şey yapmayın, milliyetçiyseniz milliyetçilik adına öyle bir şeye teşebbüs
etmeyin, bu vatana hıyanettir derdik, sesimizi ulaştırmaya çalışırdık onlara. Ama
o imkâna sahip değiliz. Kimseyi de tanımıyoruz, bilmiyoruz.”

Gülen ABD’de hukukun var olduğuna inandığını, Türkiye’ye iade edileceğini düşünmediğini
dedi ve “Ama verseler bile umurumda değil bu mesele. İnsan ha kendi yatağında ölmüş,
ha zindanda ölmüş. Çok bir şey ifade etmez” diye konuştu.

12 Eylül ve 28 Şubat’taki açıklamaları

Röportajda BBC muhabiri, Gülen’e 12 Eylül 1980 ve 28 Şubat 1997’deki tavrını da 
sordu.

Gülen, 12 Eylül darbesinden kısa süre sonra Sızıntı dergisinde yazdığı yazıda “Ümidimizin
tükendiği yerde, Hızır gibi imdadımıza yetişen Mehmetçiğe bir kere daha selam duruyoruz”
demişti.

Bu yazının hatırlatılması üzerine Gülen şunları söyledi:

“Darbeye karşı olmak başkadır, orduya karşı olmak ayrı bir meseledir. 12 Eylül’de
kuvvet komutanları bir araya geldiler, Genelkurmay Başkanı’nı ilan ettiler. Bütün
subaylar o meseleye evet diyor muydu, demiyor muydu, o belli değil. Zannetmiyorum
dediklerini. Bu açıdan da esas ordu şahsi manevisini takdir etmek ayrı bir meseledir,
darbenin karşısında olmak ayrı bir meseledir. Ben orada askeri şahsi manevi olarak
takdir ettiğimi zannediyorum.”

![f2.jpg](https://www.borsatek.com/d/other/f2.jpg "f2.jpg")

Gülen 28 Şubat sürecinde de Kanal D’de verdiği röportajda Refah-yol hükümetine görevi
bırakma çağrısı yapmıştı.

BBC muhabirinin bu açıklamayı hatırlatması üzerine Gülen’in cevabı şöyle oldu:

“Öyle bir şey kulağıma gelince… Askeriyenin devlete karşı belli bir tavrı var. Ben
o meseleyi Necmettin Erbakan’a, çalışma bakanı vasıtasıyla, (Necati) Çelik vasıtasıyla
ilettim o zaman. O da gitti onunla görüştü, sonra telefon ettiler.

“Askerin böyle olumsuz bir şey düşündüğüne dair elinde doküman varsa onları bize
versin (dediler). Benim elimde doküman yok, ben bir duyguya binaen, duyduğum şeyi
söyledim. Tedbirli olsunlar, darbeye meydan vermesinler, o insanlarla görüşsünler
manasında…

“Ona öyle cevap verdikten sonra, Tansu Hanım (Çiller) başbakandı, onunla da birkaç
defa görüşmüştüm ben. İzmir’de kendisine yine kendisine bu meseleyi detaylarıyla
anlattım, beni detaylarıyla dinledi, sonra “Hocam biraz dengeli olalım” dedi. Ben
de anlatmamı yarısında kestim, hemen yanından ayrıldım.

“Hükümetin iki kanadından da olumsuz cevap alınca, oradaki bir röportajda yüzlerine
gözlerine bulaştırdılar, ayrılsınlar dedim. Yani bir felaket geliyor, bir tsunami
geliyor, siz bu mevzuda duygularınızı, duyduğunuz şeyleri onlara ifade ediyorsunuz,
onlar bu mevzuda alakasız kalıyorlar.” (BBC)
